istanbul escort bayan escort şişli escort

Yakalıların HES mücadelesi sürüyor

Yakaköylüler, HES yapılmasına karşı yaşam mücadelesi veriyor. Ankara’da ilgili birimlerle görüşen Muhtar Mustafa Dikişci ve azalarından oluşan heyet, HES Projesinin bölgeyi bitireceğini anlatarak projenin engellenmesi için çalışıyor.

Bu haber 10 Ekim 2018 - 14:09 'de eklendi ve 157 views kez görüntülendi.

Yakaköylülere en büyük desteği ise Ak Partili Seydikemer Belediye Başkanı Yakup Otgöz ve Başkan Yardımcısı Mustfa Ali Türkan veriyor. Çevreci geçinenlerin yaptığı yanlış tavırlar nedeniyle halkın güvenini kaybeden çevreciler ise Yakaköy’ün mücadelesini uzaktan seyrediyor.  

HES Projesinin durdurulması için Ankara’da çeşitli görüşmelerde bulunan Seydikemer heyeti, Cumhurbaşkanlığı Kültür Sanat Politikalar kurul üyeliğine atanan Orhan Gencebay ile karşılaşarak fotoğraf çektirdi.

Yakaköy Dikilitaş Deresi üzerinde yapılması planlanan ve başkanlık referandumu seçimi öncesi durdurulan Buldurat Regülatörü ve Hidroelektrik Santrali Projesinin Yapılması için yeniden çalışma başlatılması Yakaköylüleri ayağa kaldırdı. Cezayirli Kel Hasan Paşa tarafından yaptırılan arıklar sayesinde köyün 25 bin dönümlük alanını bir örümcek ağı gibi sarıp sulandığını belirterek Yakaköy’ün yaşamını ekonomik ve sosyal olarak olumsuz yönde değiştirecek HES projesinin yapılmasını istemiyorlar. “Arazilerimizi suladığımız tek deremize HES yaparak bizi susuzluğa mahkum etmeyin, Yakaköy’ün geleceğiyle oynamayın” diyen Yakaköylüler, ÇED toplantısında da bölgede yapılacak HES projesinin vereceği sıkıntıları dile getirdiler. Yaka Köyü Muhtarı Mehmet Dikici, azalarından oluşan heyet ile Ankara’ya giderek ÇED raporunun olumlu verilmemesi için çaba sarf ediyor. Mustafa Dikişci’ye en büyük desteği ise Ankara’da ilgili bakanlıkları ziyaretlerinde kendilerini yalnız bırakmayan Seydikemer Belediye Başkanı Yakup Otgöz ve Başkan Yardımcısı Mustsfa Ali Türkan veriyor.

ÇEVRECİ GEÇİNENLER NEDENİYLE ÇEVRECİLERE DE GÜVEN KALMADI

Öte yandan Yakaköy’e HES yapılması girişiminin Fethiye’deki bazı basın yayın kuruluşlarında yer almasına karşı Fethiye’den her hangi bir çevrecinin Yakaköylülere destek olmaması, yapılan ÇED toplantısına katılmaması gözden kaçmadı. Ne çevreciler destek verdi nede köylüler destek istedi.  Bu tavrın geçmişte belirli mevkilere gelebilmek için kalabalık ortamlarda öne çıkmak isteyen çevreci geçinenlerin, çevre adına kendi çıkarlarına çalışmalarının sonucunda yaşanan güvensizlikten kaynaklandığı iddia ediliyor. Yakaköylülerin HES mücadelesine çevrecilerin destek vermemesine; “Bölgemizde HES’e karşı olduklarını söyleyerek çevreci geçinenlerin, ardından da karşı oldukları işi yapmaya başlamalarının sonucunda ne çevrecilere güven kaldı nede çevre hareketlerine” yorumları yapılıyor.

ÇED TOPLANTISINDA KÖYLÜLER SERT TEPKİ GÖSTERMİŞTİ

Önceki günlerde Yakaköy’de yapılan ÇED toplantısına katılan Yakaköylüler planlanan HES’in yapılması halinde bölgenin ekonomik ve sosyal olarak biteceğini belirtmiş ve zaten kısıtlı olan suyun da HES tarafından toplanarak bölgenin ekolojisini tamamen bozacağını dile getirmişlerdi.

Planlanan HES projesinin hayata geçmesiyle, Yakaköy’de ne tarım ne de turizm yapılabileceğinin altını çizen Yakaköylüler, ekonomik yaşamın sıkıntıya girmesi nedeniyle bölgeden şehirlere de göç başlayacağı belirtiliyor. Atadan kalma topraklarında tarım ve turizm yaparak yaşamak, doğal güzellikleri geleceğe taşımak isteyen Yakaköylüler, HES projesinin engellenmesi için Ankara’da ilgili kurumlarla görüşmelerde bulunuyor.

ÇED Toplantısında şirket tarafından açıklanan rapora karşı çıkan Yakaköylüler raporun HES projesini yapan şirket lehine taraflı olarak hazırlandığı iddiasında bulunmuştu. Derede akan suyun debisinin raporda 2 bin 500 litre olarak gösterilmesinin yanlışlığına dikkat çekerek bu rakamın neredeyse 3’te birinin anca aktığını iddia eden Yakaköylüler, raporun yerinde incelenmeden harita üzerinde DSİ’den alınan verilere göre hazırlandığı iddiasında bulunmuşlardı.

Projenin çalışabilmesi için köydeki tüm sulara el konularak HES projesine aktarılması gerektiği belirtilerek, bunun da köylünün tarım ve turizm yapmasına engel olması demek olduğu, bölgedeki tüm suyun HES için toplandığında diğer alanlarda bulunan su yollarındaki binlerce yıllık çınar ağaçlarının kuruyacağı, yaban hayvanlarının da yok olacağı dile getirildi.

Yakaköylüler, suyu sadece Yakaköy değil, çevrede bulunan 5 köyün kullandığı, ancak sulama suyu olarak yetmediği dile getirildiği toplantıda “Dereden akan su yaz aylarında tarımsal üretim için sulamaya bile yetmiyor, bu projeyle olmayan suyu elimizden almaya çalışıyorsunuz” dediler.

Daha önce dere üzerinde 5 değirmenin döndüğünü şimdi ise bir değirmenin zor döndüğünü belirterek “Daha önce su vardı 5 değirmen dönüyordu, şimdi su olmadığı için 1 değirmen zorla dönüyor” dediler.

KÖYLÜLERİN TALEPLERİ;

Yakaköylüler tarafından tüm idarelere gönderilen dilekçede şu bilgilere yer verilmişti; “Seydikemer İlçesine bağlı olan köyümüz Antalya İli ile Muğla İli sınırlarını oluşturan Akdağlar’ın batı yamaçlarında kurulmuştur. 2000 civarında yerleşik nufusumuz, 2800 adet müstakil tapulu  parsellerden oluşan  yaklaşık 25000 (yirmibeş bin) dönüm ekilebilir, dikilebilir, tamamı sulanabilir arazilerimiz vardır. Başlıca geçim kaynağımız; Başta son yıllarda büyük bir gelişim gösteren turizm, yazlık ve kışlık meyve ve sebze üretimi  ile tahıl üretimine dayalı  tarımsal faaliyetler ile hayvancılıktır. Köyümüz sürekli dışarıya göç verirken son yıllarda gelişen turizm sayesinde bu  göç tersine dönmüş durumdadır. Çünkü Likya Uygarlığının merkezi durumundaki Tlos Antik Kenti  köyümüzün tam merkezindedir. Ayrıca köyün içinden farklı noktalarda çıkan 4 (dört) adet  su kaynağımız vardır. Bunun haricinde köyümüzde  kendi yatağından ve kaynağından su üreten, başı boş akan herhangi bir deremiz yoktur.  Olan derelerde aslında kuru dere olup arıklarımızdan gelen suyun  daha yüksek kotlara aktarılmasında kullandığımız doğal arıklardır. Bu kaynaklardan çıkan sularımız gerek 1000 lerce yıllık Likya uygarlığı döneminde, gerekse daha sonraki Osmanlı döneminde aslen bizim köyümüzde doğmuş olan ve  Cezayirli Kel Hasan Paşa  olarak bilinen kişi tarafından oldukça hakkaniyetli bir biçimde yapılan arıklarla  sulanmadık bir karış toprak kalmayacak şekilde yaklaşık 2800 adet müstakil parselden oluşan 25000 dönümlük alana ulaştırılmıştır.  Eskiden daha bol olan suyumuz küresel ısınmaya bağlı yaşanan kuraklık nedeniyle çok azalmış, arıklarımızdan akan sular adeta can suyu seviyesine inmiştir. Bu na rağmen ata yadigarı bu arıklar sayesinde köyümüzde yüzlerce yıldır su yüzünden herhangi bir niza yada tartışma yaşanmamıştır. Köyümüzün engebeli ve farklı yükseltilerde tepelerden oluşması nedeniyle bu günün teknolojisi ile bile  her karış toprağa bu suyun hakkaniyetli ve verimli bir şekilde arıklarla iletilmesi çok zor olduğu görülmektedir. Bu işten anlayan, köyümüze gelen  uzman kişiler bu sistemin kurulmasının  bu günün şartları için  bile bir mühendislik harikası  olduğunu, hatta korunarak gelecek nesillere aktarılması geren doğal ve kültürel varlık olarak ele alınması gerektiğini ifade etmektedir. Hakikaten bu arıklar köyümüzün 25000 (yirmibeşbin)dönümlük alanını bir örümcek ağı gibi sarmıştır.  Bu arıklarda yaz kış akan can suyu niteliğindeki azıcık su sayesinde, köyün bütününde Osmanlıdan beri yüzlerce yıldır, hatta Likya medeniyetinden beri binlerce yıldır kendiliğinden  doğa harikası bir  flora ve fauna ortaya çıkmıştır.  Bu sayede Türkiye de hatta dünya da eşi benzeri pek az olduğu ifade edilen bir PEYZAJ oluşmuştur. İşte köyümüzü turizmde öne çıkaran; bizim ve çocuklarımızın geleceği  bu  peyzaj bütünlüğü içinde oluşmuş olan eko sistemdir. Bu eko sistem içinde bitki hayvan olmak üzere endemik canlılar vardır. Tlos Antik kentimiz  ve  binlerce yıllık  flora ve faunanın oluşturduğu  eşsiz doğa güzelliğimiz  bizim  turizme dönük hayallerimizi süsleyen servetimizdir. Bizim için başkaca bir umut yoktur. Şimdiden köyümüzdeki birçok restorana hergün binlerce günübirlik ziyaretçi gelmesi, köyümüzdeki butik otellerin Ölüdeniz’deki otellerden bile daha pahalı olarak tercih edilen bir destinasyon olarak ortaya çıkması bu yüzdendir. Bu sayede onlarca eşsiz güzellikteki retoranlarıyla, butik otelleriyle, balık havuzlarıyla, yazlık ve kışlık taze meyve ve sebze üreten çitçileriyle, ürettiği tarım ürünleri  ve el emeği göz nuru ürünlerini köyün içinde yol kenarlarında açtığı tezgahlarda satan kadın ve çocuklarıyla; Köyümüz daha şimdiden turizm deki gelirden payını almaya başlamıştır. Bizim köyümüzün geleceği; kırsal turizm, eko turizm, doğa turizmi gibi alternatif turizm alanlarındadır. Ancak 1/25000 nazım imar planında, bu faaliyetlerin  plansız ve ruhsatsız değil de çağdaş bir şekilde yürütülmesi için ayrılmış bir yer yoktur. Fakat bize hiçbir faydası olmadığı gibi gelecekte bizim yaşam alanlarımızı daraltarak köyü terk etmemize neden olacak bir HES projesi için bize hiç sormadan, görüşümüz alınmadan yer ayrılmıştır. Biz bu köyün kadim sahipleriyiz. Köyün kaynakları da öncelikle bizim yararımıza kullanılmalıdır. Sularımız bizimdir. Kimseye de vermeye niyetimiz yoktur.

Çünkü:

1):Yıldan yıla artan kuraklık nedeniyle sularımız gittikçe azalmaktadır. Böyle olunca da bizim sularımız bize kıt kanaat yetmektedir. Yazlık meyve ve sebze üretimi yanında kışlık sebze üretiminede yönelmiş durumdayız. Kışları aylarca köyümüze bir damla yağmur yağmadığı olmaktadır. Bu durumda bu kaynaklar yazlık  tarım için olduğu kadar kışlık tarım için de bizim sigortamızdır. Kaldı ki ,tarımın dünyada gün geçtikçe daha da önem kazanması ve stratejik bir faaliyet alanı haline gelmesi nedeniyle  bizde bir karış toprağımızı boş bırakmadan değerlendirmek niyetindeyiz. Turizmin günden güne gelişmesi bu nedenle de su ihtiyacının zamanla artacağı göz önüne alındığında gelecek yıllarda suyumuz bize bile yetmeyecektir.

2): Üzerinde HES PROJESİ planlanan  dere, kendiliğinden su üreten başı boş bir dere değildir. Bu dere köyümüzü adeta örümcek ağı gibi ören, bizim için bir kültür varlığı olan,  mühendislik harikası olarak nitelenen arıklarımızın sadece bir bölümüdür. Arıklarımızın beslenme kaynağı ise köyümüzün içinde farklı noktalardan çıkan doğal kaynaklarımızdır. Köyün içinde bulunan 3-4 ayrı su kaynağının boru içine alınarak bir noktada toplanıp burada bir HES  yapılması bizim köyümüzü çölleştirmekten başka bir işe yaramayacaktır. Çünkü; adım başı her parselin başına ulaşan binlerce arıktan oluşan bu karmaşık arık sistemi üzerinde binlerce yıldan beri akan can suyunun belli bir mevsimde dahi kesilmesi Kendiliğinden oluşmuş olan tabiat harikası flora ve faunayı yok edecektir. Neticede  eko sistemi  oluşturan endemik canlıların tümü telafisi imkansız bir şekilde yok olacak, köyümüz komşu köyler gibi ekolojik çeşitliliğini kaybedecektir.

3): Bizim köyümüzün, çocuklarımızın ve gelecek nesillerin umudu turizmdedir. Bugün köyümüzün turizm açısından geldiği nokta Tlos Antik Kentini  ziyaret  edenlerden  ziyade köyün doğal güzelliklerini  ziyaret edenler sayesindedir. Bir HES projesi için bu  turizm potansiyelini yok etmeye değer mi?  Günden güne artan doğal dinlenme yerleri, yeme içme yerleri, ev pansiyonculuğu, butik otel yatırımları da bundan olumsuz yönde etkilenecektir. Turizm bizim için olmasa olmazımızdır. Turizm sayesinde köyde yaşayan herkes gün geçtikçe daha çok nemalanmaktadır. Bir kişinin  HES yapması uğruna bizim geleceğimizi karartılmamalıdır.

4): Bizler butik otelcilerimizle, pansiyoncularımızla, restorancılarımızla, balık havuzcularımızla, üreten çitçimizle, yol boyunca ürettiklerini satan kadın ve çocuklarımızla herkesin bir diğerinin kazanmasına vesile olmaktadır. Biz köyümüzde böyle yaşamak ve yaşam kalitemizi bu yönde artırmak niyetindeyiz. Gelen yerli ve yabancı ziyaretçilerimize yok olacak doğal ve kültürel varlıklarımız yerine bu HES’leri  mi göstereceğiz. Yoksa tam kendi kendimize yetecek hale geliyoruz derken  çocuklarımız yeniden şehirlere göç etmek zorunda mı kalacaktır. 

TALEBİMİZ: Muğla ili, Seydikemer İlçesi, Yakaköy  Mahallesi, Dikilitaş Deresi üzerinde yapılması planlanan; Buldurat Regülatörü Ve Hidroelektrik Santrali Projesinin yapılmasının idari yoldan durdurularak  projenin iptali için  çevreye duyarlı herkesin yardımını  saygılarımızla arz ederiz.” (Orhan Okutan fethiyenettv.com)

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.