Arama sonuçları “seçim”

Belediye gayrimenkul satarak borç ödeyecek

Belediyenin alacaklarının tahsili için icra müdürlüğü kurduklarını, kimsenin evine haciz göndermek istemediklerini söyleyen Fethiye Belediye Başkanı Saatcı, Fethiye Belediyesi’nin 2 ay sonra maaş ödeyemeyeceğini, bu sıkıntıları aşmak için gayrimenkul satacaklarını söyledi

Fethiye Belediye Başkanı Behçet Saatcı, Eylül ayı olağan meclis toplantısı sonrası Belediye Meclis üyeleri ve kamuoyunu bilgilendirmek için Fethiye Belediyesi’nin ekonomik durumuyla ilgili açıklamalarda bulundu. Büyükşehir yasası öncesi ve sonrası Fethiye Belediyesi’nin ekonomik parametreleri slaytlarla kamuoyuna açıklandı.  Saatcı: “Bu yasa Büyükşehir ilçe belediyelerinin bitim yasasıdır” dedi.

Her fırsatta olduğu gibi yine büyükşehir yasasını eleştiren Fethiye Belediye Başkanı Behçet Saatcı, “Bu yasa ilçe belediyelerinin bitim yasasıdır. Şuan inanın biz Fethiye Belediyesi değiliz, bunu da siyaseten söylemiyorum. Biz şuan Büyükşehir Fethiye şubesiyiz.” şeklinde dert yandı.

Aylık personel gideri 2 milyon 280 bin TL!

Meclis salonunda personel giderleriyle ilgili istatistik verilerini paylaşan Fethiye Belediyesi İnsan Kaynakları Müdürü Mesut Doğan, 30 Mart 2014 tarihinde yani Büyükşehir yasasından önce 84 bin nüfuslu Fethiye Belediyesi’nin memur, işçi, sözleşmeli personel, geçici işçiyle birlikte 304 çalışanla hizmet verdiğini, bu sayının büyükşehir yasasından sonra belde belediyelerinin Fethiye Belediyesi’ne geçmesiyle birlikte 458 sayısına ulaştığını belirtti. Doğan, 1 Ağustos 2014 tarihiyle birlikte hizmet alımının eklenmesiyle 771 personelin olduğunu söyledi. Bu rakamlara göre de, Fethiye Belediyesi’nin aylık personel giderinin brüt 2 milyon 280 bin TL olduğununaltı çizildi.

 

“84 bin nüfuslu Fethiye’ye daha fazla para geliyordu”

İnsan Kaynakları Müdürü Mesut Doğan’ın ardından Fethiye Belediyesi Mali Hizmetler Müdürü Hakan Alp, büyükşehir yasasından önce ve yasadan sonra Fethiye Belediyesi’nin ekonomik durumu anlatan bir değerlendirmede bulundu. Slayt gösterisi eşliğinde bilgiler aktaran Alp, Büyükşehir yasasından önce 2013 yılında 84 bin nüfuslu Fethiye’ye iller bankasından 10 milyon 672 bin TL geldiğini, şimdi ise Büyükşehir yasasından sonra 2014 yılı aynı aylara ait 5 aylık iller bankası geliri 140 bin nüfuslu Fethiye’ye 12 milyon 807 bin TL gönderildiğini söyledi. Yalnız iller bankasından gelen bu paranın 5 milyon 122 bin TL’si Büyükşehir Belediyesi’ne aktarıldığının altını çizen Alp, “Yani Fethiye Belediyesi’ne yasa sonrası 140 bin nüfus olmasına rağmen 7 milyon 684 bin TL para geliyor. Bu da 84 bin nüfuslu Fethiye’ye daha önceden daha fazla para geldiğini gösteriyor. Bunun yanı sıra Fethiye Belediyesi’nin Büyükşehir yasasından önce gelirleri içerisinde bulunan su, kanalizasyon, ÇTV konut ve işyerlerinin %20 vergisi, Katı Atık Gelirlerinin tamamı, ilan reklam gelirlerinin tamamı, yangın sigorta vergisinin tamamı, Otobüs gelirlerinin tamamı, Kira gelirlerinin büyük bir kısmı, Atık suya ait elektrik teşvik payı ve su gelirlerinden indirimli KDV iadesi gelirlerinin tamamı Büyükşehir yasasıyla birlikte Fethiye Belediyesi’nden elinden alınarak, Büyükşehir’e aktarılacak. Bununla birlikte Fethiye’den Büyükşehir Belediyesi’ne ortalama yılda 25 milyon 179 bin TL para gidecek” ifadelerini kullandı.

 

Personel sayısı ve belde

belediyelerin borçları aylık gideri yükseltti

Bilgiler aktarmayı sürdüren Fethiye Belediyesi Mali Hizmetler Müdürü Hakan Alp, Fethiye Belediyesi’nin 30 Mart 2014 Büyükşehir yasası öncesi ve sonrasındaki aylık sabit giderlerin karşılaştırmasını slaytlar eşliğinde yaptı. Buna göre ise, Fethiye Belediyesi Büyükşehir yasasından öncesinde 2014 Mart ayında sabit giderleri 2 milyon 537 bin 286 TL iken yasa sonrası, bu giderlerin 2014 Ağustos ayına göre 3 milyon 883 bin 625 TL olduğunu belirtildi. Mali Hizmetler Müdürü Hakan Alp, yasa sonrası giderlerin daha çok yasa sonrası 6 belde belediyesinden gelen personel sayısı ve belde belediyelerinin borçları olduğunu ifade etti.

 

Fethiye Belediyesi ve yasa sonrası Fethiye Belediyesi’ne bağlanan belde belediyelerinin borçlarını ve alacaklarını gösteren bir tabloyla bilgiler aktaran Mali Hizmetler Müdürü Hakan Alp, Fethiye Belediyesi’nin kamu idarelerine şimdiye kadar hiç borcunun olmadığını belgelerle gösterdi. Alp, belde belediyelerinin ise 501 bin 957 TL kamu idarelerine borcu olduğunu ve bu borçların Fethiye Belediyesi tarafından şuan itibariyle ödendiğinin altını çizdi. Yasayla birlikte hem Fethiye Belediyesi’nin hem de Fethiye Belediyesi’ne bağlanan belde belediyelerinin iç mali borçlarının toplamı ise 20 milyon 079 TL olduğunu açıklandı.

 

“Bu yasa Büyükşehir ilçe belediyelerinin bitim yasasıdır”

Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Başkan Behçet Saatcı, “Tabloya bakınca hiç karamsar bir tablo gözükmüyor gibi. Ancak şimdi aramızda Belediye Başkanı arkadaşlarımız var. Fethiye Belediyesi’nin bu alacakları hiç yanlış anlamayın. Nasrettin Hoca’nın pıtrak dikeni dikip de, geçen koyunlardan birikecek olan kılları yumak yapıp da, pazarda satılıp, alınacak olan paralar. Bunların hiç birisi tahsil edilecek borç değil. Bize 8’er milyon zimmet gelmişti, Sayıştay’dan. Yol katılım paylarını neden almıyorsun diye…

Ortada yol kalmamış 10 yıl önceki yolun katılım parasını istiyor benden Sayışta denetçisi. Şuan bize belde belediyelerden de gelen toplam borç 20 milyon TL. Bizim şuan bunu ödeme şansımız sıfır! Gördünüz yaklaşık 4 milyon her ay sabit giderimiz var. Hiçbir şey yapmayalım yıllık 48 milyon TL para gidiyor Belediye’den. 20 milyon da borç var. Yaptı ortalama 70 milyon TL. Bizim gelirimiz ne? Gelir kalmadı. İller bankasından gelen parayı görüyorsunuz. Şuan inanın biz Fethiye Belediyesi değiliz, bunu da siyaseten söylemiyorum. Biz şuan Büyükşehir Fethiye şubesiyiz. Biz belediye başkanı değiliz, sizlerde belediye meclis üyesi değilsiniz. Ben şuan Fethiye Belediyesi şube müdürü bile değilim. Şube müdürü olsam ödeneğim gelir, ödeneğime göre iş yaparım. Ortada ödenek yok! Yasa çıkmadan da aynı şeyleri söylüyordum. Yasa çıktıktan sonrada söylüyorum. Bu yasa Büyükşehir belediyelerine bağlı belediyelerinin bitim yasasıdır! Burada artık belediye başkanlığı seçimi yaptırmaya gerek yok. Biz eskiden şahin gibi gökte kapan ve gökte yiyen bir belediye iken, şimdi ise eşeklerden özür diliyorum, sakar eşeğe döndük. Hiç yapacak bir şeyimiz yok!” dedi.

 

“Bu borç Behçet Saatcı’nın borcu değil!”

Başkan Behçet Saatcı konuşmasını şu şekilde sürdürdü, “Mali tabloyu herkes görsün. Ben buradaki hiç kimseyi farklı bir siyasi parti görüşten diye değerlendirme yapmıyorum. Ama sizler muhalefet parti meclis üyeleri gibi kendinizi görüp, ‘oh ya. Belediye borçlarını ödeyemiyor. 2 ay sonra da maaş ödeyemeyecek’ diyorsanız, yarın buraya oturduğunuz zaman aynı sıkıntılar sizin de sıkıntınız olacak. Bu borçlar Behçet Saatcı’nın borcu değil! Benim bir tek Allah’a can borcum var. Kimseye 1 kuruş borcum yok. Biz 15 yıldır hiç kimseye borcu olmayan bir belediye olarak unvan kazandık. Görüyorsunuz, kamu idarelerine 1 kuruş borcum yok benim!”

 

“Fethiye Belediyesi 2 ay sonra maaş ödeyemeyecek!”

“Arkadaşlar bakın. Fethiye Belediyesi 2 ay sonra maaş ödeyemeyecek duruma gelecek. İcra Müdürlüğü kurduk. Ancak evine icra gelen insanların durumu kadar hiç kötü bir şey yoktur! İcra göndermek kolay değildir bir belediye olarak. Kime göndereceğiz? Bize oy veren, vermeyen vatandaşlara göndereceğiz. Bu alacakları bizim alma şansımız yok. Telefonla rica minnet ararsak, Belediye olarak alacağımızın yüzde 10’unu alırız. Bizim için tek yol kalıyor arkadaşlar. Öncelikle bizim bir düze çıkmamız lazım. Bunu da gayrimenkul satışıyla yapacağız. Dersiniz ki, biz grup olarak buna karşıyız. Saygı duyarım. Bir işletmede işler kötü gidiyorsa, önce personel çıkartılır. Gayrimenkul satışından başka hiçbir şansımız yok. Borçları sıfırlayıp, elimizden gelenleri yapmaya çalışacağız. Buna el kaldırmak isteyen kaldırır. Benim bu saatten sonra hiç kimseye kendimi ispatlama gibi bir düşüncem yok”

 

CHP’li Ünal, “Umarım hizmet gelecek”

CHP’li Nalan Ünal Saatcı’nın konuşmasının ardından yaptığı değerlendirmede, “Bilgilendirmeden dolayı teşekkür ediyoruz. Ancak Büyükşehir’e gidecek olan para yine Fethiye’ye hizmet olacak umarım gelecek. Buraya daha hizmet gelecektir” dedi.

FİTNE ATEŞİNE ODUN TAŞIYANLAR YİNE MAT OLDUNUZ

Öyle  an ve zamanlar vardır ki, bir olay, bir durum,  ülke ve kurumlar  ve aynı zamanda o ülkede yaşayan insanlar için, olağan olaylar olağanüstü, , olağanüstü olaylar ise normal bir hal sayılır.

Şöyle izah edeyim: Olağanüstü olaylar sık sık ,yaşana yaşana, olağan hale gelmiş ve olağan olaylar da, zamanla olağanüstü algılanmaya başlanmıştır. Bu ülkelerden biri de Türkiye’dir. Bu ülkede her cumhurbaşkanlığı seçiminin olağanüstü bir durum arz etmesi olağanmış gibi algılanmış, her 10 yılda bir ihtilal yapılması ise olağan bir hal haline gelmiştir.

Zaman zaman da fertler olarak da bizler bu ülkedeki olağanüstülüklere öyle alışmışızdır ki, TV haberlerine, gazete haberlerine baktığımız zaman, eğer olağanüstü bir şey yoksa,  ya da bir kaç gün haberleri izlemediğimiz zaman etrafımıza eşe dosta sorarız “haberlerde ne var ne yok” eğer algı dünyamızdaki  haberler yok ise önemli bir şey yok  haberlerde deriz. Hal bu ki bilmeyiz ki her gün dünya yeniden kurulur.

Çünkü millet olarak alıştırılmışız hep olağanüstülüklere.Olağanüstülükler de zamanla bize olağan , olağan olanlar da, olağanüstü gelmeye başlamıştır.

 Bir gazete ya da televizyon izlediğimizde, terör üç beş kişiyi şehit etmemişse, yollarda  trafik kazalarından onca kişi ölmemişse,  siyasi liderler birbirine okkalı şekilde bir küfür etmemişse, o gün haber değeri yoktur diğer haberlerin. Bir gurup dövüşecek, bir gurup bir yerleri dağıtacak, basacak, polis gaz bombası atacak, karşıt görüşlü öğrenciler çatışacak, öğretim üyesi, başörtülü öğrenciyi dışarı çıkaracak. 

Yani demem o ki bir insanın vücudu zamanla yüksek tansiyona alıştığı gibi, biz de millet olarak zihnimiz olağan dışı haberler ve olaylara alıştı ve alıştırıldı.

Zihin dünyamız yıllar yılı  olağanüstülüklere alıştırılıp ve artık olağanüstü olaylar olağanmış gibi algılanmaya başlayınca bir türlü alışamadık, olağan olaylara.

Onun için istediler ki Sayın Gül ile Sayın Erdoğan arasında son bir hamle ile CB devir teslim töreni öncesi ve sonrası gerginlik çıkaralım. İstediler ki aralarına fitne sokalım. İstediler ki birbirine düşürelim. Bir zamanlar CB başkanı olmasın diye elinden geleni yapmadıkları Sayın Gülden medet umar hale geldiler. Şahsiyet bu, kılıktan kılığa girmesi an meselesi. Yeter ki o tıynette kişiler hazır olsun.

Sayın Gül’e 7 yıllık CB döneminin özellikle ilk yıllarında yapılanları bir hatırlamayım.Ne kadar seviyesiz ve alt düzey bir hareketlerdi değil mi? Orduyu başkomutan sıfatı ile temsil eden bir kişiye yapılanlar. Hem de ordu içindeki kendini bilmezlerden gelirse daha da acı.

Onun için Sayın Gülün , eşi Hayrunnisa hanımefendinin, insanlık hali olan bir anlık kırgınlığı sonucu söylediklerine bodoslama atladılar ve geçmişte onun hakkında ne söylediklerini bir anda unutarak.

Fitne fücur takımının  beklentileri yine boşa çıktı. Cumhurbaşkanlığı devir teslim töreninde, Sayın Gül son derece nezaket kuralları içinde tam bir dava adamına yakışır şekilde Sayın Erdoğan’a kardeşim diye hitap edip gönül huzuru içinde CB makamını teslim ettiğini söyledi.

Sayın Erdoğan’la  40 yıllık dava arkadaşı olduklarını, görevi devrederken büyük şeref duyduğunu, “Görevini devir ederken müsterihim, on  yıl önce başbakanlığı devir ettiğindeki gibi.Böyle bir arkadaşıma devir ediyorum. Üstün liderlik ve yöneticilik yeteneklerini, hakka olan aşkını, en iyi bilenlerdenim” dedi.

‘ Sayın Cumhurbaşkanım, değerli kardeşim, Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde, Türkiye’nin bu yolda daha da ileri yol kat edeceği inancındayım” dedi. 

Sayın Cumhurbaşkanımız Erdoğan da güzel mesajlar verdi devir teslim töreninde. Sayın Gülle yol arkadaşı olduklarını, bilgi ve tecrübelerinden yararlanacağını söyledi.

Evet bu mesajlar hakikaten insanın içini aydınlatan kardeşlik adına verilen çok güzel mesajlardı. Her ne kadar fitne fücur takımının işine gelmese de.

Dünya makam ve mevkii için nice kişilik ve şahsiyet katliamının yapıldığı bu topraklarda Sayın Gül ve Sayın Erdoğan’ın  duruşları takdire şayan idi. Kardeşlik hukuku adına yaptıkları  davranış ve sözleri tarihe geçecek işlerdendi.

Bu topraklar üzerinde çok kardeş kanı dökülmüştü geçmişte. Osmanlı’nın  Timur’ la yaptığı Ankara savaşı sonrası dönemi bir hatırlayalım. Fetret devri kardeş kavgası, taht kavgaları. Sonraki dönem ikinci Osman’ın şehit edilmesi.

Fitnenin ne kadar tehlikeli olduğunu bu millet acı tecrübeler edinerek öğrenmiştir bizzat. Hz. Ali( r.a)  ve Hz. Osman efendimiz zamanındaki fitneleri bir hatırlayalım. Peygamberimizin güzide ashabının birbirine kılıç çekmesi. Hz Ali efendimiz ile Hz. Ayşe validemizin karşı karşıya getirilmesi. Ne kadar acı değil mi?

 Çok uzağa gitmeye gerek var mı? Kanuni ile oğlu şehzade Mustafa’nın aralarının bir fitneyle aralarının açılması ve baba Kanuninin  oğlu Mustafa’yı boğdurtması ve sonraki yaşadığı pişmanlıklar.  

Bu yol arkadaşlarını tebrik etmek lazım. Bundan 10 -15 yıl önce bu yapının iki Cumhurbaşkanı çıkaracağını kim akıl edebilirdi.

Bu davanın bu ülkeye bu kadar derin mühür vuracağını kim tahmin edebilirdi. Silahla, tehditle, darbeyle CB seçilen bir ülkeden, halkın oyuyla CB seçilen bir ülkeye geçiş.

Medya patronlarının ve işadamlarının hükümet kurdukları ve  başbakan atadıkları bir ülkeden, halkın oyuyla seçilen bir hükümet ve yine halkın oyuyla seçilen bir CB.

Bir zamanlar başörtüsünün rejim meselesi yapılıp,başörtülü Merve KAVAKÇININ mecliste yemin ettirilmediği Türkiye’den, başörtülü kızların üniversite kapılarından çevrildiği Türkiye’den, eşleri başörtülü olan iki CB çıkaran Türkiye’ye.

Zaman tünelinde hep kalanlar, değişimi zamanında göremeyip, zamanın ruhunu okuyamayanlardır.

Bu değişimi ve dönüşümü iyi okumak lazım. Bu değişim ve dönüşümü iyi okuyamayan CHP, Anayasa İçtüzüğü kitapçığını fırlatmakla, halkın ilk defa kendi  seçtiği Cumhurbaşkanının meclisteki yemin törenini boykot etmekle muhalefet ettiğini zannediyor. Seviyeli muhalefetle, terbiyesizlik sınırlarını iyi tespit etmek lazım. Aksi takdirde bir anda terbiyesizlik çukurunun içinde buluverir insan kendisini.

Sayın Kılıçdaroğlu kendisine uzatılan eli sıkmamakla muhalefet  yaptığını zannediyor. CHP’nin içine düştüğü durum bu işte. Zaten tarihi boyunca millet ne yaptıysa hep tersini yaptı CHP. Halkçı geçinen ama halktan kopuk CHP.   

Millet nere yönünü döndü ise, tersine yönünü dönen CHP.  Bu topraklarda en az bir 30 yıl daha CHP’ye ekmek yok. Ben demiyorum bunu, İbn-i Haldun söylüyor. CHP’li dostlar kızmasın bize  lütfen.

Selam ve muhabbetle

CHP’den alternatif kutlama

CHP heyeti Cumhuriyet Meydanı Atatürk anıtı önünde partililerle bir araya gelerek 30 Ağustos Zafer bayramı töreni düzenledi. 30 Ağustos Zafer Bayramının 92. yıldönümü kutlamaları kapsamında Fethiye’de yaşayan Cumhuriyet Halk Partililer; Atatürk Anıtına çelenk koydular.

Fethiye protokolü tarafından Beşkaza Meydanı Atatürk Anıtı önünde gerçekleşen çelenk koyma töreninin ardından Cumhuriyet Halk Partisi Fethiye ilçe Başkanlığı öncülüğünde partili vatandaşlar ve bazı sivil toplum kuruluşu üyeleri Cumhuriyet Meydanı’ndaki Atatürk Anıtı önüne gelerek çelenk koyarak tören düzenlediler.

Cumhuriyet Meydanı’ndaki Atatürk Anıtı önünde gerçekleşen törene Cumhuriyet Halk Partisi Muğla Milletvekili Prof. Dr. Nurettin Demir, Cumhuriyet Halk Partisi Fethiye İlçe Başkanı Ali Özgür Kullukçu, CHP’li belediye meclis üyeleri, bazı sivil toplum kuruluşu başkanları ve üyeleri ile birlikte çok sayıda vatandaş katıldı. Atatürk Anıtına çelengin koyulması  sonrasında; saygı duruşu ve istiklal marşının okunduğu törende bir konuşma yapan Cumhuriyet Halk Partisi Fethiye İlçe Başkanı Ali Özgür Kullukçu “Bizler vatanını ve milletini seven bireyler olarak asla tarihimizi ve milli değerlerimizi unutmayacak ve unutturmayacağız. Hiçbir güç bu değerleri unutturamaz, buna güçleri yetmez. Geçtiğimiz günlerde gerçekleşen Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde çıkan sonuçlarda başarısız olduk. Ama bu başarısızlığı öne sürerek kenara çekilmeyeceğiz. Hep birlikte el ele ve omuz omuza vererek Cumhuriyet Halk Partisini en üst düzeye çıkaracak ve iktidara taşıyacağız” dedi.

 

“30 AĞUSTOS TÜRK’ÜN KADERİNİN DEĞİŞTİĞİ BİR GÜNDÜR”

İktidar tarafından milli değerlerin unutturulmak istendiğini ve bu amaçlarına ulaşamayacaklarını belirten Cumhuriyet Halk Partisi Muğla Milletvekili Nurettin Demir ise konuşmasında “Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşlarının askeri alanda gösterdikleri üstün başarının ardından kutlanmaya başlanan Zafer Bayramı aynı zamanda yeni Türkiye’nin kuruluşunda önemli bir adım olarak değerlendirilmektedir. 30 Ağustos Türkün kaderinin değiştiği bir gündür. Sadece bir savaş kazanmak değil bağımsızlığa ve çağdaşlaşmaya doğru var gücüyle dört nala Akdeniz’e doğru yürümenin günüdür. 92 yıl önce bu saatlerde Türkiye’nin kaderi değişmişti ancak bu günkü geldiğimiz noktaya baktığımızda özellikle eğitim alanında köklü değişikliklerin yapıldığını görmekteyiz. Özgür  ve aydınlık düşüncenin önünü kesmek için sinsi planların olduğunu yaşmaktayız. Özellikle Fethiye’de geçmişi olan bir okulun İmam Hatip Lisesine dönüştürülmesi bu anlamlı günde kınıyoruz. Türkiye’de 7500 yönetici konumundaki öğretmen arkadaşlarımız farklı sendikalarda olduğu için görevden alındı. 7500 civarında yönetici konumundaki öğretmen arkadaşlarımız bir kalemle görevlerinin sonlandırılması çok manidardır. Bu yüzden çok daha fazla çalışacağız ve daha çok mücadele edeceğiz. Tüm dünya halklarının örnek aldığı Ulusal Kurtuluş Savaşı’nın eşsiz kahramanlarını ve tüm şehitlerimizi rahmetle anıyor, büyük bir onurla Zafer Bayramını kutluyor, saygılarımı sunuyorum” dedi.

Yargı yine “DUR” dedi

Muğla 2.İdare Mahkemesi Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na Ölüdeniz ile ilgili Yürütmeyi Durdurma Kararı verdi

MELSA şirketi tarafından, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın, “Ölüdeniz Kumsalı Günübirlik Alan ve Tesisleri İşletme Protokolü’nün tek taraflı feshine ilişkin açılan iptal davasında, Muğla 2.İdare Mahkemesi, 28.08.2014 tarihinde oy birliğiyle yürütmenin durdurulmasına karar verdi.

Yerel seçimlerin ardından Muğla’da İl Özel İdaresi’nin kapanması ve mallarının “Büyükşehir Kanunu” gereğince belediyelere devredilmesiyle ilgili tartışmalar devam ediyor.

Kapanan Muğla İl Özel İdaresi’ne ait MELSA Şirketi’nin 20.04.2012 tarihinde imzalanan “Ölüdeniz Kumsalı Günübirlik Alan ve Tesisleri İşletme Protokolü” ile “Akçapınar Köyü Araplar Mevkii Kıyı Kesimi Kumsal Alan Tesisleri İşletme Protokolü” nün Muğla Valiliği tarafından feshine ilişkin Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nün 23.05.2014 tarih ve 6806 sayılı yazısı ile bildirimi neticesinde Muğla 1.İdare Mahkemesi’nce 03.07.2014 tarihinde yürütmenin durdurulmasına karar vermişti.

İlerleyen günlerde MELSA Şirketi;  Muğla Valiliği ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı hakkında 14.08.2014 tarihinde yargı kararlarının uygulanmaması nedeniyle Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu.

Sürecin devam ettiği sırada Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, 20.04.2012 tarihinde imzalanan “Ölüdeniz Kumsalı Günübirlik Alan ve Tesisleri İşletme Protokolü” ile “Akçapınar Köyü Araplar Mevkii Kıyı Kesimi Kumsal Alan Tesisleri İşletme Protokolü “nü31.07.2014 tarihinde tek taraflı olarak feshettiğini 05.08.2014 tarihinde bildirdi.

MELSA şirketi tarafından, protokollerin tek taraflı feshine ilişkin açılan iptal davasında Muğla 2.İdare Mahkemesi 28.08.2014 tarihinde oy birliğiyle yürütmenin durdurulmasına karar verdi.

 

KUMBURNU AÇIK HAVA DİSCOSU OLUYOR

 

Oludeniz umb_800x450

MUÇEV tarafından şemsiye ve şezlong kiralaması ve büfe işletmesi ihale edilen Kumburnu Milli Parkı’nda yapılan plaj partisi uygulamasıyla, ihale şartnamesinin hiçe sayılarak gece partileri düzenlenmeye başladığı, Kumburnu Milli Parkı’nın bu tür uygulamalarla açık hava discosu gibi çalıştırıldığı ileri sürülüyor. Kumburnu Milli Parkı yıllardır gündüz plaj hizmeti veriyordu. İşletmenin şimdi gece de açılarak açık hava discosu gibi çalıştırılmaya başlaması Ölüdenizli işletmecilerden büyük tepki görüyor.

Ölüdeniz ve çevresindeki işletmeler, neredeyse devlet eliyle haksız rekabet yaratıldığını iddia ederek uygulamanın bir an önce sonlandırılması istiyor.  Belceğiz Plajında eskiden MELSA’ya ait olan büfeye asılan afişe göre; 30 Agustos Gecesi (bugün) yapılacak ve gecenin geç saatlerine kadar sürecek plaj partisine İngiliz Dj’in de davet edildiği öğrenildi.

Gürün, “Çözüm , 2015 Mart-Nisan’dan sonra”

Muğla’daki ticaret ve sanayi odaları, deniz ticaret odaları ve Muğla Ticaret Borsası başkanlarının Büyükşehir Belediyesi’nden beklentilerinin ele alındığı toplantıda büyükşehir belediye başkanına 25 maddeden oluşan talep iletildi.  En önemli maddeler arasında Fethiye Körfezi’nin dolması, Kayaköyü’nün imar durumu, Göcek, Ölüdeniz, Hisarönü, Bozburun, Ovacık ve Marmaris’in bazı bölgelerindeki altyapı eksiklikleri yer aldı.

 

Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün, 2015 Mart-Nisan ayından sonra bu taleplerin birlikte çözüme kavuşturulacağını açıkladı.

Muğla’daki odalar tarafından Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün’e 25 Maddelik talep ve beklenti iletildi. Muğla Ticaret ve Sanayi Odası (MUTSO) salonunda gerçekleştirilen toplantıya Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün, Ticaret ve Sanayi Oda başkan ve yöneticileri, Ticaret Borsası, Deniz Ticaret Odaları Başkanları ve Büyükşehir Belediyesi’nin Daire Başkanları katıldı.

KARAKUŞ TALEPLERİ İLETTİ

Oda ve Borsanın taleplerini Muğla ticaret ve Sanayi Odası (MUTSO) Başkanı Bülent Karakuş açıkladı. MUTSO Başkanı Karakuş, Muğla odaları olarak 10 yıldır ortak bir çalışma içinde olduklarını belirtti. Karakuş, “Bizlerin bu ortak çalışması Türkiye’deki odalar ve borsalar içinde ilk ve tek örnek. Bugüne kadar yaptığımız bu örnek çalışmayı bundan sonra da Muğla Büyükşehir belediyemiz ile yürütmek arzusundayız. Ortak akılla, ortak fikirle yürütülecek çalışmaların muhakkak semeresini göreceğiz. Bunun için Muğla’daki 5 Ticaret ve Sanayi Odası, Muğla Ticaret Borsası ve Marmaris, Fethiye ve Bodrum Deniz Ticaret Oda başkanlarımızın yörelerindeki önemli gördükleri taleplerini 25 başlıkta topladık. Bu taleplerin içinde yerel bazda çözülecekler var, merkezi hükümet ile çözülecekler var. Bu taleplerin çözümünde işbirliği içinde olmamızın Muğla adına katkıları kat kat artacaktır” dedi.

ÇALIŞMALAR 2015’DE BAŞLAYACAK

Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün, göreve geldikten sonra iç organizasyonlar ile ilgili fikir ürettiklerini, birimlerin oluşturulmasını sağladıklarını söyledi. Gürün, “Büyükşehir seçimlerinin ardından göreve geldikten sonra olabildiğince iç organizasyon ile ilgili fikir ürettik. Eylül ayından itibaren ilçe ilçe ziyaretlere başlayacağız. 10 yıldır, 20 yıldır olmayan bazı olayların haklı olarak artık büyükşehir olduk, olsun deme gibi haklı talepler de var. Her şey bütçe ve bütçe şartlarına ve yetki alanlarına bağlı olarak gerçekleştirilip gerçekleştirilmeyeceği değerlendirilecek. Önümüzdeki bütün bir kış boyunca sizlerle bir araya gelerek tespitlerimizi yaparak stratejik planımızı oluşturacağız. 2015 yılının Mart-Nisan aylarından itibaren 2015 programımıza başlayacağız. Coğrafya olarak Muğla diğer Büyükşehirlere oranla çok farklı bir coğrafi yapıya sahip. Yıllardır ezberlediğimiz 1124 km. kıyı şeridimiz, Sayın valimizin hesaplatması ile 1494 km olarak çıktı. Neticede Muğla, Türkiye’nin en uzun kıyısına sahip il. Muğla’da yapılacak çalışmaları hep birlikte yapacağız. Sizin fikirleriniz bizim için çok önemli. Oda ve Borsa’nın önerileri ve talepleri arasında yerel bazda çözülecekler var, bunun yanında merkezi yönetim ile çözülmesi gerekenler de var. Bunu da hep birlikte hareket ederek bu sorunun çözümünü için çaba göstereceğiz” dedi.

ODALARIN ÖNEMLİ TALEPLERİ

İŞYERİ FAZLALIĞI: Muğla’nın turizm ilçelerindeki en önemli sorun işyeri fazlalığı. İşyeri fazlılığı sezonluk işletmeler ile haksız rekabete neden oluyor. Yerleşik esnaf zarar görüyor. Yeni açılacak işyerleri ile ilgili daha ağırlaştırılmış kriterler ortaya koymasını bekliyoruz.

ECRİMİSİL SORUNU: Kıyıların Milli Emlak Genel Müdürlüğünden kiralanarak Büyşükşehir’in organizasyonu ile ilçe belediyelere yetki aktarması suretiyle ecrimisil fiyatlarının yerel belediyelerce belirlenmesinin uygun olacağını düşünüyoruz. Antalya’da 7-14 lira olan ecrimisil bedelleri, Bodrum’da 35 liraya kadar yükseliyor.

ÖDENEK AKTARIMI: Yıllardır özellikle turizm bölgelerinde yaz ve kış nüfuslarının farklılık göstermesi nedeniyle ödenek aktarımında sıkıntı yaşandı. Şimdi Büyükşehir belediyemizin bunu göz önüne alarak turistik ilçelerimizin yaz ve kış nüfuslarını göz önüne alarak ödenek aktarmasını talep ediyoruz.

SU VE KANALİZASYON ŞİKAYETLERİ: Su kanalizasyon hizmetlerinde vatandaşların sıkıntılarını aktarmada sıkıntı yaşadıkları belirlendi. 112 Acil Servis hizmeti gibi bir birim kurularak bu sıkıtı en aza indirilebilir.

ULAŞIM SORUNU: Ramazan Bayramı tatilinde Bodrum ve Akyaka trafiği felç oldu. En azından bu iki turistik yöre için alternatif yollar yapılabilir.

YÖRE ÜRÜNLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: Milas-Bodrum yolu üzerinde tarımsal amaçlı işletmelerin açılması teşvik edilmeli. Milas tarımın ağırlıklı olduğu bir ilçemiz. Zeytin, balıkçılık gibi ürünlerin bu işletmelerde satılarak yöre ürünlerinin değerlendirilmesi sağlanmalı.

LİMANLARIN İŞLETİLMESİ: Belediyelere ait liman ve marinaların işletmeleri Büyükşehir Belediyesi’ne geçti. Liman ve marinalarda yapılacak yatırımlar konusunda Deniz ticaret Odaları ile istişare edilmesi ve bu liman ve marinaların ilçe belediyelere devredilmesini önemsiyoruz.

GÖKOVA KÖRFEZİ ATIK TOPLAMA SORUNU: Dünyaca ünlü Gökova Körfezinde tek atık alım teknesi var. Atıkların toplanması ve bertaraf edilmesi konusunda mutlaka çalışma yapılması gerekiyor.

FETHİYE KRUVAZİYER LİMANI: Fethiye Türkiye’de 7. Büyük uğrak liman. Ama kruvaziyer limanı yok. Fethiye’ye mutlaka bir büyük yolcu gemilerinin yanaşabileceği kruvaziyer bir liman yapılması gerekir. Bu konuda Fethiye Ticaret ve Sanayi Odası’nın yaptığı çalışma mutlaka Büyükşehir belediyesi tarafından desteklenmeli.

FETHİYE KÖRFEZİ DOLUYOR: Fethiye Körfezi derelerin taşıdığı alüvyonlar nedeniyle dolmak üzere. Temizlenmesine rağmen mevcut durumu çok iç açıcı değil. Fethiye körfezi ile ilgili bir yönetim planının hazırlanması gerekir.

KAYAKÖY İMARI: Kayaköy SİT alanında ve yapılaşma yok. Bu da kaçak yapılaşmayı doğuruyor. Kayaköy’de bir an önce imar planı yapılarak kaçak yapılaşmanın önüne geçilmesi gerekir. Kayaköy’ün restorasyonu veya pazarlanmasında Büyükşehir Belediyesi’nin desteğine ihtiyaç var.

ALTYAPI EKSİKLİĞİ: Göcek, Ölüdeniz, Hisarönü, Bozburun, Ovacık ve Marmaris’in bazı bölgeleri buna dahil edilebilir. Buralarının altyapısının kapasitesi çok düşük. Bu bölgelerin altyapı kapasitelerinin arttırılması gerekir.

MARKALAŞMA: Muğla’nın markalaşma konusunda yapılan çalışmalar var. Fakat Muğla’nın dünya pazarında tanınması için mutlaka marka Ürdünlerin üretilmesi ve pazarlanması şart.

ZİNCİR MARKETLER SORUNU: Türkiye’de belki de en fazla zincir marketin bulunduğu ili Muğla. Zincir marketlerde maalesef yerel ürün satışını gerçekleştiremiyoruz. Büyük marketler yasasında yerel ürünlerin satışı ile ilgili madde var. Ruhsat aşamasında bu maddenin uygulanması mecbur kılınabilir.

İHTİSAS ORGANİZE SANAYİ: Muğla’da İhtisas Organize Sanayi çalışmalarını tamamladık. Yaz sezonunda 3-4 milyon nüfusa hitap eden bir bölgede olmamıza rağmen hiçbir yerel ürünümüzü paketleyemiyor ve pazarlayamıyoruz.  Bu çalışmaların desteklenmesini istiyoruz.

FUAR ALANI: Bu çalışmamız ortaklaşa devam eden bir çalışma. Gerekli izinler alınıncaya kadar Odamız tarafından yapılması için destek bekliyoruz.

MARİNAYA İHTİYAÇ VAR: Türkiye’nin en uzun kıyısına sahip olmamıza rağmen Marina yapılacak alanlar belirlenmiş değil. Bu konuda yeni bir imar planı çalışması gerekiyor.

FERİBOT SEFERLERİ: Muğla’da sadece Büyükşehir tarafından yürütülen feribot seferleri Bodrum-Datça arasında yapılıyor. Bu seferlerin üç ay ile sınırlandırılması yerine yılın 12 ayında bu seferlerin düzenlenebilmesi için çalışma yapılması gerekiyor.

BALIKÇI TEKNELERİ İÇİN LİMAN: Muğla’daki küçük balıkçı teknelerinin en büyük sorunu teknelerini bağlayabilecekleri küçük limanların olmaması.

YÖRÜK KÖYÜ PROJESİ: Muğla yılda 3 milyonu yabancı, 4 milyonu yerli olmak üzere toplamda 7 milyon turist ağırlıyor. Gelen turiste deniz, kum ve güneşin dışında alternatif turizm alanlarının da sunulması için Yörük Köyü projesinin desteklenmesini istiyoruz.

ULUSLAR ARASI HAL: Bölgemiz her ne kadar turizm bölgesi olsa da tarımsal faaliyetlerin yapıldığı önemli bir bölge. Bunun için Ortaca, Köyceğiz ve Dalaman bölgesinde uluslar arası bir Hal’e ihtiyaç var. Özellikle narenciye ve nar üreticisi her yıl milyonlarca lirasını toptancılara kaptırıyor. Uluslar arası bir hal yapıldığında hem o bölge tarımcısına katkısı olacak, hem de bu ürünlerin toptan satılmasının önün açılmış olacaktır.

STRATONİKEİA VE LAGİNA ANTİK KENTLERİNİN TANITIMI: Stratonikeia Türkiye’nin en büyük antik kentlerinden birisi. Bu ören yerinin restorasyonu ve tanıtımı çok önemli. Ama yeteri derecede bu ören yerimizi tanıtamıyoruz. Bu konuda Büyükşehir belediyesinden destek bekliyoruz.

MHP’den ihraç edilen Saatcı ve Prof. Özdağ’dan sürpriz görüşme

2005 yılında MHP’den ihraç edilen ve 2010’da tekrar üye olan Prof. Dr. Ümit Özdağ ile geçen yıl MHP’den ihraç istemiyle disipline sevk edilmesinin ardından parti üyeliğinden istifa eden Behçet Saatcı sürpriz bir görüşme yaptı.

 

Fethiye Belediye Başkanı Behçet Saatcı’ya, 2005 yılında MHP Genel Başkanlığı’na aday olan ve Yeni Çağ Gazetesi’nde köşe yazarlığı yapan Prof. Dr. Ümit Özdağ ziyarette bulundu. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye muhalifliği ile bilinen Prof. Dr. Ümit Özdağ, gazetecilere kısa bir demeç verdikten sonra makamda Başkan Saatcı’yla uzun süre sohbet etti.

 

ümit özdağ (1)_800x533

MHP Genel Başkanlığı’na 2005 yılında aday olan ancak adaylığı kabul edilmeyen Prof. Dr. Ümit Özdağ 2005 yılında partiden ihraç edilmişti. 2010 yılında tekrar MHP üyesi olan Özdağ, 2011 seçimlerinde MHP İstanbul Milletvekili adayı olmuştu. Görüşme hakkında bilgi vermeyen Özdağ, Başkan Saatcı’yla sohbet edeceğini söyledi. Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren Saatcı ise, “Kalemiyle, beyniyle, fikriyle ülkemizin sıkıntılı dönemine yön vermeye, yol vermeye çalışıyor. Kendisine kolaylıklar diliyorum” dedi.

Kullukçu, “Son derece çelişkili bir durum”

Fethiye belediyesi yönetimi tarafından bastırılarak dağıtılmakta olan bilgilendirme rehberine CHP Fethiye İlçe yönetimi ve bazı belediye meclisi üyelerinden tepki geldi. İlçe Başkanı Ali Özgür Kullukçu, çelişkili bir durum olduğunu belirterek, Bu idarecilerimiz yetki sorunu yaratmak yerine Fethiye’mizin sorunlarının çözüm noktasında el ele ve gönül gönüle iş birliği içerisinde olmalıdır.” dedi.

Kitapçık ile ilgili olarak CHP Fethiye İlçe Başkanı Avukat Ali Özgür Kullukçu ile beraberinde CHP Fethiye ve Büyükşehir belediye meclis üyeleri açıklamada bulundular.

CHP Fethiye İlçe Başkanı Ali Özgür Kullukçu açıklamasında “Sorumluluk sahibi idarecilerinizin bir kitapçık bastırarak kendi yetkilerinin ne olduğunu anlatmaları ilginç bir tutum göstergesidir. Çünkü bu idarecilerimizin 30 Mart 2014 yerel seçimlerinden önce bu yetki alanlarını bilerek ve isteyerek bu görevlere talip oldukları aşikar bir gerçek iken şimdi bu durum yeniymiş gibi bir tavır sergilemeleri ve yetkisizlikten bahsetmeleri son derece çelişkili bir hal almaktadır. Bu idarecilerimiz yetki sorunu yaratmak yerine Fethiye’mizin sorunlarının çözüm noktasında el ele ve gönül gönüle iş birliği içersinde olmalıdır. Doğru olan Fethiye için kişisel egoların bir kenara bırakılması ve kolektif aklın çözümü ile sorunların çözümü için bir araya gelinmesidir. CHP Fethiye ilçe başkanlığı genelde parti politikamızı anlatmak ve aktarmak için bir köprü vazifesi gördüğü şüphesizdir. Bunun yanın sıra yerelde de Fethiye’nin sorunlarının ve çözümlerinin gerçekleştirilmesi için yine aynı köprü vazifesini görerek tüm bunları çözebilecek yetenekli vasıftadır” dedi…

 

kitapçık (2)_450x600

Basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Kullukçu “CHP ilçe başkanlığı olarak tutumumuz Muğla Büyükşehir veya Fethiye Belediyesi herhangi bir yetki sorunu olmaksızın Fethiye için sorunların birlikte değerlendirilmesi ve birlikte çözüme kavuşturulmasıdır. Biz partizanca yaklaşmıyoruz. Bizim için önemli olan Fethiye’nin sorunlarının çözümlenmesi ve bu noktada da yapılan şark kurnazlıklarını elbette ki imkan tanımayacağız. Bunu izah ediyoruz” dedi.

 

Saatcı, “% 60 gelir kaybına uğradık”

Kitapçığın giriş bölümünde Fethiye Belediye Başkanı Behçet Saatcı’nın resmi ve açıklaması bulunuyor. Başkan Behçet Saatcı açıklamasında “İlimizin büyükşehir kapsamına alınmasının ardından son 3 ayda söz konusu kararlarla vatandaşımız mağdur edilmektedir. Aynı zamanda belediyeler arası yetki karmaşası, uyumlu çalışamamak, kaynakların etkin, verimli, ekonomik kullanılmaması, statü ve görev çakışması gibi sorunlarda meydana gelmektedir. Siz  saygıdeğer halkımızı bilgilendirmek, Büyükşehir ve belediyemizin görevlerini açıklayabilmek amacıyla bu rehberi hazırlama gereği duyduk. % 60 gelir kaybına uğradığımız, personel olarak gereğinden fazla büyüdüğümüz, 30 Mart öncesine göre hareket kabiliyetimizin azaldığı, coğrafya ve nüfusumuzun arttığı ancak gelirlerimizin azaldığı, önümüzdeki günlerde belediyenin taşınmaz ve ekonomik olan bazı değerlerin büyükşehre geçeceği gerçeğini de sizlerle paylaşırız” demekte.

 

Akça, “Halkın sahiplenmediği bir logo”

Ak Parti Büyükşehir Belediye Meclisi Grup Başkan Vekili Avukat Gültekin Akça, Muğla Büyükşehir Belediyesi logosunun belirlenmesi sürecine tepki göstererek, “Halkın sahiplenmediği bir logo” dedi.

 

Ak Parti Büyükşehir Belediye Meclisi Grup Başkan Vekili Avukat Gültekin Akça, “ Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin sosyal medya üzerinden seçime sunduğu ve 850 bin nüfuslu kentte

sadece 1468 kişinin oylarıyla belirlediği logosu, belediye meclisinde ben ve arkadaşlarımın muhalefetine rağmen kabul edildi. Ancak, çok az sayıda vatandaşımızın oyunu alan bu logo için yeterli tanıtımın yapılmadığını ve dolayısıyla yeterli katılımında olmadığını düşünüyoruz”

 

LOGO_620x600

Akça, Ak Parti olarak, bu logonun Muğla’yı anlatmadığını ve Muğla’ya yakışmadığını düşündüklerini anlatarak,” Parti olarak, bu süreç gündeme geldiğinde, “Türkiye çapında düzenlenecek bir yarışma ile uzman bir jüri tarafından logonun belirlenmesi” önerisinde bulunduk. Komşumuz olan Aydın ve yeni kurulan Menteşe Kaymakamlığımızın logolarını belirlerken hayata geçirdikleri sürecin, demokrasi ve katılımcılıkla övünen CHP’li Muğla Büyükşehir Belediyemiz tarafında da uygulanmasını beklerdik. Özellikle, bu sürece her seçimde kapıları çalılan sivil toplum kuruluşlarının da dahil edilmesi gerekirdi. Bu kentin kültürel ve doğal zenginliklerini ön plana çıkaran birkaç öğenin halkın anlayacağı bir şekilde logoda yer almasını isterdik” diye konuştu.

Ak Parti Büyükşehir Belediye Meclisi Grup Başkan Vekili Av. Gültekin Akça, sözlerini şöyle tamamladı:

“Bizim, bu muhalefetimize rağmen kabul edilen bu logonun “Yeryüzü Cenneti Muğla’yı” anlatmadığına inanıyoruz ve yolun başındayken bu yanlıştan dönülmesini istiyoruz. Muğla halkı bu logoda kendisini göremiyor. Bu logo da, her birisi marka haline gelen Bodrum, Milas, Marmaris ve Fethiye gibi turizm kentlerimizin ve diğer ilçelerimizin yeterince anlatılmadığını düşüyoruz.

Muğla ilinin ilk Büyükşehir Belediye Meclisi üyelerine ve halkımıza bir çağrıda bulunmak istiyorum. Gelin zaman geçmeden, gelecek nesillere gururla aktaracağımız,  kentimizi anlatan kalıcı olacak bir logoyu birlikte belirleyelim.”

Bu asırda, Fethiye’de kanal suyu kullanıp, içiyorlar

Fethiye’nin Esenköy Mahallesi Bademli mevkisi susuzluk sorunuyla mücadele ediyor. Yaklaşık 50 haneli alanda çeşmelerden su akmazken vatandaşlar pislik içerisinde bulunan kanal suyunu hortumlar döşeyip evlerine kullanma ve içme suyu sağlıyor.

Hemen her yıl aynı dönemde çeşmelerinden su akmayınca kanal suyu ile ihtiyaçlarını karşılamaya çalışan vatandaşlar bağırsak enfeksiyonlarının yanı sıra çocuklarda yaralar oluşmaya başladı. Defalarca MUSKİ ve diğer yetkililere sorunlarını iletmelerine rağmen çözüm bulamayan Esenköy Mahallesi bademli mevkii sakinleri kanal başında ellerinde kova ve bidonlarla toplanıp “İşte bizim kullandığımız, kaynatıp içtiğimiz su bu. 21 yüzyılda Türkiye ve insanlığa yakışıyor mu? Turizm kenti Fethiye’ye bu görüntüler layık mı? Günlerdir banyo yapmıyoruz. Bu sıcak havalarda iyice koktuk eşlerimizin yanına yaklaşamıyoruz. MUSKİ duy sesimizi. Belediye ses ver susuzluk çıldırtıyor” diye konuştular.

Bademli sakinlerinden Adem Ertuğrul, “Sorunumuzu iletmediğimiz makam kalmadı. Sağlık yetkililerini göreve davet ediyoruz. Biz bu kanal suyu ile banyo yapıp kaynatıp içiyoruz. Eşlerimizle yan yana yatamıyoruz. Sayın yetkililer 10 gün boyunca hanımlarıyla yatmasınlar görelim derken Erol Karataş ise “İçme suyu ve yol problemi bizi canımızdan bezdirdi. Çok mağduruz diye konuştu. Mahalle sakinlerinden Zekeriya Kökçüoğlu, Bayram Karcı, Nezahat Kurt ve Recep Türkmen de MUSKİ ‘yi aradıklarını ancak Antalya sınırından aydının sınırına kadar geniş bir alana hizmet yaptıkları mazeretini öne sürüp sorunumuzla ilgilenmediler çocuklarımızda kendimizde yaralar başladı. Sağlıkçıları göreve davet ediyoruz. Kanal içindeki su mikrop yuvası halinde bulunuyor mecburiyetten biz bu suyu taşıyıp bulaşık ve çamaşırlarımızı yıkıyoruz. Çocuklarımızı bu suyla banyo ettiriyoruz hatta kaynatıp içiyoruz. Artık kanalın bu halini görerek su ihtiyacımızı karşılayacak halimiz kalmadı, seçim dönemlerinde söz verenler şimdi ortada yok yetkilileri göreve davet ediyoruz” şeklinde konuştu.

‘ARGE birimini önemsiyoruz’

MELİG projesiyle ilgili FETSO heyetini kabul eden Seydikemer Kaymakamı Muammer Köken, argebirimi oluşturmak için yer ayırdıklarını ve argeye önem verdiklerini söyledi. Köken, “Seydikemer’inen güçlü yanı insan kaynakları” dedi.

Fethiye Ticaret ve Sanayi Odası Genel Sekreteri Füsun Şahin ve AR-GE  ve Uluslararası İlişkiler biriminden Meltem Şimşek Seydikemer, İlçe Milli Eğitim Müdürü Ferah San ve Seydikemer Kaymakamı Muammer Köken’i ziyaret ederek kısa adı MELİG olan “Meslek Lisesi İşinin Güvencesi Projesi” hakkında bilgi verip destek istediler.

Fethiye ve Seydikemer’de iş piyasasının ihtiyaçlarının karşılan
ması amacıyla mesleki ve teknik eğitimin kalitesini arttırmaya yönelik olarak FTSO tarafından hazırlanan ve AB’den 240 Bin Avro hibe desteği almaya hak kazan MELİG Projesiyle  iş dünyası ile eğitim kurumlarını buluşturmasının hedeflendiği dile getirildi.

FTSO Genel Sekreteri Füsun Şahin tarafından ziyaretlerde dile getirilen turizm piyasasının işgücü ihtiyacının karşılanması amacıyla Fethiye ve Seydikemer’e hitap eden bölgesel büyüklükte bir turizm otelcilik okulu açılması fikri Kaymakam Muammer Köken ve İlçe Milli Eğitim Müdürü Ferah San tarafından kabul gördü.

 

IMG_7974k_800x533

Fethiye Ticaret ve Sanayi Odası Genel Sekreteri Füsun Şahin ve  AR-GE  ve Uluslararası  İlişkiler biriminden Proje Koordinatörü Meltem Şimşek ilk ziyareti Seydikemer İlçe Milli Eğitim Müdürü Ferah San’a yaptılar. Meslek Lisesi İşinin Güvencesi Projesinin temel amacının, mesleki ve teknik eğitimin kalitesinin artırılması ile iş dünyası ile eğitim kurumlarının buluşturulması olduğunu belirten FTSO Genel Sekreteri Füsun Şahin: “İlçemizde mesleki ve teknik eğitim veren okullar ile işletmeler arasında bağın güçlendirilmesi gerekiyor. İş dünyasının ihtiyacı olan ara eleman ihtiyacının karşılanması için okulların ve iş dünyasının aynı dili konuşması, ihtiyaçlarını tanımlanması ve bunları giderecek yönde birlikte adımlar atması gerekiyor. Öte yandan mesleki ve teknik eğitimin kalitesinin arttırılması için müfredat başta olmak üzere altyapı ve ekipman eksikliğinin giderilmesi zorunlu.

Projeyi hazırladığımızda Kemer henüz Seydikemer adında bir ilçe olmamıştı. Projeyi hazırladıktan sonra Milli Eğitimde iki kez sistem değişti ancak bu bizim çalışmamızı engellemiyor. Liseyi bitiren herkes üniversiteye gitmeye çalışıyor. Bu nedenle mesleki ve teknik eğitimi seçen öğrenci sayısı çok az. Anadolu liselerine giremeyenler boşta kalmamak için seçiyor. Biz bu anlamda meslek seçiminin önemini vurgulamak istedik. Projemizle bu konuda hem ailelere hem öğrencilere meslek seçiminde farkındalık yaratmaya çalışacağız. Seydikemer’de 8. sınıf öğrencilerine yönelik olarak belirlediğimiz ilköğretim okullarında mesleki ve teknik eğitimin önemini anlatan çalışmalarımız olacak. Seminerlerimiz, gezici tiyatro tarafından sahnelenen oyunlarımız, bilgilendirici broşürlerimiz olacak. Özellikle başarılı kız öğrencilerimizi meslek koçlarıyla buluşturacağız. Öğrencimiz hem mesleği öğrenecek hem de günlük harçlığını alacak. Bu amaçları gerçekleştirmek üzere Seydikemer Milli Eğitim Müdürlüğümüzün  destek ve katkılarına ihtiyacımız var” dedi.

Seydikemerİlçe Milli Eğitim Müdürü Ferah San projeye destek vereceklerini belirterek “Yeni kurulduk. Sıkıntılarımıza rağmen çalışmalarımızı en iyi şekilde sürdürmeye çalışıyoruz. Seydikemer’de yer bulamadığımız için Halk Eğitim Merkezini Seydiler Mahallesine açacağız. Seydiler kiliminin yaşaması için kurs açmayı düşünüyoruz. Ayrıca bazı okullara yeni bölümler açmak için başvurduk ama bakanlık izin vermedi ” dedi.

FTSO Genel Sekreteri Füsun Şahin, okullara açılacak bölüm konusunda düşüncelerini Seydikemerle sınırlandırılmaması gerektiğini belirterek “Bölgesel büyüklükte bir turizm otelcilik okulu açılmalı. 25 km ötede Fethiye var. Turizm sektörü nitelikli eleman ihtiyacını karşılayamıyor. Dışarıdan gelenler çalışıyor. Bir çok aile çocuğunu ahçı olmasını istiyor ama mevcut turizm otelcilik okulunun kapasitesinin düşük olması nedeniyle gidemiyor” dedi.

FTSO heyetinin Seydikemer Kaymakamı Muammer Köken’i ziyareti oldukça samimi bir atmosferde geçti. FTSO Genel Sekreteri Füsun Şahin MELİG Projesi hakkında bilgi vererek Kaymakam Muammer Köken’den destek istedi.  Konuşmasında ailelerin de yanlış yönlendirmesiyle çocukların meslek lisesini tercih etmediğini belirten Şahin, “Eğitim camiası sektörün ihtiyacı ne diye düşünmüyor.  Olsa olsa yöntemiyle bölüm açıyor. İş dünyası da sesini duyurmak için fazlaca çaba sarf etmemiş. Bunun için bir kurul var ama işlevi yok. Bu nedenle okullardan mezun olanlar iş bulamıyor.  Projemizle meslek seçiminde farkındalık yaratmak istiyoruz. Sadece öğrencilere değil ailelere de farkındalık yaratmayı planlıyoruz. Bunun için çeşitli etkinlikler gerçekleştireceğiz” dedi.

Projeye destek vereceklerini belirte Seydikemer Kaymakamı Muammer Köken Arge birimi oluşturmak için yer ayırdıklarını belirterek “Arge birimini önemsiyoruz. Odasını hazırladık ama henüz oluşturamadık ve oluşturmayı çok istiyoruz. Seydikemer’in en güçlü yanı insan kaynakları. Fethiye’de de hangi derneğe, odaya gitseniz içinde 3- 5 tane Seydikemerli var. Mesleğinde başarılı olmuş, okumuş Seydikemerlilere ulaşmak istiyoruz. Gençlerimizle tanıştırmak onların entellektüel birikimlerini buraya taşımak istiyoruz. Bu sene Yunus Nadi adına mutlaka bir etkinlik düzenleyeceğiz. 25 İlköğretim okulunu gezdim öğrencilerle sohbet ettim. Ne olmak istiyorsunuz dediğimde çok büyük bir çoğunluk ya asker diyor yada polis. Seydikemer’de toprağa bağımlılık azalmış. Dışarıda az ücretle çalışan aileler toprağıyla uğraşsa daha çok kazanacak, ama yapmıyor. Bu konuda çok avantaj var ama kullanılmıyor” dedi.

DR. OSMAN GÜRÜN (2)

Geçen Salı günü yayınladığım yazıdan sonra birçok okurum aradı ve yayınlamış olduğum yazı ile ilgili bilinmeyenleri yazdığımdan dolayı teşekkür ettiler. Şimdi ben ikinci yazımla sizleri tekrar baş başa bırakıyorum.

Kaldığımız yerden devam;

Seçimler tamamlandı ve Muğla CHP de Osman GÜRÜN ile tarihin en yüksek oyu alındı. Şimdi sırada çok hızlı bir şekilde kurumları oluşturmak, yeni Büyükşehir’i en kısa sürede iş üretir hale getirmek gerekiyordu. Vatandaşın en büyük beklentisi yıllar önce tabip olarak görev yapan Dr. Osman GÜRÜN’ünün, o devirde kırılan, çıkan her şeyi yerli yerine nasıl getiriyorsa, kesilecek denen kol ,ya da bacak Osman GÜRÜN tarafından nasıl kurtarılıyorsa, şimdi sırada yeni büyükşehir vardı.

İl sınırlarımız çok geniş ve kırık dökük binlerce sorunumuz,yeni  Büyükşehir’i  bekliyordu. Süreç başladı, kurumsal yapı en alttan en yukarıya kadar çok hızlı bir şekilde oluşturulacak, en az sorunla en yüksek düzeyde hizmet verir duruma gelinecek. Diğer bir taraftan vatandaş yeni belediye olduğu için bazı şeyleri uygun karşılamaya kalkarken, bunu fırsat bilen bazıları da, bu karmaşık durumdan yararlanmak isteyecekti. Karşınızda güven veren, ilkeli bir duruş sergileyen, özellikle Fethiye halkının alışkın olmadığı bir başkan profili duruyordu.

Fethiye de halk on beş yıldır mafya vari usullerle yönetilmeye alıştırılmış, şimdi halkımız mütevazi bir belediyecilik anlayışı sergileyen Büyükşehir’e ve yeni bir yönetime de alışmaya çalışıyordu. Bu güne kadar Fethiye’de hiç kimse verdiği paranın nerede kullanıldığının hesabını hiçbir zaman soramamıştır. Ödediği her kuruşun belediye kurumu tarafından hangi yöntemlerle alındığını hiçbir zaman öğrenememiştir. Sorsa da cevap bellidir. “Fethiye’de yaşamanın bir bedeli vardır”. Bu ifade bizim meşhur kasabamızın şerifi olan SAATCI tarafından sarf edilmiş bir kelimedir.

Türkiye’ye en fazla katma değer sağlayan illerden biri Muğla’dır. Yeni BÜYÜKŞEHİR İLE BİRLİKTE HALK BUNDAN SONRA GERÇEK şeh-ri Emin-inin ellerindedir. Ben şunu açıklıkla söylemeliyim ki; yeni Büyükşehir’in ilk başkanı olarak seçilen Dr Osman GÜRÜN tüm ilimiz için büyük bir şanstır. İlk planlama onun yetkili olduğu dönemde yapılacaktır. İlk kurumsal süreç yine başkanımızın döneminde inşallah tamamlanacaktır. En önemli hayati kararlar onun güven veren karakterinin sembolü olarak ortaya çıkacaktır. Bu kararlar ilk etapta belki de hemen çok iyi anlaşılamayacaktır, ama gelecekte insanlar şunu kesinlikle söyleyecektir; İyi ki o dönemde Muğla Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Osman GÜRÜN beydi diyeceklerdir. Kırk yıl önce kolu, bacağı başka tabiplerce kesilmesi gerekir dendiğinde, vücudun bu çok önemli uzuvlarına kesilmesine gerek yoktur, ben müdahale edeceğim diyerek gereğini yapmış, kırk yıl sonra Fethiye’nin her köşesinden, yaylasından, beldesinden bu hikayeler anlatılıyorsa, işte bugünkü yönetim anlayışının asıl sonuçları yıllar sonra anlaşılacak ve iyi ki geçmişte buranın ilk Başkanı Osman GÜRÜN olmuş diye herkes o gün dua edecektir.

Demokrasi kültürü gelişmiş, insana saygının ve sevginin bir topluma ne kazandıracağını çok iyi bilen Sayın GÜRÜN ‘ün, doğru insanlarla, bilgi ve ahlaki derinliği olan kadrolarla çok başarılı işler yapacağını biliyoruz. Sosyal belediyeciliğin en önemli yapı taşlarının önümüzdeki aylarda Muğla Büyükşehir Belediyesinde oturmaya başladığını herkes görecektir. SEVGİYLE KALIN.

CUMHURİYETİN SEÇİLMİŞ İLK CUMHURBAŞKANI

YENİ TÜRKİYE’NİN CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN, SADECE 12. CUMHURBAŞKANI OLARAK DEĞİL AYNI ZAMANDA CUMHURİYETİN SEÇİLMİŞ İLK CUMHURBAŞKANI OLARAK ÇANKAYA’DAKİ 1071 RAKIMLI TEPEYE ÇIKTI.

Türk’ü, Kürdü, Laz’ı, Çerkez’i ve diğer bütün alt kimlikleriyle, ilk kez Cumhurbaşkanını kendi oyuyla belirlediği 10 ağustos seçimlerinde vatandaşlarımızın %52’sinin oyunu alan Recep Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanı seçildi. Erdoğan 13 yıl sonra lideri olduğu YENİ TÜRKİYE’NİN EN ÜST MAKAMINA SEÇİM İLE GELEREK, siyaseten elde edilmesi zor bir rekora imza attı. Bu mertebeye engelleri aşarak geldi.

Cumhurbaşkanımız 1990’lı yılların başından itibaren önüne çıkan her engelle güçlenerek adım adım zirveye çıktı. 1991 yılında Refah Partisinden İstanbul Milletvekili seçilen, mazbatasını da alan 13. Dönemdeki seçimlerin tercihi olması nedeniyle yapılan itiraz üzerine Milletvekilliği engellendi, 1994 yılında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığını, Dalan, Kesici, Livaneli gibi kamuoyunda güçlü gösterilen adayları geride bırakarak zafere ulaştı.

Kurucusu olduğu Ak Parti’nin Genel Başkanı olarak siyasi yasaklı olarak seçimlere girdi. Yasaklı olan Erdoğan, yapılan bir yasal düzenleme ile Milletvekili seçildi ve hemen ardından BAŞBAKAN oldu. Ak Parti Genel Başkanı, Başbakan olarak girdiği seçimlerin tamamında Partinin oylarını arttırarak büyük zaferler kazanan Erdoğan, Milletimizin efendisi değil hizmetkârı olduğunu kendisine düstur edindi… 12. CUMHURBAŞKANIMIZ YENİ TÜRKİYE’NİN GELECEĞİ İÇİN ÇOK ŞEYLER YAPACAKTIR.

 

Hoşça kalın dostlar…

Muğla Valisi Güvençer Ula’da ziyaretlerde bulundu

Muğla Valisi Mustafa Hakan Güvençer, Ula’da incelemelerde bulundu. Vali Güvençer kaymakam ve belediye başkanını da ziyaret etti.

Muğla Valisi Mustafa Hakan Güvençer, ilçe ziyaretlerini sürdürüyor. Ula ilçesinde Kaymakam Ali Yılmaz, Belediye Başkanı Ümit Karaaslan ve Ermaş Mermer tarafından yapımı tamamlanmak üzere olan okulu ziyaret etti. Ziyarette İl Jandarma Komutanı Kurmay Albay Halil Çelik, İl Emniyet Müdürü Veysal Tipioğlu, Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Uğur Şeren ve İl Milli Eğitim Müdürü Tamer Kırbaç Vali Güvençer’e eşlik etti.

Ula Kaymakamlığı’nda Kaymakam Yılmaz’dan ilçe hakkında brifing alan Vali Güvençer heyetle bir süre sohbet etti. Vali Güvençer daha sonra 30 Mart yerel seçimlerinde Belediye Başkanı seçilen Ula Belediye Başkanı Ümit Karaarslan’a hayırlı olsun ziyaretinde bulundu. Başkan Karaarslan ziyarette ilçe hakkında Vali Güvençer’e bilgi verdi. Muğla’nın büyükşehir statüsü kazanması ile Ula’da 30 mahalleye hizmet ettiklerini dile getiren Karaarslan, “Ulamız sakin bir ilçemiz. Çok önemli bir sıkıntımız yok. Köylerimize çöp konteynırları koyduk. Hizmet alımı ile aldığımız temizlik işçilerimizle çöplerin toplanmasını sağlıyoruz. İlerleyen zamanlarda daha iyi bir sistem oturtacağımızı düşünüyorum” diye konuştu.

Bu ziyaretin ardından Vali Güvençer, hayırsever işadamı Mustafa Ercan tarafından yaptırılan ve 2014-2015 eğitim öğretim yılında hizmet verecek 12 derslikli Hüseyin Ercan Ermaş Mermer Anadolu Lisesi’nde incelemelerde bulundu. Vali Güvençer, Ermaş Mermer’in fabrikasını da gezerek çalışanlardan mermer üretimi konusunda bilgi aldı.

DR. OSMAN GÜRÜN (1)

Yerinden yönetim (Adem-i  Merkeziyetçilik) yıllardır sol düşünce yapısının en önemli teorilerinden biri olarak varlığını sürdürmüştür.

Halka hizmeti adaletli ve en kısa sürede götürmenin en önemli yolu, yerel temsilcilerin halkın içerisinden gelmesiyle olur. Planlı ve düzenli kararların yaşama geçirilmesi, yerel temsilcilerin uyum içerisinde çalışması, en tepede bulunan başkanın tüm bu kararlarda etkin olması çok önemlidir.

Görev yaptığınız bölge, yaşadığınız ülkenin en önemli bölgelerinden biriyse, bu işin zahmeti iki katına çıkmaktadır. Atanmış olarak görev yapan insanlarla, seçilmiş olarak aynı kurum çatısı altında birlikte büyük başarılara imza atmak kolay bir iş değildir. Öncelikle niçin orda bulunduğunuzu, yaşadığınız yöreye hizmet için seçildiğinizi unutmamak zorundasınız. Kendi ikbalinizin peşine düşerek, halkın sorunlarından uzaklaşırsanız, Ademi- Merkeziyetçilik denen teorinin pratiğe geçirilmesi mümkün olmayacaktır. Bütün bu olumsuzlukları ortadan kaldıracak tek merci; o kurumun yine halk tarafından seçilmiş başkanının organlar arasındaki uyumunun sağlıklı işletilmesiyle olacaktır.

Ben buradan diğer başkanlar ile ilgili düşüncelerimle sizleri fazla sıkmak istemiyorum. Bizim için asıl olan; mevcut Büyükşehir Belediye Başkanımız ile ilgili düşüncelerimizin bugün hangi safhada olduğunu sizlerle paylaşmak olacaktır.

Seçimlerden yaklaşık olarak bir yıl önce Büyükşehir Belediye Başkanımız kim olursa daha iyi sosyal belediyecilik anlayışıyla karşılaşırız diye düşünce pratiği oluşturduğumuzda, buna en iyi uyan, bugün halk tarafından büyük bir destek ile seçilen,15 yıl Muğla İl Belediye Başkanı olarak görev yapmış, ciddi bir deneyim sahibi, konumu itibariyle güven veren, duruşu ve kararlılığıyla herkesin olumlu baktığı önemli bir siyasetçi, iyi bir hekim, örnek bir aile reisi olan Sayın Dr. Osman GÜRÜN  üzerinde çok olumlu tepkiler alıyorduk.

Buradan elde ettiğimiz tüm verileri partimizin üst yetkili organlarına ileterek, muhafazakar, mütedeyyin, genellikle sağ seçmenin olduğu bir bölgede, Büyükşehir adayımız olarak gösterilecek adayın, bölgemiz seçmen tabanında Osman GÜRÜN adı partimize çok büyük katkı sağlayacak, sonuca bu isimle daha kolay gidilecek diye enformasyon yapıyorduk. Genel merkezimiz bu düşüncelerimizin diğer ilçelerle çakışması, aynı anlayışın diğer bölgelerde de açıklıkla ifade ediliyor olmasından dolayı, Muğla Belediye Başkanımız Dr. Sayın Osman GÜRÜN’ü Büyükşehir Belediye Başkan adayı olarak halkın önüne koyuvermişti.

Bir yıl öncesinden itibaren geçmişte farklı partilere oy vermiş, çok daha önemlisi, ömründe hiç CHP ye oy vermemiş birçok seçmen, bu yerel seçimde özellikle Fethiye’de Sayın Dr. Osman GÜRÜN’e sahip çıkınca, ilk verdiğim karar şu olmuştu; Mutlaka halkın teveccühüne başvurulması gerekiyor. Eğer halka kulaklar tıkanmazsa, halkın görüşüne kapılar kapatılmazsa, vatandaş sözünde duruyor.

Bir yıl önceden eğer Muğla Büyükşehir adayı Osman GÜRÜN olursa biz CHP ye oy vereceğiz diyen bütün kesimler, sözünde durdu ve sandıklardan çok ciddi bir oy çıktı. Ben Fethiye ve yeni ilçemiz Seydikemer’i birbirinden hiç ayırmıyorum. Bu her iki ilçenin 2011 Milletvekili seçimlerinde CHP ye verdiği oy 40 Bin civarındaydı. Bu rakam da partinin bugüne kadar bölgemizden aldığı en yüksek oydu. Üç yıl aradan sonra yapılan yerel seçimlerde Büyükşehir Belediye Başkan adayı olarak gösterilen Osman GÜRÜN’e 56 Bin oy çıktı. Bu inanılmaz bir rakamdı ve halkın verdiği sözgerçekleşmişti. Şimdi en önemli sorumluluk bizlere düşüyor. Halkın bu desteğine karşılık bizim çok doğru adımlar atmamız gerekiyordu.

İşin asıl zor tarafı seçimlerden sonra başlayacaktı. Adı büyükşehir olan sıfırdan bir kurum kurulacaktı ve çalışmalar tüm hızıyla başlaması gerekiyordu. (DEVAMI HAFTAYA) SEVGİYLE KALIN.

İtfaiyeciler 7/24 göreve hazır

Muğla Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı, yerel seçimlerden sonra geçiş sürecini hızlı bir şekilde tamamlayarak vatandaşlara hizmet vermeye devam ediyor.

30 Mart yerel seçimlerinden sonra büyükşehir olan Muğla’da İtfaiye Daire başkanlığı nüfus yoğunluğu, ulaşım imkanı ve coğrafi yapıya göre belirlenen 13 amirlik ve 20 istasyon,9 adet hizmet aracı 7 adet AKS ve yangın ilk müdahale aracı, 44 adet merdivenli itfaiye arozözü, 52 adet dar alan itfaiye arozözü ile 7/24 hizmet veriyor.

Muğla Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı 31.03.2014 – 31.07.2014 tarihleri arasında 168 ev yangını, 37 iş yeri yangını, 83 araç yangını, 30 depo, dam yangını, 3 yat, tekne yangını, 442 ot, anız, çöp yangını, 50 orman yangını, 137 trafik kazası kurtarma ve 11 su baskınına müdahale etti. Ayrıca 26 adet kamu kurum ve özel kuruluşlar olmak üzere toplam 654 kişiye yangın eğitimi verildi.

Muğla Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkan vekili Raşit Çöl, “Gerek yaz aylarında ilimize gelen yerli ve yabancı misafirlerimizin, gerekse Muğla’da yaşayan vatandaşlarımızın can ve mal güvenliğini korumak için 13 amirlik ve 20 istasyonumuzda, 314 personelimizle birlikte her zaman göreve hazırız.” Açıklamasını yaptı.


©Copyright 2013 Enigmatr SOFT. Tüm hakları saklıdır. Bu site Enigmatr SOFT haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
Okullar
Mesleki Eğitim
DÜNYA Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Genel Yurtdışı

Bati Akdeniz Gazetesi'daki 17 ayrı kategoride yazılmış 3065 makaleye 10 yorum yapılmış.