DOLAR 7,8187
EURO 9,3602
ALTIN 449,331
BIST 1328,73
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Muğla 17°C
Az Bulutlu

TAKUNYADAN STİLETTO’YA

05.08.2020
1.026
A+
A-

Değer bilmek, sahip çıkmak, korumak, kollamak, saygı göstermek sadece beşeri meziyetler dizini değildir.

Toplumsal bilinçtir, farkındalıktır, erdemdir.

Her şeyin, günü kurtarma hesapları üzerine yürütüldüğü bu zamanlarda, herkes en popüler olanın, en çok kalabalıkları toplayanların peşinde.

Oysa; Sabun köpükleri dağılınca elinizde bir parça sabun kokusu kalmalıdır.

O kokuyu, beach partilerindeki köpüklerde bulamazsınız, tıpkı bir kalıp yeşil sabun gibi elinizde döndürdükçe, eridikçe, arındıkça ardında kalan kokular özeldir ve özgündür.

Geçen hafta, sessiz, sedasız,  hemşehrimiz , Türk Sanat Müziği İstanbul Devlet Konservatuarı sanatçısı, şair, sevilen şarkıların güfte yazarı Memduha Olgun İstanbul da hayata veda etti.

Pandemi gerekçesi ile Fethiye de toprağı ile buluşma son arzusunun yerine getirilememiş olması daha çok canımı acıttı.

Bu gün Fethiye de yaşayan kaç kişi Memduha Olgun’u tanıyor?

Ama sorsanız…Herkes Fethiye sevdalısı.

İçimden hep bağıra çağıra; Neyine sevdalısınız? Diye sormak gelir.

Paylaşılacak kamu, belediye mülklerine, yeşil alanlarına mı?

Kılıfına uydurulmuş ihalelerle üstüne oturacağınız kupon arazilerine mi?

İmar durumunu değiştirerek “ Kazan& kazan “ kaymaklı kadayıfı haline getirilen arazilere mi?

Hepsi kalıyor muhteremler….

Bir şarkı kadar hükmü yok haram servetlerinizin.

Okuluna gidebilmek için her gün Muğla’nın ortasından akıp geçen derenin sularına en değerlilerinden birisini takunyalarının tekini kaptıran küçük Memduha, o gün okula yalın ayak gitmek zorunda kalmış, annesinden işiteceği azarı tahmin ettiği için de eve hiç gitmek istememişti.

Dereye kaptırdığı takunyanın teki dahil , yaşadığı hiçbir kaybediş de yenilmedi, hayattan hiç korkmadı.

Bir süre sonra; Yanına sadece kocaman kalbini, şiir ve müzik tutkusunu alarak İstanbul’a gitti.

Başardı da; Altı yıllık konservatuarı dört yıl da bitirdi, konservatuar sanatçısı oldu.

Tekini Muğla da dereye kaptırdığı takunyalardan sonra İstanbul sahnelerine en şık stilettolar ve tuvaletlerle çıktı, gönüller kazandı, unutulmaz şarkılara imzasını attı.

Ne yazık ki; Beach partilerinde avaz avaz bağıran yeni yetmeler kadar değer verilmedi memleketinde ve bu vefasızlığı ömrünün sonuna kadar sesiz bir kırgınlıkla yaşadı.

Dört yıl kadar önce Fethiye yılın belirli aylarında yaşadığı evinde Değerli dostum Gül Turan Hanımefendi ile ziyaretine gitmiştik.

Kendimi tanıtınca;

Aaaa akrabam ziyaretime gelmiş…Diyerek sevinmişti.

Gül Hanımla; TRT ile ortaklaşa “ Memduha Olgun Türk Sanat Müziği Beste Yarışmaları “ düzenlenebilir düşüncemi paylaşmış, çevremize de anlatmaya çalışmıştık.

Elbette anlatamadık…Yetkililer, kısa sürede çok para kazanma telaşları içinde o kadar meşguldüler ki; Bu düşünceyi “ Karın doyurmaz ıvır zıvır nostaljik takıntılar “ olarak gördüler.

Zaten; Gül Hanım da yaşadığı duyarsızlıkların toplamı karşısında galiba biraz da yoruldu ve Bodrum da yaşamayı tercih etti.

Her fırsatta, beni Fethiye’den gönderme arsız saldırılarını dillendiren saray soytarıları şimdi yine  “ Beğenmiyorsan sen de git “ diye salyalarını akıtacaklardır.

Onlara her defasında gerekli cevabı verdim, her saldırgana yetecek kadar da verecek cevabım vardır.

Geçen hafta; Kaya Köyündeki Keçiler Mezarlığında ecdadımın gölgesinde yattığı üç yüz yaşından daha yaşlı olan menekiç ağacının fotoğrafını paylaştım.

Benim bu şehirdeki köklerim o kadar derindedir. Hiçbir besleme zibidinin gücü de o kökleri sökmeye yetmez.

Bu şehrin hikayesine dahil olmak gibi bir zenginliği fark edemeyen zavallılar;

Haram servetler, satın alınmış iktidar güçleri ebedi değildir, sizden sonra unutulur.

Vefasızlıklara rağmen, şiirler, şarkılar, romanlar bu şehrin ebedi mirası olarak kalır.

Yıllar sonra, kırık bir aşk acısını “ Sensiz kalan gönlümde bil ki hayat virane “ şarkısının sözleri arasında dindirmeye çalışan bir sevdalı ile Memduha Olgun yaşar.

Ama; Hiç kimse bilmem kaç sene önce kimin hangi iktidarın sahibi olduğunu, bilmem kimin ne kadar servetinin olduğunu hatırlamaz.

Yaşarken, hak ettiği değerin verilmesi çabamızı bir yere taşıyamadığımız için anısı karşısında mahcupum.

Sadece Fethiyeliler değil, şiirlerinle, şarkılarınla kalbine dokunduğun herkes seni hatırlayacak

“Virane kalan gönlümüzde “ yerin bakidir .

Huzurla uyu hemşehrim.

 

 

YORUMLAR

*

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

sanalbasin.com üyesidir