escort istanbulescort eskisehirpendik escort
izmir escortizmir escortizmir escort

YÖNETİCİLER İÇİN PLANIN ÖNEMİ

Tecrübeler göstermiştir ki, bir işi başarmak için iyi planlama yapmak o işin yarısı demektir. Kişisel ya da kurumsal olsun planı olmayan işler tesadüflere bırakılmış demektir.

Bu haber 04 Ekim 2018 - 7:13 'de eklendi ve 215 kez görüntülendi.

Plansız programsız çalışmalar
sadece günü kurtarır. Yönetimin temel fonksiyonlarından birisi olan planlama
konusunda oldukça yetersiz olduğumuzu söylemek çok da yanlış olmayacaktır. Bunun
birçok sebepleri olmakla birlikte en önemlisi denetimin olmamasıdır. Objektif
ve sağlıklı bir başarı ya da başarısızlık değerlendirmesi yapmaktan uzak
olmamız da bunda etkilidir. Diğer taraftan, iyi bir planlama yapılsa bile planı
gerçekleştirmede zorluklar çıkacağı ise ayrı bir tartışma konusudur. İki örnek
ile yazımızın amacını netleştirelim. Yarın ya da bir hafta sonrası için
yapacağımız işleri planlıyoruz. Ancak beklenmedik bir sağlık problemi ya olay
bütün planlarımızı alt üst edebiliyor. Bu olağan ve kabul edilebilir bir durum.
Kurumsal anlamda ise planlama oldukça önemli. Sadece yapmış olmak için yapılmamalı.
Planlar paydaşlarla birlikte tartışılarak kurumsal hedefler doğrultusunda
netleştirilmeli. Kısa, orta ve uzun vade mutlaka dikkate alınmalı. Bu planlarda
da aksama olması muhtemel. Bazen iyi yapılan planlar da ödenek yetersizliği ve
benzeri sebepler yüzünden kâğıt üzerinde kalıyor. İşte burada, planda bu da
öngörülmeli ve alternatif çözümlere yer verilmelidir.

Planlama konusunda teorik
bilgileri paylaşarak devam edelim. Amaçların elde edilmesi için gerekli olan
faaliyetlerin belirlenme sürecine planlama deniyor. Bu süreç bilgi toplama,
bilgileri değerlendirme ve nihai talimatlara dönüştürmeden ibaret. Bilgi
toplama süreci planlamanın ilk ve en önemli ayağı. Bilgiler sağlıklı bir
şekilde toplanamazsa yapılacak değerlendirme ve alınacak kararlarda yanıltıcı olacaktır.
İster devlet kurumu ister özel işletme olsun, bir proje planlanmadan önce
mevcut durumun ayrıntılı bir şekilde masaya getirilmesi gereklidir.
Değerlendirme ise planlamada ikinci aşama. Mevcut malzemeden ne kadar iş
çıkarılabilir? Eldeki imkânlar ile neler yapılabilir? Bu soruların cevabı
planlamada değerlendirme aşamasını oluşturuyor. Değerlendirme sürecinde ileride
oluşabilecek olağanüstü durumları dikkate almak kaçınılmazdır. Hava durumundan
hükümetin durumuna kadar tüm olasılıklar gözden geçirilmelidir. Planlamada son
aşama ise gerçekleşecek hedeflerle ilgili iş bölümü ve talimatları
belirlemektir. Planlama da zaman unsuru da oldukça önemlidir. Planın kapsadığı
süre genişledikçe planın kesinliği azalır. Örneğin ‘beş yıl içinde şunları
yapacağız’ cümlesi ile özetlenebilecek bir anlayışın hâkim olduğu plan çok da
gerçekçi olmayacaktır.

Teknik anlamda planları süre,
şekil, uygulama biçimi ve kullanım amacına göre sınıflandırabiliriz. Sürelerine
göre; 5 yıl ve daha fazla süreyi kapsayan uzun süreli planlar, 5 yıldan az bir
süreyi kapsayan orta süreli planlar ve bir yıldan az zamana hitap eden kısa
süreli planlar. Şekil yönünden tüm kayda geçmiş planları yazılı planlar, kâğıda
dökülmeyip söz ve düşüncede kalanları ise yazılı olmayan planlar olarak iki
başlığa ayırabiliriz. Uygulama biçimlerine göre planları ikiye ayırabiliriz;
deprem, sel, sivil savunma gibi olağanüstü durumlar için hazırlanan zorlayıcı
planlar ve diğer tüm planları içine alabileceğimiz demokratik planlar. Kullanım
amacına göre incelediğimiz zaman bir kez kullanılacak planlar ve süreli planlar
olmak üzere iki plan türü ortaya çıkar.

İyi bir plan nasıl olmalıdır?
Öncelikle plan iyi bir biçimde tanımlanış amaçlara dönük olmalıdır.
Gerçekleşmesi mümkün olmayacak hedefler için yapılan planlar ne kadar mükemmel
olsa da kâğıt üzerinde kalacaktır. Plan basit ve anlaşılır olmalıdır. Planı
yürütecek kişiler değişse de plan aynı hedeflere götürebilmelidir. Planda
yeterli esneklik mutlaka bulunmalıdır. A aşmasının başarısız olması dikkate
alınarak B ve C’de planda işlenmelidir. Benzeri amacı gerçekleştirecek planlar
mutlaka eşgüdümlenmelidir. Planı hazırlayanlar iletişim kurmalı ve imkânları
gerekirse ortak kullanabilmelidir. Mesela, birbirine yakın yerleşim yerlerinde
A belediyesi ayrı B, C ve D belediyeleri ayrı ayrı arıtma tesisleri yaparak
mekân ve kaynak israfına sebep olmak yerine eşgüdüm (iyi bir koordinasyon)
yoluyla tek ve hepsinin ihtiyacını görecek nitelikte planlamalıdır. Ve tabi ki
sonrasında denetim olmalı. Planın ne ölçüde gerçekleştiği sağlıklı bir denetim
ile ortaya konulabilecektir.

Günümüz yöneticilerinin çoğu
ciddi planlar yaparak kendilerini bağlamak istemezler. Planların aslında
dikkatle incelendiği zaman yöneticilerin aynası olduğu görülecektir. Şeffaf,
sağlıklı ve katılımcı planların artması ve hayata geçirilebilmesi
temennimizdir. Haftaya tekrar buluşabilmek temennileriyle sağlıklı, huzurlu ve
mutlu kalın, hoşcakalın.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.