DOLAR 8,6543
EURO 10,1889
ALTIN 490,786
BIST 1391,91
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Muğla 34°C
Parçalı Bulutlu

İYİ Partili Ergun, Yangın Bölgesinde

30.07.2021
116
A+
A-

İYİ Parti Genel Merkezi tarafından oluşturulan heyet Muğla’nın Marmaris ilçesinde Perşembe günü başlayan ve kontrol altına alınamayan yangın bölgesine giderek incelemelerde bulundu.

İYİ Parti heyetinin incelemelerin ardından İYİ Parti Muğla Milletvekili ve Yerel Yönetimler Başkanı Prof. Dr. Metin Ergun bir basın açıklaması yaptı. Ergun açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“ Son yılların en büyük felaketlerinden birisi ile karşı karşıyayız. 20 Temmuz 2021 tarihinden bugüne kadar, yani son 10 günde, ülkemizin dört bir tarafında 160’tan fazla bölgede orman yangını çıkmıştır.

Bu yangınların bazıları hala kontrol altına alınamamıştır.

Yangınlarla mücadelede yetkili olan başta Tarım ve Orman Bakanlığı ile AK Parti iktidarı ise olan biteni seyretmekten başka bir şey yapamamıştır. İktidarın ajandasında kriz yönetimi diye bir şey olmadığı tüm çıplaklığı ile ortaya çıkmıştır. Bu sebeple iktidar, ortaya çıkan bu devasa tahribatın en büyük suçlusu ve sorumlusudur. Zira iktidar yangın söndürme uçak ve helikopterlerini zamanında tedarik etmemiş, var olanları kullanmamıştır. Koca Türkiye Cumhuriyeti AK Parti yüzünden bu yangınlara sadece 3 yangın söndürme uçağı ile yakalanmıştır. Çünkü iktidar bitmiş ve tükenmiştir.

Devleti ve kurumları kriz yönetimi için seferber edememektedir.

Dolayısıyla iktidar, hem orman yangınları ile mücadeledeki pasif tavrı ve organizasyon kabiliyetsizliği, hem de araç ve ekipmanların hareket geçirilmesi konusundaki vasat performansıyla adeta tel tel dökülmüştür. Milletimizin milyarlarca liralık kaynağını yıllardır saraylara, lükse ve şatafata harcamaktan zerre kadar imtina etmeyen iktidar; Türkiye’nin ciğerlerini, ormanlarını korumak için yeterli kaynak ayırmamış, mevcut kapasiteyi ise atıl bırakmıştır. İktidarın zihniyeti bu olunca felaket de göz göre göre gelmiştir.

Bildiğiniz gibi, Türkiye’nin yangınlarla mücadelede göz bebeği kuruluşlarından birisi olan Türk Hava Kurumu ise iktidarın siyasi operasyonlarıyla yıpratılmıştır, hırpalanmıştır. Türk Hava Kurumu’nun uçakları orman yangınlarıyla mücadelede “teknik şartname” oyunlarıyla bir kenarda bırakılmıştır. Türk Hava Kurumu’nu güçlendirmek, filosunu zenginleştirmek ve operasyonel kabiliyetlerini geliştirmek yerine iktidar; Türk Hava Kurumu’nu pasifize etmiştir.

Orman yangınları ile mücadelede dünyada çok az kurumun sahip olduğu gece uçuşu yapabilme özelliğine sahip uçaklar, Türkiye’nin ciğerleri cayır cayır yanarken Türk Hava Kurumu’nun 9 uçağı hangarlarda atıl vaziyette bekletilmiştir. Türk Hava Kurumu’nun pilotları ve teknisyenleri de bu süreçte işten çıkarılmıştır. Türk Hava Kurumu AK Parti eliyle pasifize edilince, Rus uçak ve helikopterlerinden medet umulmuştur. Yani Türkiye, AK Parti sayesinde son 3 yıldır yangın söndürme uçağı ve helikopteri olmadan yaz mevsimlerinde orman yangınlarının insafına terk edilmiş durumdadır.

Bu politikanın ne akılla, ne mantıkla, ne de matematikle bir izahını yapmak mümkün değildir.

Hâlbuki Türk Hava Kurumu ile Tarım ve Orman Bakanlığı’nın mevcut kapasitesi geliştirilebilir ve bu felaketler en az hasarla atlatılabilirdi. Ortaya çıkan orman yangınlarının türlü sebepleri olabilmektedir.

Aşırı sıcaklık ve içinde bulunduğumuz olağanüstü kuraklık koşulları, İhmal ve kazalar, Kundaklama ve sabotaj, ve Başkanımız Sn. Meral Akşener’in “akıllı yangınlar” olarak nitelendirdiği rant sahası yaratmak için çıkarılan yangınlar bu sebeplerden sadece birkaçıdır.

Bu hususta bir kez daha ifade etmek isterim ki; Genel Başkanımızın ifade ettiği akıllı yangınlar, yani “ne kadar yakması gerekiyorsa o kadar yakan” yangınlar, her ne kadar bazıları inkâr etse de bir vakıadır.  Orman Yangınlarından en fazla mağdur olan illerimizin başında gelen Muğla’nın bir milletvekili olarak bir kez daha ifade etmek isterim ki, biz daha önce pek çok kez bu akıllı yangınları gördük. Muğla’daki akıllı yangınlarla ilgili olarak 28 Kasım 2018 tarihinde TBMM Genel Kurulu’nda bir konuşma yapmış idim.

O konuşmamda dün yanan Pina Yarımdası’nda tekrar bir yangın çıkacağını ve yeni oteller için yer açılacağını öngörmüş idim. Ben demiştim demek için söylemiyorum ama maalesef tam olarak işaret ettiğim yerde yeniden yangın çıktı. Şimdi hal böyle olunca, 2007 yılında “yanan yerler imara açılmayacak ve yeniden ağaçlandırılacak” denmesine rağmen o bölgeye devasa bir otel inşa edildiğini görünce tablo daha da net hale geliyor. İktidar ve temsilcileri böyle yapınca birer vatandaş olarak bizlerin de her çıkan yangına rant şüphesiyle bakmamızdan daha tabii bir durum olamaz.

Özetle, sebebi her ne olursa olsun, iktidarın ve bakanlığın görevi orman yangınlarıyla etkin bir mücadele gerçekleştirmek ve krizleri ciddi bir şekilde yönetmektedir. Çünkü bu konularda yapılan kasıt veya ihmallerin telafisi mümkün değildir.

Biz İYİ Parti olarak, iktidara dört hususta çağrı yapıyoruz: İlk olarak, iktidara Türk Hava Kurumu konusunda inattan vazgeçmesi ve Türkiye’nin karşı karşıya kaldığı bu krizi bir an evvel bertaraf etmesi çağrısı yapıyoruz. İkinci olarak, yangınların ortaya çıkış sebebi konusunda yapılacak soruşturmaların bir an önce tamamlanmasını ve sorumlusu terör örgütleri, kundakçılar veya rant çeteleri, kısacası her kimse en ağır şekilde cezalandırılmasını talep ediyoruz.

Üçüncü olarak; Tarım ve Orman Bakanı’nın derhal istifa etmesini, istifa etmezse de görevden alınmasını bekliyoruz. Ve son olarak, Türkiye’nin dört bir tarafında yangınlardan zarar gören bölgelerde hasar tespit çalışmalarının da bir an önce tamamlanmasını ve devletin yaraları hızlı bir şekilde sarmasını istiyoruz. Eğer mevzuat buna uygun değilse, bu bölgelerin acilen afet bölgesi kapsamına alınması gerektiğini belirtiyoruz. Sözlerime son verirken, başta seçim bölgem Muğla olmak üzere tüm Türkiye’ye ve milletimize tekrar geçmiş olsun diyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum.”

YORUMLAR

*

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

sanalbasin.com üyesidir