escort istanbulescort eskisehirpendik escort
izmir escortizmir escortizmir escort

ADAYLARIN HANGİSİNE KARAR KILDINIZ?

Genel seçimler, referandumlar, yerel seçimler, dernekler, vakıflar, apartmanlar, siteler, aile birliği ve daha birçok yerde sürekli tercihler yapıyoruz. Bu tercihlerin çoğunda “kişileri” seçiyoruz.

Bu haber 11 Ekim 2018 - 7:52 'de eklendi ve 454 kez görüntülendi.

Önümüzde de 2019 Mart ayı için
yerel seçimler var. Süreç aday adaylıklarından başladı bile. Büyükşehir
Belediye başkanlığı, ilçe belediye başkanlığı, ilçe meclis üyesi adaylığı,
muhtar adaylığı, aza adaylığı için yine birçok isim arasından 5 yıllığına
tercih yapacağız, isimler üzerinde karar vereceğiz. Bunlar bir tarafa günlük
hayatın akışı içinde birçok kararlar veriyoruz. Bu kararların bazıları sıradan olurken bazıları da, seçimler gibi (oy
vermenin bir nevi vekâlet verme olması), önemli ve kritik kararlar olabiliyor.
Yaptığımız işler hep bir kararın neticesi oluyor.
Hayatımıza yön
verebilecek ya da yol ayrımı niteliğinde kararlarımızı alırken acaba hangi
hususlara dikkat ediyoruz? Ya da ediyor muyuz? Karar almanın ne kadar önemli
olduğunu hiç düşündük mü? Bu soruları çoğaltmak mümkün. Bu yazımızda da
yönetimde etkili ve verimli kararlar almaya katkı sağlayacak teknikleri paylaşalım.
Nihat Aytürk tarafından kaleme alınmış Yönetim Sanatı kitabı başvuru
kaynaklarımızdan birisi.

Etkili ve verimli karar
verebilmek, ya da diğer bir ifadeyle sağlıklı karar alabilmek için dikkat
edilmesi ve tatbik edilmesi gereken hususlar var. Karar vermek her zaman kolay
değildir. Özellikle günümüzde kararları etkileyen dış unsurlar, baskılar ve
sınırlamalar var. Karar verirken bu sınırlamaları baştan iyi hesap etmek ve bunların
etkisini göz önünde bulundurmak gerekir. Meşhur bir söz vardır karar vermekle
ilgili, herkesin bildiği. ‘En kötü karar bile kararsızlıktan iyidir’ diye.
Burada kararsızlığın iyi olmadığına vurgu yapılıyor. Ancak bazen kararsızlıkta
bir karar yerine geçebiliyor.

Aytürk karar verme konusunda
insanları ikiye ayırıyor. “Çekingenler ve aceleciler. Bir türlü karar
veremeyenler ile karar vermekte acele edenler. Çabuk karar verenler kendilerini
becerikli, karar veremeyenler ise kendilerini dikkatli ve temkinli zannederler.
Aslında acele karar verenler acemilerdir. Karar veremeyenler de genellikle hata
yapmaktan korkanlar ve sorumluluktan kaçanlardır. Oysa her kararda risk vardır.
Her karar bir fedakârlıktır. Risksiz karar olmaz.”

Öncelikle dikkat edilecek nokta;
karar vermeden önce karar vereceğimiz konu hakkında elimizde yeterli bilgi
bulunup bulunmadığıdır. Elimizde ne kadar çok veri olursa o kadar sağlıklı
karar verebiliriz. Veri yoksa alacağımız karar gece karanlıkta atış yapmaya
benzeyecektir. Bu sebeple bilgimizin olmadığı konularda karar vermemek akıllıca
olacaktır. Bir diğer husus ise duygulardır. Karar verirken aklı ve bilgiyi kullanmak gerekir. Mümkün olabildiğince
duygusallığa yer vermemek gerekir.
Ülkemizde genellikle iktidarların
başvurduğu yöntem duygulara hitap etmek olmuştur. Duygusallığın kapısını bir
kere araladınız mı en olmayacak kişileri bile seçtirmeniz mümkündür. Diğer
taraftan öfkeli ve çok neşeli anlarda alınan kararlar çoğunlukla isabetsiz
kararlar olabilmektedir. Kararın mantıklı ve makul olması için kaynakları,
ihtiyaçları ve amaçları önceden belirlemek gerekir. Sonra da nereye varılmak
istendiği. Karar verirken “zamanlama”
önemli hususlardan bir diğeridir ve yine çok önemlidir. Vaktinden önce karar
verirseniz, önünüze çıkan fırsatları yakalama imkânını kaybetmiş olursunuz. Geç
karar verirseniz de iş işten geçmiş olur.
“Atı içeri almadan ahırın
kapısını kapamak kararı ne kadar zamansızsa, at kaçtıktan sonra kapamak da aynı
derecede yanlıştır.”

Karar aldıktan sonra uygulamak
gerekir. Uygulamaya geçemedikten sonra
en mükemmel kararın bile bir anlamı olmayacağı ortadadır.
Her karar “uygulamak”
için verilir. Bir kararın uygulanmaması ne kadar kötü ise verilmiş olan
karardan dönmekte aynıdır. Özellikle yönetim kademesinde bulunanlar için burada
bir bölüm açalım. İyi bir yönetici hiçbir zaman sağlıklı tekniklerle aldığı
karardan dönmemelidir. Karar isabetli olmasa bile yöneticinin otoritesinin
sarsılmaması ve daha sonraki kararların sürecini olumsuz etkilememesi için bu
kaçınılmazdır. Sağlıklı karar vermek için en sık başvurulan yöntemlerden birisi
de istişaredir. Karara kararın etkileyeceği kesimleri de katmak ve görüş almak
karar sürecini zenginleştirecektir.
İsabetsiz bile olsa geniş bir katılımla alınmış olacağı için sıkıntı
olmayacaktır. İstişare derken her karar istişare edilmez, edilmemelidir.

Yönetici yine bunun kararını da kendisi vermelidir. Karar almak zordur.
Kararların olumlu sonuçları olduğu gibi can sıkan etkileri de olabilir. Her
karar herkesi memnun etmeyebilir. Eğer
herkes memnun etmeye çalışırsanız hiç karar veremezsiniz.
Kişilerin aldığı
karar sadece o kimseleri etkilerken, yöneticilerin aldığı kararlar herkesi olumlu
ya da olumsuz etkileyebilmektedir.

Önümüzde bir yerel seçim süreci
var. Görevlere talip olanlar ve onların hangisini işbaşına getireceğine karar
verecek olanlar var. Velhasıl aday olan da adayları seçecek olan da karar
verecek. Bu kararlar kişisel olsa da sonucu toplumsal olacak. Hepimizi ve en
önemlisi geleceğimizi ilgilendirecek. Umarım herkesin faydasına olacak sağlıklı
ve isabetli kararların yeterince alındığı bir süreç olur. Haftaya tekrar
buluşabilmek temennileriyle sağlıklı, huzurlu ve mutlu kalın, hoşcakalın.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.