escort istanbulescort eskisehirpendik escort
izmir escortizmir escortizmir escort

Yakalıların HES mücadelesi sürüyor

Yakaköylüler, HES yapılmasına karşı yaşam mücadelesi veriyor. Ankara’da ilgili birimlerle görüşen Muhtar Mustafa Dikişci ve azalarından oluşan heyet, HES Projesinin bölgeyi bitireceğini anlatarak projenin engellenmesi için çalışıyor.

Bu haber 10 Ekim 2018 - 14:09 'de eklendi ve 175 kez görüntülendi.

Yakaköylülere en büyük desteği ise Ak Partili Seydikemer
Belediye Başkanı Yakup Otgöz ve Başkan Yardımcısı Mustfa Ali Türkan veriyor.
Çevreci geçinenlerin yaptığı yanlış tavırlar nedeniyle halkın güvenini kaybeden
çevreciler ise Yakaköy’ün mücadelesini uzaktan seyrediyor.  

HES Projesinin durdurulması için Ankara’da çeşitli
görüşmelerde bulunan Seydikemer heyeti, Cumhurbaşkanlığı Kültür Sanat
Politikalar kurul üyeliğine atanan Orhan Gencebay ile karşılaşarak fotoğraf
çektirdi.

Yakaköy Dikilitaş Deresi üzerinde yapılması planlanan ve başkanlık referandumu seçimi öncesi durdurulan Buldurat Regülatörü ve Hidroelektrik Santrali Projesinin Yapılması için yeniden çalışma başlatılması Yakaköylüleri ayağa kaldırdı. Cezayirli Kel Hasan Paşa tarafından yaptırılan arıklar sayesinde köyün 25 bin dönümlük alanını bir örümcek ağı gibi sarıp sulandığını belirterek Yakaköy’ün yaşamını ekonomik ve sosyal olarak olumsuz yönde değiştirecek HES projesinin yapılmasını istemiyorlar. “Arazilerimizi suladığımız tek deremize HES yaparak bizi susuzluğa mahkum etmeyin, Yakaköy’ün geleceğiyle oynamayın” diyen Yakaköylüler, ÇED toplantısında da bölgede yapılacak HES projesinin vereceği sıkıntıları dile getirdiler. Yaka Köyü Muhtarı Mehmet Dikici, azalarından oluşan heyet ile Ankara’ya giderek ÇED raporunun olumlu verilmemesi için çaba sarf ediyor. Mustafa Dikişci’ye en büyük desteği ise Ankara’da ilgili bakanlıkları ziyaretlerinde kendilerini yalnız bırakmayan Seydikemer Belediye Başkanı Yakup Otgöz ve Başkan Yardımcısı Mustsfa Ali Türkan veriyor.

ÇEVRECİ GEÇİNENLER NEDENİYLE ÇEVRECİLERE DE GÜVEN KALMADI

Öte yandan Yakaköy’e HES yapılması girişiminin
Fethiye’deki bazı basın yayın kuruluşlarında yer almasına karşı Fethiye’den her
hangi bir çevrecinin Yakaköylülere destek olmaması, yapılan ÇED toplantısına
katılmaması gözden kaçmadı. Ne çevreciler destek verdi nede köylüler destek
istedi.  Bu tavrın geçmişte belirli mevkilere gelebilmek için
kalabalık ortamlarda öne çıkmak isteyen çevreci geçinenlerin, çevre adına kendi
çıkarlarına çalışmalarının sonucunda yaşanan güvensizlikten kaynaklandığı iddia
ediliyor. Yakaköylülerin HES mücadelesine çevrecilerin destek vermemesine;
“Bölgemizde HES’e karşı olduklarını söyleyerek çevreci geçinenlerin, ardından
da karşı oldukları işi yapmaya başlamalarının sonucunda ne çevrecilere güven
kaldı nede çevre hareketlerine” yorumları yapılıyor.

ÇED TOPLANTISINDA KÖYLÜLER SERT TEPKİ GÖSTERMİŞTİ

Önceki günlerde Yakaköy’de yapılan ÇED toplantısına
katılan Yakaköylüler planlanan HES’in yapılması halinde bölgenin ekonomik ve
sosyal olarak biteceğini belirtmiş ve zaten kısıtlı olan suyun da HES
tarafından toplanarak bölgenin ekolojisini tamamen bozacağını dile
getirmişlerdi.

Planlanan HES projesinin hayata geçmesiyle, Yakaköy’de ne
tarım ne de turizm yapılabileceğinin altını çizen Yakaköylüler, ekonomik yaşamın
sıkıntıya girmesi nedeniyle bölgeden şehirlere de göç başlayacağı belirtiliyor.
Atadan kalma topraklarında tarım ve turizm yaparak yaşamak, doğal güzellikleri
geleceğe taşımak isteyen Yakaköylüler, HES projesinin engellenmesi için
Ankara’da ilgili kurumlarla görüşmelerde bulunuyor.

ÇED Toplantısında şirket tarafından açıklanan rapora
karşı çıkan Yakaköylüler raporun HES projesini yapan şirket lehine taraflı
olarak hazırlandığı iddiasında bulunmuştu. Derede akan suyun debisinin raporda
2 bin 500 litre olarak gösterilmesinin yanlışlığına dikkat çekerek bu rakamın
neredeyse 3’te birinin anca aktığını iddia eden Yakaköylüler, raporun yerinde
incelenmeden harita üzerinde DSİ’den alınan verilere göre hazırlandığı
iddiasında bulunmuşlardı.

Projenin çalışabilmesi için köydeki tüm sulara el
konularak HES projesine aktarılması gerektiği belirtilerek, bunun da köylünün
tarım ve turizm yapmasına engel olması demek olduğu, bölgedeki tüm suyun HES
için toplandığında diğer alanlarda bulunan su yollarındaki binlerce yıllık
çınar ağaçlarının kuruyacağı, yaban hayvanlarının da yok olacağı dile
getirildi.

Yakaköylüler, suyu sadece Yakaköy değil, çevrede bulunan
5 köyün kullandığı, ancak sulama suyu olarak yetmediği dile getirildiği
toplantıda “Dereden akan su yaz aylarında tarımsal üretim için sulamaya bile
yetmiyor, bu projeyle olmayan suyu elimizden almaya çalışıyorsunuz” dediler.

Daha önce dere üzerinde 5 değirmenin döndüğünü şimdi ise
bir değirmenin zor döndüğünü belirterek “Daha önce su vardı 5 değirmen
dönüyordu, şimdi su olmadığı için 1 değirmen zorla dönüyor” dediler.

KÖYLÜLERİN TALEPLERİ;

Yakaköylüler tarafından tüm idarelere gönderilen
dilekçede şu bilgilere yer verilmişti; “Seydikemer İlçesine bağlı olan köyümüz
Antalya İli ile Muğla İli sınırlarını oluşturan Akdağlar’ın batı yamaçlarında
kurulmuştur. 2000 civarında yerleşik nufusumuz, 2800 adet müstakil tapulu
 parsellerden oluşan  yaklaşık 25000 (yirmibeş bin) dönüm ekilebilir,
dikilebilir, tamamı sulanabilir arazilerimiz vardır. Başlıca geçim kaynağımız;
Başta son yıllarda büyük bir gelişim gösteren turizm, yazlık ve kışlık meyve ve
sebze üretimi  ile tahıl üretimine dayalı  tarımsal faaliyetler ile
hayvancılıktır. Köyümüz sürekli dışarıya göç verirken son yıllarda gelişen
turizm sayesinde bu  göç tersine dönmüş durumdadır. Çünkü Likya
Uygarlığının merkezi durumundaki Tlos Antik Kenti  köyümüzün tam
merkezindedir. Ayrıca köyün içinden farklı noktalarda çıkan 4 (dört) adet 
su kaynağımız vardır. Bunun haricinde köyümüzde  kendi yatağından ve kaynağından
su üreten, başı boş akan herhangi bir deremiz yoktur.  Olan derelerde
aslında kuru dere olup arıklarımızdan gelen suyun  daha yüksek kotlara
aktarılmasında kullandığımız doğal arıklardır. Bu kaynaklardan çıkan sularımız
gerek 1000 lerce yıllık Likya uygarlığı döneminde, gerekse daha sonraki Osmanlı
döneminde aslen bizim köyümüzde doğmuş olan ve  Cezayirli Kel Hasan Paşa
 olarak bilinen kişi tarafından oldukça hakkaniyetli bir biçimde yapılan
arıklarla  sulanmadık bir karış toprak kalmayacak şekilde yaklaşık 2800
adet müstakil parselden oluşan 25000 dönümlük alana ulaştırılmıştır.
 Eskiden daha bol olan suyumuz küresel ısınmaya bağlı yaşanan kuraklık
nedeniyle çok azalmış, arıklarımızdan akan sular adeta can suyu seviyesine
inmiştir. Bu na rağmen ata yadigarı bu arıklar sayesinde köyümüzde yüzlerce
yıldır su yüzünden herhangi bir niza yada tartışma yaşanmamıştır. Köyümüzün
engebeli ve farklı yükseltilerde tepelerden oluşması nedeniyle bu günün
teknolojisi ile bile  her karış toprağa bu suyun hakkaniyetli ve verimli
bir şekilde arıklarla iletilmesi çok zor olduğu görülmektedir. Bu işten
anlayan, köyümüze gelen  uzman kişiler bu sistemin kurulmasının  bu
günün şartları için  bile bir mühendislik harikası  olduğunu, hatta
korunarak gelecek nesillere aktarılması geren doğal ve kültürel varlık olarak
ele alınması gerektiğini ifade etmektedir. Hakikaten bu arıklar köyümüzün 25000
(yirmibeşbin)dönümlük alanını bir örümcek ağı gibi sarmıştır.  Bu
arıklarda yaz kış akan can suyu niteliğindeki azıcık su sayesinde, köyün bütününde
Osmanlıdan beri yüzlerce yıldır, hatta Likya medeniyetinden beri binlerce
yıldır kendiliğinden  doğa harikası bir  flora ve fauna ortaya
çıkmıştır.  Bu sayede Türkiye de hatta dünya da eşi benzeri pek az olduğu
ifade edilen bir PEYZAJ oluşmuştur. İşte köyümüzü turizmde öne çıkaran; bizim
ve çocuklarımızın geleceği  bu  peyzaj bütünlüğü içinde oluşmuş olan
eko sistemdir. Bu eko sistem içinde bitki hayvan olmak üzere endemik canlılar
vardır. Tlos Antik kentimiz  ve  binlerce yıllık  flora ve
faunanın oluşturduğu  eşsiz doğa güzelliğimiz  bizim  turizme
dönük hayallerimizi süsleyen servetimizdir. Bizim için başkaca bir umut yoktur.
Şimdiden köyümüzdeki birçok restorana hergün binlerce günübirlik ziyaretçi
gelmesi, köyümüzdeki butik otellerin Ölüdeniz’deki otellerden bile daha pahalı
olarak tercih edilen bir destinasyon olarak ortaya çıkması bu yüzdendir. Bu
sayede onlarca eşsiz güzellikteki retoranlarıyla, butik otelleriyle, balık
havuzlarıyla, yazlık ve kışlık taze meyve ve sebze üreten çitçileriyle,
ürettiği tarım ürünleri  ve el emeği göz nuru ürünlerini köyün içinde yol
kenarlarında açtığı tezgahlarda satan kadın ve çocuklarıyla; Köyümüz daha
şimdiden turizm deki gelirden payını almaya başlamıştır. Bizim köyümüzün
geleceği; kırsal turizm, eko turizm, doğa turizmi gibi alternatif turizm
alanlarındadır. Ancak 1/25000 nazım imar planında, bu faaliyetlerin 
plansız ve ruhsatsız değil de çağdaş bir şekilde yürütülmesi için ayrılmış bir
yer yoktur. Fakat bize hiçbir faydası olmadığı gibi gelecekte bizim yaşam
alanlarımızı daraltarak köyü terk etmemize neden olacak bir HES projesi için
bize hiç sormadan, görüşümüz alınmadan yer ayrılmıştır. Biz bu köyün kadim
sahipleriyiz. Köyün kaynakları da öncelikle bizim yararımıza kullanılmalıdır.
Sularımız bizimdir. Kimseye de vermeye niyetimiz yoktur.

Çünkü:

1):Yıldan yıla artan kuraklık nedeniyle sularımız
gittikçe azalmaktadır. Böyle olunca da bizim sularımız bize kıt kanaat
yetmektedir. Yazlık meyve ve sebze üretimi yanında kışlık sebze üretiminede
yönelmiş durumdayız. Kışları aylarca köyümüze bir damla yağmur yağmadığı
olmaktadır. Bu durumda bu kaynaklar yazlık  tarım için olduğu kadar kışlık
tarım için de bizim sigortamızdır. Kaldı ki ,tarımın dünyada gün geçtikçe daha
da önem kazanması ve stratejik bir faaliyet alanı haline gelmesi
nedeniyle  bizde bir karış toprağımızı boş bırakmadan değerlendirmek
niyetindeyiz. Turizmin günden güne gelişmesi bu nedenle de su ihtiyacının
zamanla artacağı göz önüne alındığında gelecek yıllarda suyumuz bize bile
yetmeyecektir.

2): Üzerinde HES PROJESİ planlanan  dere,
kendiliğinden su üreten başı boş bir dere değildir. Bu dere köyümüzü adeta
örümcek ağı gibi ören, bizim için bir kültür varlığı olan,  mühendislik
harikası olarak nitelenen arıklarımızın sadece bir bölümüdür. Arıklarımızın
beslenme kaynağı ise köyümüzün içinde farklı noktalardan çıkan doğal
kaynaklarımızdır. Köyün içinde bulunan 3-4 ayrı su kaynağının boru içine
alınarak bir noktada toplanıp burada bir HES  yapılması bizim köyümüzü
çölleştirmekten başka bir işe yaramayacaktır. Çünkü; adım başı her parselin
başına ulaşan binlerce arıktan oluşan bu karmaşık arık sistemi üzerinde
binlerce yıldan beri akan can suyunun belli bir mevsimde dahi kesilmesi
Kendiliğinden oluşmuş olan tabiat harikası flora ve faunayı yok edecektir.
Neticede  eko sistemi  oluşturan endemik canlıların tümü telafisi
imkansız bir şekilde yok olacak, köyümüz komşu köyler gibi ekolojik
çeşitliliğini kaybedecektir.

3): Bizim köyümüzün, çocuklarımızın ve gelecek
nesillerin umudu turizmdedir. Bugün köyümüzün turizm açısından geldiği nokta
Tlos Antik Kentini  ziyaret  edenlerden  ziyade köyün doğal
güzelliklerini  ziyaret edenler sayesindedir. Bir HES projesi için
bu  turizm potansiyelini yok etmeye değer mi?  Günden güne artan
doğal dinlenme yerleri, yeme içme yerleri, ev pansiyonculuğu, butik otel
yatırımları da bundan olumsuz yönde etkilenecektir. Turizm bizim için olmasa
olmazımızdır. Turizm sayesinde köyde yaşayan herkes gün geçtikçe daha çok
nemalanmaktadır. Bir kişinin  HES yapması uğruna bizim geleceğimizi karartılmamalıdır.

4): Bizler butik otelcilerimizle, pansiyoncularımızla,
restorancılarımızla, balık havuzcularımızla, üreten çitçimizle, yol boyunca
ürettiklerini satan kadın ve çocuklarımızla herkesin bir diğerinin kazanmasına
vesile olmaktadır. Biz köyümüzde böyle yaşamak ve yaşam kalitemizi bu yönde
artırmak niyetindeyiz. Gelen yerli ve yabancı ziyaretçilerimize yok olacak
doğal ve kültürel varlıklarımız yerine bu HES’leri  mi göstereceğiz. Yoksa
tam kendi kendimize yetecek hale geliyoruz derken  çocuklarımız yeniden
şehirlere göç etmek zorunda mı kalacaktır. 

TALEBİMİZ: Muğla ili, Seydikemer İlçesi,
Yakaköy  Mahallesi, Dikilitaş Deresi üzerinde yapılması planlanan;
Buldurat Regülatörü Ve Hidroelektrik Santrali Projesinin yapılmasının idari
yoldan durdurularak  projenin iptali için  çevreye duyarlı herkesin
yardımını  saygılarımızla arz ederiz.” (Orhan Okutan
fethiyenettv.com)

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.