DOLAR 12,4902
EURO 14,1332
ALTIN 712,881
BIST 1776,41
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Muğla 18°C
Sağanak Yağışlı

Girgin: “MUÇEV nedir? Ne iş yapar?”

13.11.2021
116
A+
A-

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda, Çevre Şehircilik ve İklim Bakanlığı’nın 2022 Bütçesi görüşmeleri yapıldı. CHP Muğla Milletvekili Süleyman Girgin ülkemizdeki çevre politikaları ve iktidarın tutumu ile ilgili Bakan Murat Kurum’a çeşitli sorular sordu.

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda, Çevre Şehircilik ve İklim Bakanlığı’nın 2022 Bütçesi görüşmeleri11 Kasım Perşembe günü yapıldı. CHP Muğla Milletvekili Süleyman Girgin Bakan Murat Kurum’a Bakan Murat Kurum’a “Muğla’nın yağmalanması, iktidarın sermaye merkezli çevre politikalarının bir izdüşümüdür. MUÇEV nedir Sayın Bakan? Ne iş yapar? Muğla’da 14 plaj, iskele, koy ve tesisin işletme ve ihale hakkını MUÇEV Limited Şirketi aldı. Bu şirket Muğla’nın kıyılarını parsel parsel peşkeş çekmek için mi kurulmuştur? Sorularını sordu.

“MUĞLA KIYILARI MUĞLALILARIN OLMALI”

CHP Muğla Milletvekili Süleyman Girgin, şöyle konuştu:

Bu şirkette Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Cumhurbaşkanlığı, kamu bürokratları yönetici olarak görev yapmaktadır. Ne olduğu ve üyelerinin neden bu şekilde oluşturulduğu, elde edilen gelirin nereye gittiği tam olarak bilinmeyen bu vakıf kime hizmet etmektedir? Muğla’nın kıyıları Muğlalıların olmalı, yerel yönetimlere verilmeli, yerel yönetimler de kurallar çerçevesinde ve çevreye de saygılı olarak ama ekonomik olarak da halkın rahatlıkla kullanabileceği şekilde oraları halkın hizmetine sunmalıdır.

“SİT ALANLARI AZALTILIYOR”

Çevre Şehircilik ve İklim Bakanlığı Türkiye’deki doğal sit alanlarının büyüklüğünün yüzde 20 artırılarak 2 milyondan 2,5 milyon hektara çıkarılacağını savunuyor. Oysa, Tarım ve Ormancılık Bakanlığının 2019 yılı verileri doğal sit alanlarının sayısının tescillerle 2.574 adede ulaşmasına karşın, toplam yüz ölçümünün 2017 yılıyla karşılaştırıldığında yüzde 15 azalarak 2 milyon 86 bin hektardan 1 milyon 784 bin hektara düştüğünü gösteriyor. Bu konuda kime inanacağız?

“MUĞLA’DA YAPILAŞMANIN ÖNÜ AÇILIYOR”

Muğla genelinde doğal sit alanlarının koruma dereceleri değiştirildi ve büyük oranda düşürüldü yani yapılaşmanın önü açıldı. Örneğin, birinci derece doğal sit alanı olan Gökova Körfezi’nin koruma statüsü, nitelikli doğal koruma alanı olarak değiştirildi. Koruma statüsünde yapılan bu değişiklikle birlikte daha da artan insan faaliyetleri nedeniyle bölgenin ekosisteminin korunması imkânsız hâle geldi. “Sit alanı” tanımını daraltmak için “özel koruma statüsü” diye bir statü icat edildi. İktidar rant yaratmak için kademeli olarak bu yapılaşma adımlarını atmaktadır. Bunun farkında olduğumuzu, bütün demokratik çevre örgütleriyle bunun karşısında duracağımızı bilmenizi istiyoruz.

“YANAN YERLER YAPILAŞMAYA AÇILACAK MI?”

Bu yaz yüzde 68’i orman olan Muğla’nın yüzde 8’i yani 670 bin hektar orman alanı iktidarın yangınları anında söndürmeye yönelik bir hazırlığı olmadığı için kül oldu. Şimdi, karşımızdaki soru şu: Bu alanlar yapılaştırmaya açılacak mı? Çeşitli izinler verilerek talan edilecek mi? Siz Çevre Bakanı olarak, bu nadir coğrafyayı betonlaştırmak, sularını kirletmek, hem doğasını hem de binlerce yıllık doğal yaşam kültürünü yok etmek isteyen talepler önünüze geldiğinde “Hayır” diyecek misiniz?

Biz daha önce “yanan yerlere fidan dikeceğiz” diyenleri ve sonrasında fidanların büyüyüp otel olduğuna çok tanık olduk.

“MUĞLA’DA ÖZELLEŞTİRME İDARESİ ELİYLE KAMU ALANLARI İMARA AÇILIYOR”

Büyük ölçekli kamu arazilerinin sit alanı statüsü değiştirilerek satışa sunulması bir âdet hâline geldi. Örneğin, Bodrum’dan Fethiye’ye, Datça’dan Akyaka’ya kadar bütün kıyılarımızda nadiren boş kalan büyük arazilerin yerel yönetimlerin hiçbir görüşü ve onayı alınmadan bu şekilde satışa sunulması, doğal yaşama zarar veren bir yapılaşmaya neden olmaktadır. Özelleştirme İdaresi eliyle kamu arazilerinin rant temelli imar planları yapılmaktadır. Yapılan planlarla kamu kullanımı yok edilmekte ve altyapı ihtiyaçları gözetilmeden sit alanları ve mera alanları özelleştirme eliyle imara açılmaktadır.

 

“ORTAKENT’TE İMAR USULSÜZLÜĞÜ”

 

Bunlardan biri de 2017 yılında başlayan ve 2020 yılında da revize ettiğiniz ve yerel yönetimlerin hukuki süreçleri göz ardı edilerek gerçekleştirilen Bodrum Ortakent Mahallesi’nde maliye hazinesine kayıtlı 1 milyon 100 bin kilometrekarelik alandaki imar usulsüzlüğüdür. Yürürlükteki imar planlarında ağaçlandırılacak alan, bölge parkı, büyük kentsel yeşil alan ve arıtma tesisi olarak kamu ortak kullanımına ayrılmış bu alan 2836 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı’yla yeniden düzenlenmiş ve imara açılmıştır. Buna karşı çıktınız mı Sayın Bakan?

“RANT İÇİN ÇÖKÜLÜYOR”

Seydikemer’den Bodrum’a kadar 32 adet jeotermal sahasının arama ruhsatı alması, Marmaris Okluk koyundaki bölgenin sit derecesi düşürülerek 65 hektarlık bir alanda yapılan Cumhurbaşkanlığı yazlık sarayı için 40 bin ağacın katledilmesi, arıcı ve zeytincilerimize tozlar nedeniyle zarar veren taş ocaklarına “ÇED Gerekli Değildir” diye onay verilmesi; Datça’daki Kargı koyu yakınlarındaki hazine arazisinin bir bölümüne otel alanı, günübirlik tesis alanı, park alanı, otopark yapılmasının önünün açılması; Köyceğiz, Dalaman, Ortaca ilçelerinin yaşam kaynağı olan, Muğla’nın göz bebeklerinden olan Çiçekbaba Dağı’nda geri dönüşü olmayan tahribata neden olan fütursuz bir madencilik yapılması; denizi ve tarihiyle bir turizm üssü olan Fethiye’yi yok etmek için “ÇED Olumsuz” raporu verilen yat limanı projesinin beş yıl sonra iki parsel eklenerek yeniden devreye sokulması, Muğla’nın bir diğer göz bebeği olan Menteşe Karabağlar Yaylası’nda sit alanı olmasına rağmen maden arama sondajlarının yapılması ve benzeri birçok projeyle Muğla’ya âdeta rant için çökülmüştür. Çevre Bakanı olarak göreviniz bunlara karşı çıkmak değil midir Sayın Bakan?

“İLLER BANKASI KREDİ VERİRKEN BELEDİYELER ARASINDA AYRIM YAPMAMALIDIR”

İller Bankası Anonim Şirketine belediyelerden yüzde 2 ortaklık payı kesmektedir. Muğla Büyükşehir Belediyesinin kurulduğu 2014 yılından 2020 yılı sonuna kadar ortaklık payı kesinti tutarı 65 milyar 735 milyon liradır. Belediyelere aktarılan paylardan yapılan ortaklık payı kesintilerinin maliyeti sıfırdır. Banka, sıfır maliyetli ve bu kaynaktan belediyelere kredi verirken eşit davranmalıdır ve ayrım yapmamalıdır ve yüzde 2 oranındaki oran yüzde 1’e düşürülerek belediyeler üzerindeki mali yük hafifletilmelidir. Türkiye Belediyeler Birliğine ilişkin üyelik bedeli binde 2 oranında tespit edilmiş olup belediyeler üzerindeki mali yükün hafifletilmesi için 5355 sayılı Mahalli İdare Birlikleri Kanunu’nda değişiklik yapılarak bu oran binde 1 oranını geçmeyecek şekilde yeniden düzenlenmelidir.

“TURİZM BÖLGELERİNE YAZ NÜFUSLARINA GÖRE KAYNAK AYRILMALIDIR”

6360 sayılı Kanun’la birlikte turizm merkezi birçok il büyükşehir kapsamına alınmış dolayısıyla bütün altyapı sorunları büyükşehir belediyelerine devredilmiştir. Ancak vergi gelirlerinden yerel yönetimlere aktarılacak pay oranları turizm sektörünün yarattığı nüfus yoğunluğu dikkate alınmaksızın sadece yerleşik nüfus baz alınarak dağıtılmakta, bu da yerel yönetimleri zora sokmaktadır dolayısıyla bu bölgelere yaz nüfusuna göre İller Bankasına destek aktarılmalıdır.

Turizm işletmelerinin büyük bir bölümünün kanuni iş merkezleri başka şehirlerde bulunmaktadır. Bu işletmelerin ödedikleri vergilerinin ilimize aktarılması için adil bir pay dağılımı yapılmalıdır.

“GÜLLÜK KÖRFEZİNE İKİNCİ LİMANA HALK KARŞ”I

Muğla’nın Milas ilçesi tarihî İasos Kıyıkışlacık Mahallesi’nde inşa edilmek istenen 2’nci liman inşaatına yöre halkı karşı çıkıyor. Limanın yapılması planlanan alanda deniz altında kazı yapılarak denizdeki doğal varlıklar ve tarihî eserler yok olacaktır, Güllük Körfezi’nde tüm geçimini balıkçılıkla sağlayan yüzlerce insanın ekmeğiyle oynanacaktır. Yükleme sırasında meydana gelecek olan deniz ve kara trafiği ile toz, kirlilik ve gürültüyü de hesaba kattığımızda bu 2’nci liman projesinin savunulabilecek hiçbir bilimsel, teknik, insani ve vicdani yanı yoktur.

Vatandaşın hassasiyetini dikkate alacak bir çalışmanız olacak mı?

“ÖLÇÜM CİHAZLARI ÇALIŞIYOR MU?”

Muğla’da var olan 7 hava kalitesi ölçüm istasyonundan sadece 1 tanesinden veri alındığı iddia ediliyor, bu doğru mudur?

“YETKİN MÜHENDİSLİK YASASI ÇIKARILACAK MI?”

Yeni mezun bir gencin 50 katlı bir gökdelen projesinin veya baraj projesinin yükümlülüğünü alıp imza atmasına şu an engel bir durum yok. Odalarla bir çalışma yaparak yetkin mühendislik yasasının çıkarılması için bir çalışmanız var mı?

YORUMLAR

*

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

sanalbasin.com üyesidir