DOLAR 8,4662
EURO 10,0737
ALTIN 497,484
BIST 1391,64
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Muğla 39°C
Sıcak

Fethiye’nin Pandemi Raporu Açıklandı

17.03.2021
2.375
A+
A-

Muğla Tabip Odası Başkanlığı tarafından Fethiye Kovid-19  1. pandemi dönemi ile ilgili bir rapor yayınlandı. Fethiye’de pandemi ile ilgili süreci ve mücadeleyi değerlendiren Muğla Tabip Odası açıklamasında; Fethiye’de yaklaşık 1200 hasta yatarak tedavi oldu. Yine tahminen 350’ye yakın vatandaşımızı kaybettik. Yalnızca Fethiye Devlet Hastanesinde yaklaşık 100’ün üzerinde sağlık çalışanı covid 19 ile enfekte oldu. PCR pozitifliği saptandı. Bir kısmı yatarak tedavi gördü. Bir sağlık çalışanını kaybettik. Fethiye’de tahminen 30 bin PCR testi yapıldı. Tüm Fethiye’de yaklaşık 15 Ocak’tan 1 Mart tarihine kadar 10 bin aşılama yapıldığını” ifade etti.

“1. BASAMAĞA YATIRIMLAR AZALTILMIŞ, SİSTEM İŞLEMEZ HALE GETİRİLMİŞTİR”

Fethiye’de pandeminin 1. Yılı ile ilgili Muğla Tabip Odasının raporu şu şekilde “Ülkemizde ilk vakanın bildirildiği 11 Mart’tan bugüne COVİD-19 salgınında gel- git’ler yaşayarak 1 yılı doldurduk. Sağlık sistemimizde koruyucu sağlık hizmetleri anlayışının temelini oluşturan birinci basamak sağlık hizmetleri Cumhuriyet tarihi boyunca birçok bulaşıcı hastalıkla mücadelede, anne, bebek ölümlerini azaltmada başarılı olmuş ve birçok koruyucu sağlık hizmetini başarılı bir şekilde ile uygulamış bir geçmişe sahiptir. Sağlıkta dönüşüm programının öncesinden başlamak üzere 1. basamağa yatırımlar azaltılmış, sistem işlemez hale getirilmiştir. Sağlıkta dönüşüm programının ilk uygulandığı ve en büyük yıkım verdiği alan burası olmuştur. Aile hekimliği sistemiyle beraber birinci basamaktaki ebe, çevre sağlık teknisyeni, sağlık memuru vb sağlık çalışanlarından oluşan sağlık ekibi dağıtılmış, bir hekim ve bir hemşireden ibaret bir modele geçilmiştir. Sağlık ocakları sistemi bölge tabanlı hizmet sunar. Böylece bulunduğu coğrafyadaki tüm nüfusun takibini yapabilirken aile hekimliği modeliyle liste tabanlı hizmet sunumuna geçilmiş, bırakalım aynı yerde ikamet etmeyi aynı ilde bile bulunmayan kişiler aile hekimlerinin listelerinde yer alabilirken hangi aile hekiminin listesinde olduğunu bile bilmeyen vatandaşlarımızda olmuştur.

“ÖNERİMİZ GENİŞ KATILIMLI İL CORONA PANDEMİ KURULU KURULMASIYDI”

Salgın ile etkin bir mücadele; bireysel ve toplumsal korunma, yaygın etkin PCR testi ile tarama, tanı ve tedavi, izolasyon/karantina, filyasyon şeklinde bütüncül koordine  halk sağlığı yaklaşımıyla ve epidemiyoloji biliminin rehberliğinde farklı uzmanlık alanlarının birikimine ve işbirliğine dayalı bir bakış açısını ve uygulamayı gerektirir. Evde kalma gibi kişilerin özgürlüklerinin sınırlandırıldığı durumlarda, evde kalanların tıbbi, ekonomik ve sosyal gereksinimleri için kamusal kaynaklar kullanılmalı, alınan önlemler nedeniyle yaşanabilecek olası maddi kayıplar sosyal devlet ilkeleri uyarınca telafi edilmeli, toplumsal dayanışma pratikleri geliştirilmelidir. Muğla da salgın ile mücadele de Muğla Tabip Odası olarak ilk önerimiz geniş katılımlı İl Corona Pandemi Kurulu kurulmasıydı. Aynı şekilde sağlık iş kolundaki dernek ve sendikaların önerisi de bu nitelikteydi. Bu kurulda Muğla Valiliği, Büyükşehir Belediye Başkanlığı, İl Sağlık Müdürlüğü, İl Emniyet Müdürlüğü, Üniversiteden Bilim İnsanları, Muğla Tabip Odası, Eczacılar Odası, Diş Hekimleri Odası ve Sağlık iş kolundaki Sendikalar yer almasının gerekliliğiydi.

“KİŞİSEL KORUYUCU EKİPMAN KONUSUNDA SIKINTI YAŞANDI”

Nisan 2020 tarihinde Fethiye Devlet Hastanesinde Pandemi Kurulu Kuruldu. Hastane pandemi süreci sorumlu bir şekilde yönetilmeye çalışıldı. Tüm Türkiye’de olduğu gibi hasta sayıları Mayıs ayının başında düşmeye başladı. Haziran başında ‘Yeni normal’ olarak tanımlanan serbestlik, salgının ortadan kalktığı algısını yarattı. Sorumluluğu vatandaşlara bırakan, aceleci bir normalleşme uygulaması, Seyahat sınırlamasının kaldırılması, Turizmin açılması kararı Haziran’da vakalarda hızlı yükselişlerle karşılaşmamıza salgının sevk ve idaresinde Muğla’da ve ilçe hastanemizde aksaklıklar yaşanmasına yol açtı. Muğla’daki Fethiye başta olmak üzere turizm ilçelerine, yerleşik nüfusun yaklaşık 10 katı kadar tatilci akını oldu. Tatilcilerle birlikte bulaşma arttı. Salgın koşullarında sağlık kurumlarında vatandaşlara normal sağlık hizmetlerinin aksatılmaması, vatandaşların mağdur edilmemesi gibi ifadelerle açıklanarak sağlık çalışanları sorumlu kılındı. Elektif ameliyatların yapılabileceği ve ameliyat yapma kararının uzman hekimlerce verileceği bir uygulama getirildi. COVİD-19 hastaları için ayrılmış iki poliklinik ile PCR testleri tarama niteliğinde ve yurtdışı çıkışlarındaki kontrol testleri, ilçemiz spor takımlarının testleri Devlet Hastanemizde yapılmaya çalışıldı. Pandeminin başlarında Kişisel Koruyucu Ekipman konusunda sıkıntı yaşandı.

“COVİD-19 SERVİS SAYISI ÜÇ SERVİS OLARAK ARTTIRILMIŞTIR”

Ekim sonuna kadar COVİD-19 pandemisi yüksek seyir gösterdi kısıtlamalar, 4-5 günlük kapanmalar sonunda 2020 Kasım ayında vakalarda kısmi düşüşlerin yaşanması yeni bir normalleşme ile karşılanmış her gevşeme sert yaşanan yükseliş ve piklerle sonlanmıştır. Okulların açılmaya çalışılması, özellikle kış mevsimi nedeniyle  hasta sayıları artmaya yeniden başlamış devlet hastanesinde yeniden mekânsal ve çalışma koşulları ve kuralları açısından yeni planlamalar yapılması gerekliliği ortaya çıkmıştır. Aralık ayında iki olan devlet hastanesi COVİD-19 servis sayısı üç servis olarak arttırılmıştır. Gel-gitli süreçlerin neticesinde sağlık organizasyonundaki sürekli değişimlerin sağlık çalışanlarında iç çatışmalara, huzursuzluğa ve yorgunluğuna tükenmişliğe neden olmuştur. Devlet hastanesinde standart kadronun dahi altında yetersiz sayıda sağlık personeli ile çalışılmakta; çalışan personel de yorgun ve bitkin durumdadır. Her pozitif çıkan sağlık çalışanı arkadaşımızın aldığı rapor, her eklenen yeni pandemi servisi için hemşire seçimi COVİD dışı servis işlerinin artması, nöbet sayısının artması anlamına geliyor. Hemşireler 2-3 servise bakıyor, birinde ikisinde çalışıyor nöbetini başka bir serviste tutuyor. Çalışan sayısının yetersizliği, izinleri kullanamamak, emekliye ayrılamamak vb. yasaklar da sağlık çalışanlarının bunalmasına neden oldu. Fethiye’deki özel hastanelerde ise; her an işten çıkarılma korkusu yaşayan doktor dışı personel yasaklarda zorunlu ücretsiz izin almak zorunda bırakıldı. Az çalışan ile çok iş yapılması istendi. Hafta sonu yasaklarda hasta olmasa bile çalışıldı. Esnek mesai uygulanmadı. Tedirgin olan sağlık çalışanı iş yükünden ziyade bunları düşünmekten yoruldu. COVİD-19 semptomu olan özel hastane çalışanları bunu işten çıkarılırım düşüncesi veya maaş kesintisi nedeni ile sakladı. Salgında COVİD-19 aşı politikası açık ve şeffaf olarak yürütülmüyor. Nitelikli, ücretsiz aşı ve hızlı aşılama sağlanmamıştır. COVİD-19 pandemisi insan hayatını ve toplumsal yaşantıyı önümüzdeki dönem de ciddi şekilde tehdit ediyor. Hastalık bulaşmasını engellemek için 14-28 gün süreyle vatandaşların ekonomik olarak desteklendiği tam kapanma sağlanmamış, getirilen standart önlemler (maske-mesafe-temizlik-havalandırma) ve kısıtlama tedbirleri ne yazık ki salgının kontrol altına alınabilmesi için yeterli olamamıştır. Salgının kontrol altına alınabilmesi için etkili aşıya olan ihtiyaç giderek artıyor.  Ülkemizde aşılamanın başlamasının üzerinden geçen 1,5 ayda nüfusun ancak %2’sinin tam aşılaması(2 doz aşı) yapılmıştır. 1. Basamaktaki COVİD-19 aşıları dışındaki aşılamalarda da sıkıntı yaşandı (zatürre, grip ve çocukluk aşıları). Aile hekimliklerinde gruplandırma kapsamında çalışan personele çoğu yerde aşı yapılmadı.

İlçemizde ise 15 Ocak tarihinden itibaren aşılama hizmeti devlet hastanesinde verilmeye başlandı. Hastanedeki bir servis kapatılıp 15 aşı odası oluşturuldu.  Sonuç olarak Pandemi yönetiminde yataklı tedavi kurumları merkez olarak ele alınmıştır. Bulaşıcı hastalık tarama, teşhis, tedavi uygulamalarını yataklı tedavi kurumlarında yaparak, başka hastalığı bulunan hastaların takip ve tedavileri aksamış, hem de yataklı tedavi kurumları tüm hastalıkların bulaşıcı hastalık ile buluşma merkezi haline getirilmiştir. 2. Basamak Tedavi edici bir kurum olan Devlet hastanesinde, standart kadro sayısının altında çalışan sayısı ile 2 adet 24 saat Pandemi polikliniği, Pandemi yataklı servisi, İşe girişler, yurtdışına çıkışlar, tanı amaçlı PCR testleri yapılması, Hastane evde bakım ve aşılama hizmetleri, filyasyon çalışmasına destek, Normal poliklinik ve Ameliyat hizmetleri, 15 aşı odası ile Aşılama hizmetleri verilmekte. Tüm bunların üzerine hekimler için dört branşta Göz, Nöroloji, Kardiyoloji, Anestezi için geçici görevlendirmelerle başka ilçelerde hizmet verilmektedir.

“FETHİYE’DE TAHMİNEN 350’YE YAKIN VATANDAŞIMIZI KAYBETTİK”

Şimdi 1 Mart’ta başlayan normalleşme sürecinde salgında yeni bir dalga ve pik yaşanabilir. Türkiye de 1 Mart 2021 tarihi itibarı ile 2.700,000 kişi hastalandı, 33.000.000 test yapıldı. 380’i Sağlık çalışanı olmak üzere 28,700 kişiyi kaybettik. 15 Ocaktan beri toplam 8 milyon doz aşı yapıldı. Tüm Fethiye de yaklaşık 1200 hasta yatarak tedavi oldu. Yine tahminen 350’ye yakın vatandaşımızı kaybettik. Yalnızca Fethiye Devlet Hastanesinde yaklaşık 100 ün üzerinde sağlık çalışanı COVİD 19 ile enfekte oldu. PCR pozitifliği saptandı. Bir kısmı yatarak tedavi gördü. Bir sağlık çalışanını kaybettik. Fethiye’de tahminen 30 bin PCR testi yapıldı. Tüm Fethiye de yaklaşık 15 Ocak’tan 1 Mart tarihine kadar 10 bin aşılama yapıldı. Tam bir normalleşme beklenilmemeli denetim altına alınma ya da risklerin azaltılmasından söz edilmelidir. Bunun için ise iyileşen hasta sayısının, günlük tanı konan hasta sayısının iki katı olması, bulaş riskinin ortadan kalkması veya aşının ikinci dozunun büyük oranda(% 70) yapılması gerekmektedir” denildi.

YORUMLAR

*

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

sanalbasin.com üyesidir