istanbul escort bayan escort şişli escort

‘Zincir marketler, kapitalizmin işgalidir’

Fethiye’de neredeyse her sokakta birkaç tane açılan ve 100’de fazla şubesi olan zincir marketlerin, Fethiye esnafına ve ekonomisine etkilerini anlatan Fethiye Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifi Başkanı İsmail Başoğlu; “Zincir marketlerin her yeri sarması, bir bakıma kapitalizmin ekonomiyi işgal etmesidir” dedi.

Bu haber 13 Mart 2018 - 7:11 'de eklendi ve 23 views kez görüntülendi.

Batı Akdeniz Gazetesi’ne açıklamalarda bulunan ve esnafın durumunu anlatan Başoğlu; “Eskiden üyelerimizin % 25 taşıyıcılar, % 25’i seyyar satış yapanlar ve % 50’si de sabit esnaftan oluşuyordu. Şimdi ise sabit esnaf % 20 civarında. Esnaf kepenk kapatmaya devam ediyor”

Esnafın sorunlarını ve yaşadığı sıkıntılarını konuştuğumuz Başoğlu, çok önemli açıklamalarda bulundu.

Batı Akdeniz Gazetesi’nden Sıddık Sönmez’in sorularını cevaplandıran Başkan İsmail Başoğlu, “Son dönemlerde ülkemizde bir AVM yayılması ve aynı zamanda zincir marketlerin işgalini yaşıyoruz.” Dedi.

Özellikle Fethiye’de çok sayıda zincir market bulunuyor. Bu konuyu siz nasıl değerlendiriyorsunuz?

-Zincir marketlerin böylesine çoğalması, Türkiye’de kapitalizmin yayılması, çarpık yapılanmasından oluşan bir sonuç olarak görüyorum. Batı ülkelerinde başladı bu tür yapılanma bizi de sarmaya başladı. Ancak son zamanlarda özellikle Almanya’da eskiye dönüş başlıyor. Yani eskiden olduğu bakkal tarzı işletmeleri daha çok desteklemeye başlıyor Almanya. Demek ki zaman içerisinde ekonomiye verilen zararları görmeye başlamış. Zincir marketlere de belli oranda kısıtlamaya başlıyor.

Bu tür ekonomik yapı ve işletmelerde insani ve sosyal ilişkiler olmuyor. İnsanları ‘tüketim makinesi’ olarak görüyor. Bakkal tipi alışverişlerde, sosyal ilişkiler çok daha fazladır. İnsanların daha sıcak ilişkiler kurduğu bir düzendir. Zincir marketler tüketimi arttırmak için aşırı bir çabanın içerisinde. Rekabetleri yüzünden tüketiciye çok da kaliteli ürün sunduklarını da düşünmüyorum. Fiyatların uygun olması için üründen yapabildikleri kadar kaliteyi düşürerek üretim yapılıyor. Tüketiciye ucuz ürün verebilmek için sağlıksız veya kalitesi düşük ürünler sunmak durumunda kalıyorlar. Bu rekabet ortamında, zincir marketler kendi üretimlerini yapacak duruma gelmişler.

-Zincir marketlerin daha makul oranda olması ve esnafı daha az etkilemesi için bir önleyici yasa veya düzenleme yok mu?

-Bunu elbette devlet yasalarla düzenlemesi ve üreticiyi, esnafı koruması gerekiyor. Biz bununla ilgili yasal düzenlemeler hazırlayıp sunduğumuz zamanlarda, İzmir ile Manisa arasında büyük boşluklar vardır. Şimdi İzmir ile Manisa birleşmiş. Yani bu kadar uzun zaman geçmiş üzerinden. Ancak yasal herhangi bir düzenleme yapılmadı. Sunduğumuz yasal düzenleme önerilerimize, mecliste sıra geldiğinde, ‘daha acil yasalar var’ denilerek, bu yasal düzenlemeler sürekli erteleniyor. Esnafın durumundan dahi acil yasa olabilir mi? Her gün birçok esnaf dükkânını kapatmak zorunda kalıyor.

Devlet bu zincir marketlerin daha makul sayıda olmasını sağlayacak bir yasal düzenleme mutlaka yapmalı. Biz bu durumu görüşmek için belediye ile de görüştük. Belediye de; ‘Her türlü şartı tamamlamış olan bir işletmeyi engelleyecek yasal gücümüz yok’ dedi. Durum böyle olunca da belediyenin de eli kolu bağlanıyor. Bununla ilgili mutlaka yasal düzenlemeler acilen yapılmalı.

 

-Zincir marketlerin esnafa ne gibi etkileri var?

-Esnafın sattığı ürünleri satıyor. Bu durum esnaf camiamızın yaklaşık üç yüz çeşidini bitiriyor. ‘Buna hep beraber engel olalım’ dememize rağmen bir çözüm bulunamadı. Büyük zincir marketlerin en azından şehir dışına taşınması konusunu bile çözemedik. Bunun sonucunda; bakkal yok oldu, manifaturacı yok oldu, ayakkabıcı yok oldu,

 

-Zincir marketlerin daha uygun fiyata satıyor olması, tüketici için bir kazanç değil mi? Konunun bir de tüketici boyutu var.

-Tabi bunun tüketiciye olumlu yansıması var. İnkâr edilemez. Ancak şehrin ekonomisi bozuldukça, bu kez tüketicinin de ekonomisi bozulacak. İşsizlik artacak, ayakta kalan esnaf yeterince iş yapamayacak. Zincir marketlerin ucuz ürün satmalarının bir nedeni de, büyük oranda alım yapmaları ve hatta bazı ürünlerin üretimlerini de kendilerine yaptırmalarından kaynaklanıyor. Ancak bütün bunlar, şehrin ekonomisini çökertirken, esnafı ve üreticiyi de yok ediyor. Örneğin Fethiye’den her gün çok büyük oranda sıcak para gidiyor. Bütün şehirlerimizde aynı durum yaşanıyor. Zincir marketlerin olması elbette doğal bir durum ancak bunun daha uygun sayıda ve şehrin ekonomisini çökertmeyecek bir yapıda olması gerekiyor.

Mesela ben kuru fasulye ürettim, 7,5 TL’ye satıyorum. Bu durumda zincir marketlere satabilme şansım olamaz. Zincir marketler 5,5 TL’ye satıyor. Çünkü onların sattığı ithal ürün. Son zamanlarda fiyatların düşürülmesi için ithalat yapıyor, kendi üreticini yok ediyor. İthal ürüne ödediği döviz ile kendi üreticisini desteklese? Mesela mazotu ucuz verse, gübreyi ucuzlatsa? Diğer maliyetleri düşürse, o zaman zaten ithalata gerek kalmaz. Ben de kuru fasulyeyi 4 TL’ye satarım. O zaman kendi üreticisini yaşatır. Ekonomimiz güçlenir. Ama bunu yapacağına devlet, ithalat yapıp, üreticisini yok ediyor.

 

-Devletin üreticisine destekleri olmuyor mu?

-Bakın geçenlerde Tarım Kredi Kooperatiflerinin Genel Kurulu’na katıldım. Orada genel müdür; “Biz üreticilerimize % 16, % 20 ile kredi kullandırıyoruz. Üreticimiz için bu çok büyük destektir” diyor. Bunu övünç kaynağı olarak söylüyor. Piyasada faiz oranlarının en yükseği % 14-15 aralığında. Hem krediyi çok yüksek faizle kullandırıyor, hem de bunun üreticiye destek olduğunu söylüyor. Böyle bir uygulama olabilir mi? Biz % 5 ile esnafımıza kredi kullandırmamıza rağmen bunu %4’e çekmek için çalışıyoruz ki, daha ucuza üretim yapılabilsin.

 

-Zincir marketlerin ve mağazaların ekonomimize etkisi nedir?

-Biraz olsun çalışan insan sayısı artıyor. Bunun da çok katkısı yok ekonomiye. Verdikleri ücretler zaten belli. Ürün kalitesi yeterli değil.

 

-Bunu önlemek için bir öneriniz var mı?

-Tabi bunun için öncelikle yasal düzenlemelerin yapılması şart. Yerel yönetimlerin eli güçlendirilmeli. Büyük marketlerin şehir dışında olması gerekiyor. Diğer bakkal tarzı marketlerin de bir oranı olmalı. Esnafı yok edecek kadar çoğalmamalı.

Esnafımız da kendini yenilemeli. Ancak belli aralıklarla açılabilmeli. Artık köylerimizde bile zincir marketler var. Bu yasalarla, bu kapitalist düzenle, bu işgali önlememiz elbette mümkün değil.

 

-Fethiye’den günlük çıkan sıcak paranın miktarını hesapladınız mı?

-Bundan birkaç yıl önce bir araştırma yapmıştık ve haftalık olarak kışın 50 milyon, yaz aylarında 100 milyonun üzerinde sıcak para, bu marketlerle şehir dışına çıkıyordu. Şimdi daha da çok olmuştur.

 

-Kooperatif olarak sizlerin bir çalışması var mı?

-30 yıl öncesinden biz bazı çalışmalar yapmıştık. Esnafların ortaklığı ile yerel zincir marketlerin kurulması, ortak toptan alım kooperatifin kurulması çalışmalarımız oldu ancak bunu devam ettiremedik. Bu rekabette olabilmemiz için esnafın birleşerek çalışması artık zorunlu. Yoksa bu gidişle çok daha sıkıntılı dönemleri yaşamamız mümkün. Biz de esnafımızı ucuz kredi olarak destekleriz. Üretim ve ortak alımlarda destekleriz. Burada öncelik devletin harekete geçmesidir. Yasal düzenlemeler en kısa zamanda yapılması gerekiyor. (Batı Akdeniz)

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.