KESİKKAPI (BADEMLİ BAHÇE) MAHALLESİ « Batı Akdeniz Medya

şişli escortbakırköy escorthalkalı escort
1xbetbetistsupertotobet
tempobet

KESİKKAPI (BADEMLİ BAHÇE) MAHALLESİ

Çocukluğumda, En çok sevdiğim aylar, Nisan ve mayıs aylarıydı. Bu mevsimde badem ağaçları meyvelerini cömertçe bizlere sunardı. Şimdi Antalya’da yaşayan, Yağlı yoğurt lakaplı arkadaşım, Hüseyin Koçak’ın Anne Annesi, Bademli bahçede otururdu. Cumhuriyet mahallesinden kalkar çala badem toplamaya Anne Annesine giderdim.

Bu haber 14 Mayıs 2020 - 13:15 'de eklendi ve 67 kez görüntülendi.

Eski Kaya yolu, yukarı sarnıç önünden,(keçiboynuzu harnup), çitlembik ağaçları yanından, döne döne yukarıdan aşağıya akan dere, ortada kalmış kocaman kaya mezar önünden de geçtikten sonra, sıra sıra dizilmiş, İncir, dut, portakal, üzüm ve turunç ağaçlarını sulayarak köprübaşına dökülürdü. Bademli bahçede yoğunlukla, pembe renkli, beyaz renkli badem ağaçları vardı. Yukarıdan aşağıya doğru akan dere suları çağlayarak en mütenasip türkülerini dile getirir, Tanrı’nın en nadide tablosunu oluştururdu. 4-5 metre boylarında koyu yeşil, iyice parlak dişli ağaçlardı. Biz daha ziyade çala bademi, yani taze bademi çok severdik. Hele tuza bandırıp bandırıp yemekle tadına yetinemezdik.

 Etraf çimenlerle, yediveren güllerle, tarifsiz çiçeklerle bezenirdi. Taşlı topraklı yol kenarından, şırıl şırıl akan derenin sesi, kurbağa seslerine karışırdı. Badem ağaçları, çiçek açmağa yüz tuttuğunda, Kadınlar ve çocukların oluşturduğu eğlentiler yapılırdı. Kızlar, Ellerini tutarak, yukarı ve aşağı kaldırıp, indirilip kapı yaparak “Aç kapıyı Bezirgân bası şarkısı söylenirdi, “Kapı hakkı ne verirsin, Arkamdaki yadigâr olsun” türküsü söylenirdi. Seksek oynanırdı. Vazgeçilmez olanları ise; itişe kakışa oynanan köşe kapmaca, ip çekme oyunlarıydı. Karşılıklı maniler söyleşiler yapılır, kapalı bir kapa niyetler yazılarak atılırdı. Genç kızların, döne döne halka oluşturarak yaptığı bir saka daha vardı. “BADEM ÇİCEĞİ AÇTI CEMİLE KOCAYA KAÇTI ”tekerlemesi ile Cemile, ağlatana kadar kızdırılırdı. Bir lakabı daha vardı,” Deli Cemile” derdik, Cemilenin Babası, Efsane adam, Selanik Muhacirlerinden arabacı deli Salih amcaydı, Annesi de Güldane hanım teyzeydi. Cemile; üstüne üstlük. Mahallenin marjinal kızıydı. Korkmaz ve çekinmezdi. Erkek gibiydi. Aynı zamanda çok şakacı, lâfazan kavgacı bir kızdı.

 Muğla il Afet ve durum müdürlüğünün 19.07.2012 tarihinde, mahallinde yaptığı incelemede, Fethiye/Kaya köy yolunun sol tarafında kalan, kuru dere yatağının geçtiği alanın, heyelan bölgesi olduğunu, Can ve mal kaybına sebebiyet verebileceğini ve gerekli önlemlerin alınması gerektiğini raporla belirtmiştir. Oysaki simdi dere yatağı hoşnutsuz yapılanlarla doldu. Gelecek felakete karşı durmak için direnip duruyor. Aynı zamanda bu alanın,(belediyenin istinat duvarı yapması halinde)(Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, TOKİ Fethiye Roman Konutları yapılabileceğini), sözlü olarak da ifade etmiştir. Bununla ilgili evraklarımız, yaptığımız yazışmalar” Fethiye Muhacirler sosyal dayanışma Derneği’nde de mevcuttur.

Bademli bahçenin girişinde, yolun tam ortasında M.Ö.4’ncü yüz yıldan kalma tarihi kaya mezarı……..Ner de işe,…sizi ….Gülümseyerek…….” BADEMLİYE HOŞ GELDİNİZ” levhasıyla karşılıyor.

50 Metre sonra sağ tarafta Fethiye belediyesinin, minik yavruların oyun oynamaları için yaptığı, derme çatma bir çocuk parkı var. Anneleri görüyorum çocuklarını alarak parka getirmiş. Çocukları oyun oynarken onlarda taş duvar üstünde oturuyor. Bakımsızlıktan, Oyun gurupları dökülmüş, harpten çıkmış gibi. Zengin bir mahalle düşünün, bu manzarayı asla göremezsiniz. Burası modern bir hale getirilmelidir. Aynı zamanda Yaşlıların oturup dinleneceği güzel bir yer olmalıdır.

Yukarıya, Yüzlerce basamakla çıkılan Likya döneminden kalma İSA’ dan önce, 4.YY.yıla ait kayalar oyularak yapılmış Anıt mezar var. Ve üzerinde “HERPAMİAS OĞLU AMİNTAŞ’ın anıt mezarıdır, diye yazıyor. Hemen aşağısında 1923 Mübadelesinde gelen Muhacir Kardeşlerimiz burada yoğun olarak yaşıyor. Daha ileride doğru gidildiğinde, sağda GÜL Camii var. İç avlusunda Osman Gazinin olduğu sanılan türbe var, Bu türbe “Ünal Şöhret Dirlik ‘in Ey Fethiye Fethiye ”adlı kitabına göre:”1282 yılında Makri’nin yani,(Fethiye’nin)fethi sırasında şehit düşen Menteşe Beye ait olduğunu yazıyor.” Buranın ziyaretçilerin çoğu kadınlardan oluşuyor.  Gazinin adına adaklar kesilip dağıtılır, dualar ediliyor.

 Dış avluda ise Likya devrinden kalma taş oyma mezarlarla, iç içe girmiş Osmanlı Mezarlığı var, Burası Fethiye’nin ilk mezarlığı, bugünkü hali virane, içler acısı. Bir kısım mevta’ların mezar taşlarında Osmanlıca yazılmış kitabeler halen durmaktadır. Taşları Yıkılmış, yan yatmış mezarlar, gelip geçen yolculardan bir Fatiha istiyor gibi, ellerini gökyüzüne açmış, adeta Rabbime niyaz ediyorlar. Şaheser bademlinin, muntazam eski halinden, belirtiler ve de izler kaybolmaya yüz tutsa da, az da olsa, bir kışımı halen yerinde duruyor ve de acilen korunmaya muhtaç.

canlı bahiscanlı bahis siteleri

mobilbahis

cratosslot -canlı bahis siteleri -istanbul escort

buy twitter followers

escort mersin mersin escort

short haircutsshort hairstylesshort haircuts for black womenshort haircuts for womenfarmasi üyelikfarmasi katalogfarmasi kayitweb tasarımkurumsal web tasarımweb tasarım fiyatları

web tasarımweb macawwebmacawmacaw webmacawwebmacawpendik web tasarım

tabelatabela modelleritabela örnekleritabela fiyatlarıtabela çeşitleriprefabrik evprefabrik ev modelleriprefabrik fiyatları

kurtköy escorttuzla escortpendik escort

truvabettruvabet giriş

kurtköy escorttuzla escortpendik escort