antalya bayan escortbursa bayan escortadana bayan escortmersin bayan escortmugla bayan escort

Nem’okrasi

Ne rüyaydı, sanki kâbus! Yarı uyur yarı uyanık, hayal ile gerçek arasında gidip geldiğim cinsten…

Bu haber 04 Ocak 2019 - 10:25 'de eklendi ve 916 kez görüntülendi.

Her bir şeyden “nem” kapan, her bir konuda fikir saçan, her olan biteni eleştiren, kimseyi beğenmeyen, her bir şeye laf yetiştiren, her bir şeyi çok bilen ve bu çokbilmişliğiyle bilime bizzat “Herbokolog” diye yeni bir akademik ‘terim’ katan bir kişi için normal bir rüyaydı belki de…

Yok ya, ne Fatih Terim’i, sizde! Hemen ‘nem’ kaptınız ‘terim’ deyince, ben bas baya kendimden bahsediyorum…

***

Neyse efenim, ben bu ‘ukala sıfatın’ bana verdiği yetkiye dayanarak “yeni bir ülke” ve “yeni bir yönetim şekli” bile geliştirmişim rüyamda…

Ülke “Nem’boçya”…
Rejim “Nem’okrasi”…
Sıfatı “Nem’let”…
Lider “Nem’rut”…

Nem’enem bir ülke ve rejim, tam olarak net değil, haliyle daha çok yeni, zamanla oturacak… Tabi bu rejimde beni oturturlarsa ya da bana oturaklıca oturtmazlarsa… Ama lider ben değilim, Nem’rut ki tam bir nemrut! İnsan rüyasında bile kendi geliştirdiği yerin lideri bile olamaz mı ya? Neyse… Biz Nemboçyalı’lar, acayip nemokratiğiz görüldüğü gibi.

“Nemokratik Nemboçya Nemleti”nin anayasası süper, özgürlükler gırla! İfade özgürlüğü, düşünce özgürlüğü en başta geliyor… Her ne kadar Nem’let, yani yoklukla yani ekonomisi kıt kanaat cinsten bir ülke olsa da; burada özgürce kıllanabilir, olur olmaz şeylerden nem kapabilir, bir o yana bir bu yana sarabilir, aşağıdan yukarıya çatabilir, dümdüz çatanadan laf sokabilirsin bu yeni rejimde. Diyetisyen değil, ‘Niyetisyen’ yardımıyla İstediğini yiyebildiğin bir rejim yani.

***
Tüm ‘nemokratik’ ruhumla söylüyorum, sizde ‘nem kapın’ kardeşim… “Nemokrasilerde çare, nem kapmaktan geçer”! Öyle nemi havası alınmış balon gibi değil, havadaki nemi alan yeni teknoloji klimalar gibi nem kapacaksın kapmışken! Yakıştıracaksın yani…

***
Bak mesela…‘Hileli bir referandumla başa gelmiş, kimin yaptığı belirsiz bir darbeyle muhalifleri neredeyse yok etmiş, ha bire yol köprü tünel filanlarla halkı uyutmuş ve sonunda memleketi savaşa sokarak harap etmiş bir lider’ desem! Nem kaptınız demi hemen, benim reisim için neler diyor filan! Ama ben “Adolf Hitler” den bahsettim ve gördün mü bak, bu nem kapman sayesinde yeni bir şey öğrendin ve bir nebze de olsa kendini geliştirdin… Nem kap, kıl kap, kap kardeşim bir şeyler yaşananlardan, olan bitenden…

***
Nem’boçya’da ve her ülkede sanatçılar… Çizeni yazanı, aktörü sazcısı sözcüsü… Sıkça nem kapan, nam yapan, iğneleyen, güldüren, hüzünlendiren, düşündüren, okutan, bakıtan kişilerdir, öyle olmak durumundadırlar. Espri yaparken güldüren ama sonrasında düşündüren, senin aklına o espriyle birlikte konuyu kalıcı olarak sokan kişidir sanatçı.

Metin Akpınar, Müjdat Gezen… Rahmetli Levent Kırca özellikle, Kemal Sunal! Bunlar böylesi sanatçılardır. Hele Cem Yılmaz’ın ağzına düşmeye gör! Beyaz’ın eline bir malzeme ver de bak seni nerelere sokup çıkartsın canlı yayınında!

***
Hayalle gerçek arasındayım! Geçen bir programda yaptıkları eleştirisel konuşmaların haddini aştığı gerekçesiyle polis eşliğinde sorguya çekildiler. Sorgudan da “Adli Kontrol” şartıyla ve her hafta “İmza Vermek” koşuluyla salınmışlar.

Nem kaptım abi… Programı izlememiştim, meraklandım ve izledim tekrarını, defalarca dinledim konuşmalarını! İnanın “faşistin sonu kötü olur” ve “demokrasi tek çaredir” ana sözleri dışında bir şey yok! Bu ülkeyi yönetenin ve bazı bakanların bazı uygulamalarını örnekleriyle belirtip, eleştirmişler…

Canım nem kapın dediysek, bu kadar da değil yani! Birileri çıkmış vay efenim sen nasıl olur da bana laf edersin, eleştirirsin filan… “Halkı ayaklanmaya teşvik etmek, iç savaşa sürükleyici olmak” gibi suçlamalarla sorgulanmak üzere, Pazar günü yargıçlar apar topar işbaşında! Tıpkı sınır kapılarında çadır mahkemeleri kurarak, savaşıyoruz dediklerini terör üyelerini buralarda aklayıp sarmaladıkları gibi! Bu yaptığınızı Nem’boçyalı bile yapmaz yani!

***
Sanatçı, siyasete dayandırmamalıymış sanatını… Ba ba ba, Nemrut’a bak sen! Doğru, lakin siyasete dokundurmakla, sizlere dokundurmak arasındaki çizgiyi iyi görmek lazım! Sizlere övgüler, methiyeler dizenler iyi, eleştirenler tu kaka! Zaten bazı sanatçıları yok ‘devlet sanatçısı’, yok işte ‘akil sanatçı’ filan diye ayrımlara sokup, üstüne 11-12 Bin de maaş vererek iyice ayrıştırdınız! Bu sanatçıları siyaset için memleketin her bir yerini dolaştırırken iyi demi?
Aynı ayırım basın için de yapılıyor. Bu sanatçıları konuk eden programlar ve kişilere cezaları yağdır, yasakları koydur; diğer basın zaten kopyala yapıştır gibi tozpembe manşetlerle övmeye devam etsin. Hele yalama basın ki bir tanesi ‘Pezevenk’ demiş ve “Sanatçı kisvesiyle milli iradeye kafa tutanların kafasını kopartmak artık olması gereken rutindir” diye yazmış bu sanatçılara!

Şimdi ben yasal erklerin, bu gazetenin bu yazılarını sorgulayıp irdeleyecekler mi diye bekleyeceğim. Milleti ayıran, bölen, kin ve nefrete sürükleyen, hedef gösteren, şiddete tahrik eden bu tavırlarına karşılık ne yapacaklar izleyeceğim. Genel yayın yöneticisi Mekke’de sadece erkeklerin kaldığı otelde cinsel yönden kudurtan haplar yüzünden ölen bir gazete bu gazete! Bak uyarıyorum, kimse bir şey yapmazsa, ben Nemboçyalı Nemokrat savcıları devreye sokacağım ona göre…

Nasıl bir mantıksa artık bu ülkedeki yönetim anlayışı, sanatçılar çıkıp demokrasi demişler, az daha kafasını kesecekler! Aynı ülkede bir kabadayı bozuntusu da çıkıp, “kanlarında boğacağız, asacağız, keseceğiz, biçeceğiz, dikeceğiz…” gibi aleni tehditler savuruyor, bırakın gözaltını filan, adamı Belediye Başkan adayı yapmışlar… Nasıl bir rüyadır bilemedim arkadaş, kan ter içindeyim…

***
Birileri birilerinin kafasını kestiğini hayal ederken, birileri de kafalarının estiğine ihale veriyor, dosya sunmak falan hak getire! İhale almanın asli şartı fiyat filan değil, “milletin bilmem neresine koyacağız” tarzı ifade özgürlüğü(!) sözleri sarf edebilmek zahir.

Hele ‘emekli olamıyoruz’ diye bir grup sokaklarda bağırıp dururken… Hem “emekli maaşı hem de çalışacaklar ve tekrar maaş alacaklar” diye geri çevirmiş o başkan, Nem’rut tabi. Ertesi günü Bakanların hem Bakan maaşı hem de emekli maaş almalarını sağlayan kararname imzalamış…

Dur bak burası daha komik… Büyük bir anakent belediye başkanı, belediye arazisini damadına 33’e satmış… Tamam, güzel de; aynı belediye başkanı aynı araziyi damadından 370’e belediyeye geri satın almış!

Hele… Okulun birisindeki müdür yardımcısı, yaşı küçük 4 kıza tacizden suçlu bulunmuş nemboçyada geçenlerde. Sonra mahkeme ‘yeniden suç işlemez bu adam’ diye kanaat edip, salıvermiş müdür yardımcısını. Mülakata almışlar ve 96 puan verip farklı bir liseye müdür atamışlar aynı adamı! Al canım, muz! Beyin yanmasına iyi gelir…

***
Nem’boçya’da mı olmuş bunlar, yoksa ülkemizde bilemedim… Halen neresi rüya, neresi kâbus, neresi gerçek farkında değilim. Fazla nemli ortamlar yüzünden ki üniversite yıllarında yediğimiz tazyikli sulu copların da etkisi özellikle de şu akşamları yenen fazla yağlı yemekler… Daha fazla savsaklamadan ve sulu nemli dayak yemeden, en iyisi yanında soda eşliğinde kahve içeyim ben. Hazmetmesi zor rüyalar ya da gerçeklerin buhranı var halâ üzerimde!

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.