antalya bayan escortbursa bayan escortadana bayan escortmersin bayan escortmugla bayan escort

MOR BİLEKLİK

Sevgili eşimden bu başlıkla bir kitap yazmasını isteyeli yaklaşık 8-9 Ay kadar oldu. Affına sığınarak ben yazayım özet halini…

Bu haber 19 Mayıs 2018 - 10:17 'de eklendi ve 139 kez görüntülendi.

Eşim en yakın arkadaşlarından birisinin böylesi kötü bir hastalığa yakalandığını öğrenmesinden sadece birkaç hafta sonra kendisinin de aynı hastalığa yakalandığını öğrenmişti! Taburcusuna kadar yanında bulunduğu bu arkadaşına söyleyememişti öğrendiği zaman, morali bozulmamalıydı…

***

Kanserdi!

***

Çağımızın giderek çoğalan bu illet hastalığıyla yaptığı mücadele sırasında takılmıştı Mor Bileklik eşimin sol bileğine. İllet O’nu sol göğsünden yakalamış ve bu koldan hiçbir müdahale yapılmaması için uyarı niteliğindeydi bu mor bileklik. Doktoru kan alma, serum takma, iğne yapma, tansiyon ölçme gibi akla gelen her tür harici tetkik için bu kolun kullanılmasını istemiyor ve olası dalgınlığa gelir ya da farklı bir sağlık kuruluşunda gözden kaçar endişesiyle de şansa bırakmıyordu süreci…

***

Arkadaşı da kendisi de direndiler, başardılar.

Bu başarı için sergiledikleri güçlü duruş, azim, kararlılık, mücadele ruhu, savaşçı kişiliği en büyük yardımcıları oldu elbet. Ama ya hekimler, hemşireler; hakları hiçbir şeyle ödenemez o Can’lar… Süreci ilk başında yakalayan, bizzat kendi elleriyle yaptığı biyopsinin durumunu ışık hızında patoloji raporları ile teyit ettiren, birkaç gün sonrasında hem de burada, çalıştığı kuruma konunun uzmanı hocalarını getirterek bizzat ameliyatında bulunan ve halen tüm rutin tetkiklerde kahrımızı çeken sevgili Barış Gürcü… İleri tedavilerinde yani kemoterapi ve radyoterapi süreçlerinde bizi bir an bile yalnız bırakmayan, eşimin koluna mor bilekliği takan, kendisi de aynı illetle savaşmış ve bu yüzden her hastasına aynı empatiyle davranan sevgili Özge Keskin… Rutin kontrollerini titizlikle takip eden o muhteşem kişilik, sevgili Uğur Muslu…  Ve diğer tüm melekler…

Aşk olsun sizlere, aşk olsun!

 

***

Neyse, saadete geleyim.

 

***

Meğer neler varmış; içine girince daha iyi anlıyorsunuz, niceleri var her biri birbirinden beter hastalıkların pençesinden kurtulmaya çabalayan! Giderek çoğalan bu ürkütücü hastalıklara karşı tedavi veren Onkoloji Poliklinikleri en yoğun hasta kabul edenler arasında artık. Gün gelir ilaç bulunmaz! Bölüşürsün; bir lokma ekmeği bölüşürcesine, paha biçilemez değeriyle… Tıpkı sağlığınız gibi, sağlıklıyken kıymetini bilmediğiniz! Gün gelir çareler biter! Umutlar, hayaller, gelecek planları… Hayatın film şeridi gibi akışı başlar. Geç kalınmıştır, hem de çok!

***

Bir parça kıymık parçası batan parmakta atar ya hani kalbimiz, sanki tüm canımız oradadır! Kısa süreliğine de olsa dünyanın gerisi duraklar, yok farz edilir. Sağlıktan öte ve önce hiçbir şeyin olmadığını daha net anladığımız anlardır böylesi dönemler… Her gün yediğin tatlının tadının farkını ancak dilinin ucuna dokunan bir parça acı sayesinde anlamak gibidir sağlıkta kıymet bilmek… İyileşince anlarsın; yaşamın renklerini, hayatın cıvıltısını, sevdiklerinin değerini, fırıncı küreğindeki sıcak ekmeğin kokusunu, usulca sana dokunan şefkat peşindeki kedi hırıltısındaki duyguyu, her gün önünden geçtiğin ağaçtaki çiçeğin güzelliğini yeniden fark ettiğin andır; sağanak yağmur altındayken bile baharı, yakınındaki sana bakan bir çift gözdeki umut dolu bakışı tekrardan hissedersin. Hele ki adı bile ürküten o illet hastalıktan kurtuldun muydu; yeniden doğduğun gündür işte o gün.

Yeniden yaşamın içindesindir.

 

***

Sende yaşamın hiçbir anında dışında kalma! Zamanı gelince o sizi zaten atacak dışarı. Paran var veya yok, ya da az, falancalar, filancalar, miş-mış’lar, mevkiler makamlar, boylar poslar, cinsler renkler, diller ve yaban eller… Hiçbirisinin hiçbir önemi yok. Hele ki şu an sağlıklıysan mutluluğa doğru belki Polyanna’cılık oyna, belki pozitif enerji, belki de sinerji, en azından azıcık empati yap… Hiçbir şeyin seni yıpratmasına izin verme!

Çünkü tek bir hayatın var.

Kaçırma…

 

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.