DOLAR 7,9701
EURO 9,4633
ALTIN 486,949
BIST 1190,63
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Muğla 28°C
Az Bulutlu

KALP HASTALIĞI KADER Mİ?

28.09.2020
2.156
A+
A-

Bu yazıdaki amacım kalp hastalığını tamamen kader olarak görenler, her şeyi alınyazısına bağlayıp gerekli önlemleri almayanları aydınlatmak. . Gerçekten de kalp hastalığı alınyazısı mı? Bence bu sorunun evetleri olduğu kadar hayırları da var. Bu yazımızda evetleri gözden geçireceğiz diğer bir yazımızda ise hayırları.

Kardiyovasküler hastalıkların  oluşmasına, gelişmesine,  milyonlarca kişide yapılan gözlem ve çalışmalar yol göstermişir.  Kalp hastalığına  yakalananlarda bazı nedenlerin önemli riskler oluşturduğu tespit edilmiş, bunun sonucunda da bir risk faktör skalası oluşturulmuştur Günümüzde bir çok hekim bu skala ile hastalarının kalp hastalığına yakalanma yüzdelerini belirliyebilmektedir.

Bu riskler nelerdir ? Bazı riskler varki  bunları değiştirmek mümkün değildir , bu nedenle bunlara değiştirilemeyen risk faktörleri diyoruz. Yazının girişinde de belittiğim gibi alınyazısı olanlar.

Cinsiyet;  erkelerde kadınlara oranla kalp hastalığı riski  kadınların  menapozuna kadar erkelerde daha  fazladır. . Kadınlarda kalp ve damar hastalıkları hakkında birçok yanlış kanı vardır. Kadınlarda erkekler kadar kalp ve damar hastalıklarından etkilenmektedir. Kadınlarda erkeklere göre hastalık 7-10 yıl daha geç gelişmektedir.  Kadınlarda menopoz öncesi dönemin koruyucu etkisi östrojenin lipid profiline olumlu etkisine bağlanmaktadır. Kadınlarda menopoz sonrası dönemde kardiyovasküler hastalıklardan ölüm oranı artar, fakat bu erkeklerinki kadar yüksek değildir.  Her yıl 3,3 milyon kadın kalp krizi ve 3,2 milyon kadın da inmeye bağlı ölmektedir   . Çalışmalara göre kadınlar erkeklerden kalp krizi, kardiyovasküler ölüm, inme, kalp yetmezliğini içeren tüm major kardiyovasküler sonlanım noktalarında ortalama %20 daha az riske sahiptir.  Cinsiyetimizi değiştiremiyeceğimizden  bu riske  yazgı diyebiliriz.

Değiştiremediğimiz önünü alamadığımız  bir yaş alma sürecimiz var bu sürece etki  edebiliyomuyuz ? maalesef hayır. Yaş, kalp ve damar hastalıkları için önemli bir risk faktörüdür. Koroner kalp hastalığı görülme sıklığı  yaş ile birlikte artmaktadır. Aslında, yaş gerçek bir risk faktörü olmaktan ziyade, riske maruz kalma süresi olarak da önem taşımaktadır. . Erkeklerde 45 yaş ve üstü , kadınlarda 55 yaş ve üstü veya erken menopoz kardiyovaskuler hastalıkların artmaya başladığı yaşlardır. Yaşlanmayla beraber nasıl saçlarımıza aklar düşmeye başlıyor ve cildimizde yüzümüzde istemediğimiz kırışıklar oluşuyorsa bu yaşlanma süreci  kardiyovasküler sistemde de işliyor,  sistem yaşlanmayla birlikte  formasyonunu kaybedip   hastalığa zemin hazırlıyor.

Kardiyovasküler sistemde beklide hastalığa yol açan  en önemli değiştirilemeyen risk faktörlerinden biri genetik çekim yani ailede var olan bir kalp hastalığı hikayesi. Defalarca duymuşunuzdur burnu aynı annesi , gözler dayısı gibi diye. Çocukların aile bireyeleri ile benzerliğini ortaya koyan sevimli benzetmelerdir. Tabiî ki bir çocuğun  kaşı , gözü, boyu posu ebeveynlerine benziyecek bu genetik çekimin özelliği.  Acaba hiç düşündünüzmü gözümüzün rengi anne tarafına benzerken kalp damar sistemimizin benzerliğini kimden aldık? Gözümüz nasıl bir organımızsa kalbimizde bir diğer organımız. Onunda ailede ebeveynlerden birine  genetik olarak benzemesi  kadar doğal bir şey olamaz. Genetik benzerliğinde değiştirilemeyen  bir yazgı olduğu da  ortada.

Burada bir yanlış anlaşılmayıda düzelmek isterim yukarıda da belirttiğim gibi yaşlanmakla kalp hastalığı riski artmakta yani belirli yaşın üzerinde bu hastalığın başka nedenlerden mi   yaşlılıktan mi meydana geldiği sorusunu ortaya çıkarmakta. Uzmanlar  bu karışıklığı ortadan kaldırmak için bir kriter ortaya koymuşlar Eğer  birinci derece akrabalardan erkekte 55, kadında 65 yaşından önce koroner arter hastalığı  var ise o zaman aile hikayesi söz konusu bu sınırların dışında ise böyle bir risk varsayılmıyor.

 

Düşük Doğum Ağırlığı  bir diğer değiştiremediğimiz risk faktörleri arasında  sayılmaya başlandı  son yıllarda. Düşük doğum ağırlığı erişkin dönemde artmış diyabet ve kalp ve damar hastalıkları riski ile ilişkili. Hayatın erken dönemlerinde yetersiz beslenmeye maruz kalmanın kalıcı metabolik değişikliklerin programlanmasına yol açarak bu hastalıklara bireysel duyarlılığı arttırdığına dair giderek artan kanıtlar mevcut.

Bu risk faktörleri  yukarıda belirttiğim gibi kalp hastalığı bir kadermi sorusunun evetleri. Haftaya hayırlarında buluşmak üzere

29 EYLÜL DÜNYA KALP GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN

KALBİNİZİ ÖNEMSEYİN İÇİNDE SEVDİKLERİNİZ VAR

YORUMLAR

*

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

sanalbasin.com üyesidir