DOLAR 7,8456
EURO 9,296
ALTIN 483,555
BIST 1219,98
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Muğla 22°C
Gök Gürültülü

BELEDİYECİLİĞİN İDEOLOJİSİ VARDIR MUHTEREMLER

14.10.2020
905
A+
A-

Son otuz yılın en kolay ve en çok para kazandıran sektörü, şehirlerin büyümesi üzerinden zenginleşme olunca.

Elbette, en çok yerel yönetimler mutasyona uğradı.

İşin hazin ve vahim olan tarafı da; Siyasetin gevşek zemininde ki bu ortam sadece yerel iktidarların değil Merkezi iktidarında finans kaynağı olunca yasal düzenlemeler, eklemeler ve değişiklikler de bu mutasyona meşruluk kazandırmak üzerine yapıldı.

Şimdilerde; İmar Rantı diye sıklıkla duyduğunuz şey aslında kentlerin büyümesinden doğan zenginleşmenin birilerinin cebine akıtılıyor olmasının adıdır.

Bunun içine; Adrese teslim kamu ihaleleri, yeşil alanlara, parklara, yollara, kaldırımlara, Kıyı kenar çizgileri içine, SİT Alanlarına, hatta iki yapı arasındaki çekme mesafelerinin içine konuşlandırılan işyerlerini, taşeron palazlandırmaları, kaçak yapılaşmalara göz yummaları falan da ekleyince pasta büyüyor “ Kent Rantı “ oluyor.

Yani; Bildiğiniz haksız kazanca entel&dantel bir jargon ekliyorsunuz “Kent Rantı oluyor”….Hepsi bu.

Yok edici bu mutasyon çarkının işletilmesine elbette en büyük engel Kentin Büyümesinden Doğan Kazanımları,  hemşehrilerine eşite’e yakın dağıtmayı amaçlayan Sosyal Demokrat Belediyecilik anlayışı oldu ki; O cenah da zemin “ oy desteği ve seçim kampanyalarına ekonomik destek karşılığında alınan ödünlerle “ yumuşatıldı.

“Düzeyli pazarlık masalarında “ el sıkışıldı, anlaşıldı, sırtlar sıvazlandı ve;

– Yürrrrrü koçum…Diye yol verildi.

Yol verenlerin de, gözleri arkada kalmadı……Yol verilen koçların hareket alanı zaten kazık ve ip mesafesi kadardı.

Son otuz yılda; Belediyeciliğin ideolojisi böyle böyle Kent Rantı Baronlarının tecavüzüne uğradı, yoldan çıkarıldı.

Bu gün; Görünür olup, tartışılan her şey; Yoldan çıkarılmış belediyecilik anlayışının hayatımıza dokununca fark ettiğimiz sonuçlarıdır.

Yeni fark ettiğimiz şeylerin benzer yüzlerce uygulamasını aslında son otuz senedir sessizce seyrediyoruz;

Kamu mülklerini, yeşil alanları, yolları, önce kişiye özel imar planı değişiklikleri ile “ bitişik parsele satışa “ uygun hale getirmek, hatta “ hatırlı zatların “ işi kolaylaşsın diye Hazine mülkleri ile belediye mülklerini takas edip servise uygun hale getirmek çok akıl gerektirmeyen herkesin bildiği, gördüğü ve sustuğu bir yöntemdir zaten.

Son zamanlarda; DUYARLILIĞIMI sorgulayanlar, son otuz yılda yazdıklarımı okumalılar, kayıt altına alınmış Yerel Televizyon Kanallarındaki konuşmalarımı dinlemeliler. Bir tek satırından, bir tek cümlesinden pişmanlığım yoktur, ayni şeyleri anlatmaya çalışıyorum hala.

Fethiye Belediyesindeki Hesap İşleri Müdürlüğü görevim sırasında da yaşadığım “ Mobbing “ uygulamalarının tek nedeni de buydu.

“ Müteahhit Müdür “ olmayı beceremeyen, sadece kendi işini yapan, bu özgürlük hali ile de işletilen düzeneği konuşarak, yazarak açık eden “ uyumsuz “ olmaktı affedilmez suçum.

O suç onurumdur ve yaşadığım sürece bir madalya olarak göğsümde onurla taşıyacağım.

Bu gün hala; Çekinmeden, değişmeden, sus payı olarak teklif edilen bankamatik görevlerine tenezzül etmeden ayni şeyleri söylüyorum;

“Belediyeciliğin ideolojisi vardır muhteremler “

Ya; Şehrin büyümesinden doğan zenginleşmenin getirilerini hemşehrileriniz arasında eşit dağıtırsınız.

Ya da; “ Cömert “ Kent Rantı Baronlarının isteklerine uygun olarak, imar hülleleri, düzeyli masa anlaşmaları, göz yummalarla kent kazanımlarını birilerinin kazancı haline getirirsiniz.

Bu yol ve yöntemler konusunda en az üç yüz sayfa “ Belediyeciliğin Kitabını  “ yazmak da mümkündür elbette.

Ama; Bu kısa sayılacak yazı, çiğ yememiş olmanın rahatlığı ile özetin özeti olarak Belediyeciliğin ideolojisinin nasıl olduğunu ve uygulamadaki tercih nedenlerini yeterince açık olarak anlatıyor kanaatimce.

YORUMLAR

*

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

sanalbasin.com üyesidir