DOLAR 12,4902
EURO 14,1332
ALTIN 712,881
BIST 1776,41
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Muğla 18°C
Sağanak Yağışlı

Kadına Şiddet Bir Kez Daha Kınandı

25.11.2021
197
A+
A-

25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele günü nedeniyle; Fethiye Kadın Platformu tarafından basın açıklaması yapıldı. Fethiye Belediyesi Özer Olgun Kültür merkezi önündeyapılan açıklamaya yoğun katılım oldu. Basın açıklamasında; kadınlara yapılan şiddet, taciz, tecavüz ve kadın cinayetleri bir kez daha kınandı.

Fethiye Kadın Platformu adına Canan Tor tarafından yapılan açıklamada “25 Kasım 1960’ ta diktatörlüğe karşı Dominik’te yaşayan halkların eşit ve adil bir biçimde yaşayabilmesi adına direnen Mirabel Kardeşlerin öldürülmesinden sonra, yaktıkları direniş ateşi tüm dünyada 25 Kasım ‘Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Dayanışma Günü’ olarak anılmaya başlandı. Ülkemizde 4320 sayılı Ailenin Korunmasına Dair Kanunumuz, sadece aile içi şiddeti ele almaktaydı. 08 Mart 2012’de kabul edilen 6284 sayılı ‘Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’da 3.kişiler tarafından da (sevgili, erkek arkadaş ya da tanımadığı herhangi bir şahıs) uygulanan şiddet, kanun kapsamında yer almaktadır.

“ÖNLEYİCİ TEDBİRLER ALINMADIKÇA ŞİDDET ARTARAK DEVAM EDİYOR”

Veriler, erkek şiddetinin çoğu zaman tek seferle sınırlı kalmadığını, birden fazla farklı şiddet türünün birlikte yaşandığını ortaya koyuyor. Kadınların şiddet ilişkisinden uzaklaşmaları kolay değil; “yuvalarını dağıtmamaları” için kendi aileleri ve eşlerinin ailelerinden gelen baskılar da engeller arasında. Kadınlar ayrılmaya karar verdiklerinde ya da şiddet artık gizlenemeyecek boyuta vardığında önce  ailelerinin barışmaları için baskısına, hatta tehditlerine maruz kalıyorlar. Ayrılmak da her zaman şiddeti sonlandırmıyor.  Erkeklerin barışma ısrarı, kadınları geri dönmeye zorlama, çocuklarıyla tehdit etme, sık sık karşısına çıkarak korkutma ve rahatsız etme gibi farklı şiddet türleri iç içe geçerek devam ediyor. Böyle durumlarda pek çok kadın küçük düşme ya da dışlanma endişesiyle kamusal hayattan kendilerini izole ediyor; kendilerini sık sık endişeli ve tedirgin hissederek sosyal çevrelerinden uzaklaşıyor.  Birçok kadın şiddetten uzaklaşmak için adım atarsa şiddetin artacağından korkuyor. Desteğe en çok ihtiyaç duydukları  bu aşamada Türkiye’deki mevcut şiddetle mücadele ve destek mekanizmalarının yetersizliği kadınları şiddet sarmalına mahkum ediyor. Giderek artan şüpheli kadın ölümleri kadına yönelik şiddetin ve kadın cinayetlerinin görünmez kılınmasının bir sonucudur. Kadınların kim tarafından öldürüldüğü tespit edilmedikçe, adil yargılama yapılmayıp katillere caydırıcı cezalar verilmedikçe, önleyici tedbirler alınmadıkça şiddet artarak devam ediyor.

“CEZASIZLIK POLİTİKASI KADINA YÖNELİK ŞİDDETİN ARTMASINA NEDEN OLMAKTADIR”

Verilere göre, 2021 yılının ilk 10 ayında erkekler, 396 kadını taciz etti, 160 çocuğu istismar etti, 87 kadına tecavüz etti. Erkekler, yine yılın ilk 10 ayında en az 586 kadını seks işçiliğine zorladı, en az 670 kadına da şiddet uyguladı. 2010-2020 yılları arasında kadın cinayetlerinin sayısında sadece, İstanbul Sözleşmesi’nin imzalandığı yıl olan 2011 yılında düşüş görülmüştür. İşte bu sebeple İstanbul Sözleşmesinden Vazgeçmiyoruz.  Siyasal iktidar kadına yönelik şiddeti önlemek ve kadın kazanımlarını geliştirmek yerine, kadın düşmanı politikaların sürdürücüsü olmaya devam etmektedir. Dünyada ve ülkemizde milliyetçi muhafazakâr iktidarlar, pandemiyi de fırsat bilerek kadın kimliğine dönük saldırılarını arttırırken, AKP iktidarı tekçi, gerici ve cinsiyetçi temelde oluşturmayı tasarladığı yeni toplumsal düzenin inşası için kadın kazanımlarını zayıflatmayı temel almış, baskı mekanizmalarını tümüyle seferber ederek kadınları ev içinde ve kamusal alanda iradesizleştirmeye dönük saldırılarına hız vermiştir. İstanbul Sözleşmesi’nin bir gece yarısı feshinden sonra şimdi de 6284 sayılı yasa gibi şiddeti önlemede etkili yasal kazanımlar hedef gösterilmekte ve eril yargının cezasızlık politikası kadına yönelik şiddetin artmasına neden olmaktadır. Bu cezasızlıktan güç ve cesaret alan erkekler “gücüm yettiği için hedef aldım” diyebilecek cürette ve biz kadınları akıl almaz yöntemlerle katletmeye devam etmekte. Eril yargı erkekleri korurken, kadına yönelik şiddette, LGBTİ+ lara yönelik nefret cinayetlerinde ve çocuk istismarında cezasızlık uygulanmaya devam etmektedir. Erkeklerin uyguladığı her türlü şiddete cezasızlık ile kadınlara yönelik şiddet desteklenirken kadınların kendi hayatlarını savunması en ağır biçimde cezalandırılmaktadır.

“KADIN CİNAYETLERİ POLİTİKTİR DİYORUZ”

Yaşadığımız her türlü erkek-devlet şiddetinin karşısında birlikte mücadele ederek ve birbirimizle dayanışarak kazanacağımızı biliyoruz. Yılmadan ve bıkmadan yıllardır söylediğimizi buradan bir kez daha haykırıyoruz; ”kadına yönelik şiddet münferit değil, politiktir” ve bu şiddeti önlemenin en önemli yolu da kadın mücadelesinden ve kadın dayanışmasından geçer. Şiddet mağdurlarının başvurularında 24 saat hizmet verebilecek birimler kurulmalı ve şiddetin önlenmesi konusunda sorumluluğu bulunan tüm kurum ve kuruluşlar iş birliği yapmalıdır. Şiddet mağduru kadınlarımızı yeterince koruyamadığınızda çaresiz kalan kadın yine kendisine şiddet uygulayan kişilerin yanına dönmek zorunda kalıyor. Bugün çok daha güçlü ve çok daha örgütlü olarak hayatlarımıza ve haklarımıza sahip çıkıyor , kadın cinayetleri politiktir diyoruz. Eşitlik, özgürlük ve laiklik  mücadelemizden vazgeçmiyoruz,  isyanımızı büyütüyoruz” dedi. HABER/G.AYYILDIZ

ETİKETLER: , ,
YORUMLAR

*

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

sanalbasin.com üyesidir