Arama sonuçları “seçim”

Seydikemer’de Eğitim Bir-Sen seçime hazırlanıyor

Seydikemer’de Eğitim Bir-Sen İlçe Başkanlığı seçimleri 27 Eylül Cumartesi günü Tufanlar Petrol Dinlenme Tesisleri’nde yapılacak.

Eğitim Bir-Sen Kurucu İlçe Başkanı olarak görev yapan ve eğitin alanında yaptığı çalışmalarla dikkat çeken Ercan Korkmazoğlu, seçimle ilgili bir açıklamada bulundu.

27 Eylül 2014 Cumartesi günü yapılacak seçimlerde ilçe başkanlığına yeniden aday olduğunu belirten Korkmazoğlu, “16 Şubat 2014 Pazar günü üyelerimiz tarafından Seydikemer Eğitim Bir-Sen ilçe başkanlığı görevine getirildim. Görev sürem boyunca bana emanet edilen başkanlık emanetine sımsıkı sahip çıktım. Hiçbir kimseye hiçbir konuda ayrımcılık yapmadım, ayrıcalık tanımadım. Hiç bir zaman bulunduğum makamdan çıkar sağlamayı düşünmedim. Şahsi işlerim için hiç bir zaman sendikayı basamak olarak kullanmadım. Sendikanın gücünü kişisel çıkarları için kullanmak isteyenlere asla izin vermedim.

Üyelerden aldığım gücü yine üyelerimiz için kullanmaya büyük özen gösterdim. Kuruluş aşamasındaki bu dönemde sendikamıza zarar verecek hiçbir iş ve işlem yapmadım. Üyelerimiz şahittir ki; herhangi bir işi nedeniyle veya başka sebeplerle telefonla beni arayan herkese, her zaman cevap verdim. Arayıp bana ulaşamayanları mutlaka geri aradım. Birçok arkadaşımın sorununun çözümüne yardımcı oldum.

Bu kısa süre zarfında mazeretim nedeniyle ziyaret edemediğim birkaç okul dışında tüm okulları ziyaret ettim. Yine bu kısa süre içerisinde kaymakamlık, il ve ilçe milli eğitim müdürlüklerimizle irtibat halinde, Seydikemer’in eğitim alanındaki sorunlarını çözmeye çalıştık. Zor şartlarda çalışan öğretmenlerimizi düşünerek 10 okulumuzun hizmet puanında artış yaptırdık, 4 okulumuzu zorunlu hizmet bölgesi kapsamına aldırdık. Bölgemizdeki öğretmen açığını kapatmak amacıyla Seydikemer’de daha fazla okulun il dışından gelecek öğretmenlere açılmasını sağladık. Seydikemer’de ve Fethiye’de çeşitli işyerleri ile görüşmeler yaparak üyelerimize özel indirim anlaşmaları yaptık. Yapılan çalışmaları ve önemli gelişmeleri SMS sistemi ile üyelerimize anında duyurduk.” dedi.

“Geçirdiğimiz yedi aylık süre zarfında üyelerimizin destek ve teveccühü ile üye sayımızı yaklaşık %50 artırdık. Bu artışla birlikte ilimizde eğitim alanında sendikal yetkiyi alan iki ilçeden biri olduk. Yetkiyle birlikte Eğitim Bir- Sen’i, bölgemizde eğitim alanında söz sahibi ve görüşlerine itibar edilen bir sendika haline getirdik. Birçok konuda basın açıklamaları yaparak sendikamızın görüşlerini kamuoyu ile paylaştık.” Diyen Korkmazoğlu, “Kaymakamlık, ilçe milli eğitim müdürlüğü, il milli eğitim müdürlüğü, teftiş kurulu başkanlığı ve belediye başkanlığı gibi kurumlar başta olmak üzere birçok kurum ve kuruluşları ziyaret edip görüş alış verişlerinde bulunduk. Birçok tören ve organizasyonlara bizzat katılarak veya çelenk göndererek sendikamızı temsil ettik. Çalışmalarımız neticesinde birçok kurum ve kişiden tebrik mesajları aldık.

Kurucu başkanlık dönemi 27 Eylül 2014 günü tamamlanacak ve sendikamızı 4 yıllığına yönetmek üzere yeni bir yönetim, üyelerimiz tarafından işbaşına getirilecektir. Tüm üyelerimizi kucaklayan birlik ve beraberliğimizi perçinleyen bir yönetim oluşturmak için yeniden göreve talip oldum. Ben sadece ve sadece “yaptıklarım yapacaklarımın teminatıdır” diyorum. Kapımın ve telefonumun tüm üyelerimize ve eğitim çalışanlarına yedi gün yirmi dört saat açık olduğunu beyan ediyorum. Yeni dönemde de aynı ilkeler üzerine hareket edeceğime söz veriyor, saygıdeğer üyelerimizin destek ve dualarını bekliyorum. Değerli üyelerimiz bana ister destek versinler ister destek vermesinler; 27 Eylül Cumartesi günü Tufanlar Petrol Dinlenme tesislerinde yapılacak olan demokrasi şölenine mutlaka ama mutlaka katılsınlar. Dört yıllığına oluşacak yeni yönetimin oluşumunda söz sahibi olsunlar.

Bu vesileyle birlikte geçirdiğimiz dönemde saygıdeğer Eğitim Bir-Sen üyelerinin bana olan güven, destek ve katkılarından dolayı hepsine ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Yeni dönemde birlikte olamaz isek haklarını helal etmelerini istirham ediyorum.” Şeklinde konuştu.

Ak Parti’de kongre süreci başladı

Ak Parti’nin il ve ilçe kongreleri 1 Kasım-31 Aralık tarihleri arasında yapılacak. İl Başkanı Nihat Öztürk, sürecin 15 Eylül tarihi ile start aldığını açıkladı.

AK Parti Muğla’da il ve ilçe kongrelerini Kasım ve Aralık ayı içinde tamamlayacak. Kongre süreci ile ilgili yapılan bilgilendirme toplantısına İl Başkanı Nihat Öztürk, Menteşe İlçe Başkanı Erdoğan Ünal, Kadın Kolları ve Gençlik Kolları başkan ve üyeleri katıldı.

Menteşe Öğretmenevinde yapılan toplantıda konuşan Menteşe İlçe Başkanı Erdoğan Ünal, “Son 12 yılda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ülkemiz yeniden inşa edil
di. Birçok alanda ileri demokrasi seviyesinin üzerine çıktık. Liderimiz Recep Tayyip Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı seçilmesi ile yeni bir döneme girdik. Bu süreç ‘Yeni Türkiye’ sürecidir. Yaklaşık 2 ay önce göreve geldikten sonra ben ve ekip arkadaşlarım yoğun bir çalışma temposuna girdik. Şimdi ‘Yeni Türkiye’ yolunda kongre sürecine girdik. İki aylık süreçte üyelerimizin yüzde 90’ı ile birebir görüşme imkanı bulduk. Şimdi üye bilgilerimizi güncelleyerek ilçe kongrelerimiz başlayacak. İlçe kongrelerinin ardından İl kongresini yaparak yeni yapılanmamızı tamamlayacağız. Siyaset bir bayrak yarışı olduğu için eğer kongrede tekrar bize görev verilirse partimizi en iyi şekilde görevimizi yerine getireceğimizi buradan söz veriyorum” dedi.

ak parti kong (2)_800x375

AK Parti İl Başkanı Nihat Öztürk ise, kongre süreci ile ilgili il ve ilçe yönetim kurulu üyeleri ile toplantılar gerçekleştirdiklerini belirterek, “Geçen hafta içinde Denizli’de gerçekleştirilen Bölge toplantısında kongre süreci ile ilgili olarak bazı kararlar alındı. Genel merkezimizin kongre ile ilgili tavırları hep istişare yönteminin öne çıkarılması, taban ile istişare yapılıp en son noktada tek aday ile kongrelere gidilmesi yönünde eğilimi var. 15 Eylül itibari ile kongre sürecimiz başladı. Aynı zamanda 2015 7 Haziran seçimlerinin de startı verilmiş oldu. 1 Kasım-31 Aralık tarihleri arasında kongrelerimizi gerçekleştireceğiz. Kongre tarihlerini ilçe başkanlarımız ile birlikte taslak haline getirdik ve genel merkezin onayı ile beraber kesinleşmiş olacak. Kongre sürecimizi tamamlayıp, 7 Haziran 2015 tarihinde yapılacak milletvekilliği seçimlerine odaklanmak istiyoruz” dedi.

Sahil Ceylan Yolu’nu Muğla Büyükşehir ve Seydikemer Belediyesi yapıyor

Seydikemer merkezin içme suyu hattı yüzünden bozulan 11,2 kilometrelik Sahil Ceylan Yolu’nu Büyükşehir Belediyesi mi, Seydikemer Belediyesi mi yapacak? Her iki belediye arasında süren yazışmalar sonrasında asfalt çalışmasını başlatan Seydikemer Belediyesi, altyapı çalışmalarından sonra yolun yapımını Muğla Büyükşehir Belediyesi’ne devredecek.

30 Mart seçimlerinden sonra Muğla Büyükşehir Belediyesi ile Seydikemer Belediyesi arasında süregelen yazışmalar sonucunda Sahil Ceylan yolunun hangi belediyenin yapacağı yılan hikayesine dönmüş, bu gecikme sonrasından Seydikemer Belediyesi de yolun yapımına başlamıştı. Seçimlerin hemen ardından Sahil Ceylan Yolunun yapımı ile ilgili yazışmalarda önce Seydikemer Belediyesi, Büyükşehir Belediye Başkanlığına gönderdiği yazıda; yolun hem mahalle ana yolu olması hem de içme suyu gelirlerinin büyükşehirde olmasını gerekçe gösterdi. Gelen cevapta ise eski Kemer Belediyesinin imzaladığı protokol gösterildi ve asfaltın Seydikemer Belediyesince yapılması gerektiği belirtildi. Sahil Ceylan Yolunun büyükşehir belediyesini yapması gerektiği bir kez de Seydikemer Belediyesi’ni denetleyen müfettişler tarafından da vurgulanırken, Başkan Yakup Otgöz konuyu bu kez,  Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün’e iletti. Hukukçularına konuyu inceleten Dr. Osman Gürün, yolun Büyükşehir Belediyesine ait olduğunu ifade ederek Başkan Yakup Otgöz’e başlattığı çalışmalar sebebiyle teşekkür etti.

YAKUP BAŞKAN, GÜRÜN’E TEŞEKKÜR ETTİ

Konuyla ilgili olarak basın mensuplarına bir açıklama yapan Seydikemer Belediye Başkanı Yakup Otgoz de Gürün’e teşekkür ederek başladığı konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “Sahil Ceylan Yolunu, Seydikemer Belediyesi mi, büyükşehir belediyesi mi yapacak diye ikilemdeydik. Büyükşehir Belediyesi ile yaptığımız yazışmalarda asfaltı bizim yapacağımızı belirtiler ve biz de yolun yapımına başladık. Muğla Büyükşehir Belediye Meclis Toplantısında belediye başkanımızdan Allah razı olsun konuyu hukukçularına inceletmiş ve yolun Büyükşehir Belediyesine ait olduğunu ve kendilerinin yapacaklarını söylediler. Biz de başlattığımız altyapı çalışmalarımız tamamlayalım size sadece asfalt dökümü kalsın dedik, onlar da kabul ettiler. Şu an altyapı çalışmalarımız sürüyor, önümüzdeki günlerde yolu teslim edeceğiz ve asfalt işlemini büyükşehir belediyesi yapacak. Osman Gürün Başkanıma tekrar teşekkür ediyorum. Birlik ve beraberlik olduktan sonra yapılmayacak hiçbir iş yoktur” dedi.

BİRLİKLERE YAPILAN ÇAĞRILAR NAFİLEDİR,

Fethiye Belediye Başkanı Sn. Saatcı, gelirlerimiz %60 azaldı, 6360 sayılı yasa ile Büyükşehir Belediyesi  olan  ilimiz nedeniyle, Fethiye  ilçe Belediyesinin, Su Kanalizasyon, İtfaiye, Katı Atık  depolama, Ulaşım, Mezbaha, Otogar, Otoparklar üzerindeki  yetkilerimiz Büyükşehir Belediyesine (MUĞLA) geçti.

Bende Birliklere çağrı yapıp, biraz ses çıkartayım diye,

 

  • Türkiye  Belediyeler Birliğine ve
  • Akdeniz Belediyeler Birliğine

Aman   Kurtarın   Faksları   çektiniz.

Sn. SAATCI,

A-  Geçen haftada değinmiştim, siz bu yasayı  bilerek ve ciddi iddialarla aday olup, seçilmediniz mi, yoksa sizi zorlamı aday yapmışlardı….

B-  Türkiye Belediyeler Birliğinin (Madde 5) amaç ve görevleri ilgili mevzuat ve tüzük hükümleri çerçevesinde 14 maddeden ibaret olup özet olarak, Belediyelerin gelişmelerine yardımcı olmak, Kanunlar hazırlanırken görüş bildirmek, belediyelerle ilgili kitap, dergi, bülten  gibi basılı materyaller hazırlamak, Üniversiteler, Meslek Kuruluşları ve Sivil Toplum Kuruluşları ile iş birliği yapıp ortak projeleri yürütmek. AB’nin hibe teknik yardım gibi program ve imkanlarından Belediyelerin yararlanmalarına yardımcı olmaktır.

Siz toplantı talep edince tabii hayır demezler, çaylar kahveler içilir, dinlerler ancak ve kibarca yetkileri dışında bir işlem yapamayacaklarını  anlatırlar.

Sizde çok iyi bilirsinizki, Türkiye Cumhuriyetinde Kanunları TBMM si çıkarır.5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi kanunuda o yüce kurum tarafından çıkarılmıştır.

Hiçbir  birliğin v.s’nin haddi ve tasarrufu  kanun yapmak değildir.

Sn. SAATCI,

C-  Eski yıllardaki alışkanlıklarınızdan vazgeçip tasarruf bütçesine geçeceksiniz.Sadece Zabıta Müdürlüğünüz için yılda 120.000,-TL kira öderseniz,bol çiçekli kutlama ziyaretlerini gören vatandaş  Belediye de para sıkıntısı yok demez mi….. (Deniz görür villa misali binanın giderleri de aşırıdır.)

Belde Belediyelerden muhakkak devreden borçlar vardır, hiçmi alacakları yoktur.

Seçimlerden önce zaten şişkin olan Belediye Personeline  ilaveler yaptınız…. Çok iyi biliyordunuz ki Muğla Büyükşehir Belediyesi olunca bu aşırı personelde maaşlar sıkıntı yaratacaktı.

İşe eleman değil de elemana iş olsun diye aldıklarınızı maalesef göndereceksiniz.  Her türlü ŞİŞKİNLİKLERDEN arındırılmış gerçek Fethiye Belediye’si bütçesi ortaya çıkarılıp çalışılacak ve Muğla Büyükşehir Belediyesi ile iş birliği çok ciddi şekilde yapılacaktır.

İnanın, Büyükşehir yasası yürürlükte olduğu sürece atacağınız adımlar  hep çıkmaz sokakta biter. Masraflarda caba.

Vekiller Babadağ zirvesinde

Fethiye Ticaret ve  Sanayi Odası tarafından Babadağ Zirve Restoranda düzenlenen yemek Fethiye Meslek Kuruluşları Güçbirliği üyeleri ile Fethiyeli Muğla Milletvekillerini biraraya getirdi. Oldukça samimi bir atmosferde geçen yemeğe 3 Fethiyeli Muğla Milletvekilide katıldı. Meslek kuruluşlarının Fethiye’nin sorunlarının çözümü için birlikte hareket etmesinin önemine dikkat çekilen yemekte, milletvekilleri Fethiye’nin sorunlarının çözümü noktasında birlikte hareket edeceklerini dile getirdiler.

CHP’li Demir, 2015 seçimlerinden önce Babadağ Teleferik projesinin ihalesinin yapılması halinde muhalefet milletvekili olarak iktidar milletvekili Ali Boğa’ya plaket vereceğini söyledi.

13 Eylül Cumartesi akşamı Babadağ Zirve Restoranda gerçekleşen yemeğe Muğla Milletvekilleri Ali Boğa ile CHP’li Ömer Süha Aldan ve Nurettin Demir, FTSO Meclis Başkanı Osman Çıralı, Yönetim Kurulu Başkanı Akif Arıcan, DTO Fethiye Şube Başkanı ve Güçbirliği Dönem Başkanı Şaban Arıkan, Serbest Muhsebecilerve Mali Müşavirler Odası Başkanı Yaşar Bildirici, Esnaf Odası Başkanı Mehmet Soydemir, Fethiye Pazarcılar ve Manavlar Odası Başkanı Adem Hıra, İnşaat Mühendisleri Odası Fethiye Temsilcisi Levent Çimen, Harita Mühendisleri Odası Fethiye Temsilcisi Ali Kuştan, Türsab Batı Akdeniz BYK Başkanı Süleyman Kaya, FTSO Meclis Başkan Yardımcıları Fikret Koyuncu, Ali Çelik, FTSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Günay Özütok, Yönetim Kurulu Üyeleri Ahmet Gürsu Özdemir, Adnan Bakırcı ve platform üyesi meslek kuruluşlarından temsilcilerkatıldı.  Yemekten önce tüm misafirler Babadağ’ın eşsiz günbatımında hatıra fotoğrafı çektirirken kimileri de “selfie” olarak adlandırılan öz çekim yaptı.

Yemekte kısa bir konuşma yapan FTSO Başkanı Akif Arıcan, Meslek Kuruluşları Güçbirliği’nin amacı ve çalışmaları ile ilgili bilgiler verdi. Fethiye’nin sorunlarının çözümü için çaba harcayan Güçbirliği Platformu ile yemekte bir araya gelmek istediklerini belirten Akif Arıcan, davetlerine kabul ederek yemeğe katılan Muğla milletvekillerine de teşekkür etti. Güçbirliği Platformu olarak her ay düzenli olarak bir araya geldiklerini, belirlenen gündem maddelerini görüşerek belirlenen ortak sorunun çözümü için çaba sarf ettiklerini belirten Akif Arıcan “Sorun hangi kurumu ilgilendiriyorsa ziyaret edip çözümünü istiyoruz. İlçemizin gelişmesinin önünde engel olan sorunların çözümü için çaba sarf ediyoruz” dedi.

Babadağ’ın işletmesinin alındığı günden beri her geçen yıl daha verimli olarak işletildiğini, yapılan yatırımlarla Dünya’nın en iyi hava sporları merkezi konumuna getirmek için çalıştıklarını dile getiren Arıcan, “İnşallah en kısa sürede teleferiği de kurup Babadağ’ı ülkemizin en önemli cazibe merkezi konumuna getiririz. Vekilimin de iktidar milletvekili olarak bize çok büyük desteği oldu. Huzurunuzda kendisine teşekkür ediyorum.2015 yılı içinde ihale aşamasına geleceğini ümit ediyoruz. Babadağ teleferik projesi bölgemize prestij kazandıracaktır” dedi.

CHP Muğla Milletvekili Nurettin Demir meslek kuruluşlarının bölge sorunlarını çözmek için bir araya gelmesinin yerinde bir davranış olduğunu belirterek “Meslek kuruluşlarının biraraya gelmesi,bir çok sorunun çözümüne katkı sağlayacaktır. Bu birleşmeye önderlik yapan katkı sağlayan herkese teşekkür ediyorum. Fethiye’den üç milletvekili var. Fethiye için çalışıyoruz. İktidar milletvekilimiz de burada. Kendiside büyük gayret içinde. Kendisine teşekkür ederiz. İnşallah 2015 yılı seçimleri öncesi teleferik ihalesinin yapılmasını sağlar, muhalefet milletvekili olarak plaket veririz” dedi.

CHP Muğla Milletvekili Ömer Süha Aldan Güçbirliği Platformunun oluşturulmasını olumlu bulduğunu belirterek “Babadağ, turizmin 12 aya yayılması ve turizmin çeşitlenmesi açısından önemli bir proje. Teleferik projesi yerli turizmi de canlandırır” dedi.

AKP Muğla Milletvekili Ali Boğa iktidar olarak Fethiye’ye yapılan yatırımlar hakkında bilgi vererek “Dereler ıslah edildi, sanat yapıları tamamlanıyor. Antik tiyatro restore ediliyor, Kaya Köyü peyderpey turizme açılacak. Turizm Bakanlığı ile görüşmemizde Fethiye’ye ayrılan turizm ödenekleri ileHisarönü- Kaya Köyü yolunun yapılmasını önerdim. Kısa sürede başlayacak. Göcek tüneli çok önemliydi. Defalarca dile getirdik. İkinci tünel açılmak üzere.

Kemer- söğüt ve Karamanlı- Burdur arası duble yol ihalesi yapılmak üzere. Karabel3 bin metreye yakın bir tünelle geçilecek. İkinci etapta da Seki- Dirmil yol ayrımı ile Elmalı- Güğübeli6 km ye yakın uzunluktaki tünelle geçilecek. Ulaşım rahatlayacak, yayla bölgesi, bu bölgenin pilot bölgesi haline gelecek.

Babadağ teleferik projesine gelirsek, aşağıda inanılmaz bir güzellik, yukarıda yamaç paraşütlerinin atlayacağı Babadağ. Burasının Fethiye Güçbirliği Şirketinde kalması için büyük mücadele verdim. Şirket kuruluşunda ilgili bakanlıklar nezdinde çalışmalar yürüttük. Başarıya da ulaştık. Teleferiğinde düğmesine basacağız. Turizmi 12 aya yaymanın en önemli projelerinden biri teleferik, biri Kaya Köyünün turizme kazandırılması. Tünel de yapıldıktan sonra havaalanında da sorun bitti. Bu toplantı için tüm Güçbirliği Platformuna teşekkür ediyorum” dedi.

Konuşmaların ardından samimi bir atmosferde geçen yemek geç saate kadar sürdü.

14 kişinin öldüğü yolu kapattılar

Fethiye’nin Karagedik Mahallesi sakinleri, sık sık kazalar yaşanan karayoluna alt geçit yapılması talebiyle yolu 20 dakikalığına trafiğe kapattı

Karagedik Mahallesi’ni ikiye bölen Muğla-Fethiye karayolu Osman Kaya Bulvarı’nda, ayrı olaylarda şimdiye kadar 14 kişinin kazalarda hayatını kaybetmesine tepki gösteren vatandaşlar, yolu çift taraflı olarak 20 dakika trafiğe kapattı.

 

Salı günü oğlu Ali Sevim’e düğün alışverişi yapmak için evden çıkan ve yaya geçidinden karşıya geçmek isterken bir otomobilin çarpması sonucu yaşamını yitiren 83 yaşındaki Mehmet Sevimiçin mahalle sakinleri eylem yaptı.

Kazanın yaşandığı yerde toplanan yaklaşık 150 kişi, Fethiye-Muğla Karayolu’nu trafiğe kapattı. “Biz yolumuzda alt geçit istiyoruz” yazılı dövizler taşıyan mahalleliler trafiğe kapanan yolda yürüyüş yaptı. Aynı yolda hayatının kaybeden 15 kişinin isimlerini okuyan Karagedik Mahalle Muhtarı Niyazi Canözü, yaya geçidinin biran önce alt geçide dönüştürülmesini istedi.

Karagedik Mahallesi’nin tam ortasından geçen Fethiye-Muğla karayolunun 8. kilometresinde bu güne kadar son 10 yılda aralarında öğrencilerinde bulunduğu tam 14 kişinin hayatını kaybetmesi son olarak da mahalle sakini 82 yaşındaki Mehmet Sevim’in aynı yerde can vermesi üzerine mahalle sakinleri istedikleri alt geçidin yapılmaması üzerine eylem yaptı. Karagedik Mahallesinde yaşayan ve kazalarda hayatını İbrahim Karasaçlı, Furkan Canözü, Fatih Alagöz, Meryem Teke, İsmet Ocakçı, Durmuş Çetin, Gizem Döndereci, Özlem Zorlu, Umut Mavili, Hilmi Tüzgü, Abdullah Şahin, Mehmet Özkaç, Özkan Avcı ve son olarak Mehmet Sevim’i anan mahalle sakinleri, “Alt geçit istiyoruz, Ölmek istemiyoruz” yazılı afişleri taşıdı. Trafik ve çevik kuvvet ekiplerinin önlem aldığı eylem sırasında, 500 kişilik grup yaklaşık yarım saat boyunca duble yolu her iki taraftan trafiğe kapattı.

Fethiye İlçe Emniyet Müdürü Hakan Aşık’ın da yakından izlediği eylemde bir açıklama yapan Mahalle Muhtarı Niyazi Canözü, “Sson 10 yılda aynı yerde trafik kazasında ölen kadın, erkek ve çocukların isimlerini bir bir saydıktan sonra tam üç yıl önce Karayolları Bölge Müdürünün yolu denetlemesi sırasında alt geçit ve tahliye yolları açılmasını istediklerini, bir buçuk ay önce de şuanda ki Dış İşleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’na Fethiye ziyareti sırasında aynı sorunları anlattığını özellikle ilgileneceği söylediğini, fakat sonuç alamadıklarını en son 17 Mayıs 2014 de Antalya Karayolları Bölge Müdürlüğüne dilekçe ile müracaat ettiğini fakat bu ölüm yaya geçidinde yine bir mahalle sakininin trafik kazasında otomobil altında kalarak hayatını kaybettiğini söyledi. Aynı yerde başka bir can kaybedilmesini istemiyoruz. 10 gün önce Antalya da Bölge Müdürümüzle görüştüm. Belediye istimlak etsin, biz açalım dedi. Sadece Karayollarının 5 metrelik tahliye yollarını açmasını, yada kavşak yapmasını en önemlisi de alt geçit yapılmasını istiyoruz. Yapılmazsa Diyarbakır da 25 gün yolu kapatanlar gibi burayı da kapatıp günlerce eylem yapacağız. Başka canlar kaybedilmesin” dedi.

YAKINLARINI KAYBEDENLER FERYAT ETTİ

Olaysız geçen eylem sırasında iki yıl önce aynı yerde 17 yaşındaki kızı Özlem Zorlu’yu trafik kazasında yitiren acılı baba Maksud Zorlu da, “Lisede okuyan kızım burada çarpıldı öldü.Sürücüler yaya geçidini tanımıyor. Burada aşırı hız yapılıyor. Ben kızımı kaybettim mahallemizden başka canlar kaybedilmesini istemiyorum. En kısa sürede alt geçit yapılmasını istiyoruz” diye konuştu.

4 gün önce babasını düğün alışverişine giderken kaybeden Ramazan Sevim ise, defalarca buraya alt geçit yapılması için muhtarın müracaat ettiğini kaydederek, “Burada kontroller yapılmıyor. Sürücüler bu yolu otoban gibi kullanıyor. Yaya geçidini gören yok. Alt yada üst geçit yapılmasını istiyoruz. Ölenlerin hesabını kimse vermiyor.Ancak seçimlerde oy istemesini bilip buraya çözüm bulacaklarını söylediler. Bir daha gelen giden olmadı.Ama biz mahalle sakinleri aynı yerde yaya geçidinde can vermeye devam ediyoruz” ifadelerini kullandı.

CHP İKTİDAR OLMAK İSTEDİ Mİ YA DA..

Geçen haftaki yazımızda CHP bu topraklarda iktidar olmak istedi mi, bu konu üzerinde yazacağımızı belirtmiştik.
Gerçekten de CHP acaba kurulaldan beri ya da çok partili hayata geçişten sonra bu topraklarda iktidar olmak istedi mi gerçekten?
Bu soruya net bir cevap vermek mümkün olmamakla birlikte şöyle bir yol takip edersek belki soru işaretlerini azaltabiliriz.
Bu millet, her kesimden insanlarla topyekun kurtuluş savaşı verdikten sonra, M.Kemal silah arkadaşlarından önemli komutanlarla, çok önemli konularda fikir ayrılığına düşmüştür.Bu fikir ayrılığı sadece arkadaş kademesinde kalmayıp, birinci meclisle de çok önemli  konularda fikir ayrılığı yaşanmıştır.
Bu fikir ayrılıklarından dolayı, M.Kemal yol ayrımına girmiş, Kazım Karabekir gibi arkadaşlarıyla yolları ayrılmıştır.
Her kesimden insanın toplandığı Birinci Meclis te fesh edilince, M.Kemal ve bazı arkadaşlarının Cumhuriyet ve ulus tasavvurları bambaşka bir alana kaymıştır, çıkış noktasına göre.
Çok geniş ve netameli bir alan olan bu konularda özet olarak denilebilir ki, M. Kemal yeni bir nesil ve yeni bir ulus inşa peşinde idiler.Bunun için de on yılda 15 milyon genç yetiştirmek gibi projeler peşinde koşuldu.
Tabi ki bunun sermaye ve bürokrasi ayağı da vardı. Devlet (CHP) ayni zamanda kendi zengin sınıfını oluşturma çabasına girdiği gibi, kendi  bürokratik sınıfını da oluşturma çabasında idi. Devletin sermaye sınıfını oluşturma çabalarına en tipik örnek şimdinin Koç Holdingi  o zamanların Vehbi Koç’u ile İş bankasıdır.  Bir banka ile ilintili başka bir siyasi parti hangi ülkede var ben bilmiyorum.
Tek partili dönemde CHP hem kendi sermaye sınıfını oluşturdu ve hem bürokratik ve sermaye ayağını kurdu. Böylece hem devleti ve hem de milleti kontrol etme anlamında ipler hep kendisinin elindeydi. Zaten ordu da CHP tarafından göreve davet çağrılarına bigane kalmamış, ihtilaller yaparak, hep sinir tayininde bulunmuştur.
Nitekim bu ülkede normal demokratik yollardan iktidara gelen sağ partilere, iktidar ama muktedir değil denmesinin asil sebebi de bürokraside, sermaye sınıfı ve orduda  CHP zihniyetinin çok hakim olmasındandır.
1961 ihtilalinden sonra kurulan Anayasa Mahkemesi, Cumhuriyetle birlikte varolan beyaz sermaye ve sahipleri bir avuç ama çok etkili beyaz Türkler ile boğazın  bekçileri seçkin sınıf  ile medya gücü orduyu da arkalarına alarak topluma ve toplumun katmanlarına hep ayar çekmişlerdir.
Her alanda buram buram CHP zihniyeti ve hakimiyetinin koktuğu bir ülkede niçin CHP çok zorlu bir alan olan iktidara talip olup, toplumla yüzyüze gelip gelsin ki? Onun için hiç iktidara gelmek gibi niyet taşımamış ama talipmiş gibi davranmıştır hep.
Eğer iktidara talip olsaydı, kendisini iktidara taşıyacak olan geniş halk kitlelerine ulaşma yollarını arar ve bu konuda enerji harcardı.Nitekim Deniz Baykal, Erdoğan’la girdiği seçimi kaybedince, biz değil onlar duşunsun diyecekti. Bu söz çok anlamlı bir sözdü, o zaman için.
Kendini geniş halk kitlelerinden farklı gören, seçkin CHP sınıfı içki meselesini de bir üst sınıf olma olarak görünce halktan kopuk bir parti haline geldi.
Yıllar yılı geniş halk kitlelerinden kopuk ve onları anlama gibi bir derdi de olmayan CHP devletin bütün kurumlarına sinmiş kendi zihniyet algısının verdiği güvenle hiç mi hiç iktidar heveslisi değildi.
Ne de olsa yoldan çıkan sağ iktidarları yola getirmeye hazır, sermaye gurupları, medya vardı. Bunlar harekete geçti mi, AYSM VE ORDU göreve hazırdı. Bu ülkede İhtilal ve parti kapatmaların nasıl olduğunu bir hatırlayalım.
Ak Parti ile birlikte özellikle, Ak Partinin ikinci iktidar döneminde kendi varlık alanlarını kaybetmeye başlayan CHP iktidar olma yollarını aramaya başladı.Bunu için de geniş halk kitlelerine ulaşma yollarını denedi.
Ulusalcı olan Baykal’ın tasfiye edilip, kullanmaya müsait bir tip olan KİLİCDAROĞLU’nun getirilme sebebi de budur.
Devlet katmanlarındaki vesayet odaklarınıkaybeden CHP’nin sağa mı sola mı kaydı tartışmalarının ana sebebi de CHP’ NİN artık iktidara talip olması, bunun yolunun da sağ seçmenden oy almaktan geçtiğinin farkına varmalarıdır.
Yıllar yılı bu ülkenin kaymağını yiyen seçkin sınıf, vesayet odaklarının da ellerinden gittiğini anlayınca CHP’ Yİ iktidara taşımaktan başka bir yol olmadığının farkına vardılar. Bunun için Ekmeleddinİhsanoğlu gibi,kendine göre bir İslamcıyı Çatı Adayı yaptırdılar.
Aslında proje gayet açık ve basit; Türkiye’deki mutedeyyin kesimi CHP’ YE OY VERMEYE ALİŞTİRMAK. Bu projelerinde de başarılı oldular.
Bundan on yıl önce isimleri CHP ile yanyana asla anılmayacak bazı guruplar CHP YE oy verdi ya da verdirildi.
Diyeceğimiz odur ki artık CHP iktidara taliptir ve artık sağa ve geniş halk kitlelerine doğru da savrulması devam edecektir. Çünkü iktidar olmak için buna mecburdur. Tartışmalar da devam edecektir.
Ne de olsa CHP, sermaye gruplarınınım bir kısmını, orduyu, medyayı ve başta AYSM olmak üzere yargıyı kendi zihniyet algısı içinde tutmayı başaramadı ve o alanlardaki gücünü kaybetti.
Sağlıcakla kalın.
Av. Ramazan YİLDİRİM

118 kişi hakkında iki yıldan beş yıla kadar hapis isteniyor

Fethiye’de 9 Mart 2014 Pazar günü Halkın Demokrasi Partisi (HDP)’nin açılışı öncesi binanın çevresini sararak taşlanması, HDP tabelasının indirilmesi ve HDP’li denilerek gece ve gündüz iki gün boyunca bazı iş yerlerinin taşlanması olaylarına karıştıkları iddiasıyla gözaltına alınıp haklarında işlem yapılan 118 kişi hakkında çeşitli nedenlerle açılan davaların duruşmalarına başlandı.

Fethiye’de Atatürk Caddesi 501. sokaktaki HDP ilçe teşkilatının 30 Mart seçimlerinden önce taşlanması ve tabelasının indirilmesi gece ve gündüzde bazı iş yerlerinin taşlanması olayına karıştıkları iddiasıyla gözaltına alınıp tutuksuz yargılanması isteğiyle dava açılan H.M ve O.Y’nin yargılanmalarına Fethiye 2. Asliye Ceza Mahkemesinde başlandı. Tutuksuz yargılanan şüpheliler H.M ve O.Y’nin yanı sıra iş yerleri taşlanan şahıslarında tanık olarak dinlendiği duruşmada olay günü yaşanan gerginlik tanıklar tarafından bir kez daha geniş şekilde anlatıldı. Şüpheliler H.M ve O.Y basit yaralama, bina içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hırsızlığı, görevi yaptırmamak için direnme, hakaret, kamu malına zarar verme, kemiklerin kırılmasına sebebiyet verecek şekilde kasten yaralamak, siyasi partiler ve meslek kuruluşlarına zarar verdikleri iddiasıyla açılan davada yargılanırlarken toplam 118 kişinin ayrı ayrı ve gruplar halinde istinat edilen suçlara göre açılan davalarda hakim karşısına çıkacakları da öğrenildi. H.M ve O.Y ‘nin yargılandığı duruşmada iş yeri sahibi V.A dinlenirken duruşmaya katılmayan bir kişi hakkında yakalama çıkartıldı. Duruşma diğer tanıkların dinlenmesi için ileri tarihe ertelendi.

118 KİŞİ HAKKINDA İKİ YILDAN BEŞ YILA KADAR HAPİS İSTENİYOR

Fethiye’de, 9 Mart 2014 Pazar günü HDP ilçe binasının açılacağını duyan yaklaşık 5 bin kişi partinin bulunduğu sokakta toplanarak protesto yapıp HDP tabelasını indirmişti. Gece ve gündüz çeşitli tahriklere kapılıp olaylara karışan 118 kişi hakkında iddianame hazırlandığı öğrenilmişti. 62 sayfalık iddianamede, 118 kişi hakkında, siyasi hakların kullanılmasını engellemek, toplantı yürüyüş kanununa muhalefet, polise mukavemet ve mala zarar vermek gibi suçlardan 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası ile ayrı ayrı açılan davalara başlandı. Olayların ardından İnsan Hakları Derneği, Çağdaş Hukukçular Derneği ve HDP Fethiye Belediye Başkan Adayı Hasan Kal ile birlikte 12 kişi Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunmuştu.

Aralarında CHP Fethiye Eski İlçe Başkanı Emrah Doğu’nun da bulunduğu 118 kişi hakkında Fethiye 2. Asliye Ceza Mahkemesinde açılan davaların ilk duruşmalarının önümüzdeki günlerde devam edeceği öğrenildi.

OLAY NASIL YAŞANDI

9 Mart Pazar günü HDP Fethiye İlçe Teşkilatı’nın Atatürk Caddesi 501′inci sokaktaki ilçe binasının saat 14.00’de açılışının yapılacağını öğrenen yaklaşık 5 bin kişi bina çevresinde toplanarak polis barikatlarını aşıp bina çevresine kadar gelmişti. Kalabalık, 3 saat eylem yaparak açılışa engel olup hem de parti tabelasını indirip yerine Türk bayrağı asmıştı. Bu gerginliği olay yerine gelen Fethiye Kaymakamı Ekrem Çalık, Demokrat Partili Fethiye Belediye Başkanı Behçet Saatcı, dönemin İl Emniyet Müdürü Ahmet Akbal önlemeye çalıştı. Bir polisin gözünden yaralandığı olaylar itfaiye tarafından tabelanın indirilmesinin ardından büyümeden yatıştırılmıştı. Polis ilçe genelinde geniş güvenlik önlemleri almıştı. Buna rağmen gençler ve çok sayıda vatandaş bir araya gelerek bazı işyerlerine saldırıda bulunmuştu.. Olaylar üzerine İnsan Hakları Derneği, Çağdaş Hukukçular Derneği, HDP Fethiye Belediye Başkan Adayı Hasan Kal ile 12 kişi Cumhuriyet Başsavcılığına başvurarak suç duyurusunda bulunmuştu. Olaylar nedeniyle dört gün boyunca polis tarafından toplam 118 kişi gözaltına alınmıştı. Önce serbest bırakılan 7 kişi daha sonra tutuklanıp denetimli serbestlik kapsamında serbest bırakılmıştı.

Kendinizi Sevin! Kendinizden Başka Kiminiz Var!

Nedensiz yere kendini sevmek ve kendinle barışık olmak, sevginin dünya kadar sebep ve koşula bağlandığı bir dünyada çok garip bir şeymiş gibi algılanabilir.

Sevgiye layık olmak ve onu hak etmek için yerine getirilmesi ve olması “gerekenlerin” listesi bilincimizin derinliklerine kazınmış durumda. Derinlerde bir yerlerde kendimizi sevmiyor, yetersiz ve çaresiz hissediyoruz.  İhtiyacımız olan sevgi ile tamamlanma duygusu insanları alıyor ve çeşitli mecralarda bu eksikliği tamamlama uğruna, sonu yine hüzünle biten türlü deneyimlere sürüklüyor.

Günlük yaşamımızda pek çok kanaldan, doğru ve yanlışlar hakkında binlerce inanç kalıbı içimize işliyor. Bizlere empoze ediliyor. Tüm bunlar sınırlı varlıklar olduğumuza inanmamızı ve doğuştan sahip olduğumuz yaratıcılığımızı ve özgürlüğümüzü unutmamızı sağlıyor.

Bizlere başkalarını sevmemiz, şefkat göstermemiz ve onlara saygı göstermemiz öğretiliyor. Toplum tarafından oluşturulmuş rollere uygun hareket etmemiz ve çok sayıda beklentiye karşılık vermemiz bekleniyor. Dolayısıyla kendimizi, hiç istemediğimiz rolleri oynamak zorunda hissediyoruz ve seçtiğimiz gibi bir yaşamı deneyimlemek mümkün olamıyor. Böylesine bir yaşam her geçen gün bizi, kim olduğumuzdan uzaklaştırıyor. Kendini değersiz, sınırlı hisseden, mutsuz ve depresif hisseden insanlara dönüşüyoruz. Her sabah uyandığımızda hazır bir menüde, hiç istemediğimiz ama yapmak zorunda olduğumuza inandığımız şeylerle dolu bir yaşam bekliyor sanki. Bütün bunları yaparak, kendimizi sevmekten biraz daha uzaklaşıyoruz. Üst üste birikmiş olan tüm bu deneyimlerin yoğun duygu yükleri ve hayal kırıklıkları, doyumu dışarıda aramaktan yorulmuş insanları, bunun nedenlerini bilmeye ve hayatı daha farklı bir şekilde yaşama anlayışına yönlendirebiliyor.

Bir an için durun ve çevrenize bakın.

Yakınlarınız, akrabalarınız, içinde bulunduğunuz toplum ve tüm insanlık sevgiye ulaşma veya sevgisizlik nedeniyle neler yaşamaktalar? Bir bakın, sevgi diye adlandırılan şey nasıl da çeşitli anlamlara, şartlara ve beklentilere bürünmüş halde. Sevgi denen şey ile birlikte gelecek olan tatmin olma halini insanlar nelerde aramaktalar?

Ya siz?

Onu bir ilişkide mi arıyorsunuz?

Tutkunuzu keşfettiğiniz, iyi bir işe, iyi bir gelire, güzel bir eve sahip olduğunuz zaman mı bu tatmin olma halini yaşayacaksınız?

Karizmatik, çekici, zengin, fazla kilolardan kurtulmuş, neşeli, pozitif ve “doğru” bir insan haline geldiğiniz zaman mı?

Bu şablona uymadığınız için kendinizi yargılamakta mısınız?

Sevilebilir olma derdinde misiniz, yoksa önce sizin sevmeniz gerektiğini mi düşünüyorsunuz?

Sevgiye dair gereklilikleriniz var mı?

Sevgiyi almaya ve vermeye layık olabilmeniz için, sizde yoluna koyulması, düzeltilmesi gereken bir şeylerin olduğuna mı inanıyorsunuz?

Kendinizi şu an tam da olduğunuz halinizle, koşulsuz şartsız kabul edebilmek, kendinizden kendinize vereceğiniz sevginin gireceği kapıyı açan anahtardır. Kendini sevmek sizi, dışarıda aramış ve aramakta olduğunuz duygu kırıntılarından, beklentilerden ve bağımlılıklardan özgürleştirir.

Kendine güven, bilinçte genişlemek, huzur ve aydınlanma halleri kendinizi sevmenizin “sonuçları” olarak yaşamınızda ortaya çıkarlar. Kendini sevmeyen insan için hiçbir şey tam anlamıyla doyurucu değildir. Kendini sevmeyen insan, kendinden beslenemediği içindir ki, sürekli dışarıdan doyum arar.

Kendini sevmekten yakıtını alan bir yaşamda, denge hakimdir. Dışarıdan beslenme ihtiyacı yoktur. Sadece ruhun neşesi ve tutkusu vardır. O yaşamda ruh ve insan parçası birleşmiştir ve seçimler o birleşmişlikten gelir. Yaşamınızda hiç kimse olmasa bile ruhun gerçek neşesi yanı başınızda olur.

“CHP Türkiye Cumhuriyeti’nin teminatıdır”

Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından kurulan Cumhuriyet Halk Partisi’nin 91. kuruluş yıldönümü tüm yurtta olduğu gibi Fethiye’de de düzenlenen törenle kutlandı. Cumhuriyet Meydanı Atatürk Anıtı önünde yapılan törende konuşma yapan CHP Fethiye İlçe Başkanı Avukat Ali Özgür Kullukçu; Fethiye’de sorunların çözümü için tüm vatandaşları CHP İlçe başkanlığına davet etti.

Kullukçu konuşmasında; Herhangi bir sorunu ve problemi olanları Cumhuriyet Halk Partisi Fethiye ilçe başkanlığına davet ediyoruz. Sorunların çözümleri noktasında tüm işlerin takipçisi olacağımızın sözünü veriyoruz” dedi

Cumhuriyet Meydanı Atatürk anıtı önünde düzenlenen törene CHP Muğla eski milletvekillerinden Sami Gökmen ile Cumhur Yaka, CHP Fethiye ilçe başkanı Avukat Ali Özgür Kullukçu ve yönetim kurulu üyeleri ile partililer katıldı.

Günün anlam ve önemi hakkında CHP Fethiye İlçe Başkanı Avukat Ali Özgür Kullukçu bir konuşma yaptı. CHP Fethiye ilçe başkanı Avukat Ali Özgür Kullukçu,“İlk genel başkanımız ve kurucumuz Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün huzurunda ona bağlılığımızı ve Cumhuriyet Halk Partisinin bir neferi olmaktan onur, gurur ve şeref duyduğumuzu bir kez daha haykırmaktayız. Cumhuriyet Halk partisinin kuruluş maddesinde ifade edildiği gibi Anadolu ve Rumeli Müdafai hukuk anlayışının ve Kuvayı Milliyenin elbette ki; 6 okun temsilcileriyiz ve devamıyız. Cumhuriyet Halk Partisi Türkiye Cumhuriyetinin teminatıdır. Türkiye Cumhuriyeti kurulmadan önce Cumhuriyet Halk Partisi 9 Eylül 1923 yılında kurulmuştur. Yani Türkiye Cumhuriyetini kuran parti Cumhuriyet Halk Partisidir” dedi.

Konuşmasına devam eden Kullukçu “Seçimlerde istediğimiz sonuçları alamıyor olabiliriz. Ne olursa olsun yolumuza devam edeceğiz ve Cumhuriyet Halk Partisini iktidar yapacağız. Buna hepimiz inanıyoruz ve kendimize güveniyoruz. Bildiğiniz gibi yeni büyük şehir yasası ile Muğla Büyük Şehir Belediyesi kuruldu. Seçimlerde; Muğla Büyük Şehir Belediye başkanlığını partimiz kazanmıştır. Sadece Muğla Büyük Şehir değil yine yaşadığımız yer Fethiye Belediyesinde 14 meclis üyesi arkadaşımız ile ilçemizin sorunlarının çözümü için hep birlikte gönül gönüle vermiş durumdayız. Herhangi bir kişisel egomuz yok ve kişisel menfaatlerimiz söz konusu değil. Amacımız yalnızca ülke sorunları ve Türkiye’mize hizmet etmek ve bunun yanı sıra Fethiye’mizde de sorunların çözüm noktasında hizmet etmek olacaktır. Herkesi partimize davet ediyoruz. Herhangi bir sorunu ve problemi olanları Cumhuriyet Halk Partisi Fethiye ilçe başkanlığına davet ediyoruz. Sorunların çözümleri noktasında tüm işlerin takipçisi olacağımızın sözünü veriyoruz” dedi.

Seydikemer köy görünümünden uzaklaşacak

Seydikemer’de göreve gelir gelmez, özellikle ulaşımla ilgili önemli hizmetlere imza atan Başkan Yakup Otgoz, Yüksel Özden Caddesinde devam eden genişleme ve parke çalışmalarının Kurban Bayramına tamamlanacağını müjdeledi

Seydikemer’de İnönü Caddesi (Kadıköy Yolu)’ndan sonra şimdi de Prof. Dr. Yüksel Özden Caddesi (Fethiye Yolu) yakın bir zamanda ulaşıma açılıyor. Yüksel Özden Caddesindeki yol yapım çalışmaları yerinde inceleyen Seydikemer Belediye Başkanı Yakup Otgöz, “Halkımız içme suyu çalışmaları yüzünden çok büyük bir yol sorunu yaşadı. Seçimlerin de araya girmesi yol yapım sürecini uzattı. Bizler seçim sonrasında bir yandan kurumsallaşma ile bir yandan da acil yol sorunları ile uğraştık ki yayla yollarının neredeyse tamamını iyileştirdik.

KÖY GÖRÜNÜMÜNDEN UZAKLAŞACAK

Bizim için en önemli olan Seydikemer merkezin özellikle ana yoları idi. Kadıköy Yolunu ulaşıma açtık ve vatandaşlarımızın yoğun bir memnuniyetiyle karşılaştık. Ardından Fethiye Yolu diye bilinen Yüksel Özden Caddesi’nde imar planına göre genişleme çalışması yaptık. Tabi Kadıköy Yolunda olduğu gibi altyapı yağmur suyu drenaj hattını döşemeden parke çalışmasına başlamadık. İlçe Jandarma Karakol Komutanlığı Hizmet Binası Önüne kadar olan yol yapım çalışması Kurban Bayramına tamamlanacak. İlçe merkezimizin girişleri köy görünümünden uzaklaşacak” dedi.

2.BULVAR’A DÖNEER KAVŞAK

Yapılan parke çalışmaları hakkında rakamsal verileri de paylaşan Başkan Yakup Otgöz, 1.100 metre uzunluğundaki Yüksel Özden Caddesi’ne 15 bin metrekare parkenin yanı sıra 5 bin 600 metre bordur kullanılacağını ve bunun yanı sıra kaldırımlar için de 2 bin 200 metrekare kilit parke kullanılacağını söyledi. Yüksel Özden Caddesi üzerinde köprü projesinin de yer aldığı ve 2. Bulvar adıyla bilinen noktaya döner kavşak yapılırken; Menekşe Mahallesi’ndeki bazı imar yolları da düzenlemeden geçirildi, İlçe Emniyet Müdürlüğü Hizmet Binası önüne kadar kilit parke yapıldı.

CHP BİLDİĞİMİZ GİBİ

Aynı zamanda Kurultaylar partisi CHP,bir kurultayı daha yaparak genel başkanını seçmiş oldu.
Kurultay öncesi görsel ve yazılı medyada yazılan ve söylenenlere bakıldığında, Kılıçdaroğlu’nun bir baskın kurultayı olan bu seçimi alacağı, ancak İnce’nin 350’nin üzerinde oy alması durumunda Kılıçdaroğlu’nu zor bir dönemin beklediği yönündeydi.
Kılıçdaroğlu, kendisini aday gösteren delegelerin bile tamamının oyunu alamadı.
Sayın İnce ise, kendisini aday gösteren delegelerden fazla oy aldı.
Genel başkan adaylarının Kongrede yaptıkları konuşmalara baktığımız zaman,her ne kadar içeriği fazla göz doldurmasa da Sayın İNCE iyi bir hatip görüntüsü verdi. Zaman zaman Ak Parti’nin girmiş olduğu her seçimi kazanma başarısına olan hayranlığını gizleyemedi. Etkileyici bir konuşma yaptı.
Kılıçdaroğlu’na gelince, yaptığı konuşma ile neden Ak Parti’nin girdiği bütün seçimleri kazandığını da deklare etmiş oldu.
Ufuk yok, vizyon yok, hedef yok. CHP seçmenine geleceğe dair hiçbir umut vaat etmeyen vizyonsuz bir konuşma.
Nerede ise konuşmasının tamamını CHP’nin nerede durduğunu izaha ayırdı. CHP sağa mı kaydı, sola mı kaydı, yoksa aynı yerinde mi?
Sanki bir çocuğu kandırır gibi, sanki lisede yapılan münazaraları andırır bir ikna etme çabası.
Sahi Ankara Büyükşehir adayıMansurYavaş nereden geldi. Hatay B.Sehirbld başkan adayı nereden geldi. Herşeyden önemlisi Ekmel Beyi CB adayı yapmak neyin nesi.
Bir parti düşünün ki durduğu yer ve  çizgi hususunda bile kendi aralarında mutabakat yok.
Biri çıkıyor sağa kaydın diyor. Diğeri hayır biz sağa kaymadık soldayız diyor.
Kongrede yapılan konuşmaların içeriğine baktığımız zaman hiçbir ufuk açıcı kelime, cümle yok.
Sayın Davutoğlu’nun  kongrede yaptığı konuşma ile Sayın Kılıçdaroğlu’nun konuşması karşılaştırıldığında aradaki fark kendini gösteriveriyor.
Bir tarafta merakla dinlenen bir kelimesi ve cümlesi bile insanları acaba ne dedi diye sözlüklere sevk eden bir konuşma, diğer tarafta insanları gülümseten bir konuşma.
Güçlü bir muhalefet sistemin sağlıklı işlemesi için elzemdir. Muhalefet Kılıçdaroğlu başkanlığındaki CHP ile ancak bu kadar olur.
Zannedersem bu kongrenin CHP ve Türkiye için en ilginç tarafı, içki tartışması olacaktır. O anlamda da tarihi bir kongredir.
Kurdukları içki masalarıyla övünen ve ayni zamanda içkiyi ve rakı masalarını çağdaşlığın bir göstergesi olarak algılayan CHP yeni bir tartışmanın kapısını açtı kendi içinde.
Sayın Kılıçdaroğlu” CHP’yi içki masasından yönetenlerden kurtaracağım” diyor. Öbür tarafta Sayın İnce “Yapmayın o içki masalarına beraber de oturduk” diyor.
Parti disiplininden bahseden Kılıçdaroğlu’na inat, akrabası Milletvekili Sayın Aygün “İçmek iyidir, ben içmeye gidiyorum” diyor.
Bu tartışmalar Ak Parti’de olsa idi, laikçi geçinenler, şimdiye Cumhuriyet meydanlarını, taksTaksim’i çoktan doldurmuşlar, hatta Anıtkabir’e çoktan çıkarak “Atam hayat tarzımıza müdahale ediliyor, kurtar bizi” diye şikayette bulunmuş olacaklardı.
M. Kemal’in anlı şanlı içki sofraları ilgililerin malumudur. BakalımKılıçdaroğlusözünde duracakmı?
Anlaşılan CHP ayni CHP. Değişen bir şey yok.
Vizyon yok, politika yok, çözüm yok. İşsizlik, ekonomi, doğu ve güneydoğu sorunu hakkında çözümü nedir belli değil.
Ne kadar iyi bir hesap uzmanı olduğunu anlatan genel başkan.
BaşarısınıSSK Genel müdürü olduğu dönemden biliyor bu millet.
Sahi bu ülkede CHP iktidar olmayı istedimi ki ya da ne zamandan beri iktidara talip? O konuyu da önümüzdeki haftaki yazımızda değerlendirelim inş.
Sağlıcakla kalın.

700 kişi tekne turuna katıldı

Fethiye Belediyesinin her sene geleneksel olarak gerçekleştirdiği on iki adalar turunun bu senede 15′incisi gerçekleştirildi. Yoğun iş temposundan uzaklaşmak, moral ve motivasyonu yükseltmek için, 14 yıldan beri düzenlenen tekne turuna bu yılda yaklaşık 700 kişi katıldı. Belediye içerisinde yoğun mesai harcayan personeller aileleriyle birlikte eğlenceli bir gün geçirdiler.

 

Fethiye Belediyesinin düzenlemiş olduğu geleneksel on iki adalar tekne turuna Zabıta Biriminden, Feski’ye, Tamir bakım atölyesinden İmar işlerine, Temizlik İşlerinden İtfaiye’ye kadar bütün birimlerin çalışanları aileleri ile birlikte katıldı. 8 tekne ile yapılan gezide yaklaşık 700 kişi geziye katıldı.

Tekneler halinde 12 adalar turuna çıkan belediye çalışanlarını Fethiye Belediyesi Personel Müdürü Mesut Doğan ve Fethiye Belediyesi Liman Müdürü Okan Arıkan yolcu etti. Tekne turu ile ilgili açıklamada bulunan Personel Müdürü Mesut Doğan,“Geleneksel olarak personelimize moral motivasyon yükseltmek amaçlı düzenlediğimiz tekne turunun bu yıl da 15′incisini düzenliyoruz. Tabi ki yoğun bir yılın ardından ve 30 Mart seçimleri sonrasında belde belediyelerin de birleşmesi ile yeni katılan personel arkadaşlarımızın kaynaşması açısından da düzenlenen bir etkinlik oldu. İmkanlarımız doğrultusunda ileriki yıllarda yine bu tür gezileri düzenlemeye de devam edeceğiz. Bu gezinin düzenlenmesinde katkı sağlayan Okan kardeşime ve Belediye Başkanımız Behçet Saatcı’ya teşekkür ediyoruz” ifadelerini kullandı. Ayrıca Belediye çalışanları ve aileleri de Fethiye Belediye Başkanı Behçet Saatcı’ya düzenlediği geziden dolayı teşekkür ederken, yoğun iş temposundan uzaklaşmanın moral olarak iyi geleceğini belirttiler.

Başkanı Öztürk, “Hakkımı helal etmiyorum”

Ak Parti Marmaris İlçe Yönetim Kurulu’nda dün düzenlenen basın toplantısıyla 11 kişinin istifa ettiğinin açıklanmasının ardından Ak Parti Muğla İl Başkanı Nihat Öztürk istifaların yaklaşan kongre önce ilçe başkanı Hasan Engin’i hedef aldığını belirtti. Öztürk, açıklanan 11 istifanın doğru olmadığını belirterek 3 üyenin istifalarını geri çektiğini hatırlattı.

Ak Parti Muğla İl Başkanı Nihat Öztürk, partisinin Marmaris İlçe Teşkilatı Yönetim kurulundan 11 kişinin istifası ile ilgili açıklamalarda bulundu. Öztürk, “Kimsenin Ak Parti’yi küçük düşürmeye ve üzmeye hakkı yoktur. Ben buna müsaade etmem, gereken yapılacaktır” sözleriyle tepkisini dile getirdi.

“HASAN ENGİN’İ HEDEF ALINDI”

Öztürk, yönetim kurulu üyelerinin istifasının yaklaşan kongre nedeniyle Ak Parti Marmaris İlçe Başkanı Hasan Engin’i hedef  aldığını belirterek şöyle konuştu: “Partimiz Marmaris’te kongre sürecine girmiştir. Önümüzdeki günlerde delege seçimlerimiz başlayacak. İlçe başkanımız Hasan Engin, kongrede parti başkanlığına adaylığını bildirmiştir. Bu nedenle sayın Engin, hedef alınarak kongre sürecinde karışıklık yaratılmaya çalışılıyor. Ancak biz buna müsaade etmeyiz. Partimiz bugüne kadar her türlü süreçte birlik içinde hareket etmiştir. Bu arkadaşlarımızın parti yönetiminin bilgisi olmadan basın toplantısı düzenleyerek istifa açıklamalarında bulunmalarını doğru bulmuyorum. Parti kurulu toplantısında bu konuyla ilgili istişare yaparak gerekirse bu arkadaşları disiplin kuruluna sevk edeceğiz”.

“İSTİFALAR DOĞRU DEĞİL”

Nihat Öztürk, basın toplantısında istifa eden 11 kişiden 3’ünün istifalarını geri çektiğini belirterek sözlerini şöyle sürdürdü:” Engin Tamer Mıhçı, Müzeyyen Göncü ve Veysi Ağırman istifa etmediklerini beni arayarak söylediler. Ali Üzer arkadaşımız 4 ay önce istifa ederek Hollanda’ya yerleşti. Şimdi bu arkadaşlar çıkmışlar 11 kişinin istifa ettiğini açıklıyorlar. Bu parti etiğine aykırıdır ve kabul edilemez, ben bu arkadaşlara hakkımı helal etmiyorum. Bu açıklamalar partililerimizi üzmüştür”.

“KENAN AKKUŞ’U DİSİPLİN KURULUNA SEVK ETTİK”

Nihat Öztürk, parti yönetim kurulu üyesi ve Marmaris Emlak Müşavirleri Derneği Başkanı Kenan Akkuş’un geçtiğimiz günlerde ilçedeki kaçak konutlarla ilgili yaptığı açıklamada, eski ve mevcut Ak Parti yöneticilerini hedef alan konuşmalarının maksadını aşan sözler olduğunu kaydetti. Öztürk, Kenan Akkuş’un bu sözlerinden dolayı parti disiplin kuruluna sevk edildiğini ve bu konuda gerekenin yapılacağını sözlerine ekledi.

BAŞKANI OLMAK….

30 Mart 2014 yerel seçimlerinden en az 30 gün evvel  Sn.Saatcı’ya köşemde yazdım.     Başkan yeter deyiniz,çünkü hem Muğla Büyükşehir Belediyesi oluyor hemde siz Türkiye’-de ve Fethiye’de oy oranı   0.0001’ler seviyesinde olan bir partiye mensup oldunuz.

Mutlaka da Büyükşehir Belediyesi Kanununu(No:5216)seçimlerden önce dikkatlice ve defalarca okunmuşsunuzdur.

YANİ,

Hiçbir  şey  30  marttan  önceki  gibi  RAHAT  hareket  etme  imkanı  vermeyecek   yetki alanlarınız fevkalade daralacaktı.Bunları mutlaka biliyordunuz…….Bir değil bin kitapcık bastırsanız ,feryatlar etseniz nafile kanun caridir.

Sayın Saatcı,

Büyükşehir Belediye Başkanı değişik parti mensubu,keza Büyükşehir Belediye Meclisi üye-leri de  öyle,ki  bazen aynı parti  mensupları  bile uyum  göstermezlerken  sizin durum  tamamen umutsuz.

Basından okudum ,önceki Başbakanımızın Muğla ziyaretinde kendisini Muğla’da karşılarken bazı talepleriniz olmuş ……

Fethiye’yi  İL  yaparsanız, bende  partinize  iltihak  edeyim ,talebiniz  benimsenmeyip kabul görmemiş……….Planınız , düşünceniz, Fethiye  İl olursa Büyükşehir statüsünden çıkar, bende eski mutlakiyetime kavuşur rahat rahat  işimi  götürürüm ………

Sayın Başkan ,

Her  yolun  her  vazifenin  mutlaka bir vadesi bir sonu vardır. Gelin  başta  kendinize  Sayın ailenize,Fethiye’ye bir iyiylik yapın .Çok asil bir hareket olan İSTİFA müessesesini kullanıp, hayırlı son noktayı koyunuz .

x         x        x     x        x       x     x     x       x    x

FETHİYE BELEDİYE’Sİ  TEMİZLİK  İŞLERİ  MÜDÜRÜ  Bay  Sait  Avcı  haklı  olarak  isyan ediyor.Derelere ,denizlere ve şehre rastgele atılan her türlü çöp Fethiye’de çok büyük kir-lilik yaratıyor. Turzimden ekmek kazanan bir şehir nasıl kirletilir.

Bu düşüncesizlik her türlü hastalığı,mikrobu şahre yaymaktadır.Sıcak bir yöreyiz,ağır koku ile yaşamak ne derece doğrudur. Belediye’miz  Temizlik  İşleri  Müdürlüğüne   sonsuz teşekürlerimi gönderiyorum……………..Fethiye’nin en doğru,en samimi ve en iyi niyetli tüm çalışanlarını  ayrı ayrı tebrik ediyorum . Bukadar hoyratça çöp atan bu  toplumun  inanın  arkasını o yüce insanlar topluyor ……

Hepsinin alınlarından öpüyorum .


©Copyright 2013 Enigmatr SOFT. Tüm hakları saklıdır. Bu site Enigmatr SOFT haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
Okullar
Mesleki Eğitim
DÜNYA Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Genel Yurtdışı

Bati Akdeniz Gazetesi'daki 17 ayrı kategoride yazılmış 3215 makaleye 10 yorum yapılmış.