DOLAR 7,7023
EURO 8,9695
ALTIN 458,538
BIST 1102,49
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Muğla 30°C
Parçalı Bulutlu

Sebepsiz yorgunluk ve öfke nöbetleri tiroit habercisi

31.08.2020
3.842
A+
A-

Kendinizi sürekli yorgun hissediyor, kilo vermekte zorlanıyor ya da günlük yaşamınızda sebepsiz yere sinirlenip çarpıntı yaşıyorsanız bu durum tiroit bezi hastalıklarına işaret edebilir. Tırnaklardan, saç tellerine kadar vücuttaki birçok dokuda metabolik aktivitenin gerçekleşmesi için gereken hormonların salgılanmasını sağlayan tiroit bezinin eksik ya da fazla çalışması hayat kalitesini düşürmektedir. Anne karnındaki bebeğin zeka gelişimi açısından da annenin tiroit hormonları büyük önem taşımaktadır. Memorial Ankara Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bölümü’nden Doç. Dr. Ethem Turgay Cerit, tiroit hastalıkları ve tedavileri hakkında bilgi verdi:

 

METABOLİZMADAN SORUMLUDUR

Tiroit bezi, boynun ön kısmında “Adem elması” denilen kıkırdak çıkıntının hemen altında yer alan, kelebek şeklinde ve yaklaşık 15-20 gram ağırlığında bir bezdir. Vücuttaki birçok metabolik aktivitenin çalışmasını sağlayacak olan hormonları üreten tiroit bezinin her türlü büyümesine ise “Guatr” adı verilmektedir.

 

TİROİT BEZİ HASTALIKLARI İKİ GRUBA AYRILIR

Tiroit bezi hastalıkları genel olarak iki şekilde ortaya çıkmaktadır. Birinci grupta tiroidin az çalıştığı hipotiroidi ve aşırı çalıştığı hipertiroidi gibi fonksiyonel hastalıklar bulunurken, ikinci grupta ise nodüller ve tiroit bezi kanserleri yer alır.

 

ÜLKEMİZDE HAŞİMOTO HASTALIĞINA ÇOK SIK RASTLANIYOR

Tiroit bezinin az çalışması anlamına gelen hipotiroidinin iyot eksikliği, otoimmün tiroit bezi iltihaplanmaları (Haşimoto tiroiditi) ve tiroit bezi cerrahisi olmak üzere üç önemli sebebi bulunmaktadır. Bu sebepler arasında ülkemizde en sık haşimoto hastalığına rastlanmaktadır. Haşimoto hastalığında bağışıklık sistemi sağlıklı tiroit bezi hücrelerine saldırarak, hormon üretiminin bozulmasına neden olmaktadır.

 

“ANNE-KIZ” HASTALIĞI OLARAK DA BİLİNEN HAŞİMOTO’DA AİLE ÖYKÜSÜ ÖNEMLİDİR

Tiroit bezi hastalıklarında aile öyküsü önemli bir risk faktörüdür. Haşimoto tiroiditi olan kadınların kızlarında da bu hastalığın görülme ihtimalinin yüksek olması nedeniyle “anne kız hastalığı” olarak da bilinir. Bununla birlikte Tip 1 diyabet gibi otoimmün hastalığı olanlarda tiroid bezi hastalığı görülme riski daha fazladır ve bu kişilerin takip edilmesi gerekmektedir.

 

MUTSUZLUK VE YORGUNLUĞUN SEBEBİ HİPOTİROİDİ OLABİLİR

Hipotiroidi hastalarında halsizlik, yorgunluk, cilt kuruluğu, kilo alımı, ödem, saçlarda kuruma ve dökülme, kaşların dökülmesi, soğuğa tahammülsüzlük, çok üşüme, reflekslerin ve hareketlerin yavaşlaması, kemik ve kas ağrıları, uyuşmalar, tansiyon ve kolesterol yüksekliği, adet düzensizliği, kabızlık, hafıza problemleri, şişkinlik, unutkanlık, depresif belirtiler, isteksizlik, sabah uyanma güçlüğü ile kısırlık gibi belirti ve bulgular görülebilmektedir. Bu etkiler hipotiroidi olanların yaşam kalitesini ciddi oranda düşürür.

 

HİPERTROİDİ SEBEPLERİNE DİKKAT!

Kanda tiroit hormonlarının fazla bulunmasına tirotoksikoz denir. Hipertiroidi ise tiroit bezinin normalden fazla hormon üretmesi durumudur. Tirotoksikoz sebepleri arasında geçici tiroit bezi iltihaplanmaları (subakut veya sessiz tiroiditler), toksik nodüller ve Graves hastalığı bulunur.Tirotoksikozun ve hipertiroidinin hangi sebepten kaynaklandığı, fizik muayene,ultrason, sintigrafi ve kanda bakılan hormon ile antikor testleriyle belirlenmektedir.

Çarpıntı, ellerde ince titreme,sinirlilik, huzursuzluk, sıcağa tahammülsüzlük, aşırı sıcak basması, iştah artmasına rağmen kilo kaybı, saçların incelmesi, kırılması ve dökülmesi, ishal, gözlerin dışarı doğru çıkması, adet düzensizliği ve kısırlık hipertiroidinin belirtileri arasında yer alır. Bu bulgulara sahip olan kişilerin endokrinoloji uzmanına başvurması gerekmektedir.

 

TEDAVİ KİŞİYE ÖZEL PLANLANIR

Tiroit hastalıklarında fiziki muayene büyük önem taşımaktadır. Hastanın boynunun elle muayene edilmesinin yanı sıra, ultrasonografi, kan testleri, gerektiği durumlarda tiroit sintigrafisi ve şüpheli nodülü olan hastalarda da ince iğne biyopsisi yapılır. Hipotiroidi ve hipertiroidi hastalıklarının tedavileri kişilere ve hastalık nedenlerine göre farklılık göstermektedir. Hipotiroidi hastalığında hormon düzeyi kişinin yaşına, cinsiyetine, gebelik durumuna göre hekim tarafından değerlendirildikten sonra, yetersiz görülmesi durumunda sentetik tiroit hormonu ile takviye tedavisi uygulanır. Hipotiroidi hastalarının ilaçlarını aksatmadan her gün kullanması gerektiği unutulmamalıdır. Ağrılı tiroit bezi iltihaplanmalarında iltihap baskılayıcı tedavi uygulanır. Toksik nodül ve Graves hastalığında ise ilaç tedavisi, ameliyat veya radyoaktif iyot (atom) tedavilerinden uygun olanı seçilir.

 

TİROİT HORMONLARI ANNE KARNINDAKİ BEBEK İÇİN HAYATİ ÖNEM TAŞIR

Gebelikte hem hipotiroidi hem de hipertiroidi görülebilmektedir. Gebeliğin ilk 12-13 haftasında özellikle bulantı kusma şikayetleri fazla olan gebelerde gebelik hipertiroidisi görülebilmektedir. Bu durum genellikle geçici olmaktadır. 12-13. haftadan sonra düzelme eğilimi gösterir. Gebelikte başka bir hipertiroidi sebebi ise Graves hastalığıdır. Bunun gebelikte kullanılabilen ilaçlarla tedavi edilmesi gerekmektedir. Gebeliğin 20. haftasına kadar bebeğin tiroit hormonu ihtiyacı anneden karşılanır. Annenin tiroit hormonu düzeylerinin yeterli olması hamilelikte olmazsa olmazlar arasında yer almaktadır. Çünkü, tiroit hormonları bebeğin zeka gelişimi açısından çok büyük önem taşımaktadır. Bu açıdan gebelikte alınan iyot desteğine de gerekli itina gösterilmelidir. Anne adaylarının aksi önerilmedikçe ülkemiz koşullarında günde 100-150 mcg iyot desteği alması önerilmektedir.

 

YORUMLAR

*

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

sanalbasin.com üyesidir