DOLAR 8,7362
EURO 10,393
ALTIN 499,479
BIST 1396,87
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Muğla 31°C
Parçalı Bulutlu

BAZI GÜNLER Mİ, YOKOLAN GÜNLER Mİ?

04.02.2021
5.765
A+
A-

Nasıl geçip gider günler, haftalar, aylar?

Ah bir anlayabilseydim derken geçer yıllar,

Dönüp arkanıza bakasınız gelmez,

Okuyamazsınız dopdoludur sayfalar.

Ne  kadar acıdır  ne kadar yıkıcıdır, yakıcıdır bir türlü  söyleyeme3diğiniz , içinizi döküp anlatamadığınız  yaşadığınız  olaylar. Öylesine dolusunuzdur ki, bir dost ararsınız  ama bulamazsınız, yalnızlıktan  yalnızlık bir ilaç kadar güzel, kimse  karışmıyor, kimseye hesap vermiyorum  diye düşünürken ,bir bakarsız ki aslında bir  çıkmazın içinde kalmışsınız . Alırsınız elinize bir kalem  açarsınız defterin sayfalarını, her şeyi yazıvereceksiniz, sanki  acıları yaşayan siz  değilmişsiniz  gibi ama   tek kelime yazamazsınız. Artık acıların insanı olmanın ne demek olduğunu anlamışsınızdır. Ve hiç sevmediğiniz keşke kelimesi gelir yapışır dudaklarınıza  keşke, keşke  böyle olmasaydı  demekten kurtulamazsınız. Sanki dersiniz   başkalarının benden ne farkı olabilir.

Bunca yazan  ne yazdığını  biliyor ama  derdini kime anlatabiliyor? En iyisi dersin  en iyisi  sen yine düşünmeye  devam et, ne olsa bir başkası , benden evvel bunları  kaleme alır,üzülmeme  ne gerek var diye  kendini teselli edersin.

Geçen gün  unları hem düşünüyor  hem  neden  eline  kalemi aldım,  defterin sayfaları  bomboş  kendime utanmıyor musun edim. Neden,  kimden  çekiniyor, düşündüklerini çektiğin acıları  niye yazmıyorum diye söyleniyordum ve dedim ki  kendime. En iyisi  ben yine  her zaman yaptığım gibi , gelişi güzel  aklıma  geliverenleri  çala  kalem yazmaya koyuldum. Öyle  şeyler yazmıştım ki  artık bitti dedim . Bıraktım kalemi ,yazdıklarımı okumaya başladım.  Sanki ben yazmamışım da bir başkası bunları  yazmış ben bunları zaten bir yerde okumuştum diye düşünmeye başladım. Bilgisayarın başına oturunca, bunları yazmanın ne önemi var? kim anlıyor, niye boşuna  çabalıyorsun ?deyip  hepsinin üzerine bir çizgi çekiverdim. Yine yalnızlığıma  gömüldüm.

Aslında  hayat yenilir yutulur gibi değil. Her gün bir başka dert  ,her gün bir başka problemle  karşı karşıya kalıyoruz. Her geçen gün bir öncekini  hatırlatmadan  geçmez oldu. Hani borç bataklığına saplanan esnaftan ne farkımız  var ki? Kredi kartları olmasaydı  ,ondan ona  aktaramasaydık nasıl ayakta kalacaktık ? bilemiyorum,  ama bunun da bir sonu var elbet ,şimdilik çarkı döndürüyoruz  buna da şükür diyelim. Günler, haftalar, aylar derken  yıllar da geçip gidiyor.hani masalda ki gibi  bir karınca boyu yol gittik .Aslında  gidebildik mi? Yoksa yerimizde saymaya mı başladık ? yolsa daha da geriye doğru mu gidiyoruz? Halâ  anlayamadık. Boşuna mı debeleniyor boşuna mı  kürek çekiyoruz  farkında değiliz. Hayatımız  sanki bir  bilmece ye dönmüş. Hayatın  bütün acılarını   yaşayıp  her türlü yalanları   duyup sineye çekiyoruz,  Bir  gün iyiyiz, hat da çok iyiyiz  derken, dünyayı sarsan  ve  insanları  haritadan silen , , ekonomiyi  sallayan  Covid-19 belasında bile ,nereye  yuvarlandığımızı anlayamadan, hayatın dönen çarkı içinde  durmadan dönüyoruz ,yuvarlanıyoruz .  Bu  durmayan devamlı dönen    çarktan hiç kurtuluşta yok. ,   Çark dönüyor hepimizi döndürüp duruyor.

Neresinden baksak bir çıkış yolu bulamıyoruz. Hani  şarkılardaki  gibi “acıların çocuğu” olmuşuz. Bazen istemeden  kaderimize  isyan ediyoruz. Oysa insanın kaderi daha doğarken doğduğu yere bağlı olduğunu unutuyoruz. FOX TV’de  çalar saat  programında 4300 çocuğumuzun  şu uzaktan eğitim  sistemine    nasıl ulaşmadığını, ulaşmak için nasıl  feryat ettiklerini  görünce,  İçim bir tuhaf oldu .Bir çıkmaz sokağın içindeyiz   nasıl  bunca dert  şu bela virüs yüzünden başımıza geldi deyince işin  içinde  sıyrılmak mümkün olacak mı?  Virüse  istediğimiz kadar bela okuyalım  ama değişen hiçbir şey yok .Her şeyde   sınıfta kalıyoruz. Bir şeyi başardık diye sevinirken bir başka yerden yediğimiz vurgunla  ayakta duracak halimiz bile kalmıyor. Her konu da bir çıkmaz sokağın içindeyiz. Zaten  ailelerin  başında  geçim derdi var  bir türlü işsizliğin önü alınamıyor  sanki  böyle bir toplum okumasa da bir şey değişmeyecek diye  uzaktan eğitile de başımız hiç hoş değil.  Günler, günleri ,haftalar haftaları, aylar ayları kovaladı derken koca bir yıl geçip gidiverdi. Yenisi bile  günler günlerini,haftalar  haftalarını   kaybetti ve   ay bile  Allaha ısmarladık diyor. Hayat böylesine geçip gidiyor  işte.

YORUMLAR

*

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

sanalbasin.com üyesidir