DOLAR 7,6604
EURO 8,9115
ALTIN 458,459
BIST 1124,17
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Muğla 30°C
Parçalı Bulutlu

AY’IN CANLILAR ÜZERİNDEKİ ETKİSİ ÇOK BÜYÜK

27.08.2020
1.961
A+
A-

Ay 28 günlük döngüsü içinde 14′er gün süren iki evre geçiriyor. Bunlardan biri yeni ayla başlayıp dolunayla biten büyüme evresi, diğeri ise dolunayla başlayıp yeni ayla biten küçülme evresi.

 

Ay dünyanın etrafında yaptığı 28 günlük yolculuğu sırasında, insan bedeninde, bitkilerde, hayvanlarda, toprakta, havada, kısacası suyun bulunduğu her yerde bir çekim yaratır.

Ay’ın çekiminin en çok arttığı dolunay evresinde okyanuslar kabarır, nehirler daha hızlı akmaya başlar. Kuşların ve balıkların dolunay gecelerinde daha hareketli, daha aktif oldukları, insanların ise kendilerini huzursuz ve aşırı duygusal hissettikleri biliniyor.

 

Eskiden beri ayın canlılar üzerindeki etkisi gözlemlenmiş. Eskiden çiftçiler ayı takip eder ayın durumuna göre ekim, dikim ve hasat yapalarmış. Çok eskilerden beri gelen kadim bir bilgidir ayın durumuna göre hareket etmek.

 

Ayın evreleri her bölgede farklı isimlerle anılırken, Ege ve Akdeniz bölgesinde, ayın büyümeye başlamış haline ay karankısı deniyor. Ay karankısı, ayın geceyi aydınlatması anlamına geliyor. Ayın ilk dördünden dolunaya kadar olan dönemini kapsıyor bu süreç.

 

Ay’ın durumuna göre gerçekleşen çekimin gücüne ilişkin gözlemler tarımsal üretim için olağanüstü bir doğal yardım sağlıyor insanlığa. Bugün Anadolu’nun hemen hemen her yerinde çiftçiler hâlâ Ay’ın durumuna göre ekip biçiyorlar, salçalarını, turşularını Ay’ın durumuna göre yapıyorlar, evlerini yapacakları ağaçları Ay’ı takip ederek kesiyorlar.

 

Bu sayede zararlılarla mücadele, bitki direnci, toprak sağlığı gibi konularda kimyasal yardıma ihtiyaç duymuyorlar. Yeni nesil bu bilgiyi kocakarı masalı gibi algılasa da unutulmaya yüz tutmuş bu kadim bilgiyi kullanan  insanların sayısı da az değil.

 

Ay yeni doğduğunda, hilal durumunda iken bahçelere sebze tohumu atılmadığını, fide dikilmediğini, bu zamanda ekilen tohumun sağlıksız ve az ürün vereceğini köylüler tarafından gözlemlenmiş. Tohumları, ay büyümeye başladıktan sonra ekerken, köklü bitkileri ay küçülürken ekilmesi, hasadın ay dolunayken yapılması tavsiye ediliyor.

 

Ağacın kurtlanmaması için ağaç kesimi ay dolunayken yapılırken, ağaç budama işi ay küçülmeye başladığında yapılması uygun görülüyor. Çünkü ay küçülmeye başladığında ağacın özsuyu köke inmeye başlıyor ve ağaç zarar görmüyor. .

 

Ekolojik şifalı ot üreticisi Bülent Akgöz, toplanan otlardaki aktif madde miktarının en yoğun dolunayda olduğunu belirtiyor. O nedenle bitkilerin toplanma günlerini dolunaya denk getirmeye çalışın diyor.

Ay dolunayken bitkinin öz suyu tüm bitkiyi kuşattığı için hasat edilen sebze ve meyvelerin vitaminsel değeri hem çok yüksek oluyor hem de kurtlanmadan kurutulabiliyor.

 

Bunun dışında günlük yaşamda yeni bir işe niyet etme yeni kararlar alma yeni ay döneminde yapılması tavsiye edilirken, işe başlama zamanları ayın biraz büyümeye başladığı zamanlarda olması gerektiği halk arasında söylenenler arasında…

 

Tüm bu bilgiler ışığında büyümesi istenilen şeyleri ay büyürken, özellikle dolunayda iken küçülmesi ve bitmesi istenilen şeyleri de ay küçülürken yapmak gerektiği sonucuna varıyoruz.

 

Astroloji de ay anneyi ve duyguları temsil ederken, tasavvufta ay dişil enerjiyi temsil eder. Ay’ın kadınların üreme işlevlerini düzenlediği bilinen bir gerçek. Kadınlardaki yumurtlama dönemiyle, ayın dolunay dönemindeki toprak anaya  etkisinin aynı olması şaşırtıcı şekilde benzerlik göstermektedir. Kısaca   tüm canlılar ayın döngüsüne göre şekil almakta.

 

Ayrıca ayın insan psikolojisi üzerindeki etkisi de yadsınamaz. Polis kayıtlarında yapılan bir araştırmada suç oranlarının dolunay geceleri arttığı ortaya çıktı yakın zamanda.

 

Ay’ın büyürken çekim arttığı için, suyun bulunduğu her yerde su daha çok dışarıya akmaya, küçülürken de durmaya eğilimli.  İnsan bedeninde kan, ay dolunayken daha hızlı akar, bu nedenle eski hekimler özellikle ameliyatları ve hastalıkları tedavi ederken Ay’ın evrelerini göz önünde bulundururlarmış. Eski doktorların gözlemlerine göre dolunayda yapılan ameliyatlar daha kanamalı oluyor ve yaralar daha geç iyileşiyormuş.

 

Pek çok kişi gökyüzünde gördüğü ayın, büyüyen evresi mi yoksa küçülen evresi mi olduğunu  bilemez. Bunu da dipnot olarak belirtmek istiyorum.

Ay büyürken ayın görüntüsü düz “D” harfine benzerken, ay küçülülürken ayın görüntüsü “ters D” harfi şeklinde görünür.

 

Bu bilgiler ışığında düşündüğümüzde, hayatımızda yer alan şeylerin ilmini bilirsek hayatımıza nasıl katkı sağlayacağına bir kez daha şahitlik ediyoruz.

 

Hayatı okumanız dileğiyle…

YORUMLAR

*

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

sanalbasin.com üyesidir