BİZİM YAYLALARIMIZ VAR « Batı Akdeniz Medya

şişli escortbakırköy escorthalkalı escort
1xbetbetistsupertotobet

BİZİM YAYLALARIMIZ VAR

Her yörenin kendine has bir güzelliği vardır. Bu, bazen bir tabiat harikası olur, bazen de bir yeraltı zenginliği. Dört mevsimi yaşamak mümkündür bir zaman diliminde kimi yerde.

Bu haber 25 Haziran 2020 - 10:17 'de eklendi ve 214 kez görüntülendi.

Kimi yerde de çok verimli topraklar vardır çeşit çeşit sebze yetiştirilebilen. Ne eksen biter ve yetişir. Uzatmamıza gerek yok aslında bu cümleleri. Ne demek istediğimi ve anladınız bile! Hatta tebessüm ediyorsunuz. Yaşadığımız yerlerden bahsediyorum. Fethiye’den Seydikemer’den, Burdur’dan, Antalya’dan bahsediyorum tabi ki. Yazın kavurucu sıcağında denize girip, bir iki saat içinde püfür püfür esen serin yaylalarına çıkılabilen kaç yer var ki dünyada?

Yaylalarımızı anlatmak istiyorum aslında bu yazıda. Fakat tam emin değilim iyi anlatıp anlatamayacağımdan. Bilirsiniz, bazı şeyler anlatılmaz sadece yaşanır derler. Bu da böyle bir şey galiba. Yüksek bir rakıma çıkmak ya da rakımı yüksek bir yerde yaşamak değil vurgulamak istediğim. Bir yaşam biçimi, bir kültür. Bazen gelir bir çileli yolculuktur iki üç gün süren. Bazen de yoğun geçen bir haftanın sonunda yeniden şarj olmaktır en iyisinden…

Çocukluğumuzun yaz aylarını tamamen kapatırdı yaylalar. Okullar kapanınca çıkılır ve Eylül’e kadar yaylada kalınırdı. Önceleri yayla zamanı geldi mi bekçiden başka kimse kalmazmış sahilde. Aynı bekçiyi de ard arda birkaç yıl bırakmazlarmış. Hasta olup ölmesin diye. Yayla göçü önemliymiş o zamanlar.  Hazırlığıyla yolculuğuyla ve sonrasıyla. Atlar ve develerle konaklaya konaklaya gidilen yer olmuş yayla. İlkokul bitince sevmez oldum yaylayı. Sahilde her şey vardı. Yaylada suyu köyün meydanındaki çeşmeden doldurup getirirdik ve de elektrik de yoktu. Su taşımak zor gelirdi biz çocuklara ve sığır gütmek bir taraftan da. Yanımıza acı patlıcan turşusu başta olmak üzere zeytin peynir ve ekmekle azığımızı alıp sürüyoruz sığırları ovaya. Akşama kadar onlar otlarken kocaman bir gün. İster koş, ister oyna, ister uyu. En çok çamurdan araba yapardık. İstediğin modelde. Ama çok model de bilmezdik hani. Ekin biçmezdik belki ama o kelle toplamak yok mu sıcağın bağrında. En korktuğumuz ama yaptığımız bir iş. Bir de nohut yolmak akşama kadar…

Yaş ilerleyince nedense çok sevmeye başlıyor insan yaylayı. Çıkınca unutuyor insan sahildeki koşuşturmacayı ve aralıksız çalışma ve çabayı. Kendini buluyorsun yaylada, bedenen ve zihnen dinlendiğini hissediyorsun. Şimdi elektrik de var evlerde su da. Hatta o patika yollar bitti, asfalt ve hatta parke yollar var. Buna rağmen yine de yayla diyorum. Cıvıl cıvıl kuş sesleri, tertemiz hava ve derin sessizlik. Sadece emekli olunca çıkılan bir yer olmaya başladı bir zaman yaylalar. Artık keşke her hafta sonu gidebilsem yaylaya diyorum. Bir aralar yayla turizmi falan diyordum, ondan da vazgeçtim artık. Bırakalım yaylalarımızın saflığı, berraklığı ve kirlenmemişliği bari bize kalsın. Ara ara da olsa, atalarımızın ilmek ilmek dokuyup bıraktığı ve bizim hoyratça kaybetmekte olduğumuz değerlerimizi buluruz.

Galiba anlatılmıyor yaylalar. Derin bir ‘oh’ çekiliyor ve dalınıp gidiliyor. Ben de bırakıyorum zaten. En iyisi siz de çıkın bir ara en yakın yaylaya. Yaşanabilecek en güzel duyguları en güzel yerlerde yaşayabilmeniz temennisiyle, haftaya görüşünceye kadar sağlıcakla kalın, hoşcakalın.

canlı bahiscanlı bahis siteleri

mobilbahis

cratosslot -canlı bahis siteleri -istanbul escort

buy twitter followers

escort mersin mersin escort

short haircutsshort hairstylesshort haircuts for black womenshort haircuts for womenfarmasi üyelikfarmasi katalogfarmasi kayitweb tasarımkurumsal web tasarımweb tasarım fiyatları

web tasarımweb macawwebmacawmacaw webmacawwebmacawpendik web tasarım

tabelatabela modelleritabela örnekleritabela fiyatlarıtabela çeşitleriprefabrik evprefabrik ev modelleriprefabrik fiyatları

kurtköy escorttuzla escortpendik escort

truvabettruvabet giriş

kurtköy escorttuzla escortpendik escort