escort istanbulescort eskisehirpendik escort
izmir escortizmir escortizmir escort

Özer Olgun…

Hem de hiç tarzım değilken…
Kişiler, kişilikler, ölümler, kayıplar veya şahsi ve şahsa münhasır konularda yazmak ve hatta sohbet bile etmek… Yine fark ettim ki klavye beni bu yola sürüklemiş yine; Erdal Orhan’ın aramızdan ayrılışına yazmıştım, Neşet Ertaş’ın ölüm yıldönümüne bile yazmışım sonra!

Bu haber 09 Ekim 2018 - 6:50 'de eklendi ve 756 kez görüntülendi.

Her geçen gün bu kapıya doğru daha da yaklaşıyor olmanın etkisi olsa
gerek!

***

Üniversite yıllarıydı o zamanlar. Yeni yeni siyaset olgusunu öğrenmenin
yanı sıra hayatı daha dolu yaşamaya başladığım ve bu yaşama dair üzerime düşen
sorumlulukları almam gerektiğini hissettiğim zamanlardı!

Resmi olarak üye olunabiliyordu
siyasi partilere, daha yeni on sekizimi doldurmuştum. SHP dönemiydi, CHP
yasaklı o zamanlar! 

SHP’ye üye olmuştum Fethiye’de,
1990’dı…

Belediye, başkan, yardımcılar, evrak işleri, ruhsat denen izinler, fatura
ödemek için dizinler… Canlı ve gerçek dünyayı görmek, arkanda birileri olmadan
kendi başına işlerini halletmen gerektiği haller ile birey olmaya başladığını
hissetmek dönemleriydi, imzamız bile daha yeni şekilleniyordu…

Belediye Başkanı Özer Olgun’du. İkinci dönemdi başkanlık koltuğuna daha
yeni seçilmişti. Ben partinin gençlik kolları filan, heyecanlı ve hareketli
zamanlar… Sokaklar bizim, meydanlar halkın, özgürlük hepimizin diye ha bire
bayrak asmalar, etkinliklerde sandalye taşımalar, cazırtılı cuzurtulu
mikrofonlu aletler taşımalar, çay getirmeler, broşür dağıtmalar… Gençlik
kollarıydık ama olan fiziki kollarımıza olurdu, kopardı yerinden…

***

Zaman geçiyordu eğitim, askerlik derken…

CHP yasakların kalkmasıyla yeniden kurulmuş, yaklaşan 1994 yerel
seçimlerine hazırlanıyordu.

SHP aynen devam, biz de öyle… Özer abi Belediye Başkanıydı ve seçime onun
adaylığı ile yeniden girecektik, kesin alır gözüyle bakıyorduk yaklaşan seçimi…

Güçlü isimdi Özer Olgun!

Ama bir şeyler ters gidiyordu!

Seçim öncesi üzerinde yoğunlaşılan ve adına “18 Uygulaması” denilen
konu sıkça gündemin giderek önüne geçmeye başlamıştı. Belediyede bu konu
giderek alevlenmekte ve beraberinde getirdiği sorular, lehte ya da aleyhte
savunanlar arasında yaşanan hararetli tartışmalara sık rastlanır olmuştu.

Gençlik Kollarıyız ya, hatta ben bir dönem başkanıydım o tıfıl yeni yetme
halimle. Bu konunun tam olarak ne olduğunu bilmemiz gerekiyordu ki iyi
anlatabilelim halka. El ilanları gibi broşürler hazırlatıp dağıtma planları
yapıyorduk.

Kısa keseyim, seçimi kaybettik 94 yerel seçiminde! Her ne kadar dillere
destan uğursuzluğumun ilk seçimlere taşınmış olması etkense de, olumsuzluklar
peş peşe gelmeye ve yayılmaya başlamıştı. CHP’nin kalesi durumundaki Foça
Mahallesinden bir damadı aday çıkarması da zaten enerjimizin çoğunu götürmüştü.

Ama asıl etken bu 18. Madde İmar Uygulamasının seçimler öncesi yapılmaya
başlanmasıydı.

Şehrin yeni yüzü planlanmış ve uygulanmaya başlamıştı. Yeni yollar,
parklar, oyun alanları, spor sahaları, ibadet parselleri, okul ve eğitim
bölgeleri gibi bir şehrin olmazsa olmaz bir plandı. Tarlalar arsa statüsüne
geçiyor ve belirli bir imar hakkına kavuşuyordu.

Ama bunu halka anlatmak hiçte kolay değildi…

Olmadı da zaten…

İnsanların arazileri bölünüyor, parçalanıyor, azalıyor hatta bir kısmı
başka yerlere taşınıyorlardı. Üçte bir civarı arazileri ellerinden alınmıştı,
gel de sen anlat aslında değerinin eskisinden çok daha fazla olacağını bu
planla!

Anlatamadık!

Hem içten hem de dıştan gelen yoğun eleştiri bombardımanı seçimlerde
etkisini göstermiş ve az farkla da olsa Özer abi adaylığındaki SHP seçimi
kaybetmişti…

***

Keskindi, dikti, disiplini uzaktan hissedilirdi.

Fazlasıyla olgundu, başkan Özer Olgun.

Teknik adamdı, Yüksek Mühendisti. Bu anlamda da ileriyi görmüş ve ileriye
dönük gecikilen bu yapılanmayı planlamıştı. Toplantılarımızın birinde bana
verilen söze ‘Bunun kaçınılmaz bir plan
olduğunu lakin seçim sonrasına bırakmanın daha faydalı olacağını, toplumdan
gelen tepkileri kaldırmakta zorlandığımızı’
söylemiştim. Seçimi riske
attığımızı da arkasından söyleyince eliyle tuttuğu çenesinden yanağına uzayan
işaret parmağıyla dinlerken ki bu O’nun konsantre olma şekliydi, ayağa kalktı…
Her iki elleri yumruk, masaya tamamen yaslı vaziyette gözlerini bana dikmişti.
Zaten hepimizin bildiği, bu uygulamanın faydalarını falan anlatacak diye
bekliyordum bende herkes gibi, genelde hep bu yapılıyordu. Birbirimizi ikna
çabalarıydı geçen zamanın çoğu.

Öyle olmadı bu sefer, bunları demedi!

“Bu cennet şehrin geleceği korunmak
ve şimdiden önlem alınmak zorundadır. Çok iyi planlanmalı ve özel korumaya tabi
tutulmalıdır. Bu, benim seçimi kazanıp kazanmamamdan çok daha önemlidir.
Kazanırsak zaten devam edeceğiz ama kaybedersek de bu şehre olan borcumuzu
ödemiş olmanın, gelecek planına dokunmanın vereceği şeref ve onurla yaşamımızı
bitireceğiz”…

1999 yılında 2 oy farkla ön seçimi Ahmet Çaçaron’a karşı kaybetmişti.
Herkes CHP’li olmuştu artık, SHP birleşmişti. Zaten kapatılmadan evvel 6 kez
CHP İlçe Başkanlığı da yapmıştı Özer abi. Ama CHP kapalıyken ve seçim arifesi
yeniden açılmasıyla bölünmüştü SHP gücü! 2004 yılında yeniden Ahmet abinin aday
gösterilmesiyle bu defa Özer Olgun’u DSP’den aday gösterdiler, bu kez O
bölmüştü merkezdeki gücü.

Yine kaybedilmişti seçim.

Önce CHP, kapandı SHP… SHP varken yine CHP, SHP kapandı, CHP devam derken
üstüne DSP! Bölünerek azalıyorduk, 94’ten bu yana bir daha yerelde iktidar
olamamıştık bu iç ayrışmalar yüzünden.

2007’de bu sefer CHP ve DSP Genel Seçimlere ortak girme kararı
almışlardı. İlçe Seçim Komite Başkanıydım. Yine olmadı, sonraki 2009, 2014
yerel seçimleri yine kaybedilmişti.

***

Son Sosyal Demokrat siyasi parti tabanlı seçim kazanılan yıl 1989’du…

Yaşım 17’ydi…

Önümüzdeki yerel seçim yılı 2019.

Yaşım yaşarsam 47…

***

30 yıl geçmiş üzerinden senle en son seçim kazanılalı.

Sen sonraki seçimi kaybettin ama başkanlık döneminde Fethiye geleceğini
kazandı. Kendine 1 metre bile arazi ayırmamış, 1 kuruş yolsuzluğa bulaşmamış, menfaatsiz
bir başkanlık dönemini bu memlekete iz bırakarak noktaladın.

Geçtiğimiz gün, o gün bana söylediğin gibi…

Alnı ak, boynu dik, onurlu ve şerefli bir yaşamı noktaladın…

Işıklar yoldaşın olsun Özer abi.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.