Arama sonuçları “seçim”

“Muğla cezalandırılıyor”

Muğla’nın AK Parti ve CHP’nin arasında sıkıştığını belirten Yüksel Muğla’nın hak ettiği değeri Milliyetçi Hareket Partisi iktidarında kavuşacağını söyledi.

Milliyetçi Hareket Partisi Muğla Milletvekili Ferat Yüksel Batı Akdeniz Medya’ya ziyarette bulunarak seçim çalışmaları hakkında bilgiler verdi. Muğla’nın AK Parti ve CHP’nin arasında sıkıştığını belirten Yüksel Muğla’nın hak ettiği değeri Milliyetçi Hareket Partisi iktidarında kavuşacağını söyledi.

7 Haziran Genel Seçim çalışmalarına tüm ilçelerde olduğu gibi Fethiye’de de devam ettiren Milliyetçi Hareket Partisi Muğla Milletvekili Ferat Yüksel Batı Akdeniz Medya’nın sahibi Osman Baykuş’u ziyaret ederek seçim çalışmaları hakkında paylaşımda bulundu. Yüksel burada yaptığı açıklamada Muğla’yı tozlu bir pırlantaya benzeterek bu tozu Milliyetçi Hareket Partisi iktidarında silinip parıldayan bir pırlanta haline getireceklerini söyledi.

Seçim çalışmalarının çok iyi gittiğini belirten Milliyetçi Hareket Partisi Muğla Milletvekili Ferat Yüksel: “Muğla ve Türkiye Milliyetçi Hareket ile yürümeye karar verdi. İnşallah Türkiye AKP felaketinden kurtulup, güzel günlere, üreten bir ekonomiye, barışa, uzlaşmaya, normalleşmeye, yeniden demokrasiye, yeniden hukuka kavuşacak günlere az kaldı” dedi.

Yüksel: “Muğla iktidar tarafından adeta cezalandırılan bir kent. İktidar bunların yarısı Cumhuriyet Halk Partili diye bu kenti adeta cezalandırıyor. İktidar içim Muğla’nın özelleştirilecek madenleri ve yandaşlara verilecek koyları önemli. Yoksa ne Muğla’nın turizmi, ne Muğla’nın çiftçisi, ne Muğla’nın arıcısı, ne Muğla’nın zeytincisinin iktidar için bir önemi yok. Ak Parti’nin Muğla Milletvekilliğinde birinci sırası olan Hasan Özyer Bey’de bu konsepte uygun. Bizde AKP’ye Hasan Bey yakışır diyoruz.” dedi.

“Bu kent genel iktidardan hizmet alamadığı gibi yerel iktidardan da hizmet alamıyor”

Yüksel: “Muğla’yı genel iktidar cezalandırıyor, yerel iktidarda cezalandırıyor. Yeni Büyükşehir Yasasıyla Büyükşehir Belediyesi’nin birçok yetkisi olmasına rağmen bir yıldır Muğla Büyükşehir Belediye’si sorumluluk alanına çivi çakmıyor. Oda şöyle bakıyor; Zaten AKP’den kaçan Muğlalı mecbur bize oy veriyor. Seçmeni çantada keklik görüyor. Bu kent genel iktidardan hizmet alamadığı gibi yerel iktidardan da hizmet alamıyor. Türkiye’nin hiçbir yeri bu kadar kendi kaderine terk edilmiş değildir. Ama bu günlerin hepsi bitecek. 8 Haziran günü Türkiye Milliyetçi Hareket Partisi’nin iktidarıyla uyanacak ve Muğla’nın hizmetsizlik kaderini biz değiştireceğiz.  Sahadaki çalışmalarımızda halk hem AKP’den bıkmış hem Cumhuriyet Halk Partisi’nden bıkmış. Bizde onlara tek çarenin Milliyetçi Hareket Partisi olduğunu ifade ediyoruz. Bu güne kadar 50’ye yakın ülke gördüm. Ama dünyanın hiçbir yerinde böyle bir memleket görmedim. Dağından yağ akan, çamından bal akan, çamından fıstık düşen, suyunda balık yetişen, halıcılığın, turizmin, tarımın, yer altı madenlerinin olduğu bir yer görmedim. Bu kadar büyük zenginliğin olduğu ve bu kadar her gün gerileyen bir il dünyanın hiçbir yerinde yok. Muğla bizim için bir pırlantadır ve üstü tozlanmıştır. Bizler Milliyetçi Hareket Partisi iktidarında bu pırlanta üzerindeki tozu silip Muğla’yı Türkiye’nin ve Muğla’nın parlayan pırlantası yapacağız” dedi.

Faik Öztürk Fethiye’yi tanıtacak

Renkli kişiliği, samimiyeti ve doğallığıyla ekranların sevilen yüzü Faik Öztürk Fethiye’ye gelerek ilerleyen günlerde Kuleli Koyu’nda Safiye Soyman ile birlikte canlı program çekeceğini sevenleriyle paylaştı.

Türk halkının gönlünü kazanmış ve çıktığı her programda reytingleri yükselten sevilen sanatçı Faik Öztürk Fethiye’ye gelerek Kuleli koyunda çekeceği program hakkında ön çalışma yaptı. Fethiye’de gizli kalmış birçok noktanın olduğunu söyleyen Öztürk yayınlanacak program ile bu gizli köşeleri Edirne’den Kars’a herkesin göreceğini belitti.

Aksazlar Koyunda hem tatil hem de iş için gelen Faik Öztürk gazetecilerin sorularını yanıtladı. Öztürk programın Ramazan Bayramının ikinci günü olan 18 Temmuz cumartesi halk konseriyle başlayacağını belirterek 21 Temmuz Salı akşamı saat 20:00-23:00 arasında da canlı yayın programına başlayacağını söyledi. Öztürk: “Her yer beton yığını olmuşken Fethiye’de hale dokunulmamış çok güzel gizli noktalar var ve buraların tanıtılması gerektiğini düşündük. Bu amaçla Flaşh TV’de 21 Temmuz’dan itibaren her Salı akşamı Kuleli Koyu’nda canlı programımız olacak. Cumartesi günleri de halka açık halk konserleri olacak. Burada bana yine Safiye Soyman eşlik edecek. Böylece hem işletmeciye, hem Fethiye’ye hem turizm sektörüne bir katkımız olursa ne mutlu bize” dedi.

C, D SINIFI İNSANLAR BİZİ SEVİYOR

Eğlence programı tarzında olacağını söyleyen Öztürk: “Siyasetin çok sıcak olduğu, seçimlerin çok yoğun olduğu şu günlerde Türk toplumu da her şeyi kendisine stres yapmış. Seçimlerden sonra ülkede ne olup biteceği herkes merak ettiği bir ortam var. Bizim işimiz bunlardan uzak kalarak insanları eğlendirmek, onların kafasını dağıttırmak. Evde sobanın başında, kaloriferin başında oturan insanları güldürebiliyorsak ne mutlu bana, ne mutlu Safiye’ye. C,D sınıfı insanlar bizi seviyor. A, B sınıfı insanlar refah düzeyi yüksek olan insanlar. Onları gıdıklasanız da güldüremezsin. Çünkü onları para güldürüyor” dedi.

Kayabaş, “Bakanlık istemeye yüzümüz olsun”

Ak Parti Muğla Milletvekili Adayı Muhittin Kayabaş, Seydikemer’de yaptığı seçi çalışmalarında, “Nasıl olsa 1-2 milletvekili garanti deyip beklememeliyiz. Biraz daha gayret göstererek en az 3 milletvekili çıkarmalıyız ki genel merkezden bakanlık istemeye yüzümüz olsun” dedi.

 

Seydikemer’de bazı programa katılan AK Parti Muğla Milletvekili Adayı Muhittin Kayabaş, Muğla’da en az 3 milletvekili çıkarmaları durumunda teşkilat olarak Hasan Özyer adına bakanlık talep edeceklerini kaydederek uzun yıllar hizmetler yoksun kalan Muğla’nın bakan çıkarması durumunda makus talihini yeneceğini ifade etti

Bakanlık istemek için Muğla’da 1’inci parti olmaları ya da en az 3 milletvekili çıkarmaları gerektiğine vurgu yapan Kayabaş, seçmenlere seslenerek “Nasıl olsa 1-2 garanti deyip beklememeliyiz. Biraz daha gayret göstererek en az 3 milletvekili çıkarmalıyız ki genel merkezden bakanlık istemeye yüzümüz olsun. Yoksa AK Parti Türkiye’de 81 ilin en az 70 tanesinde zaten 1’inci parti.  Bizim dileğimiz, Fethiyeli yani Muğlalı bir bakanımızın olması ve Muğla’mızı bu geri kalmışlıktan çıkarmak.

Seydikemer Belediye Başkanı Yakup Otgöz, İlçe Başkanı Ecz. Salih Gümüş, Kadın Kolları Başkanı Zeynep Yalçınsoy ile partinin ilçe ana kademe, kadın ve gençlik kolları yönetimlerinden bazı isimlerin de eşlik ettiği ziyaretlerde Belediye Başkanı Yakup Otgöz de muhalefetin ülkeyi koalisyon dönemlerine götürmeye çalıştığını ifade ederek, “Herkesin de gördüğü gibi seçimin sonucu zaten belli. Biz sizden Muğla’mızın Fethiyeli bir bakanı olsun diye bizi Ankara’ya daha güçlü göndermenizi istiyoruz” dedi.

Eşen Halk Pazarı ve kahve toplantısı ile başlayan seçim çalışmalarında Gölbent, Çukurincir, Karaköy, Yakabağ, Demirler ve Çaykenarı mahallelerinde kahvehane toplantıları yapan AK Parti 5. sıra adayı Muhittin Kayabaş, Seydikemer Belediyesinin çalışmalarına da atıfta bulundu. Vatandaşlar da Muğla’da en yii çalışan belediyenin Seydikemer Belediyesi olduğuna yönelik görüş belirterek Başkan Yakup Otgöz’e teşekkür etti.

 

“Baş veririz ama asla başımızı eğmeyiz”

Başbakan ve AK Parti Genel Başkanı Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu, “Baş veririz ama asla başımızı eğmeyiz. Kaderde Menderes gibi şehit olmak varsa başımız gözümüz üstüne” dedi.

Muğla’nın tüm ilçelerini selamlayarak konuşmasına başlayan Başbakan Davutoğlu, “Bizleri bağrına basan ve milli mücadelede en fazla şehidi veren Muğla’ya selam olsun. Muğla her zaman milletin yolunda gidenlerin yanında oldu. Ben diğer illerimizde olduğu gibi Muğla’nın da başbakanıyım, Muğla’nın da milletvekiliyim. 7 Haziran’da destan yazıyor muyuz? AK Parti’yi birinci parti yapıp, yüzde 50’yi aşıyor muyuz? Darbecilerin, vesayetçilerin ve bütün tuzak kuranların hesabı sorulacak inşallah. Menderes yola çıktığında şehit Başbakanımızın arkasında durdunuz. Şehit Başbakanımız ve şehit bakanlarımızın yargılandığı Yassıada’dan geliyorum. 14 Mayıs’ın iki önemli anlamı var. 14 Mayıs 1950’de tek parti dönemi kapanıp, DP milli iradeyle başa geldi. Adnan Menderes, Celal Bayar ile birlikte 10 yıl ülkeyi kalkındırdı. Sadece kalkındırmadılar, özgürlükleri Türkiye’ye getirdiler. Bu ortam Türkiye’de sadece 2 kez, birisi 10 yıl iktidar olan Adnan Menderes’in dönemi, diğeri de 2002’den bugüne kadar Kurucu Genel Başkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın kurduğu AK Parti hükümetleri oldu. Şimdi emaneti ben teslim aldım. Özgürlükler ve milli değerleri savunan DP ve AK Parti çizgisi Menderes, Özal, Erbakan Hocamız ve Cumhurbaşkanımızla akım haline geldi. Adnan Menderes’i idam sehpasını götüren parti, CHP idi. Adnan Menderes idama giderken, CHP iktidara gelebilmek için yapılanlara sesiz kaldı. Şimdi konuşmak kolay, darbe zamanlarında neler yaptıklarına bakmak lazım. ‘Her zaman darbelerin yanında oldunuz’ dediğimde, alnı açık bir şekilde ‘Biz darbenin karşısındayız’ diyemedi. 27 Mayıs’ta darbeyi desteklediler, sonra da bacılarımızı ikna odalarında sorgulayanları milletvekili yaptılar. Menderes ve AK Parti döneminde başta dini olmak üzere tüm özgürlükler arttı” diye konuştu.

  “HDP’NİN ADI C-HDP’DİR”

Diyanet ve imam hatip tartışmaları üzerinden CHP ve HDP’yi eleştiren Davutoğlu, “CHP ve HDP ‘Diyaneti kaldıralım’ diyor. Bunların konuştukları sadece sözde kalır. CHP’nin danışmanı diyor ki ‘HDP’nin barajı aşması lazım’. CHP, HDP için çalışıyor. CHP, HDP’nin barajı geçmesi için destek veriyor. HDP de, CHP ne diyorsa onu söylüyor. CHP ‘imam hatipleri kaldıracağız’ diyor, o da diyor. HDP de imam hatiplerle uğraşıyor. Aslında HDP’nin adı C-HDP’dir. Bunların ikisi de aynı” şeklinde konuştu.

 “BAŞ VERİR, BAŞ EĞMEYİZ”

Görevini yapmak yerine hükümeti yıpratmaya çalışan savcıların görevden alındığını kaydeden Davutoğlu, şunları söyledi: “Daha hüküm konulmadan, iddianame hazırlandı. Meslekten ihraç edilen bu savcılardan birisi  ‘Bu iktidarın sonu da Adnan Menderes gibi olacak’ diyor. Bunlar bizi tanımıyor. Zannediyorlar ki biz tehditten korkar ve geri adım atarız. Biz bu yola kefenimizle çıkmış, başımızı koymuşuz. Baş veririz ama asla başımızı eğmeyiz. Darbeciler, vesayetçiler ve paralelciler bizi yıldıramaz. Kaderde Menderes gibi şehit olmak varsa, başımız gözümüz üstüne. Eğer bu millet için alnımıza şehadet yazılmışsa, Hz. Mevlana’nın çocukları olarak biz şehadeti Şebi Aruz ve düğün bayram gibi karşılarız. Bahçeli, ‘Göreve gelirsek, savcıları göreve iade edeceğiz’ diyor. Diğerleri de öyle diyor. Tuzağı görüyor musunuz? Muğlalılar, eskiden paralel vardı, şimdi bir de üçgen var. CHP, MHP, HDP. Bunlar paraleli üçgenle birleştiriyor. Ama biz sıratı müstakim yolcularıyız. Bunlar yalnız değil, arkalarında uluslararası işbirlikçileri var.”

“AK PARTİ 28 ŞUBAT ZULMÜNÜ BİTİRDİ”

Adnan Menderes iktidara geldiğinde Türkiye’nin 10 yılda çok büyük bir mesafe aldığına işaret eden Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Biz Adnan Menderes’in hizmetlerini geliştirdik. Onlar konuşur, AK Parti yapar. Nasıl Menderes ve DP dönemiyle tek pati zulmü bittiyse, 28 Şubat zulmünü de biz bitirdik. Tek parti döneminde evinde Kur’an okuyan karakola götürülüyordu, DP bu zulmü bitirdi. 28 Şubat’ta da aynı şekilde başörtülü kardeşlerimize zulüm edildi. Başı örtülüye yarım eden başı açıklara da zulüm edildi. 28 Şubat zulmünü de AK Parti bitirdi. Zulümleri bitirip, kalkınma hamlesi başlattık. Aynı 1950’lerde olduğu gibi. O dönem DP’ye kurulan tuzaklar, şimdi AK Parti’ye kuruluyor. Kalkınan Türkiye’yi engellemek istiyorlar.”

14 Şubat’ın ikinci öneminin ise 14 Mayıs 2014’de İMF’ye olan son borç taksitinin ödenmesi olduğunu vurgulayan Başbakan Ahmet Davutoğlu, “Biz iktidarı devraldığımızda Türkiye İMF’nin önünde borç için bekliyordu. Artık borç bekleyen değil, İMF’ye borç veren bir Türkiye var. Türkiye ilk kez ayakları üzerinde durdu. Türk ekonomisi altın çağını yaşarken, gezi provokasyonlarını başlattılar. Onların amacı mahalli ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde AK Parti’yi sendeletip, genel seçimlerde AK Parti’yi yıkmaktı. Biz bu vandallara pabuç bırakmadık.  Asla onlara meydanları bırakmayız. DP’de olduğu gibi Türkiye’nin yükselişini asla durduramazlar. 17-25 Aralık’ta Pensilvanya ve paralel çeteyle tuzak kurdular. Şimdi bu çete nerede hangi parti güçlüyse, AK Parti’nin karşısında onu destekliyor. AK Parti’yi güçsüzleştirip, Türkiye’nin yükselişini durdurmak istiyorlar. Artık Türkiye 1950-60’ların Türkiye’si değil. Her vatandaşı milli irade için oyunu ve canını ortaya koyabilecek bir Türkiye var. 7 Haziran’a giderken, tüm engelleri aşarken ve Türkiye yükselişini sürdürürken paralelciler ve bu üçgen bir araya geldi. Türkiye’yi kaosa sürüklemek için kafa kafaya verdiler. Bu üçü hükmet kurmaya kalksa, Türkiye’nin hiç bir yerine huzur kalmaz. Türkiye’nin bütününde 81 ilde miting yapabilen, halkıyla buluşabilen tek parti AK Parti’dir. CHP, MHP ve HDP, Türkiye’nin her yerinde miting bile yapamıyor. HDP, ‘Eğer barajı aşamazsak sivil direniş yaparız’ diyor. Biz bu tehditlere boyun eğmeyiz, Türkiye’nin her santimetrekaresinde bu al bayrağı dalgalandırırız. Al bayrağı dalgalandıran, mili birlik ve beraberliği sağlayan ve özgürlükleri koruyan tek pati AK Parti’dir.”

 ÇİFTÇİLERİ UNUTMADI

Tüm çiftçilerin Dünya Çiftçiler Günü’nü de kutlayan Başbakan Davutoğlu, AK Parti döneminde Türk tarımının geldiği nokta ve tarımsal desteklerden söz etti. Mitinglerinde Hollanda ve Türkiye’yi kıyaslayan CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nu da eleştiren Davutoğlu, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: “2002’de bütün zirai destekler durdurulmuştu. Bugün Dünya Çiftçiler Günü, tüm çiftçilerimizin gününü kutluyorum. ‘Yetti gari’ dediğiniz genel müdür diyor ki ‘Konya’dan küçük Hollanda bizden daha fazla tarım ürünü ihraç ediyor. Papağan gibi aynı şeyleri tekrar ediyor. Türkiye’nin her yerinde aynısını söylüyor. Biz iktidara geldiğimizde 1,8 milyar TL tarımsal destek verilirken, şimdi 10 milyar TL oldu. Bu seneki 10 milyar TL’nin 6,4 TL’sini Mayıs’a kadar ödedik. Çiftçimizin tek bir kuruşu dahi gecikmedi. İktidara geldiğimizde Türkiye’nin tarımsal ürün hasılası 22,3 milyar dolar idi. Şimdi 61 milyar dolar oldu. Hollanda’nın tarımsal hasılası 15 milyon dolar. 61 mi büyük, 15 mi büyük bir türlü öğrenemedi. Matematik bilmiyor. Sadece Konya’nın hasılası 10 milyar. Hollanda 70 milyon dolar tarımsal ürün ithal ediyor. İthal ettiğini paketleyip satıyor. Bunun eline kağıt vermişler, durmadan okuyor. Ziraat odaları genel kurulunda yüzüne ders verdim. Öğrenemedi, halen konuşuyor. Muğlalılar siz bunlara bir matematik dersi verecek misiniz? Tarım hasılasında Avrupa’nın en büyük ülkesiyiz. Biz iktidara geldiğimiz 4’üncü, 5’inci idik. Tarımda Türkiye’yi Avrupa birinci yapan parti, AK Parti’dir. Türkiye, tarım ve turizmde dünya ligine taşındı. İnşallah 2023’te Türkiye dünyanın 10 büyük ekonomisinden birisi olacak. Türkiye’yi boyun eğdirenlere 7 Haziran’da bir ders verecek misiniz? Sizin huzurunuzda söz veriyorum, Türkiye bütün tuzakları aşıp, gerçek bir küresel güç olacaktır. Hem özgürlükler ve mili iradeyi koruyup Adnan Menderes’in yolunda ilerleyeceğiz, hem de Türkiye’yi ekonomik anlamda zirveye taşıyacağız.”

 

 

YARGIDA KAYBEDİLEN İTİBAR…

Türkiye bir çok alanda çok önemli gelişmeler sağladı ama HUKUK ALANINDA MAALESEF İTİBAR KAYBETTİ.

Bu sözler Başbakan Yardımcısı Sayın Ali BABACAN’a aittir. Ciddi ve dürüst bir devlet adamının sözlerine aynen katılıyorum. Bir çok anketler ve kamuoyu çalışmaları incelendiğinde yargıya olan GÜVEN çok alt sıralarda yer aldı. Yargı hizmetlerinin, adaletin çökmesi tüm TÜRK HALKINI büyük endişelere sevk etmektedir.

HUKUK ve VİCDAN bir gün herkese lazım olacaktır. Cumhuriyet  tarihimizde ilk kez 2015 de HAKİMLER verdikleri kararlar nedeniyle (haklı veya haksız) tutuklanıp hapse atılıyor. Yargıcın verdiği karar nedeniyle kodese atılması HUKUKUN sonudur. Bu resmen tehdittir, benim istediğim kararları vermezseniz Hakimler sonunuz böyle olacaktır… Eşin bile hiçbir kurumda çalışamaz… Hakimin eşine yapılan kadın haklarını da ayaklar altına almaktır.

Yargı erki dibe iteklenirse, yaptığınız köprüler altından olsa, yaptığınız havaalanları gümüşten olsa, yaptığınız otobanlar-tüneller bakırdan olsa inanın vatandaş görmez bile. Bu otoriterleşme olgusu, Türk milletinin demokrasiye olan inancını %36,1 düşürmüştür. Bu ne demektir, Türkiye’nin %64’ü DEMOKRASİ bitmiştir, Meclis de fesh edilsin, seçimler kaldırılıp ülkeyi süratli ve rahat kararlar veren çok kuvvetli bir lider yönetsin… Sayın Başbakan’da böyle düşünmüyor ki mitinglerde hiç BAŞKANLIK SİSTEMİNİ ağzına bile almıyor.

 

************************************

MİGROS A.Ş.

ÇALIŞ  ŞUBESİ YETKİLİLERİNE,

 

Çalış civarında oturan KADINLARIMIZ sattığınız KIRMIZI ETLERDEN şikayet etmekteler, bir kısmı ağır koku içeren kıymanızı geri getirmişler, alış fişleri ve tarihleri olduğu için diğer görevli vermiş gibi abuk laflar etmişiniz, hele hazır köfte alan insanlar sofralarında bozulmuş köfteniz yüzünden perişan olmuşlar.

Bu kadar büyük bir dünya markasını küçük Çalış Şubesi karalayamaz. İstanbul genel müdürlüğünüze de bu gazeteyi kargo ile göndereceğim.

Migros Çalış et reyonu elemanları, hiç tahmin etmiyorum ki aynı etten kendi evlerinize götürüyorsunuz, ama vatandaşa zaten aşırı pahalı olan kırmızı eti, bir de tarihi geçmiş, bozuk şekilde sunmanız inanın vicdansızlıkla eşdeğerdir. Bana e-mail atan okurlarımın listesini vermeye hazırım.

Kulağım ve kalemim hep üzerinizde olacaktır.

MHP’de dördüncü sıraya Nuri Öztürk girdi

Milliyetçi Hareket Partisi Muğla Milletvekilliği sıralama listesinin 4’üncü sırasına Fethiyeli Eczacı ve hayırsever iş adamı Nuri Öztürk getirildi.

7 Haziran tarihinde yapılacak olan genel seçimler öncesi siyasi partiler illerde milletvekilliği için yarışacak listeleri Yüksek Seçim Kuruluna teslim etti. Fakat MHP’de 4. sıradaki yerini beğenmeyen ve adaylıktan geri çekilen Ramazan Kıvrak’ın yerine bir başka Fethiyeli aday adayı Eczacı ve hayırsever iş adamı Nuri Öztürk getirildi.

Adaylık sıralamaları belli olmadan önce Nuri Öztürk ‘Partim bana ister birinci sırayı isterse sıralamaya bile koymasın ben varımla yokumla, tüm imkanlarımla çalışacağım” demişti. 4. Sıradan Muğla Milletvekili adayı olan Öztürk geçmişte söylediği sözlerinin arkasında olduğunu belirterek şu açıklamayı yaptı: “Ben yine söylevlerimin arkasındayım. Bu seçimler ülkemizin ve milletimizin bekası açısından çok önemli. Türkiye genelinde yapılan tüm anket sonuçlarında AK Parti’nin oy kaybında olduğunu ve Milliyetçi Hareket Partisinin ise gözle görülür derecede yükselişte olduğunu görüyoruz. İnşallah vatanımıza ve milletimize hayırlı olur” diye konuştu.

KASABANIN ŞERİFİNİN MERCEDESİ

Yaşadığımız toplum öyle bir hale getirildi ki, insanlar kimin yanlış, kimin doğru söylediğini kavrayamaz oldu.

 

Bizim kasabanın şerifi aslında reklamcı olacakmış ama kader onu başka bir kulvara sürüklemiş.

Büyükşehir yasası çıkarken gıkını çıkarmayan şerif efendi, seçimler bittikten sonra ilginç bir kampanyaya başladı.

Aslında işin aslı açık seçik ortada.

Bizim şerifimiz önümüzdeki dönemde Büyükşehir Belediye Başkan adayı. Parti sorunu şimdilik yok. Kendisini bugüne kadar bulunduğu yerde tutunmasında en büyük pay sahibi olan eski vekilimiz, şimdi yeni vekil adayımız var. Bundan sonra bu rüyasını gerçekleştirme yolunda her türlü manevrayı rahatlıkla yapabilir. Buraya kadar tamam da, eksik olan başka bir şey var.

 

Yerel seçimler geçtikten sonra Muğla Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Osman GÜRÜN bizim şerifinin karalama kampanyasının hedefi haline geldi. Su ücretleriyle başlayan karalama kampanyası, şimdide başka bir kampanyayla devam ediyor. Vatandaş işi gücü bırakmış, şerif efendi yeni hangi olayı vizyona koyacak onu bekler hale geldi.

 

Demek ki bu adam bu işi öğrenmiş. Acaba hakikaten öğrenmişmidir? Bana göre yanlış duvara tosladı.

 

Gelecek seçimlere aday olabilmek için Osman GÜRÜN üzerinden kampanya götürmeye başladı. Tutar mı? Asla tutmaz. Neden? Karalamaya kalktığın adam senden daha kötü durumda olmalı ki kampanya tutsun.

 

Başkan Osman GÜRÜN kursağından neyin geçeceğini çok iyi biliyor.

 

Şimdi MERCEDES kampanyası başladı. Bizim şerif efendi ben olsam bankanın verdiği parayı işçilerime dağıtırdım, kendime araba almazdım demiş. Arkasından bir bankayla yaptığı anlaşmayı tetikçileri vasıtasıyla ulusal basına servis ettirmiş.

 

Bizim gazeteci çocuklar gariban. Hatta bir tanesi bana dedi ki; arkadaş ben bu adamın aleyhinde bir kelime yazı yazamam, aksi takdirde aç kalırım dedi.

 

Şerif efendi Büyükşehir Belediye Başkanına dua etsin. Onun sayesinde on altı yıl sonra ilk defa promosyonu işçilerine dağıttı. Nedendir acaba? Siyasi şov yapacak. Adamın manevralarına Sayın Osman GÜRÜN alışık değil ki. Adam Muğla’da tertemiz geçmişi olan, herkes tarafından bilinen, tüm Muğla’nın Osman Ağabeyi. Bu rakipleri tabii ki huzursuz eder. Karşında hiçbir şaibesi bulunmayan pırlanta gibi bir insan var. Bu adamı nasıl karalayacaksın? Tetikçi tosunlar vasıtasıyla.

 

Şimdi biz gelelim şu MERCEDES hikayesine

 

Mercedes Sadece Muğla’da mı var?

Olur mu hiç, bizim şerifinde MERCEDESLERİ var.

Hadi şöyle birkaç yıl geriye gidelim ve Fethiye Belediyesi’ne verilen promosyon Mercedes’leri bir hatırlayalım.

 

Fethiye’nin şerifi,

Fethiye halkının;

Susurluk benzeri zırhlı Mercedes arabayla, Ortaca’da kamyon altına giren Behçet SAATÇI’yı unuttuğunu zannediyor. O kazadan önce şerifimiz Bodrum’dan dönüyordu, o gece Bodrum’da olanları ve kazanın nasıl gerçekleştiğini niçin Fethiye halkıyla paylaşmadı? O kazada kullanılan altın yaldız plakalı ZIRHLI ve KURŞUN GEÇİRMEZ MERCEDES arabayı Fethiye Belediyesine kim neyin karşılığında hediye etmişti?

 

Pert olan zırhlı mercedesin yerine alınan ve hala kullanılan siyah renkli Mercedes arabayı belediyeye kim hediye etti? Şerifimiz, promosyon olarak gelen aracı makam arabası olarak kullanmasa da, aracın bedelini belediye personeline dağıtsa olmazmıydı? Şerif efendi iki tane Mercedesle caka satacak, biri zırhlı ve kurşun geçirmez olacak. Şimdide basının önüne çıkarak, ben Mercedese binmez parasını personelime dağıtırdım diyor. Bu söylediklerini de Fethiye halkının yuttuğunu zannediyor.

 

Bizim şerif kimden korkuyordu da, kendisine zırhlı kurşun geçirmez araba aldırttı? Biz bunları bilmiyormuyuz? İsterseniz daha açıklayabilirim. Ama okuyucularımın kafasını bir anda karıştırmak istemiyorum. Yavaş yavaş anlatacağız elbette.

 

Muğla Büyükşehir Belediyesine tahsis edilen aracın yasal prosedürünü şerif efendi çok iyi bilmesine rağmen, Osman GÜRÜN üzerinden çok zalimce bir kampanya götürmesi, aslında hayra alamet bir davranış değil. Benim elimde Büyükşehir Belediyesine tahsis edilen aracın hukuki durumu, bunun yanında promosyon olarak verilen, daha birkaç ay önce personele dağıtılan paranın 1450 işçi ve memura ortak olarak nasıl verildiğinin bütün belgeleri elimde. Bu belgeleri de, Salı günü Fethiye halkıyla paylaşacağım.

 

Ben şerif efendiye buradan sadece şunu söylemek istiyorum;

İstediğin yere aday olmak elbette senin hakkındır.

Ancak;

Bunu bugüne kadar hiçbir şaibesi olmayan, ahlakından ve edebinden asla taviz vermeyen, onuru ve namusuyla yaptığı görevini en iyi şekilde icra eden, hiç kimsenin adamı olmayan, sadece kendini oraya seçenlere karşı ve tüm Muğla’ya karşı sorumlu hisseden bir insanı karalayarak, sutre gerisinde durarak, kiralık tosunların vasıtasıyla bir sonuca ulaşamayacağını bilmek zorundasın sayın şerif efendi. Şunu ASLA UNUTMA! GÜNEŞİ BALÇIKLA SIVAYAMAZSIN….

 

Diğer bir taraftan da, benim aklımın almadığı, Osman GÜRÜN hakkında bu kadar zalimce kampanya yaparken, Muğla’ya gittiğinde o insanın yüzüne hiç sıkılmadan nasıl bakıyorsun ben buna hayret ediyorum.

 

Bir başka hayret ettiğim bir şey daha var.

Bu kadar karalama kampanyası yapılırken CHP İLÇE BAŞKANI ACEP NE İŞ YAPIYOR ÇOK MERAK EDİYORUM. Ya meclis üyelerimiz, onlarda fark etmedi, peki parti yönetiminin hiç mi haberi yok. Sizi gidi kasaba politikacıları sizi. Ön seçimler de bitti, yoksa hala ayılamadınız mı? Üstüne üstlük; Şerif efendi CHP li meclis üyesini bir gün vekil bıraktı diye gazetelere örnek başkan diye haber yaptırıyorsunuz. YUHH BEEE!

 

Salı günü bu yazının devamında çok önemli belgelerle kamuoyunun önünde olacağımı buradan herkese duyuruyorum. SEVGİYLE KALIN.

Fethiye’ye verilen değer gösterildi

Sarıhan: “Fethiye milliyetçiliği yapıyor gibi gözüksek de bu bölgede yaşayan herkes bu bölgenin öz be öz has insanıdır. Dolayısıyla buraya yapılacak yatırımlar hepimiz için geçerlidir. YSK’ya verilen listelere baktığımız zaman bu bölgeye verilen değer gösterilmiş oldu. Bunu teşkilat olarak sağlayabildiysek ne mutlu” dedi

Çay: “7 Nisan’da bütün partilerin adayları belli olduğu gibi MHP’nin de adayları da belli oldu. MHP olarak birinci sıranın Mehmet Erdoğan’ın olacağını biliyorduk. İkinci sıraya belli dengelerin korunması açısından Fethiye’den bir aday ya da Bodrum’dan bir aday olarak diye düşündük. Ama ikinci sıraya Peyami Cinaz’ı koyarak çok iyi yaptılar” dedi.

Siyasi Partilerin beklediği aday listeleri 7 Nisan’da Yüksek Seçim Kuruluna teslim edildikten sonra oldukça sürpriz isimler listede yer almıştı. Özellikle Ak Parti Fethiye’de büyük bir sürpriz yaparak Hasan Özyer’i MuğlaMilletvekili olarak birinci sırada aday gösterdi. Milliyetçi Hareket Partisi’nde ise beklenen isim Mehmet Erdoğan Milletvekilliğinde birinci sırada yer alırken, Cumhuriyet Halk Partisi’nden ön seçimde birinci çıkan Akın Üstündağ Milletvekili adayı sıralamasında birinci sırada yer aldı.

Yüksek Seçim Kurulu Siyasi Partilerin beklediği aday listesini açıkladıktan sonra partililer 7 Haziran genel seçimleri çalışmalarına hız verdi. YSK’nın Milletvekilliği isimleri açıklandıktan sonra Ak Parti İlçe Başkanı Kadir Sarıhan ile Milliyetçi Hareket Partisi İlçe Başkanı Cengiz Çay açıklamada bulundu.

MHP İlçe Başkanı Cengiz Çay MHP’de beklenen ismin birinci sırada yer aldığını belirtti. Çay: “7 Nisan’da bütün partilerin adayları belli olduğu gibi MHP’nin de adayları da belli oldu. MHP olarak birinci sıranın Mehmet Erdoğan’ın olacağını biliyorduk. İkinci sıraya belli dengelerin korunması açısından Fethiye’den bir aday yada Bodrum’dan bir aday olarak diye düşündük. Ama ikinci sıraya Peyami Cinaz’ı koyarak çok iyi yaptılar” dedi.

Peyami Cinaz’ı isim olarak tanınmadığını fakat bölgenin bütün sorunlarını bilen biri olduğunu belirten Çay:“İkinci sıradaki Peyami Cinaz’ın seçilmesi için de elimizden gelen her şeyi yapacağız. Partimizin adaylarından ziyade MHP’nin ne yapmak istediğini, Türkiye cumhuriyetinin içinde bulunduğu koşulları anlatarak bölgede partimizi birinci yapmak için elimizden geleni yapacağız. Mutlaka CHP ve AKP’nin adayları da gayret göstereceklerdir. Ama biz MHP olarak kesinlikle hiçbir partinin düşüncesine bakmadan kendi parti programımızı işleriz ve halka anlatırız” dedi.

Yüksek Seçim Kuruluna verilen listelerin açıklanması sonrası Ak Parti’de Hasan Özyer sürprizi yaşanmıştı. Fethiye’den bir adayın birinci sırada olmasını ilçe teşkilatının çalışmasının başarısı olduğunu kaydeden Sarıhan artık sözün sonunun geldiğini ve eylemin başlayacağını söyledi.

Muğla ve Fethiye kamuoyuna sürpriz yaşattıklarını belirten İlçe Başkanı Kadir Sarıhan: “Sıralamamızda birinci sırada Hasan Özyer, ikinci sırada Milas’tan Hasan Kökten, üçüncü sıradan Datça’dan Elvan Göçer, dördüncü sırada eski Milas Güllük belediye başkanı Yavuz Bülent Demir, beşince sırada Fethiye’den Muhittin Kayabaş, altıncı sırada da Yelda Gökçen yer aldı” dedi.

 

FETHİYE YİNE BİR NUMARA

Listede 3 unsurun dikkat çektiğini belirten Sarıhan: “Birincisi biz daha önce kamuoyunda sürekli paylaşmıştık; Birinci olarak Fethiye’nin ilk iki sırada yer alması gerektiği konusunda. Bunu hep beraber başardık. Fethiye yine bir numara. İkincisi Fethiye’de sevilen iş adamlarımızdan ve herkesin bildiği Hasan Özyer’in olmasına çok sevindik. Üçüncüsü de diğer listelere baktığımız zaman MHP ve CHP’nin listesine baktığımız zaman kadın aday yok. Ak Parti’nin kadınlara ne kadar değer verdiğini bir kez daha gördük” dedi.

Görevini dolduran Ali Boğa ve Yüksel Özden’e müteşekkir olduğunu söyleyen Sarıhan: “Teşkilat olarak çok güzel ve uyumlu çalıştık. Muğla’da yatırımlarını esirgemediler. Yeni dönemin, yeni başlangıcın Fethiye’mize, Muğla’mıza ve ülkemize hayırlı olmasını temenni ediyorum. Bizler geriye bakmayacağız. Yayınlanan listelerle 8 Nisan sabahı itibariyle Fethiye, Muğla ve Türkiye yeni bir güne uyandı” dedi.

Süreç içerisinde isimler üzerinde çok ciddi çalışmalar yapıldığına dikkat çeken Sarıhan: “STK’larda da görüşü ne olursa olsun anket yapılıp görüşleri alındı. Halkın içerisinden kimi görmek sorusunun cevabı kamuoyunun önüne çıkan bu sürprizi karşılıyor. Genel merkez objektif bir bakışla bu listeyi oluşturdu” dedi.

“YENİ OLUŞUMLA SÖZÜN SONUNA GEÇİYORUZ, EYLEMİN BAŞLAYACAĞINA İNANIYORUM”

Bundan sonraki süreçte Fethiye’yi nasıl kara geçirebilir diye düşüneceklerini söyleyen Sarıhan, plan ve program çerçevesinde eyleme geçerek Fethiye’yi daha güzel yerlere getireceklerine inandıklarını belirtti. Sarıhan: “Hedefimiz Türkiye genelinde 400 milletvekili, Muğla’dan da buna 3 milletvekili olarak katkıda bulunmak istiyoruz. Ortaya çıkan tablo içerisinde bizim arzumuz 3 tane Milletvekili Muğla’da meclise göndermektir. Bundan da şüphemiz ve endişemiz yok. Çünkü biz Muğla’ya daha büyük yatırımların yapılması, Fethiye’ye daha cazip, daha ciddi büyük yatırımların yapılmasıdır. Yeni oluşumla sözün sonuna geçiyoruz, eylemin başlayacağına inanıyorum” dedi.

Türkiye geneli partileri değerlendiren Sarıhan HDP’nin barajı geçemeyeceği iddiasında da bulundu. Sarıhan doğuda CHP ve MHP’nin teşkilatlanma olarak olamadığı noktalarda Ak Parti’nin HDP ile yarıştığını söyleyerek: “HDP’nin barajı geçemediği takdirde Ak Parti’nin lehine işleyecek. Dolayısıyla Ak Parti’nin 400 Milletvekili söylemi burada tutarlıdır. Bölgemizde CHP ve MHP’nin çok kıymetli aday adayları arkadaşlarımızı vardı Fethiye’den de. Yine de onlar kendi değerlendirmesini yaparak listelerini oluşturdu. Farklı partiden de olsa MHP ve CHP’deki adayların Fethiye için Muğla için çalışacağını düşünüyoruz. Muhalefet demek her zaman eleştiri olmasın demek değil. Güzel yapılması gereken şeyleri önermek ve projeleri hazırlayıp bir teklifte bulunmaktır.  Bu yapıldığı takdirde birlikten dirlik doğar düşüncesiyle bölgemizin çok daha hızlı gelişeceğine inanıyorum.” Dedi

Sarıhan: “Fethiye milliyetçiliği yapıyor gibi gözüksek de bu bölgede yaşayan herkes bun bölgenin öz be öz has insanıdır. Dolayısıyla buraya yapılacak yatırımlar hepimiz için geçerlidir. YSK’ya verilen listelere baktığımız zaman bu bölgeye verilen değer gösterilmiş oldu. Bunu teşkilat olarak sağlayabildiysek ne mutlu” dedi

CHP 13.30’da açıklayacak

Kemal Kılıçdaroğlu bugün 13.30’da açıklayacak!

Cumhuriyet Halk Partisi’nde (CHP) genel seçimlerde yarışacak milletvekili adayları belli oldu. Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu milletvekili adaylarını bugün saat 13.30’da açıklayacak.

Nefesler tutuldu, sıralama bekleniyor

7 Haziran’da yapılacak genel seçimler öncesinde partiler bugün saat 17′ye kadar milletvekili aday sıralamalarını Yüksek seçim Kurulu’na teslim edecek.

6 milletvekili sayısı bulunan Muğla’da DYP ve Vatan Partisi aday listesini ilk açıklayan partiler olurken, Ak Parti’de belirsizlik sürüyor.

 

CHP’de 2. sıra belli oldu

Resmi olmayan ön seçim yapan CHP’de genel merkez kontenjanı olarak ayrılan 2. sıraya beklendiği gibi Ömer Süha Aldan’ın yerleştirildiği öğrenildi. CHP’de yapılan ön seçimde:

1-Akın Üstündağ 2 bin 105 oy, 2- Nurettin Demir 2 bin 166 oy, 3- Burak Erbay bin 805 oy, 4-Emrah Doğu bin 779 oy, 5- Süleyman Girgin bin 708 oy, 6-Yamaç Kaya bin 610 oy almıştı.

Alınan bilgiye göre, 2. sıra genel merkez kontenjanı olarak mevcut milletvekili Ömer Süha Aldan olduğu belirtildi.

 

MHP’de 2. sıra bekleniyor

Resmi olmayan bilgilere göre MHP’de mevcut milletvekili Mehmet Erdoğan’ın 1. sırada olduğu kesinleşti. Muğla’da 1 milletvekili çıkartan ve ikinci milletvekilini isteyen MHP’de 2. sıra merakla bekleniyor.

 

Ak Parti’de belirsizlik

Muğla’da 2 milletvekiline sahip Ak Parti’de ise belirsizlik sürüyor. Sürekli olarak farklı sıralamalar ortaya atılıp bilgi kirliliğinin yaşandığı Ak Parti’de mevcut vekillerin sıralamada yer bulup bulamayacağı merakla beklenirken, sıralamada Yüksel Özden’in olma ihtimalinin yüksek olduğu iddia ediliyor.

 

Takvim nasıl işleyecek?

Seçime katılacak siyasi partiler aday listelerini, bugün en geç saat 17.00′ye kadar, Yüksek Seçim Kuruluna (YSK) verecek.

Milletvekili Genel Seçimi’ne katılacak siyasi partiler, aday listelerini bugün en geç saat 17.00′ye kadar YSK’ya verecek, 24 Nisan’da milletvekili kesin aday listeleri ile bağımsız adaylar ilan edilecek.

 

Oy verme saatleri

Seçmenler, tüm yurtta, 7 Haziran Pazar günü 08.00-17.00 saatleri arasında oy verecek. Saat 17.00′ye geldiği halde, sandık başında oylarını vermek üzere bekleyen seçmenler, başkan tarafından sayıldıktan sonra sırayla oylarını kullanacak.

Yurtiçinde 53 milyon 765 bin 231, yurtdışında ise 2 milyon 867 bin 658 seçmen bulunuyor. Seçim tarihine kadar 18 yaşını dolduran yurt içinde 1 milyon 47 bin 192, yurt dışında 56 bin 66 yeni seçmen oy kullanacak

Oy verme işlemi sırasında YSK tarafından özel imal ettirilen ve “Türkiye Yüksek Seçim Kurulu” filigranı bulunan birleşik oy pusulası ile YSK tarafından hazırlanan filigranlı sarı renkli zarflar ve “Tercih” veya “Evet” mührü kullanılacak.

 

YSK’da çekilen kura sonuçlarına göre siyasi partilerin birleşik oy pusulasındaki yerleri şöyle:

“1- Hür Dava Partisi

2- DYP

3- Millet ve Adalet Partisi

4- Anadolu Partisi

5- Halkın Yükselişi Partisi

6- Hak ve Özgürlükler Partisi

7- BBP

8- Komünist Parti

9- Demokratik Gelişim Partisi

10- Muhafazakar Yükseliş Partisi

11- Millet Partisi

12- Hak ve Adalet Partisi

13- ÖDP

14- Merkez Parti

15- Toplumsal Uzlaşma Reform ve Kalkınma Partisi

16- Halkın Kurtuluşu Partisi

17- Liberal Demokrat Parti

18- MHP

19- HDP

29- Saadet Partisi

21 – Genç Parti

22- CHP

23- Ak Parti

24- DSP

25- Yurt Partisi

26- Demokrat Parti

27- İlk Parti

28- Hak ve Eşitlik Partisi

29- Türkiye Komünist Partisi

30- Vatan Partisi

31- Bağımsız Türkiye Partisi.

 

Seçim takviminin diğer aşamaları şöyle:

7 Nisan: Siyasi partilerin genel merkezlerinin, seçime katılacakları seçim çevrelerine ait aday listelerini, YSK’ya alındı belgesi karşılığında DVD ve kağıt ortamında en geç saat 17.00′ye kadar verecek. Bağımsız milletvekili adaylığı için il seçim kurullarına başvurularda son gün.

8 Nisan: Yurtiçi ve yurtdışı seçmen kütükleri kesinleştirilecek.

15 Nisan: Milletvekili geçici aday listeleri radyo, televizyon ve Resmi Gazete’de yayınlanacak. Geçici aday listelerine karşı il seçim kurullarına ve YSK’ya yapılacak itirazlar başlayacak ve incelenecek.

16 Nisan: Geçici aday listelerine karşı ilgili il seçim kuruluna yapılacak itirazların son günü.

19 Nisan: Milletvekili geçici aday listelerine karşı il seçim kurullarına yapılan itirazlar üzerine bu kurullarca verilen kararlara yönelik itirazların YSK tarafından karara bağlanmasının ve milletvekili geçici adaylığından istifa edenlerin YSK’ya bildirmesinin son günü.

21 Nisan: Birleşik oy pusulasında yer alacak bağımsız aday sıralaması için tüm il seçim kurullarında aynı anda olmak üzere saat 11.00′de kura çekilecek.

24 Nisan: Siyasi partilerin seçim çevreleri itibarıyla milletvekili kesin aday listeleri ile bağımsız adaylar, radyo, televizyon, Resmi Gazete ve illerde ilan edilecek.

8 Mayıs: Gümrük kapılarında ve yurtdışı temsilciliklerinde oy verme işlemi başlayacak.

23 Mayıs: Radyo ve televizyonda yayın için başvuran siyasi partilerin radyo ve televizyonda yapacakları propaganda konuşmalarının yayın ve zaman sıralarının belirlenmesi için YSK tarafından kura çekilecek.

28 Mayıs: Propaganda serbestliği ve bir kısım seçim yasakları başlayacak.

31 Mayıs: Radyo ve televizyon propaganda konuşmaları start alacak. Yurtdışı temsilciliklerde oy verme işlemi sona erecek.

1 Haziran: Seçmen bilgi kağıtlarının seçmenlere dağıtılması tamamlanacak ve dağıtılmayanlar ilçe seçim kurulları başkanlıklarına teslim edilecek.

6 Haziran: Saat 18.00′de seçim propagandası sona erecek.

7 Haziran: Oy verme günü.

 

 

CHP Muğla seçim stratejilerini belirledi

Cumhuriyet Halk Partisi Muğla İl Başkanlığı 7 Haziran Genel seçimleri için seçim stratejisini ve yol haritasını belirlemek için tüm başkanlar ve milletvekili adayları ile bir araya gelerek çalışmalara başladı.

CHP Muğla İl Başkanlığının çağrısı ile 7 Haziran’da yapılacak olan milletvekilliği seçimleri için strateji ve yol haritalarının belirlenmesi amacıyla, Muğla Büyükşehir Belediyesi Gazi Mustafa Kemal Atatürk Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen toplantıya CHP Muğla İl Başkanı Mürsel Alban ve Yönetim Kurulu üyeleri, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Osman Gürün, İlçelerin Belediye ve İlçe Başkanları ile birlikte CHP Muğla Milletvekili adayları katıldı.

CHP Muğla İl Başkanı Mürsel Alban, 7 Haziran Genel seçimleri öncesi milletvekili adaylarını ön seçimle belirleyen tek partinin Cumhuriyet Halk Partisi olduğunu, bu demokrasi hareketinin Türkiye’ye örnek olması gerektiğini söyledi. Birlik ve beraberlik içinde geçirilen önseçimin ardından sıralamaya giremeyen aday adaylarının da 7 Haziran seçimleri için canla başla çalışacaklarından hiçbir kuşkusu olmadığını ifade eden CHP Muğla İl Başkanı Mürsel Alban; “Üyelerimizin yoğun ilgi gösterdiği bir ön seçimle milletvekili adaylarımızı belirledik. 7 Haziran Genel seçimlerinde seçim stratejimizi belirlemek ve Cumhuriyet Halk Partisi’ni iktidara taşımak için Muğla’da Büyükşehir Belediye Başkanımız, İlçe Belediye Başkanlarımız, İlçe Başkanlarımız ve milletvekili adaylarımızın katıldığı ilk toplantımızı gerçekleştirdik. Amacımız Muğla’dan Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne 6 milletvekili yollamaktır.” dedi.

Seçim stratejilerinin ve seçim sürecinde izlenecek yol haritalarının tartışıldığı ilk toplantının oldukça verimli olduğunu kaydeden katılımcılar, CHP’nin 7 Haziran seçimlerinde iktidar olması için birlik ve beraberlik içinde çalışılacağını ifade ettiler.

Faaliyet raporu oy birliği ile kabul edildi

Fethiye Belediye Meclisinde Nisan ayı toplantısında Demokrat Partili Belediye Başkanı Behçet Saatcı’nın faaliyet raporu görüşüldü. Faaliyet raporu Demokrat Parti, CHP ve Ak Partili belediye meclisi üyelerinin oylarıyla kabul edildi

 

Belediye Başkanı Behçet Saatcı başkanlığında toplanan Fethiye Belediye Meclisi Nisan ayı toplantısı zaman zaman tartışmalı ve gergin geçti. Toplantıda Belediye başkanı Behçet Saatcı faaliyet raporunu okudu.

Oylama sırasında başkan vekili CHP’li Ferzan Akçin oylamayı yaptırırken CHP’li üyeler süre isteyerek oylamanın gelecek toplantıda yapılmasını önerdiler. Kanunen böyle bir süre olmadığı bildirilince 10 dakikalık bir ara verildi.

CHP grubu ve diğer gruplar kendi aralarında kısa süreli bir toplantının ardından oylamaya geçerek Demokrat Partili Fethiye Belediye Başkanı Behçet Saatcı’nın faaliyet raporunu oy birliği ile kabul etti. Bu süre içinde kısa süreli bir gerginlik yaşandı.

Ayrıca Fethiye Belediyesi Meclis toplantısında yeni dönem encümen üyelikleri seçimi yapıldı. Demokrat Partiden Mehmet Sezgin, Ak Partiden Turgay Öztürk ve CHP’den Talat Ersoy yeni dönem Fethiye Belediyesi Encümen üyeliklerine getirildiler.

Toplantıda İnlice Muhtarı Salih Kundakçı’nın verdiği dilekçede görüşüldü. Göcek Mahallesi Hacıbucağı mevkiinin İnlice Mahallesi sınırlarına katılması talebi komisyona havale edildi.

MELİG Projesiyle eğitim ve özel sektör bir araya geldi

FEMİK’İN 4. Olağan toplantısı Muğla Valisi Amir Çiçek’in katılımıyla gerçekleştirildi. Toplantıda açılış konuşması yapan FTSO Yönetim Kurulu Başkanı Akif Arıcan, 12 ay sürecek MELİG Projesi’nin Fethiye’nin ekonomik ve sosyal yaşamında uzun süre etkisini göstereceğinin altını çizdi

Fethiye Ticaret ve Sanayi Odası tarafından yürütülen Meslek Lisesi İş’inin Güvencesi Projesi kapsamında işverenlerle mesleki eğitim kurumlarını bir araya getirmek için oluşturulan Fethiye Mesleki Eğitim ve İstihdam Komitesi Mart ayı toplantısı dün Devlet Su İşleri (DSİ) sosyal tesislerinde yapıldı. Muğla Valisi Amir Çiçek’in de katılımıyla gerçekleştirilen toplantıya Fethiye Kaymakamı Ekrem Çalık, Seydikemer Kaymakamı Muammer Köken, Fethiye Belediye Başkanı Behçet Saatcı, Fethiye İlçe Milli Eğitim Müdürü Hasan Doğan, FTSO Meclis Başkanı Osman Çıralı, FTSO Yönetim Kurulu Başkanı Akif Arıcan, FTSO Yönetim Kurulu ve meclis üyeleri, ilgili daire amirleri ile okul müdürleri katıldı.

 

“İLK DEFA FETHİYE’DEKİ İŞVERENLER İLE MESLEKİ EĞİTİM KURUMLARI BİR ARAYA GELDİ”

 Toplantı Fethiye Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Akif Arıcan’ın açılış konuşması ile başladı. Konuşmasında ilk olarak FEMİK’in işlevlerinden bahseden Arıcan: “Meslek Lisesi İş’inin Güvencesi Projesi’nin amaçlarından birisi Fethiye’de iş piyasasının ihtiyaçlarını karşılamak için mesleki eğitim kurumları ile özel sektör arasında işbirliği mekanizması kurmaktır. Bu işbirliğini sağlamak için Fethiye Mesleki Eğitim ve İstihdam Komitesini kurduk. Bu komite ile ilk defa Fethiye’deki işverenler ile mesleki eğitim kurumları bir araya geldi. Bu komite; İşgücü piyasasının ihtiyaçlarını belirleme; Mesleki eğitim veren kurumların müfredat, alan ve dal belirlemesini iş gücü piyasası ihtiyaçlar doğrultusunda şekillendirme; İşsizliğin önüne geçme işlevi üstlendi. Öte yandan bu komite, Valiliğimiz başkanlığında toplanan Muğla İl İstihdam ve Mesleki Eğitim Kurulu’na yerelden bilgi akışı sağlama işlevini de görecektir. 2014 yılı kasım ayından bu yana okul ve özel sektörü kucaklayan bu yapıyı hayata geçirmekten gurur duyuyoruz” dedi.

 

Proje kapsamında 25 yıllık ekipmanlar yenilendi

MELİG Projesi kapsamında Fethiye Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nin mutfak ve servis ekipmanlarının yenilendiğini belirten Akif Arıcan, “Bu proje kapsamında AB fonlarından aldığımız destekle turizm otelcilik okulumuzun servis ve mutfak ekipmanlarını yeniledik. 25 yıldır değişmeyen bu ekipmanları yenileyerek okulumuzun fiziki şartlarını güçlendirdik. Dolayısıyla mesleki eğitimin kalitesini arttırmak için katkı sunmuş olmaktan da ayrıca mutluyuz. 12 ay sürecek MELİG Projesi kapsamında atılan adımlar, Fethiye’nin ekonomik ve sosyal yaşamında uzun süre etkisini hissettirecektir.” dedi.

Arıcan, Fethiye Ticaret ve Sanayi Odası yönetimi olarak gelecekten beklentilerinin mesleki eğitimin kalitesinin arttırılması ve mesleki eğitime olan ilginin yükselmesi olduğunu kaydetti.

Arıcan’ın konuşmasının ardından Fethiye İlçe Milli Eğitim Müdürü Hasan Doğan, Fethiye ve Seydikemer bölgesinde mesleki eğitimin sorunları üzerine bir sunum gerçekleştirdi.

Anket sonuçlarında çarpıcı bilgiler yer alıyor

FTSO Genel Sekreteri Füsun Şahin, Meslek Lisesi İş’inin Güvencesi Projesi” proje tanıtım sunumunu ayrıca Fethiye İş Gücü Piyasası İhtiyaç Analizi’nin ve Öğrenci Medya Takip Alışkanlıkları ve Meslek Seçimi Tercihleri Anket çalışmasının sonuçlarını katılımcılarla paylaştı. Öğrencilerin ailelerin farklı mesleklere yönlendirmesi nedeniyle sıkıntı yaşandığını belirten Şahin, MELİG Projesi kapsamında yapılan işgücü analizi ve Öğrenci Medya Takip Alışkanlıkları ve Meslek Seçimi Tercihleri Anketinde yer alan çarpıcı bilgileri paylaştı.

 “Meslek liseleri istenilen seviyede değil”

Toplantının kapanış konuşmasını Muğla Valisi Amir Çiçek yaptı. Amir Çiçek konuşmasında ‘ortak akıl, kolektif hareketin’ önemine dikkat çekerek mesleki eğitimin işsizlik ve ülke ekonomisindeki yerine değindi. Meslek liselerinin sayı ve nitelik olarak istenen seviyede olmadığını belirten Vali Çiçek: “Açıklanan anketler bize gerçeği gösteriyor. Turizm, tarım, ticaret diyoruz, gençlerin hiçbiri bu meslekleri seçmek istememiş. Fethiye turizm kenti diyoruz, Turizm ile ilgili meslek lisesi var yeterli değil, tarım ikinci sektör diyoruz tarım ile ilgili okul yok, yine denizi var deniz ile ilgili okulu yok. Bölgemizin ekonomisinin ihtiyacına göre insan yetiştirmeliyiz” dedi.

Toplantının ardından MELİG Projesi kapsamında yenilenen Fethiye Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nin mutfak ve servis atölyelerinin açılışı yapıldı.Anadolu Turizm Meslek Lisesi öğrencileri Vali Amir Çiçek ve davetlileri okul girişinde çiçeklerle karşıladılar.FTSO tarafından yürütülen MELİG Projesi kapsamında alınan malzemelerin bulunduğu atölyelerin açılışı Vali Amir Çiçek, Fethiye Kaymakamı Ekrem Çalık, Seydikemer Kaymakamı Muammer Köken, Fethiye İlçe Milli Eğitim Müdürü Hasan Doğan, FTSO Meclis Başkanı Osman Çıralı, FTSO Yönetim Kurulu Başkanı Akif Arıcan ve çok sayıda davetlinin katılımı ile yapıldı. Vali Çiçek ve davetliler atölyeleri gezip alınan ekipmanları incelerken, atölyelerde öğrenciler tarafından hazırlanan yiyecek ve içecekler hakkında bilgi aldılar.

Aldan, “İktidar olursak Muğla’da bir bakanımız olacaktır”

Cumhuriyet Halk Partisi Muğla Milletvekili ve kontenjan adayı Ömer Süha Aldan, Fethiye, Muğla, Türkiye ve dünya siyasetiyle ilgili önemli açıklamalarda bulundu. CHP’nin MHP ile koalisyon kuracağını ve Muğla’dan bakan çıkacağını söyleyen Aldan, batının Hakkari’si olarak nitelendirdiği Muğla’nın da yatırıma doyacağını söyledi.

 

Meclis’te önemli komisyonlarda yer aldığını, 17 ve 25 Aralık’ın çok önemli olduğunu söyleyen Aldan, ülke genelinde çok ciddi yolsuzluklar olduğunu, önümüzdeki dönemde bunları araş tırıp diğer yolsuzluklarla birlikte kitaplaştıracağını belirtti.

Bu yasama döneminde daha çok ülke geneliyle ilgili politikalar yaptığını söyleyen Ömer Süha Aldan, yeni dönemde ise yerel politika da yapacağının sinyallerini verdi. Gazetemiz Batı Akdeniz’in muhabiri Hülya Kulalı’nın sorularını cevaplandırdı.

 

Cumhuriyet Halk Partisi Muğla Milletvekili Ömer Süha Aldan: “İktidar olursak Muğla’da bir tane bakanımız olacaktır. Bu bakanlık iç işleri bakanlığı olur, sağlık bakanlığı olur, kültür ve turizm bakanlığı da olabilir. Yani Muğla’nın bir bakanı olacak. Ben Muğla’yı ulaşım açısından batının Hakkari’si olarak görüyorum. Hizmet açısından da en gariban yerlerden biridir. Muğla özel sektörüyle ayakta duruyor. Devletin verdiği hiçbir şey yok. Muğla’nın en önemli noktası çevredir. Çünkü sağlıklı bir çevrede turizm olur, tarım olur. Muğla’yı ayakta tutacak olan çevreye saygıdır. Çünkü çevreyi bozarsanız tarımsal üründe bundan olumsuz etkilenir, turizmde etkilenir.”

“Muğla büyükşehir olduktan sonra Fethiye’nin il olması zorlaştı. Çünkü Büyükşehir belediyesine hazineden önemli sayılabilecek derecede kaynak aktarılıyor. Eğer Fethiye’yi il yaparsanız o imkanlardan yoksun kalacak Muğla. Meclis 5 Nisan’da tatile girecek ve bu yasanın çıkması yüzde sıfırdır.  Bu seçim öncesi bir şovdur.”

 

Ön Seçim hakkındaki görüşlerinizi alabilir miyiz?

Beklentiler doğrultusunda bir seçim olduğunu söyleyebilirim. Akın Üstündağ yıllardan beri aynı çizgisini korudu. Sürekli olarak örgütün içinde oldu. Geçtiğimiz dönem ön seçime girmişti. Ama kazanamamıştı. Yılmadı çalışmalarına devam etti. Herkesle diyaloğunu geliştirdi. Ve ben hakkıyla birinciliğini aldığını düşünüyorum. İkinci sıradaki Nurettin Demir arkadaşımız zaten geçmiş dönem Milletvekilliği var. Örgütten hiç uzak durmadı. Sürekli olarak her yere koşturdu. Bu açıdan bunu da son derece olumlu buluyorum. Üçüncü olan Burak Erbay arkadaşımız genç bir kardeşimiz ve gelecek vaad eden bir siyaset adamı. İnşallah bu dönem kontenjanlarıda sayarsak 4 milletvekili çıkarmayı amaçlıyoruz.

 

Neden kontenjan başvurusunda bulundunuz?

İlk önce ön seçime girme niyetindeydim. Fakat buraya bir kontenjan konuldu. Konulunca da ben 18 yıldır burada yaşıyorum. Elimden geldiğince Muğlalıları utandırmadan 4 senedir Muğla’nın Milletvekilliğini yaptım. Hiçbir zaman tembellik yapmadan, yalan söylemeden, herkesin ulaşabilmesi için 24 saat telefonumu açık tuttu ve elimden geldiğince cevap verdim. Muğla, dışardan bir adama tahammül edemez dedim. Ayda 3 kez gelecek adama ihtiyacı yok Muğla’nın, evi burada olan birine ihtiyacı var. Onun için kontenjan başvurusunda bulundum.

 

CHP Genel Merkez konumunda hangi görevlerde bulundunuz?

Şuanda Türkiye Büyük Millet Meclisinde en çok komisyonda görev alan kişi benim. Başından itibaren adalet komisyonu üyesiyim ve Türkiye’deki pek çok yasalar bu komisyondan geçer. MİT’i, Emniyet Genel Müdürlüğünü, MASAK ve Jandarma genel komutanlığını denetleyen tarihte ve mecliste ilk kez bir komisyon oluşturuldu: Güvenlik ve İstihbarat komisyonu adıyla. O komisyonun üyesiyim. Bu ayın sonundan itibaren 3 ay süreyle bu dört önemli birimimizi denetleyeceğiz ve rapor hazırlayacağız. (MİT, Emniyet Genel Müdürlüğünü, MASAK ve Jandarma Genel Komutanlığı) geçtiğimiz hafta anayasa Komisyon üyeliğine seçildim. Zaten meclisin 4 tane önemli komisyonu vardır. Diğeri de plan bütçe komisyonudur. Sadece buna üye değilim diğer üç tanesine üyeyim. Ayrıca CHP grup disiplin başkanıyım. Yani CHP milletvekillerinin işledikleri bütün suçlardan dolayı soruşturmayı yürüten disiplin kurulunun başkanlığına seçildim ve iki yıldır bu görevi sürdürüyorum. Bunun dışında çok övünç duyduğum bir olay var. 30 yıldan bu yana tutuklu kalan 4 tane devrimci insan vardı.Bunlardanb ir tanesi de Seydikemer’de. Onların tahliyesini de ben sağladım. Bu yüzden çok mutluyum. 77 milyonun fişlenmesi olayını çalışmalarım sonucu ortaya çıkaran benim. 8 tane tutuklu Milletvekilin tahliyesinde çok önemli payım vardır.

 

Muğla’da CHP’yi 7 Haziran seçimlerinde nasıl değerlendiriyorsunuz?

Şuanda benim gözlemime göre Cumhuriyet Halk Parti’sinin 3 Milletvekili garanti. Birer tanede AKP ve MHP’nin Milletvekili garanti olarak görülüyor. 6’ncı sıra şuanda boşta. Bunu CHP’de alabilir, MHP’de alabilir, AKP’de alabilir. Tabi ki gönlüm CHP’nin dördüncü Milletvekilini de kazanmasından yana. Biz buna yönelik olarak 7 Nisan’da listelerin kesinleşmesinden itibaren özel bir çalışma yöntemi uygulayacağız. Genel merkezimiz bu dönem de 6-7 dolayında yeni proje üretti. Bu projeleri Muğlalı hemşerilerimizle paylaşacağız. Bunlar çok daha anlaşılabilir, çok daha sosyal yönü ağır basan projeler.

CHP bu seçimlerde iktidara gelecek mi?

Gönül isterki tek başına iktidar olalım. Ama siyasi partiler çok büyük organizmalardır. Hemen büyük atılımlar yapamazsınız. Süre içerisinde büyümeye başlarsınız. CHP’nin önümüzdeki hedefini Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu yüzde 35 olarak açıkladı. Biz yüzde 35 için bir çaba içerisinde olacağız. İktidar konusuna gelince yüzde 35’lik oyla 4 partili bir parlamenter sistemde tek başına iktidar olmak zordur. Ben büyük bir ihtimalle MHP’nin de yüzde 20’ye yakın oy alabileceğini düşünüyorum.

 

Yüzde 35 oy oranını insanların belleğine yer ettirmek yolun başıdır diyebilir miyiz?

Daha akılcı hedefler koymak önemli. Her zaman popülist davranıp daha yüksek oy oranları da söyleyebilirsiniz. Önemli olan bunların toplum nezdinde de kabul görmesi lazım. Şöyle bir şey de var: Adalet ve Kalkınma Partisi’nde bir bıkkınlık hali de var. Ülke çok sıkıntılı bir noktaya doğru hızla gidiyor. Bundan iktidar partisinin milletvekilleri de memnun değil. Biz onlarla sürekli temas halindeyiz. Bir kısmı yeni dönemde milletvekili bile olmak istemiyor. Çünkü şunu çok iyi biliyorlar, bugünlerin bir gün hesabı sorulacak ve bundan çekiniyorlar. Bu nedenle yüzde 35’i önemli görüyorum çünkü AKP’nin iktidar olmadığı bir Türkiye’nin önü açılacaktır.

 

Tekrar Muğla Milletvekili olursanız neler yapacaksınız?

Muğla Milletvekili olursam yerel politikaya daha ağırlık vereceğim. Yerelde ne olup bittiği konusunda da biraz daha ağırlık vereceğim. Bunu plan dahilinde yapacağız. Hatta şöyle düşünüyorum: Danışmanlarımdan bir tanesi her ay burada olacak. Sizlerle ve çeşitli kesimlerle temas kuracaklar, vatandaşın birebir sorunlarını alacaklar ve bunların hepsi için koşturacağız.

 

Muğla geneliyle ilgili projeleriniz var mı?

İnşallah iktidar olursak Muğla’da bir tane bakanımız olacaktır. Bu bakanlık iç işleri bakanlığı olur, sağlık bakanlığı olur, kültür ve turizm bakanlığı da olabilir. Yani Muğla’nın bir bakanı olacak. Ben Muğla’yı ulaşım açısından batının Hakkari’si olarak görüyorum. Hizmet açısından da en gariban yerlerden biridir. Muğla özel sektörüyle ayakta duruyor. Devletin verdiği hiçbir şey yok. Muğla’nın en önemli noktası çevredir. Çünkü sağlıklı bir çevrede turizm olur, tarım olur. Muğla’yı ayakta tutacak olan çevreye saygıdır. Çünkü çevreyi bozarsanız tarımsal üründe bundan olumsuz etkilenir, turizmde etkilenir. Birde turizmde ön açıcı şeyler yapılmalı. Bütün Muğla’yı kapsayacak şekildebir mastır planı yapılacak. Turizm Antalya’daki gibi 12 aya yayılmak zorunda. Tarımda kooperatifleştirmeyi yaygınlaştıracağız. Pazarlamada çiftçiyi güçlendirerek birkaç kişinin eline mahkum etmemek bütün mesele. Turizmde ve tarımda bir yapı oluşturup ara elaman yetiştirecek bir mekanizmanın kurulmasını isterim. Çünkü bu bölgenin bahçıvan, barmen gibi bu tür insan gücüne ihtiyaç var.

 

CHP genellikle tabanda muhalefet ama bir proje üretmiyor diye eleştiriliyor. Bununla ilgili iktidar partisi bir proje ürettiği zaman CHP’nin bunun karşısında bizim projemiz şu diye bir çalışması var mı?

Bizim aslında her konuda bir projemiz var. Geçmiş dönemde 2011 seçimlerdeki vaatlerimiz: Bedelli askerlik, 2B barış projesi, emekliler için intibak yasası bunların hepsini AKP uyguladı. AKP’nin çılgın proje İstanbul’dan başka bir projesi yok. 2011’de AKP’nin bir tane bile projesi yoktu. CHP’nin en büyük hatası basit şekilde karşısındaki insana yapacağını anlatamamasıdır.

Türkiye’de Nevruz Bayramı üç faklı yerde üç farlı mesajla okundu ve Diyarbakır’da Abdullah Öcalan’ın mektubu okundu…

Türkiye’de kanın akmamasını CHP olarak en başta biz istiyoruz. Bende Güneydoğu’da uzun yıllar görev yapmış, terörle bir yandan da mücadelede yer almış bir insan olarak pek çok acıyı yaşamış biriyim. Tabi ki ülkede kanın durması çok sevindirici olur. Ama burada bir samimiyetsizlikle karşı karşıyayız. Ne iktidar tarafı samimi ne HDP tarafı samimi. Tamamen seçimlere yönelik olan bir eylemsizlik ortamı sağlayalım, bu ortam içerisinde HDP diyor ki; ben yüzde 10 barajını aşayım, AKP’de diyor ki kazasız belasız ülkenin batısına şehit cenazesi gitmesin, bende milliyetçi oyları kaybetmeyeyim. Böyle ikili bir pazarlık söz konusu ve Abdullah Öcalan’ın Tayyip Erdoğan’ın elinde rehin olduğunu düşünüyorum. İstediklerini ona yaptırabiliyorlar. Bu sorunun çözülmeyeceği görünüyor ve daha da çetrefilleşti. Bunda en büyük argüman bence artık dünyada Kürdistan diye bir ülke var. Bu ülke güneyimizde, güneydoğumuzda oluştu.

Önümüzdeki dönem de Milletvekili olursanız önemli araştırma yapacağınız dosyalar var mı?

Eğer Milletvekili olursam; birincisi çok önemli yolsuzluk olaylarına el atacağım. Çokta baskı altındayız ama bu süreçte toplumu çok büyük yolsuzluk olaylarıyla tanıştıracağız.

 

Türkiye gündeminde çok önemli sayılabilecek yolsuzluk olayları var mı?

Çok var… İlerleyen zamanlarda 25 Aralık’ı kitaplaştırmayı düşünüyorum. 25 Aralık’ın bütün belgelerini yavaş yavaş topladım, topluyorum da. Daha yalın bir dille 25 Aralık’ta gerçekte ne oldu? Bence 17 Aralık’a bakmamak lazım asıl mesele 25 Aralık’tır! 17 Aralık ile 25 Aralık arasında büyük bir fark var. 17 Aralık’ı toplum olarak biliyoruz ama 25 Aralık’ta şöyle bir gerçek var: Polis o zamanki başbakanlığın evinin olduğu Kısıklı’daki villalarının olduğu yere geliyor ve iki polis karşı karşıya geliyor. O villanın içindeki koruma polisle dışarda arama yapmaya gelen polis. Ve içerdeki polislere vurma emri veriliyor. Bunun için arama yapılamıyor ve o evde 1 milyar dolar para çıkıyor.

 

İç güvenlik yasası hakkında düşüncelerinizi alabilir miyiz?

Ne onların dediği oldu ne bizim dediğimiz oldu. Biz 132 maddeyi geçirtmeyeceğiz dedik, geçmesi de mümkün değildi. Ama asıl olan 67 maddeydi. 67 maddenin içinde kişi hak ve özgürlüklerini kısıtlayan maddelere var, cematın yapılandığını düşündükleri polis koleji ve akademilerin kapatılması var. Ve üçüncü olarak da Jandarma genel komutanlığının iç işleri bakanlığına bağlanması var. Bu üçünü gerçekleştirdiler. Tabi bazı iyi maddelerde var her şeye kötü diyemeyiz. Önümüzdeki süreçte benim yasal olarak şu mücadelem olacak: Kıyılardaki işletmeleri bir zapt altına almak zorundayız. Her şeyi devlet işletsin demiyorum. Ama doğal dokunun bozulmasına izin vermemeliyiz. Sistem dahilinde ihaleler yapılmalı, şeffaf olmalı. Bununla ilgili bir düzenleme düşünüyorum. Büyükşehir’in koordinasyonuyla bu işlerin olabileceğini düşünüyorum. İlçe belediyelerine de bazı yetkiler verilebilir.

 

Fethiye İl Olsun Hareketi hakkında ne düşünüyorsunuz?

Bu artık şehir efsanesine dönmüştür. Kapanın elinde kalır. Fethiyesporlu gibi görünürseniz popüler olursunuz. Fethiye’nin il olmasını savunursanız popüler olursunuz. Fakat şöyle bir gerçek var. 2011’de seçimlerde genel başkanımız Fethiye’ye geldi. Kendisine otobüste dedik ki Fethiye’ye il sözü verir misiniz? Veririm dedi. 2011’de Nurettin hocamla da yasa teklifini verdik. Muğla büyükşehir olduktan sonra Fethiye’nin il olması zorlaştı. Çünkü Büyükşehir belediyesine hazineden önemli sayılabilecek derecede kaynak aktarılıyor. Eğer Fethiye’yi il yaparsanız o imkanlardan yoksun kalacak Muğla. Meclis 5 Nisan’da tatile girecek ve bu yasanın çıkması yüzde sıfırdır.  Bu seçim öncesi bir şovdur. Ben bunu dikkat çekme arzusu olarak görüyorum. Seçimlerden sonra Büyükşehir’in statüsü kaybolmadan, Fethiye’nin il olmasını ben de isterim.

 

 

 

Yamaç Kaya: “Fethiye CHP iktidarı ile il olacaktır”

Milletvekilliği aday adaylığı çalışmasında olduğu gibi teşekkür turlarına da Fethiye’den başlayan Yamaç Kaya; ilçe teşkilatına ve delegasyona teşekkür ziyareti gerçekleştirdi.

Ziyarette partilere ve Fethiyelilere teşekkür konuşması yapan Yamaç Kaya; “İl olma kampanyasında eğer samimi iseler Fethiye’yi il yapacak olan tek siyasi parti CHP’dir” dedi

 

CHP Fethiye İlçe Başkanı Ali Özgür Kullukçu açıklamasında “Geçtiğimiz Cumartesi günü aday yoklama seçimini demokratik bir şekilde gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşamaktayız. Seçim kurulu üyelerimizi ve sandık kurulu görevlilerimizin hepsini kutluyorum. Tüm Muğla’ya örnek olacak bir seçimi icra ettik. Teşekkür ederim” dedi.

 

Kullukçu: “Fethiye sandığından Sayın Yamaç Kaya birinci olarak çıktı. Kendisi burada; kendisi Muğla genelinde aday yoklamasında 6. olmuştur. Bildiğiniz gibi birinci; Akın Üstündağ, İkinci Nurettin Demir, üçüncü Burak Erbay, dördüncü eski ilçe başkanımız Emrah Doğu, beşinci Süleyman Girgin ve altıncı Yamaç Kaya olmuştur. Bildiğiniz gibi 2. sıra kontenjan olduğundan dolayı kaymalar olacaktır” şeklinde konuştu.

 

Doğduğum ve büyüdüğüm yer Fethiye’nin yaşattığı bu duyguyu hiç kimse tahmin edemez diyen Yamaç Kaya: “Ben Fethiye’den gurur duyuyorum. Bana olurun en büyüğünü yaşatan Fethiye’ye binlerce kere teşekkür ediyorum. Bu eğilim yoklamasının çok demokratik bir şekilde gerçekleşmesini sağlayan İlçe örgütümüze ve yönetime teşekkür ediyorum. Çalışmalarımıza ilk olarak Fethiye’den başlamıştım şimdi de teşekkür turlarımıza Fethiye’den başlıyoruz. Bu seçim Fethiye’de; temiz ve adil siyasetin ve hak hukukun egemen kılınacağının örgüt tarafından verildiği bir mesajdır. Fethiye’de en yüksek oyu almış olabilirim ama Marmaris’te de diğer arkadaşımız ile birlikte çalıştık. Orada da en yüksek oy aldığımı düşünüyorum. Marmaris menşeli olup Pensilvanya’yı örnek almış bazı arkadaşlarımızın, mevkii makam sahibi kelli felli adamların nasıl iktidara uydurup Yamaç Kaya’yı nasıl milletvekili yapmayız diyenlere karşı Marmaris’ten aldığımız oyla şöyle hepsine bir tokat vurulmuştur” dedi.

 

“ÖRGÜTÜMÜN EMRİNDEYİM”

 

Temiz ve adil siyaset adına çıktığım bu yolda tek güvendiğim örgütümdü diyen Yamaç Kaya “Birçok arkadaşımız tarafından hedef gösterilip kesildik bazılarının listesine de giremedim. Bunların hepsine demokratik bir seçimde normal olarak görmekteyim. İl olma kampanyasındakiler eğer yapmış oldukları kampanyada samimi iseler Fethiye’yi de il yapacak olan siyasi parti Cumhuriyet Halk Partisidir. Bizler bunun takipçisi oluruz. İnşallah CHP iktidarında Fethiye il olacaktır. Çareyi gidip ülkesini sevmeyenlerin kucağında hiç kimse aramasın. Tek çare CHP iktidarıdır. Ben Muğla’nın her yerinde özellikle Fethiye’de; seçimlerde bana verilecek olan her türlü görevlerde canla ve başla çalışacağıma dair söz veriyorum. Örgütümün emrindeyim. Bana yaşattığınız onur için çok teşekkür ediyorum” dedi.


©Copyright 2013 Enigmatr SOFT. Tüm hakları saklıdır. Bu site Enigmatr SOFT haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
Okullar
Mesleki Eğitim
DÜNYA Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Genel Yurtdışı

Bati Akdeniz Gazetesi'daki 17 ayrı kategoride yazılmış 4240 makaleye 10 yorum yapılmış.