DOLAR 8,658
EURO 10,1795
ALTIN 487,976
BIST 1419,43
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Muğla 34°C
Az Bulutlu

Afetlere, Depremlere Hazır Mıyız?

17.08.2021
133
A+
A-

17 Ağustos 1999 sabahı saat 03:02’de gerçekleşen Merkez üssü Kocaeli’nin Gölcük ilçesi olan ve “Asrın felaketi” olarak tanımlanan Marmara Depremi; Kocaeli, Sakarya, İstanbul, Düzce ve Yalova ile civar il ve ilçelerde büyük yıkıma yol açtı. 17 Ağustos 1999 depreminin yıldönümü nedeniyle Fethiye Yerel Tohumlar Derneği Başkanı Ebru Oğuzhan Yeter açıklamada bulundu.

Fethiye Yerel Tohumlar Derneği Başkanı Ebru Oğuzhan Yeter açıklamasında “Ülkemizin deprem gerçeğini ancak büyük felaketler yaşadığımız da görüyor, sonra çok çabuk unutabiliyoruz. ”Deprem öldürmez, bilinçsiz yapılaşma öldürür, bilgisizlik öldürür” fikrini benimseyemedik. Yeşil alanlarımıza gökdelenleri diktiler, satın almak için koştuk. Denizleri doldurup üzerine siteler, villalar yaptılar,  dere yataklarına apartman diktiler ev  sahibi olmak için yarıştık. Parkları, bahçeleri AVM’ lere dönüştürdüler, zincir marketlerle doldu mahalleler  tüketim canavarı olup çıktık. Toplanılacak boş alanları yok ettiler, “millet bahçelerinde” yuvarlanır olduk.  Deprem vergileri, duble yollara giderken, sağlıklı, nitelikli yapılar yapılması yolunda adım atmak yerine daha çok para kazandıracak projelere imzalar atıldı göz yumduk. Kamusal alanlar satılarak, yeşil alanlar yavaş yavaş yok edildi, mücadele etmek yerine başka yeşil alanlara göç ettik.  Ülkemizin kalbi İstanbul, yıllardır  yerli yabancı bilim adamlarının,  ”deprem” çığlıklarına çaresiz boyun eğmiş durumda. On binlerce binanın yıkılacağını anlatıyorlar, Kanal İstanbul’un bir yıkım olacağını söylüyorlar gündemi değiştirip yollarına devam ediyorlar. Kayıpların, yarım kalan hayatların ve yıkımın telafisi olmayacak. 1999 depreminde kaybolan yitirilen hayatları, kaybolan canları rahmetle özlemle anıyoruz. Hala sevdiklerinin izini arayan yüzlerce insan var. ”17 Ağustos’a hazırlıksız yakalandık, yangınlara hazırlıksız yakalandık, sellere, heyelanlara hazırlıksız yakalandık. Afetlere Hazır olmak için ne yapıyoruz ? dedi. HABER/G.AYYILDIZ

YORUMLAR

*

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

sanalbasin.com üyesidir