DOLAR 7,8187
EURO 9,3602
ALTIN 449,331
BIST 1328,73
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Muğla 17°C
Az Bulutlu

ADA KÜLTÜRÜ DİYE BİR RİTÜEL VARDI

16.09.2020
1.323
A+
A-

Para eden ne varsa düşünmeden paraya değişiyoruz.

Hiç istisnası yok bu sürecin. Değer yargılarını, ilkeleri değişiyoruz, seçimlerimiz ( Siyasi ya da özel hayat seçimleri ) paraya endeksli.

Ve en kötüsü; Şehirleri de bu değişime dahil ediyoruz.

“Kaç para bu “ zihniyeti ile oluşturulan söz ve karar mekanizmalarının şehirlere faturası nedir?

Çok uzaklara gitmeye gerek yok, yaşadığınız şehirlere bakın ve sonucu görün.

Fethiye son otuz yılın hızla göç alan şehirlerinden birisi oldu. 1957 Depreminden sonra yeniden şekillenen şehir, yetmişli yılların ortalarından itibaren önlenemez bir hızla büyüdü, değişti, dönüştü ve yabancılaştı.

Bu gün;  Fethiye de yaşayan kaç kişi Şövalye Adasının efsanevi “ Ada Kültürü “ ritüellerini, dostluklarını, görgüsünü hatırlıyor?

O günleri yaşamış “ Adalıların çocuklarının “ dışında herhalde pek az kişi.

Yazın ilk günlerinde; Kendi tekneleri olanlar kendi tekneleri ile olmayanlar da Kordon ve Şövalye Adası arasında yolcu taşımacılığı yapan Rahmetli Nevzat Kaptan’ın, Hayati Kaptan’ın, Durmuş Kaptan’ın tekneleriyle pancar motorunun pat…pat…pat….sesleri eşliğinde yaz aylarını serin esintilerle, denizin mavi sularının kucağında, dostluklarla keyiflendirilmiş uzun yaz günlerini geçirmek üzer Ada İskelesine doğru yola çıkılır ve eşyalar el birliği ile evlere taşınırdı.

Çocukların kahvaltıdan sonra başlayan çığlık çığlığa eğlenceli plaj oyunları, mavi suları kulaç kulaç kucaklayan gençler, yetişkinler.

Bütün günün yorgunluğuna rağmen gün batımlarında Ada Gazinosunda başlayan sohbetlerin plajda yakılan ateşin çevresinde devam ettirilen şarkılı, türkülü, bol kahkahalı saatleri.

Hafta da bir kez Fethiye Limanına uğrayan Deniz Yollarının Akdeniz, Ege, Karadeniz Vapurlarının Kızıl Ada açıklarında görünmesi ile birlikte adalı gençler ve çocuklar; Ada Feneri yanında buluşur, Paçarız Burnu ve Ada Feneri arasındaki boğazdan süzülen yolcu vapurunun kaptanına seslerini duyuruncaya kadar tezahürat yaparlar, kaptanın vapurun düdüğünü uzun uzun öttürerek onları selamlaması ile büyük mutluluk yaşarlardı.

Geminin Fethiye Limanından saat 23:00 de ayrılmasından sonra da meşalelerle yine Ada Feneri yanında toplanan gençler ayni seremoni ile vapuru uğurlarlardı.

Rahmetli Muzaffer Dontlu’nun Belediye Başkanlığı döneminde bir dizel elektrik motoru alındı ve deniz kenarına inşa edilen santral binasına Rahmetli Babam Turan Taban ve arkadaşları tarafından monte edildi, daha sonra Şövalye Adasının bütün yollarına demir direkler dikildi, elektrik hatları çekildi ve evlere elektrik enerjisi ulaştırıldı. Artık evler elektrik enerjisi ile aydınlatılıyor, buzdolaplarında yiyecekler soğutuluyor, ada yolları sokak lambaları ile aydınlatılıyordu. Hatta renkli ampullerde yapılan ışıklı kolyelerle süslenen plaj gün batınca da adalıları evlerden dışarıya çağırıyordu.

Seksenli yılların ortalarında başlayan ada evlerinin el değiştirme süreci başlarda imar düzeninin pek bozulmaması nedeni ile fark edilmedi.

Fethiye yerleşim düzeninde ve şehir imar planında Karagözler Mahallesine dahil edilen Şövalye Adasının özelliği nedeni ile plan hükümlerinde ek tanımlar bulunmadığı için son yirmi yıldır “ Kent Rantı Baronlarının “ da içinde bulundukları “Yeni Şövalye Adası Malikleri” bilinen bütün İmar Planı hükümlerini delme yöntemlerini uygulayarak tek katlı güzelim ada mimarisini çok katlı beton apartman dizilerine çevirdiler ve yerel yönetim de bu süreci seyretti.

Seyretmekle de kalmadı; Fethiye Belediyesinin mülkiyetinde bulunan “ Bekçi evi “ satıldı, çok katlı görgüsüz yapı dizinine dahil edildi, Arkeolijik Sit Alanı olarak korunan alanlar bile bu çılgın yapılaşmadan payına düşeni aldı.

2018 Yılında İmar, 3194 Sayılı İmar Kanuna ek olarak çıkarılan ve “ İmar Barışı “ diye bilen düzenleme ile; Ruhsatsız ya da ruhsata aykırı bütün yapılar, özel iskeleler, hatta Kıyı Kenar Çizgisi içindeki Kamuya ait kayalıkların üstüne kondurulan beton teraslar bile “ Yapı Kayıt Belgesi “ aldı.

Yerel yönetim yetkilerinden kimisi: Cini şişeden çıkaran soksun….Diyerek.

Kimisi de; Yapı Kayıt Belgesi almış ne yapabilirim? Diyerek  süreci seyrettiler.

Geçtiğimiz aylarda; Adanın o günlerden bu günlere ulaşan son buluşma alanı olan Ada Gazinosu da Belediye Şirketi eli ile uzun süreliğine özel sektöre kiralandı.

Öyle ya “ Kim uğraşacak bu işlerle “

Oysa; Belediyelerin görevleri arasında bu işlerde vardır.

Şövalye Adası artık; Çok para kazanmış olsa da asla zengin olamayacakların  “ En gösterişli beton binayı kim dikecek sidik yarışları “ içinde yok edildi.

Yapamazsınız aslında; Tapu senetlerinde sizin ya da şirketlerinizin adı yazıyor olsa da şehirlere böyle müdahale edemezsiniz, belediyelerin görevi de ettirmemektir.

Ancak; Kent Rantı ve içinden çıkarılan siyasetin finansmanı sarmalının faturası böyle oluyor.

Bir gün; Fethiye  de tekrarlanıp duran bu kirli sarmalın uyanık siyasetçileri; Paraya değişilen geleneklerin unutulmuş olmasının mahcubiyetini duyarlar mı acaba?

 

 

YORUMLAR

*

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

sanalbasin.com üyesidir