Arama sonuçları “seçim”

Özyer: “Türkiye her türlü terörü bertaraf edecek güçtedir”

AK Parti Muğla Milletvekilleri Hasan Özyer ve Hasan Kökten, İl Başkanı İhsan Küreci ile birlikte Milas’a gelerek hem partililerini hem de sivil toplum örgütlerini ziyaret ettiler. Kökten ve Özyer ziyaretler sırasında Milas ile ilgili yatırımlar hakkında bilgiler aktardı.

 

Ziyaretlerine ilk olarak AK Parti Milas İlçe Teşkilatı’ndan başlayan milletvekilleri ve il başkanı, Milas İlçe Başkanı Levent Akyer, yönetim kurulu üyeleri, kadın ve gençlik kolları üyeleri tarafından karşılandı. Vekillere ve il başkanına ziyaretlerinden dolayı teşekkür ederek kısa bir gündem değerlendirmesi yapan AK Parti Milas İlçe Başkanı Levent Akyer “Seçimlerden sonra ortaya farklı bir tablo çıktı. Milletin iradesi bu yönde tecelli etti. Şuanda koalisyon hükümeti kurulması için çalışmaları devam ediyor. Bizler AK Parti olarak her zaman uzlaşıya açığız ve her zaman seçimlere hazırlıklıyız” dedi. Akyer, konuşmasını son günlerde yaşanan terör olaylarını şiddetle kınadıklarını belirterek sonlandırdı.

Daha sonra AK Parti İl Başkanı İhsan Küreci, 7 Haziran Genel Seçimlerinin ardından Milas teşkilatına çalışmalarından dolayı teşekkür etmek amacıyla ziyaretlerini gerçekleştirdiklerini belirterek, “Vekillerimizle, teşkilatlarımızla güçlüyüz ve birlik beraberlik içerisinde yolumuza devam ediyoruz. Muğla şanslı dönemini yaşıyor. Projeleri, yatırımları takip ediliyor. Teknopark, Bodrum ve Milas’ta yapılması planlanan yeni hastane binaları için önemli adımlar atıldı” dedi.

 

MHP VE CHP İLE GÖRÜŞMELER DEVAM EDİYOR

 

Seçim ve seçim sonuçlarını da değerlendiren İl Başkanı Küreci, “Bizler, 7 Haziran seçimlerinde de birinci çıkmış, üst üste yapılan 4 genel seçimden başarıyla ayrılmış bir partiyiz. Şuanda hükümetin kurulması için önemli adımlar atılıyor. MHP ve CHP ile görüşmeler devam ediyor. Ülkemiz için hayırlısı neyse o olsun. Koalisyon hükümeti kurulmazsa eğer olası bir erken seçime de hazırız” dedi.

 

ÇÖZÜM SÜRECİ PKK İÇİN BAŞLATILMADI

Konuşmasının son bölümünde yaşanan terör olaylarına değinen Küreci, “Terörle ilgili geri adım atılmayacak. Çözüm süreci PKK için başlatılmış bir süreç değil. Bölgede yaşayan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı kimliği taşıyan vatandaşlar için başlatıldı. 10 yıldır da bu sorun çözülmeye çalışılıyor. Ülkemizde şuanda bir hükümet boşluğu yok. Yapılan son operasyonlarla tüm dünya ve PKK bu anladı. Bizim gayemiz birlik, beraberlik ve huzurdur” dedi.

 

“BİZLER ÜLKE YÖNETİYORUZ”

 

İlçe Başkanı Akyer ve İl Başkanı Küreci’nin yaptığı konuşmalardan sonra parti binasında bulunanlara yönelik ilk konuşmayı Milaslı AK Parti Muğla Milletvekili Hasan Kökten yaptı. Seçimlerden önce Muğla’ya yatırımların yapılması için Ankara ile Muğla arasında köprü olacaklarını ifade ettiklerini, kısa sürede yaptıkları çalışmalarla bu söylemlerini gerçekleştirmeye başladıklarını belirten Kökten, “Bizler büyük bir coğrafyaya sahip büyük bir ülkeyi yönetiyoruz. Bunu da teşkilatlar olarak, vekiller olarak, bakanlar olarak gerçekleştiriyoruz. Sorumluluklarımız çok büyük” dedi. Konuşması sırasında terör olaylarına da kısaca değinen Kökten, “13 yıldır barış için doğru adımlar atıldı. Bugün de doğru olan neyse o yapılıyor” dedi.

 

“AMACIMIZ YAŞANABİLRİ BİR MUĞLA OLUŞTURMAK”

Son konuşmacı olarak söz alan AK Parti Muğla Milletvekili Hasan Özyer, seçim sürecinde görev alan tüm partililerine teşekkür ederek, “Tek başına iktidar olmak istiyorduk. Ama milletin iradesi bu yönde oldu. Bizlere koalisyon görevi verildi. İnşallah kısa süre içerisinde hükümet kurulur. Kurulmazsa yine milletin huzuruna gideceğiz. Erken seçime de hazırız. Seçimlerden önce ne söz verdiysek arkasındayız. Amacımız daha yaşanılabilir Muğla oluşturmak” dedi.

Seçimlerden sonra Milas için önemli gelişmelere imza attıklarını dile getiren Özyer, veterinerlik fakültesi için yer bakıldığını, yeni hastane binasının ihalesinin kısa süre içerisinde yapılacağını, huzurevi, sorunlu kavşaklar ve TOKİ konutlarının da gündemlerinde olduğunu ifade ederek, “Milas’ta yapılacak çok iş var” dedi.

Terör olaylarını da değerlendiren Özyer,  “Türkiye bugünleri de aşacak. Türkiye her türlü terörü bertaraf edecek güçtedir” dedi.

Parti binasında gerçekleşen ziyaretin ardından Milletvekilleri Özyer, Kökten, İl Başkanı Küreci ve İlçe Başkanı Akyer, partililerle birlikte önce Milas Muhtarlar Derneği’ni daha sonra ise Milas Ziraat Odası Başkanlığı’nı ziyaret ettiler.

Saatcı: “4 partinin hükümet kurma mecburiyeti var”

Demokrat Partili Fethiye Belediye Başkanı Behçet Saatcı, Türkiye gündemini değerlendiren açıklamayı Gazetemiz muhabiri Hülya Kulalı’ya yaptı. Olası bir erken seçimin Türkiye’ye hiç bir getirisinin olmayacağının altını çizen Başkan Saatcı, “Her dört partide fedakarlık yaparak gerçekten ülke severlerse, ülkenin menfaatini düşünüyorlarsa bu anlamda ortak bir karar alarak, taşın altına ellerini sokarak bir hükümet kurma mecburiyetleri var. Erken seçim bu ülkenin yararına değildir” dedi.

 

Son 10 gündür artan terör olaylarında faillerin bir an önce ortaya çıkartılması gerektiğinin altını çizen Başkan Saatcı: “Faili meçhul cinayetler çoğaldığı sürece, polislerimizin uykudayken kafasına kurşun sıkanlar, komutanımızı kahpece vuran el, gösterilmek istendiği gibi PKK değil de bir provokasyonsa, 32 gencimizin canına mal olan bomba söylendiği gibi IŞİD değilse Türkiye’yi bu günlerden daha büyük bir kaos bekliyor. Bu kaosları Türkiye geçmiş yıllarda gördü. Faili meçhul cinayet soru işaretidir. Bir an önce faillerin yakalanması lazım. Bu faillerin yakalanmadığı sürece Türkiye çok karanlık bir tünele giriyordur” ifadelerini kullandı.

 

Fethiye Belediye Başkanı Behçet Saatcı Türkiye gündemini değerlendirdi. Saatcı, 4 partinin hükümet kurmasından, artan terör olaylarına, Milliyetçi Hareket Partisi’nin çok tartışılan tutumundan, olası bir erken seçime kadar Türkiye gündemini değerlendirdi.

 

“ERKEN SEÇİM BU ÜLKENİN YARARINA DEĞİLDİR”

Hiç zaman kaybetmeden hükümet kurulmalı vurgusu yapan Fethiye Belediye Başkanı Behçet Saatcı: “Zaten zamana oynayan bir grup var. Türkiye’de hükümetin kurulmasını istemeyen bir irade var. Kurulsun ama deyip kurulmamasını isteyen de bir grup var. Seçim sonuçlarını baz aldığımızda sandığa yansıyan iradenin mecliste teşekkülünün hükümete yansımasını isteyen bir grup daha var. Benim şahsi görüşüm 4 partinin de içinde yer aldığı adına milli mutabakat birliği mi, seçim hükümetimi diyeceğiz yoksa Türkiye’nin sorunlarının çözümü hükümeti mi diyeceğiz adına ne dersek diyelim muhakkak bir hükümet kurulma şekli, şartı var. 6 buçuk milyon oy almış bir partiyi de dışlama şansı yok. O zaman 6 buçuk milyon insanın iradesini ve Türkiye’deki varlığını yok saymamız gerekir. Hiç kimsenin böyle bir lüksü yok. Ama dört siyasi partide çekincemelerini ya da artılarını, beklentilerini ortaya koyar. Burada tabii ki her siyasi parti kendi tüzüğüne uygun bir koalisyon kurulması konusunda diretirse bu koalisyon zaten kurulmaz. Her dört partide fedakarlık yaparak gerçekten ülke severlerse, ülkenin menfaatini düşünüyorlarsa bu anlamda ortak bir karar alarak taşın altına ellerini sokarak bir hükümet kurma mecburiyetleri var. Erken seçim bu ülkenin yararına değildir ve erken seçimin getireceği hiç bir şey yoktur. Son olayların erken seçime gitme konusunda ve belli siyasi partimizin çıkarı ya da zararı doğrultusunda değerlendirmesini de çok büyük yanlışlık olarak görüyorum. Böyle bir düşünce varsa bu düşünceyi Allah-u Teala kahretsin. Terörden ve kandan medet umarak bileşik kaplar kanunu gereği birileri düşecek birileri çıkacak düşüncesiyle bunlar şayet provoke ve ajite ediliyorsa yazıklar olsun” dedi.

 

“FAİLLERİN YAKALANMADIĞI SÜRECE TÜRKİYE ÇOK KARANLIK BİR TÜNELE GİRİYORDUR.”

Saatcı: “16 yılını belediye başkanlığı ile geçirmiş, siyasi olayların içinden gelen birisi olarak çok net ifade ediyorum ki: başta Malazgirt’te şehit edilen alay komutanımız olmak üzere failler yakalanmadığı sürece sosyal medyada yazılanların doğruluğuna insan inanmaya başlayacak. Çünkü daha önce yapılan olayların birçoğunun provokasyon ve ajitasyon olduğu çok net olarak ortaya çıktı. Hadiseye böyle bakınca faili meçhul cinayetler çoğaldığı sürece, polislerimizin uykudayken kafasına kurşun sıkanlar, komutanımızı kahpece vuran el gösterilmek istendiği gibi PKK değil de bir provokasyonsa, 32 gencimizin canına mal olan bomba söylendiği gibi IŞİD değilse, Türkiye’yi bu günlerden daha büyük bir kaos bekliyor. Bu kaosları Türkiye geçmiş yıllarda gördü. Faili meçhul cinayet soru işaretidir. Bir an önce faillerin yakalanması lazım. Bu faillerin yakalanmadığı sürece Türkiye çok karanlık bir tünele giriyordur” diye konuştu.

 

Milliyetçi Hareket Partisi’nin meclisteki tutumu hakkında açıklama yapmak istemeyen Başkan Saatcı, “Milliyetçi Hareket Partisi’nin içinden daha önce gelmiş biri olarak ama şuan Devlet Bahçeli yüzünden bu partinin dışında olan biri olarak MHP hakkında çok fazla yorum yapmak istemiyorum. Ben MHP hakkında belge ile konuşurum. MHP’nin iktidar olmak gibi ya da ülkücü hareketin idealleri, Türkiye’yi yönetmek gibi bir derdi yok” dedi.

 

“ŞUAN TOPAL ÖRDEK OLAN BİR HÜKÜMET İLE YÖNETİLİYORUZ”

Türkiye’nin birikmiş problemlerinin çözümü için bir an önce çalışmaların yapılması gerektiğine dikkati çeken Başkan Saatcı: “4 partili sistemin devam ettiği sürece kimin oyunun artması ya da kimin oyu eksiltmesi çok önemli değil. Hiçbir siyasi partinin tek başına iktidara gelemeyeceğini biliyorum. 4 siyasi partiden hedef olan HDP ve MHP yüzde 10 barajının altına düşer mi? Bence yapılacak olan erken seçimde gerçekten ülkenin başına çok büyük sıkıntı doğurur. Erken seçimde 5- 10 milletvekiliyle iktidar olsan ne olur, böyle bir kan gölü ülkede iktidar olamasan ne olur? Tez zamanda akli selimin galip gelerek bütün siyasi partilerinin içine aldığı bir çözüm hükümetinin Türkiye’nin birikmiş sorunları olan siyasi partiler yasası, seçim sistemi, baraj problemi ve son baharı bile kaldıramayacak ekonomisinin en kısa sürede nefes alması gerekiyor. Şuan topal ördek olan bir hükümet ile yönetiliyoruz. Şuan hükümetin birçok bakanı vekil değil. Bir kuraldır aslında, topal ördek iktidarı olanlar icraat yapmazlar, tayin yapmazlar. Sadece rutin işlere bakarlar. Önemli işlere bakmazlar. Ülkenin geleceğini bağlayan, siyasi, ticari kararlar almazlar. 4 siyasi partinin bir araya gelerek belli mutabakat çerçevesinde ülkeyi hükümetsiz bırakmadan kurulması gerekiyor” ifadelerini kullandı.

 

Son günlerde sosyal medya üzerinden yayılan Fethiye’de canlı bomba var söylentilerinin gerçeği yansıtmadığını belirten Saatcı, Fethiyelilerinin panik yapmamasını söyledi. Saatcı: “Telaş edecek bir durumumuz yok. Türkiye 1984’ten beri terörle yaşayan bir ülke. İlçemizin geçmişine baktığımız zaman bir takım sıkıntılar yaşandı. Gelen şehit cenazelerimizde, kordondaki bazı olaylarda… Bunlar artık hayatın olağan akışı içerisinde var ama Fethiye hedef seçildi gibi söylentiler tamamıyla dedikodu. Saygıdeğer Fethiyelilerin bu anlamda çok rahat olmalarını ama dikkatli olmalarını öneriyorum. Fethiye Belediye başkanı olarak ne böyle bir duyum aldım, ne de öyle bir sezi var. Bu tamamıyla Fethiye’deki huzur ortamının bozulmasına yönelik provokasyon. Ayrıca, Güneydoğuda son 10 gündür olan olayların normal bir süreç olarak kabul etmiyorum. Anormal bir süreç! Anormal sürecin çok tez günde ilgililer tarafından halkımızı tatmin edici bir sonuca vardırarak bunun altında neler olduğunun çıkartılarak halkımızın bilgilendirilmesi gerekiyor. Bilgilendirme yapılmadığı sürece bu cinayetler faili meçhul kaldığı sürece ülkede büyük sıkıntı olur” diye konuştu.

HABER VE FOTOĞRAF HÜLYA KULALI

MİLLET ADINA ERKLER EGEMENLİK YETKİSİ KULLANIRLAR…

Hiç şüphe yok ki egemenlik milletindir. Millet bu yetkisini,YASAMA,YÜRÜTME ve YARGI ile kullanırlar. Yani MECLİS-HÜKÜMET ve YARGI’da milli egemenlik yetkilerini kullanırlar.

Aralarındaki fark,YETKİ AYRILIĞI’dır, halk dilinde kuvvetler ayrılığı deriz.

Geçen hafta AYM (Anayasa Mahkemesi) dershanelerin kapatılması kararını iptal etti. İktidar bu kararı beğenmedi, AYM, TBMM yani milleti yok saydı, dershaneler kararı milleti yok saymaktır, hatta darbedir diyen Milletvekilleri de oldu.

TBMM kanun yaparken YASAMA alanında Milli İradeyi ortaya koymuş oluyorsa, Anayasa Mahkemesi’de o kanunu iptal ederken YARGI alanında milli iradeyi ortaya koyuyor. Keza Danıştay da bir hükümet kararını iptal ederken gene bu alanda Milli İrade uygulanmaktadır. Anayasanın 6.maddesi sarih olarak, yetkili organlar eliyle Millet Egemenliği kullanılır, der. Yasama, Yürütme ve Yargı millet adına ayrı ayrı yetki alanları olup, asla üstün ERK kavramı yoktur, olamaz. Demokrasinin temeli kuvvetler ayrılığıdır. Siyasetin adalet üzerinde vesayeti kabul edilemez. Aksi takdirde o ülkedeki demokrasi gerçek değildir.

Bazıları şimdi diyecekler ki,”EGEMENLİK MİLLETİNDİR.” Hiç şüphesizdir, zaten Cumhuriyetçiliğin de temel ilkesidir. Nasıl ki bürokrasinin siyaset üzerinde vesayeti kabul edilmezse aynı şekilde yürütmenin de adalet üzerinde vesayeti olamaz.

Vatandaş, siyasilerden samimi diyaloglar bekliyor, inanın bilinçli her yetişkin Bayram’da bile parti liderlerinin samimi olmayan beyanları ile üzülüyor, vatandaş oyalanmak istemiyor. Zira ekonomi hiç vakit kaybına cevaz vermiyor. İçerdeki, dışarıdaki dağ gibi sorunlar yeni ve samimi Hükümeti bekliyor.

Biz anlaşamıyoruz seçime gidelim asla çare olmayacağı gibi Türkiye bu kadar kısa dönemde yapılacak seçimi ekonomik yönden de kaldıramaz. Borçlu bir ülkeyiz. Dış kaynağa devamlı ihtiyacımız var. Seçimlerle, kampanyalarla uğraşırken ekonomik gerçeklere aykırı hareketler yapıp uluslar arası camiaların güvenini kaybetmek durumunda kalabiliriz. Küresel ekonomilerde, ekonomik kurallar genel hatları ile bellidir. Bu kurallara mutlaka uymak gerekir. Uymamak arabayı taş duvara vurmaktan farksızdır. Ekonomisi güçlü olmayan, borç yükü içindeki ülkelerin boşu boşuna hamaset nutukları atması hiç gerçekçi değildir.

Dış zeminlerin ne kadar kaygan ve kaypak olduğunu daha birkaç gün evvel bile Yunanistan misali ile gördük. Rusya az mı hamleler yaptı, AB den çıkmasının ilerde nelere mal olacağını hissetmesi bile vatandaşlarının tepkisi ile hükümetleri geri adım attı.

Sayın Siyasetçiler,

Şahsi kapris ve koltuk sevdalarınız için lütfen bu geminin su almasına gelin izin vermeyin, bu güzel ülke perişan olmasın. İnanın bu gemi batarsa varlıklısı da,zengini de, büyüğü de, küçüğü de birlikte yok olur.

Zaman, birlik ve dayanışma içerisinde ileriye bakmak, koşmak zamanıdır.

Saatcı 41. hükümetten örnek verdi

Fethiye Belediye Başkanı Behçet Saatcı, düzenlediği basın açıklamasında genel seçimlerin ardından devam eden koalisyon görüşmeleriyle ilgili düşüncelerini paylaştı.  Başkan Saatcı, “Millet bize ana muhalefet görevi verdi’ açıklamalarını çok yanlış görüyorum. Millet herkese sorumluluk verdi. Hiç kimse sorumluluktan kaçmasın” ifadelerini kullandı

 

“SORUMLULUKTAN KAÇMASINLAR”

 

Fethiye Belediye Başkanı Behçet Saatcı, yaptığı değerlendirmede erken seçimin Türkiye için olumsuzluklar getireceğinin altını çizdi. Saatcı, “Türkiye erken seçime doğru çok hızlı bir şekilde gidiyor. Hiç kimse alınganlık yapmasın.  Siyasi partiler iktidara gelmek için kurulur. Siyasi partiler, Kanarya Sevenler Derneği değildir. Tek amaçları iktidar olmaktır. Fikirlerini ülkeye empoze etmektir. Ben bazı siyasi partilerin, ‘Millet bize ana muhalefet görevi verdi’ açıklamalarını çok yanlış görüyorum. Milletimiz hiç kimseye ana muhalefet görevi vermedi. Herkese sorumluluk verdi. Burada 6,5 milyon oy almış bir siyasi partiyi de yok sayma lüksümüz yok. Yüzde 40 alan bir siyasi partinin de “1, 2 puan yükseliriz” diye ülkeyi erken seçime götürüp, kaos ortamı estirmesine gerek yok” dedi.

 

“MHP 16 VEKİL 1 BAŞBAKAN YARDIMCILIĞI VE 4 BAKANLIK ALMIŞTI”
41.  Türkiye Cumhuriyeti Hükümet’inden örnekler veren ve o dönemde MHP’nin 16 milletvekili çıkardığı halde 4 bakanlık aldığının altını çizen Başkan Behçet Saatcı, “MHP’nin yıllar önce 16 milletvekilli varken 4 tane bakanlık almıştı. O dönemde Ticaret Bakanımız Agah Oktay Güner, Devlet Bakanlığı Sadi Somuncuoğlu, Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanı Cengiz Gökçek ve Gümrük Tekel Bakanı Gün Sazak’tı. Merhum Alparslan Türkeş de Başbakan Yardımcılığı görevinde bulundu. 4 tane bakanımızın o zaman yapmış olduğu çalışmalar milletimizin gözünde çok daha yükselmesine sebebiyet vermişti. Yani siyasi partilerin hükümete girerek, o bakanlıklarda kendisini gösterme şansı vardır” diye konuştu.

 

“SEÇİM SİSTEMİ VE ANAYASA DEĞİŞMELİ”

Saatcı konuşmasını şu şekilde sürdürdü, “Gönlümden geçeni de söylemek istiyorum. Bu çok zor olacak bir şey. 4 partili bir koalisyon ülkenin şuan gidişatı için önemli. 2 yıl içerisinde başta siyasi partiler yasası olmak üzere, baraj, seçim sistemi ve anayasanın değişmez dört maddesi harici diğer maddeler değiştirilmelidir. Halkımız öyle bir oy kullandı ki, siyaset bilimcilerini dahi alt üst etti. Sandık iradesine herkes saygı göstermelidir.”

Özyer: “Uyum içerisinde koalisyon hükümeti kurulmalı”

AK Parti Fethiye İlçe Başkanlığı tarafından düzenlenen teşkilat iftarına çok sayıda partili ve üyeler katıldı.

 Fethiye Orman İşletme Müdürlüğünde düzenlenen iftar yemeğine AK Parti Muğla Milletvekili Hasan Özyer, AK Parti İl Başkanı İhsan Küreci, AK Parti İlçe Başkanı Kadir Sarıhan, İl Kadın Kolları Başkanı Armağan Erol, İlçe Kadın Kolları Başkanı Hilal Günay, AK Parti’den Muğla Milletvekili adayı olan Yelda Erol Gökcan ve çok sayıda partili katıldı.

 Düzenlenen teşkilat iftarında konuşma yapan İlçe Başkanı Kadir Sarıhan, davete katılanlara teşekkürlerini iletti. Her zaman birlik ve beraberlik içinde olmak istediklerini dile getiren Sarıhan: “Bizlerin bu davetimize icabet ettiğiniz için hepinize teşekkür ediyorum. Bu mübarek ayda bizleri yalnız bırakmayan muhtarlarımızı ve mahalle başkanlarımızı görüyorum. Bu birlik ve beraberliğin hiç bozulmaması ümidiyle hepinize saygılar sunuyorum” dedi.

 “SEÇİM SONUÇLARINDAN ÇIKARMAMIZ GEREKEN DERSLERİ ÇIKARDIK”

AK Parti Muğla İl Başkanı İhsan Küreci, düzenlenen iftar yemeği için Fethiye ilçe teşkilatına teşekkür ederek 7 Haziran seçim sonuçlarını değerlendirdi. ise 7 Haziran’daki seçim sonuçları AK Partiye için hüzün getirdiğini belirten Küreci: “Çünkü yüzde 41 oy almış birinci parti olmamıza rağmen iktidarı kuracak yeterli vekil sayısı bulamamamızdan dolayı hüzün oldu. Bizim hüznümüz iktidarı tek başına iktidar olamadığımız için değil. 13 yıldır vatandaşlarımıza, milletimize alıştırdığımız hizmet etme aşkı sekteye uğrayacağı için hüzünlüydük. Onun haricinde 13 yıldır hem partilileri hem vatandaşlarımızı istikrara kavuşturduk, hizmete alıştırdık. Ama demek ki 7 Haziran’da vatandaşlarımızın bize ufak bir uyarı yapmak istedi. Bizde mesajı çok iyi aldığımızı düşünüyoruz. Vekillerimizle bu seçim sonuçlarından çıkarmamız gereken dersleri çıkardık. Artık ayağımız yere sağlam basan bir şekilde koşturacağız” diye konuştu.

 “SEÇİMLERDEN ÖNCE NE SÖYLEDİYSEK AYNISINI DEVAM ETTİRECEĞİZ”

7 Haziran seçim sonuçlarına herkesin saygı duyması gerektiğini belirten AK Parti Muğla Milletvekili Hasan Özyer: “Seçimlerden önce ne söylediysek aynısını devam ettireceğiz. Yani bu göreve hizmet için talip olduk. Sonuçlarının ülkemiz için hayırlı olacağına inanıyorum. Bizle üzerimize düşün bütün görevleri ülke menfaatlerini gözeterek hareket edeceğiz. Bu milletin teveccühüne layık olmaya gayret edeceğiz. Çünkü siyasetin amacı hizmet etmek. Teşkilatlarımızla, ilçe başkanlarımızla, il başkanımızla, belediye başkanlarımızla hep beraber ne yapmamız gerekiyorsa hem milletimiz için hem ülkemiz için hem de Muğla’mız için bunların takipçisi olacağız” dedi.

“ÜLKE MENFAATLERİ SÖZ KONUSU OLDUĞU ZAMAN BAŞKA MENFAATLER İKİNCİ PLANDA GELİR”

Uyum içerisinde bir koalisyon hükümetin kurulmasını istediklerini kaydeden Milletvekili Özyer: “Çünkü siyasi partilerin sorumlulukları bu ülkenin menfaatleri neyi gerektiriyorsa onu yapmaktır. Burada ülke menfaatleri söz konusu olduğu zaman başka menfaatler ikinci planda gelir. Biz AK Parti olarak üzerimize ne düşüyorsa, milletimiz bize ne görev verdiyse onu layıkıyla yapmaya çalışacağız. İnşallah diğer partilerde üzerlerine düşen görevi yaparlar” ifadelerini kullandı.

AK PARTİ’DE LİDER SORUNU MU VAR , BİR YAZARA REDDİYE

Değerli okurlar,  Hangi kurum ya da siyasal parti olursa olsun; karizmatik ve kitleleri peşinden sürükleyen bir liderden ya da başkandan sonra, bir kurum ya da siyasal partinin başkanlığını yapmak ve orada kalıcı olmak zordur vesselam. Hele hele bizim gibi lidere ve kişiye endeksli kurumsallaşamamış  ya da kurumsallığını tamamlayamamış yapılar için karizmatik liderden sonra kurum ya da siyasal partinin başına geçmek ve orada kitleleri ayakta ve bir arada tutabilmek zordur.

Nitekim Demirel sonrası DYP’nin dağılması, Özal sonrası Anavatan Partisi’nin dağılması, verilebilecek örneklerin en müşahhas olanlarındandır. Partilerdeki liderlik sorunu siyasette eskilerin   “kattı rical” dedikleri  adam kıtlığından mı yoksa , siyasal parti liderlerinin ikinci adam yetiştirmemesinden mi kaynaklanmakta orası bambaşka bir konu.

Türk Siyasal hayatında karizmatik bir liderden sonra gelenler  hep tartışılmış ve akıbetlerinin  ne olacağı,  yerine geldikleri liderin özelliklerine göre  değerlendirilmiştir. Özal  ile  Yılmaz mukayese edilmiş, Demirel ile Çiller karşılaştırılmıştır.Türkeş ile Bahçeli   karşılaştırıldığı gibi.Bu karşılaştırılmalardan Sayın Davutoğlu’da haliyle nasibini aldı . Nasıl almasın ki!

Gerçekten de , bir siyasetçinin  bulunabileceği her kademeden geçerek ve geçtiği her güzergahtan belli bir  tecrübe edinerek adım adım yükselen  bir lider ve en önemlisi de Allah vergisi bir hitabet de  büyük tecrübelere eklenince  ortaya son yüzyılın nadir yetişen bir siyasetçisi  çıkıverdi; Sayın Erdoğan. Kitlelerle muazzam bir gönül dili oluşturdu. Seveni çok olduğu gibi düşmanı da bir hayli olan bir siyasi liderdi. Kısaca tabandan gelmiş ve siyasete dair çok büyük tecrübeler elde edinmişti. Halkıyla büyük bir gönül bağı kurdu. Elbette bu kadar sevilmesinin ve halkıyla arasındaki gönül bağının nedenleri sadece tabandan gelmesi ve hitabetiyle açıklanacak hususlar değildi. Bunlar önemliydi ama   bunlardan çok daha önemli olanları vardı.

Evet, Sayın Erdoğan bu topraklara ait olan bir beden dili ve ruhu ile kitlelere ulaşıyordu; onlarla iletişim kuruyordu. Kendisi bu topraklara  ve kültürümüze ait hangi özellikler varsa oların izini üzerinde taşıyordu.  Ezilmiş ve horlanmış ikinci sınıf Türk vatandaşlarının umudu olması da bu yüzdendi. Sadece Türkiye sınırları içinde değil, yurt dışında da muazzam bir gönül bağı kurduğu kitleler vardı.

Elbette ki Sayın Erdoğan sonrası Ak parti de Genel Başkanlık ve Ülkeye  Başbakanlık yapmak çok kolay olmayacaktı.

Nitekim, 7 haziran seçim sonuçları sonrası hem Ak parti tabanında hem de yazılı ve sözlü görsel medyada Erdoğan özlemi  dillendirilmeye ve bu iş Erdoğansız olmayacak söylemleri dile getirilmeye başlandı. Nitekim benim de sevdiğim geçmiş dönemlerde kitaplarını okuduğum ve aynı zamanda bir gazetede yazarlık yapan Sayın Yavuz Bahadıroğlu 7 Haziran 2015 seçimleri sonrasında yazdığı  bir yazısının başlığına   ” Tayyip Erdoğansız Ak Parti tutmadı” başlığını koydu.

Gazeteci yazar Bahadıroğlu, seçim sonuçlarını ve seçmenin verdiği mesajları yorumlarken seçmenin ” partide yaptığın değişiklikleri beğenmedim, Tayyip Bey’den sonra Davutoğlu’nu benimseyemedim,… görüşüne yer vermiş.

Gerçekten de öyle mi, Ak Parti tabanı Davutoğlu’nu benimseyemedi mi ? Bu iş Tayyip Bey’siz olmuyor mu?

Biz Sayın Erdoğan hakkındaki görüşlerimizi daha önceki yazılarımızda dile getirdiğimiz gibi, yukarıda da kısaca değindik; nasıl bir kişilik ve lider olduğuna dair. Ancak “Tayyip  Bey’siz olmuyor, taban Davutoğlunu benimseyemedi” diyen   Ak parti tabanındaki bazı dar görüşlüler   ve  yazar Bahadıroğlu  hem Tayyip Bey’e ve hem de   Sayın Davutoğluna haksızlık yapmaktadırlar. Nasıl mı?

Adalet partisi ve Anavatan Partisinin erime sürecine giriş sebeplerine baktığımızda  1969 kongresinde Demirel, Adalet Partisinden  milliyetçi ve muhafazakar kanadı tasfiye etmiş, rahmetli Özal da gelmiş geçmiş en çapsız başbakanlardan olan  bir kumar masasında burnu kırıldığı iddia edilen ve aynı zamanda Aydın Doğan’ın  pijamayla kendisini karşıladığı Mesut YILMAZI   ( M. Yılmazın bu durma tepki vermemesi manidardır) ANAp’ın başına getirmiştir.YILMAZ’IN ANAPIN başına geçmesiyle, Hasan Celal  Güzel ve  onun gibi muhafazakar kesim küstürülmüştür. Sayın Özal’ın en büyük hatasıdır Anap’ın başına Yılmazı getirmesi. Nitekim  kendisi de   ” benim en büyük hatam Yılmazı partinin başına  getirmektir “ diye itiraf edecektir. Zannedersem eşi Semra ÖZAL’ın hatırından çıkamadı. 

Peki, Sayın ERDOĞAN ne yaptı? Geçmiş dönem liderleri Demirel ve Özal’ın düştüğü hataya düştü mü ya da aynı yol mu izledi?

Yani Sayın Erdoğan, Davutoğlunu getirmekle hata mı yaptı? peki Davutoğlu kimdi? Hem Sayın Abdullah GÜL’ÜN hem de  Sayın ERDOĞAN’IN Dışişleri Bakanlığını yapan Sayın Davutoğlu değil miydi? Peki demiyor muyduk onun için partinin akıl hocası. Peki ne oldu da onunla olmuyor fikrine varıverdik?

Yukarıda değindiğimiz gibi, Sayın Erdoğan sonrası Genel başkanlık elbette kolay oyalayacak bunun bilincindeyiz. Ancak iki de bir sahaya Erdoğanı sürmek kolaycılık olduğu gibi hem Erdoğan’a  haksızlık ve hem de Davutoğluna büyük haksızlıktır. 

Davutoğlu,  bir Erdoğan olmadığı gibi, Erdoğan da bir Davutoğlu değildir. Her ikisinin benzer özellikleri olduğu gibi, apayrı özellikleri de vardır. İşte akıllı insan ya da topluluklar muhataplarının  benzer ve farklı yönlerinden yararlanmasını bilen insanlardır.

Sayın Erdoğan, müthiş bir  tarih ve kültür idraki olan, bu coğrafyanın dilini kültürünü ve medeniyet bilincini en iyi idrak eden,hem batıyı hem de doğuyu çok iyi tanıyan bu anlamda da ender yetişen ve bazı özellikleri de Allah vergisi olan  Sayın Davutoğlu’nu Partinin başına getirerek aslında çok müthiş bir ders verdi siyasetle uğraşanlara. AYNI ZAMANDA SAYIN ERDOĞAN KEMDİ DEHA VE BASİRETİNİ DE BİR KEZ DAHA GÖSTERMİŞ OLDU DAVUTOĞLUNU GETİRMEKLE.

Evet, bu topraklarda yıllar yılı düşünen, kafa yoran ve okuyan bir siyasetçi profilinden ziyade, daha çok hamasi nutuklar atan, bağırıp çağıran siyasetçiler gündemi işgal etti hep. En çok bağıran, en çok sesi çıkana yaşa varol dedi bu millet ya da dedirtildi. Peki ne konuştu, içeriği neydi, verdiği mesajlar ne anlam ifade ediyor diye sorulduğunda ise hiç kimsenin söyleyecek bir cevabı yoktu. Çünkü verecek bir cevap yoktu.

 Benim işçim, benim çiftçim sloganıyla bu memlekette 40 yıllık söz sahibi olanlar oldu. Evet Sayın Davutoğlu bir  siyasetçiden de öte, bir ilim adamı, düşünür; kısaca  bir filozof tu. Bu durum ise siyasette ya da siyasi arenada tarihte ender rastlanılan bir olaydı. Çünkü filozoflar, düşünürler hem kendi devirlerinde anlaşılmamışlar ve hem de siyasetle aralarına hep mesafe koymuşlardır. 

Sayın Davutoğlu da aslında siyasetle arasına hep mesafe koymak istedi. Çünkü  ilim ve talebe yetiştirmekle çok daha kalıcı olunacağını, siyaset aracılığıyla yapılanların belli bir dönem sonra gündemden düşeceğinin bilincindeydi. Ancak kader onu ne kadar kaçsa da siyasetin öznesi yapıvermişti.

Bir insanın kimlik ve kişiliğini onun söz ve davranışları ele verir. Sayın Davutoğlu’nun 7 Haziran yerel Seçimleri öncesi gençlerle buluşmasında verdiği mesajlar ve söyledikleri adeta tarihten günümüze damla damla süzülüp gelen, insanlığın  geleceği ve onurunu ayağa kaldıracak sözlerdi. Peki neydi o sözlerin bir kısmı?Diyordu ki Sayın Davutoğlu :”İNSANLIĞIN KADERİNDEN BAĞIMSIZ BİR TÜRKİYE KADERİ OLAMAZ, AMA TÜRKİYENİN KADARİNDEN BAĞIMSIZ  VE AYRI İNSANLIK KADERİ DE OLAMAZ.” Bu cümle o kadar büyük manalar içermektedir ki!

 Bizim gibi okumayan, ya da az okuyan, hamasi nutuklarla yetişmiş, söylenen sözün içeriğinden ziyade  söyleniş şekline odaklanan toplumlarda ” FİLOZOF BAŞBAKANI” HEM ANLAMAK VE HEM DE TAŞIMAK KOLAY DEĞİLDİ ELBETTE.

Nasıl olsa kolaycılığa alışmıştık. Sıcak odalarımızda televizyon karşısında çekirdek çıtlatırken Sayın Erdoğan çıkacak,”WAN MİNUT” diyecek, biz de bağıracağız, sıcacık koltuğumuzdan zahmet olmazsa fırlayıp ” YAŞA VAROL  ” diye.Alışmıştık ne de olsa hazırcılığa.  

Hep kahramanlığı yukarılardan bekledik. Biz aşağıdakiler olarak  hiç mi hiç risk almayı, elimizi taşın altına koymayı göze alamadık. hem korkaktık ve hem de samimiyet noktasında soru işaretleri vardı.

Onun için de adım adım Muğla’yı ve Muğla seçmenini CHP nin kucağına itiverdik.  14 yıldır şu Muğla’daki rezaletler dizisine bakar mısınız. Üç kazın teslim edilemeyeceği tiplere nereleri vermedik ki!

Yalan ve riyayı bir libas gibi kendine örtü edinen tosuncukları görmedik mi Allah aşkına?

Eğer  bu millet , 2. Murattan sonra adam yok fikrine kapılsaydı, Fatih olmaz ve İstanbul Fetih edilmezdi.  Ya da Yavuz Selimden sonra  adam gelmez artık  düşüncesine kapılsaydık, Muhteşem Süleyman olmazdı.

Kurumsallaşamamış yapılar kahramanlığı hep tek bir adamdan, liderden beklerler. Yani hazırcıdırlar. Sayın Erdoğan’ın ” Ben de bir faniyim ve insanların davalarını fanilere bağlamaması gerekir.Bu sebeple bu benim değil, milletin davasıdır” sözü ne kadar da isabetli ve muhteşem bir tespittir.. Peki ne oluyor da çizginin dışına çıkıveriyoruz? 

 Ortadoğu’ya birilerinin bataklık diye baktığı bir dünyada başka birileri  yani Sayın Davutoğlu ” Ortadoğu bataklık değil, vicdan ve insanlığı ayağa kaldıran aziz vahyin merkezidir” diye bakıyorsa bu bakış muhteşem bir bakıştır.

Eğer  Ak Parti teşkilatları kıymetini bilirse, Sayın Erdoğan onlara, medeniyetimizin canlı mirasını, hem Doğuyu ve hem de Batıyı en iyi bilen ve mukayese edebilen birini, kitaplarla haşır neşir olmuş, filozof bir şahsiyeti, Sayın Davutoğlu’nu emanet etti. Bu da Sayın Erdoğan’ın ayrı bir dehasıydı.

 Evet, Ak Parti teşkilatları akıllarını başlarına almaları gerekir ve hem Sayın Erdoğan’a hem de  Sayın Davutoğlu’na haksızlık etmemeliler.

Bizden söylemesi.

Sağlıcakla kalın değerli okurlar.

Av. Ramazan YILDIRIM

“Büyükşehir yasasının nokta kadar faydası yok”

Fethiye Belediyesi Temmuz ayı olağan meclis toplantısı Belediye Başkanı Behçet Saatcı başkanlığında toplandı. Toplantıdan önce Fethiye Belediye Başkanı Behçet Saatcı, Büyükşehir yasasından dolayı istifa ettiğini açıklayan Datça Belediye Başkanı Şener Tokcan’la ilgili açıklamalarda bulundu. İstifa eden Başkan Tokcan’la ilgili ‘ölürken öldürmeliydi’ tabirinde bulunana ve dik duruşundan dolayı kutlayan Başkan Saatcı, Büyükşehir yasasını tekrar eleştirdi. Saatcı: “Bu yasanın Türk Belediyeciliğine nokta kadar faydası yok” ifadelerini kullandı

 

Temmuz ayı meclis toplantısı başlangıcında Datça Belediye Başkanı Şener Tokcan’ın Büyükşehir yasasından dolayı istifasına değinen Fethiye Belediye Başkanı Behçet Saatcı, “Öncelikle Datça Belediye Başkanı Şener Tokcan’ı duruşundan dolayı tebrik ediyorum. Hükümet kurulsaydı Sayın Başbakanın kapısına gidip, “Bu yasayı düzeltelim, düzeltilmiyorsa 30-40 Belediye Başkanı istifa ediyoruz” desek daha güzel olacaktı. Satranç’ta bir söz vardır; ‘Ölürken öldürseydi’ diye. Bu şartlarda hepimizin gideceği yol Şener Bey’in yolu. Halka verilen sözleri bu yasadan dolayı yerine getiremeyen tüm arkadaşların yapacağı tek şey istifa etmek. İlk bayrağı Şener açtı. O kocaman yüreğinden dolayı Şener’i kutluyorum. Bunu siyaseten söylemiyorum. Bu yasanın Türk Belediyeciliğine getirdiği nokta kadar bir faydası varsa ben hiç bir şey bilmiyorum. Hiçte ukala değilim. Belediyeciliğin kitabını yazarım. Oruç ağzımla diyorum ki; ‘Bu yasanın zerre kadar bize katkısı varsa, buradan kalkmak nasip olmasın’ Maalesef hangi akla hizmet bu yasa çıkarıldı. Benim yukarıdaki başkanla işim yok! Benim işim yasayla” ifadelerini kullandı.

 

“6 ayda 25 milyon 500 TL borç ödedik”

Fethiye Belediyesi’nin Büyükşehir yasasından sonra özellikle belde belediyelerinden gelen borçlar ile gelir getiren tüm birimlerin Büyükşehir Belediyesi’ne aktarılmasından oluşan yaklaşık 28 milyon TL borç ile ilgili de değerlendirmelerde bulundu. 6 ay gibi kısa bir sürede 25 milyon 500 TL’sini yapılan tasarruflarla ödendiğini meclis üyeleriyle paylaşan Başkan Saatcı, “Emeği geçen tüm arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Emlak vergisi olmasa yanmıştık. Zaten sabit 2 milyon 500 TL personel maaşı ödüyoruz. Geçtiğimiz yıl az da olsa bir şeyler yapmıştık. Ancak şimdi köylerimizde ve merkezde yol çalışmalarına başladık.

 

“Su parası bize yeter, artardı”

Büyükşehir yasasıyla ilçe belediyesinin üzerine yük olan birçok biriminde Büyükşehir Belediyesi’ne gittiğini söyleyen CHP’li Yücer Börekçi’ye esprili bir şekilde yanıt veren Başkan Saatcı, “Biz o yüklere razıydık. Sadece suyun 4 lira 30 kuruş olması bize yeter, artardı bile…” diye konuştu.

 

MECLİS CUMA GÜNÜ TEKRAR TOPLANACAK

Daha sonra gündem maddelerinin görüşüldüğü Temmuz ayı toplantısında 20 madde gündemde yer aldı. Gündemde yer alan 2’nci maddede Çiftçi Malları Koruma Meclisi’ne Belediye Meclis üyeleri arasından 5 asil ve 5 yedek üye seçimi yapıldı. Seçimde Cumhuriyet Halk Partisi’nden asil üyeliklere Atabey Akgün, Yücel Börekçi, Ali Kara İsaoğlu’nun isimleri verilirken yedek üye için Mert Demir, Recep Şatır ve Ünsal Erişken’in isimleri verildi. Adalet ve Kalkınma Partisi’nden asil üyelik için Turgay Öztürk’ün ismi, yedek üyelik için Durmuş Arıcan’ın ismi verildi. Demokrat Parti’den asil üyelik için Hasan Yöntem, yedek üyelik için Mehmet Ünsal’ın isimleri verildi. Verilen isimleri arasından mecliste gizli oylama yapıldı. Oylama sonucunda 29 oy alan asiller meclis üyeliğine seçildi. Gündemin 3’üncü maddesinde Çiftçi Malları Murakabe Heyetine Belediye Meclis Üyeleri arasından 5 Asil, 5 Yedek Üye seçimi yapıldı. Cumhuriyet Halk Partisi’nden asil üyeliklere Fercan Akçin, Mustafa Koyuncu ve Nalan Nurhat, yedek üyeliğe Hüseyin Nebioğlu, Funda Gürol, Ahmet Selim Yücel’in isimleri verildi. Adalet ve Kalkınma Partisi’nden asil üyelik için Durmuş Arıcan, yedek üyelik için Turgay Öztürk, Demokrat Parti’den asil üyelik için Mehmet Ünsal, yedek üyelik için Hasan Yöntem’in ismi verildi. Yapılan gizli oylama sonucu 29 oy alan üyeler meclis üyeliğine seçildi. Gündemde yer alan 4, 5, 6, 7, 9, 10, 11, 12, 13ve 14’üncü maddeler oy birliğiyle kabul edildi. 14’üncü maddede yer alan kaymakamlık binasının yenilenmesi kararı oy birliği ile kabul edildi. 16. madde Fethiye Müftülüğünün Merkez Camii’de yaptığı projeyle ilgili tahsis belediye meclisi tarafından imar komisyonuna devredildi. 18 ve 20. maddeler ise ilgili komisyona gönderildi. Belediye meclisinin Ağustos’ta tatilde olması nedeniyle vatandaşların Eylül ayına kadar bekletilmemesi için Belediye Başkanı Behçet Saatcı 8, 15, 17, ve 19. maddelerin Cuma günü saat 15:00’da meclisin tekrar toplanmasını istedi. Meclis oy birliğiyle tekrar toplanmaya karar verdi.

 

CHP DE KONGRE SÜREÇLERİ BAŞLIYOR

7 Haziran Seçimleri geride kaldı.

Sonuçlarını, toplumun kime ne mesaj verdiğini? Hala tartışıyoruz.

Bu tablodan koalisyon çıkarmı? Ya da nasıl bir koalisyon çıkar?Erken Seçim’e mi gideriz?

Bunları önümüzdeki günlerde hep birlikte göreceğiz.

Bu arada; Sonuçları her partinin kendi içinde de değerlendiriyor olduğunu ihtiyatlı koalisyon pazarlığı adımlarından anlıyoruz.

Cumhuriyet Halk Partisi en demokratik şekilde yine tabandan başlayarak İl ve İlçe Danışma Kurullarını toplayarak bu değerlendirmeleri yapıyor.

Diğer taraftan, İl ve İlçe Kongreleri Takvimi de Parti Tüzüğü hükümlerine göre işletilecektir.

Eylül ayı içinde İlçe Kogreleri’nin Ekim ayı içinde de İl Kongrelerinin gerçekleştirileceğini basından öğrendik.

Bu nedenle de, Onlarca kere tekrarladığım ve paylaştığım SONUÇLARI TECRÜBE İLE SABİT olan realiteyi bir kez daha paylaşmak istiyorum.

İl ve İlçe Örgütleri’nin yapılanmasının önce Yerel İktidarlara sonra da Merkezi Yönetim de İktidara götüren iradenin omurgasını oluşturduğunu ve bu omurganın sonra ki her adımı belirlediğini artık kabul etmeliyiz.

Geçen hafta ki yazıma İDEOLOJİMİ KALDI YA? Diye başlamıştım.

Bana göre; Tam da bu günlerde özeleştiriye buradan başlamalıyız.

Cumhuriyet Halk Partisi, kim ne derse desin bir İDEOLOJİ partisidir.Uzun uzun anlatmaya da gerek yok zaten ALTI OK’LA simgelenen ilkeler ideolojinin ta kendisidir.

O ilkelerin, Ateşli nutuklarda ard arda sıralanan sözcük armonisinden öte tarihi bir misyonu, sorumluluğu olduğunu da her konumda ki göreve talip olanların bilmesi ve kabul etmesi gerekir.

Bu gün; Cumhuriyet Halk Partisi’nin ilkeleri arasında ki DEVRİMCİLİK misyonunu her zamankinden daha çok yerine getirmek sorumluluğu vardır.

Emek- Sermeya denkleminin EMEK aleyhine bozulan dengesini yeniden kurmak, üstünlerin değil Hukukun üstünlüğünü yeniden tesis etmek iddiasında ilk ve en önemli adım İl ve İlçe Örgütlerinin yapılanmasında ki TERCİH SAİKLERİDİR.

Çok açık ve Net olarak ifade ediyorum;

Göreve talip olduğunuz şehirlerde kurulu düzeni devam ettirmek Ya da kurulu düzenin rahatsız olmayacağı bir parti tablosu oluşturmak kabullenişi içindeyseniz GÖREVE TALİP OLMAYIN.

Tam aksine; Kurulu düzeni sıradan insanlar lehine bozmayı vaad edebilecek durumda olun ve bunu nasıl yapacağınızı da açık açık anlatın.

Bu gün, teslimiyet hali ile başlanan yarışdan, yarın birinci çıkmak mümkün değildir, zira teslimiyet zaten İKTİDAR İDDASINDAN VAZGEÇMEKTİR.

Bu yarış için; SİYASETİN FİNANSMANI DA SORGULANMALI diyeceksiniz elbette.

İktidar gücünden beslenen EBEDİ İKTİDAR döngüsüsünü kırma cesaretiniz yoksa baştan beri bütün yazdıklarımın KIYMET-İ HARBİYESİ DE yoktur.

Siyaset de gerçekten iktidar niyeti ile yola çıkacaksanız önce; Kurulu düzenin içinde ki konumunuzun zarar görebileceği endişenizi bir kenara bırakın ve SİYASETİ ÖYLE YAPIN YA DA YAPMAYIN.

FETHİYE GERÇEK SEVGİ İLE KALKINIR

Gerek bendeniz ve gerekse diğer kıymetli köşe yazarları arkadaşlarım sık sık Fethiye’mizin daha gelişmesi, kalkınması,asık suratlı insanlar yerine yüzleri gülen insan topluluğu olsun diye sürekli yazıyoruz. Bıkkınlık mı var diye sorarsanız  asla, çünki bizler gerçek Fethiye sevdalısıyız,ömrümüz ve gücümüz yettiğince doğruları hep yazacağız.

Bakınız 60 lı yıllarda elektriği ve yolları bile olmayan ilçemiz ALANYA bu gün bir Avrupa şehri kadar her yönden gelişti. Şehir kültürü fevkalade gelişmiş, yolları tertemiz, trafik organize edilmiş, yaya ve bisiklet yolları çok muntazam. Keza özürlü vatandaşlar için her kolaylık düşünülmüş. Yıllık resmi turizm geliri 2 milyar dolar. Çok güzel bir marinası var,denizciler için vazgeçilmez bir uğrak yeri olmuş. Şehrin Kaymakamı mesaisini makam odası yerine Alanya’lılarla ve ahaliyle nerede ise iç içe yaşıyor ve denetliyor.

FETHİYE’MİZİN DEĞERLİ YÖNETİCİLERİNE,

Aylar, yıllardır çeşitli ve gerçek sorunlarımızı dile getiriyoruz, ama burnundan kıl aldırmayan büyük ve bilgiç yöneticilerimiz bıyık altından gülüp geçiyorlar. İşimize müdahale etmeyin der gibi bir tutumla günlerini dolduruyorlar ama Fethiye öksüz evlat gibi yüzüstü bırakılıyor. Büyükşehir Belediye yasası nedeniyle İlçe Belediyeler ile Muğla Büyükşehir Belediyesi arasında korkunç bir kopukluk, koordinesizlik, hatta ayrımcılıklar var. Yasa gayet açık ancak uygulama yapılamıyor ve yapılmıyor.

ÇOK DEĞERLİ ve BÜYÜK YÖNETİCİLER, TURİZM CENNETİ FETHİYE İLE LÜTFEN İLGİLENİNİZ…

(ama asla göstermelik olarak değil)

  1. Sezondan önce adeta YOLLARIMIZ perişan diye yalvardım, ilgilenmediniz, laf olsun diye birkaç ilçenin önemsiz sayılacak yollarını yapıp, gazetelerde pozlar verdiniz. Gelirinin büyük bölümünü turistten kazanan şehrin ilk yapılacak işi YOLLARINI yapmaktır. İddia ediyorum Güneydoğu’nun yolları bile bizimkiler yanında kalite sembolüdür.
  2. Fethiye Kruvaziyer limanı, Fethiye’nin yıllardan beri özlemini çektiği ve şehrin ekonomisini gerçekten canlandıracak, hayati bir yatırımımız olup, yer seçimi aşamasına getirilen bu büyük olgu için başta Fethiye Ticaret  ve Sanayi Odalarına ciddi çabaları için gönülden teşekkür ediyorum. Yeni Hükümet kurulur kurulmaz inşallah sonuçlandırma çabalarını bekliyoruz.
  3. Parklar, bahçeler, spor tesisleri, gasilhaneler (ölü yıkama odaları), araç park yerleri, plajlar, turizm büroları, tekne yapımı ve tekne park yerleri için tatbikatı olan çalışmalar ve iyileştirmeler bekliyoruz.

AYRICA,

Fethiye’mizin sembolü FETHİYESPOR’da Başkan ve yönetim değişikliği oldu. Başkan Okan Uysal’a ve yeni yönetime kolay gelsin diyor ve başarılı sezonlar diliyorum. Ahmet hocayı tabii sporculuğundan biliriz, temennim teknik adamlıkta da başarılı olsun. Eski yönetime daima şunu yazmıştım. 25-30 tane adam almak asla Fethiyespor’a kazanç getirmez, ihtiyaç olan 4-5 bölgeye kendisini kanıtlamış futbolcular alıp genç yeteneklerle karma yapmak Fethiyespor’u mutlak başarıya taşır.

FETHİYESPOR’a PTT 1.Lig çok yakışır.

UNUTACAK MIYIZ?

Unutma kardeşim sor , sen de sor;

Küllendi sanıyorsun deseler de  ateşi,

Karıştırınca bak yeniden  yanmaya başlar,

Karıştırmazsan yakamazsın  ateşi işin zor.

Nereye baksam , bir başka görmeye , kimi dinlesem bir başka söylemeye başladı ve ben   bir başka  öğrenmeye başladım , bunca yıl sonra hayatı.  Değişen ne var ? diye  soramadım.Yoksa ben mi çok  değiştim?  Nereden nereye uzanmışız?  nelere  bulaşmış olduğumuzu  bir anlayabilmişmiyiz  demiş oturmuşuz ve  kara , kara düşünmeye başlamışız. Bunun sonunun böyle olacağını , bir bilebilseydik  bunca dert başımıza açılır mıydı? Bu ne iştir   bu ne  anlaşılmaz iştir  içinden nasıl  çıkılır bir bilen olsa da anlatıverse   ,düzeltiverse  eski günlerde ki gibi oluverse her şey demek için   çok geç  kalmadık mı ? , hem de çok geç  Biri çıkmış  delikli  oyuk taşlardan kurduğu  hayali sarayın tepesinden bakmış ülkeye ben demiş ;  her şeyi ben bilirim . Fark edememiş  oyuklu taşlardan birisi kırılınca  o koca dağ bir anda yıkılır ,   hem de Üstünde  ta tepeler de oturan  ne olduğunu anlamadan !…     siz şaşkın bu manzaraya bakarken   bir başkası çıkar meydanlarda  sizin söylemek isteyip diyemediklerinizi söyler , ama öylesine kaypaktır ki  kayarken  en önde gittiğini  herkesi ezip  geçeceğini  söyler  , seçim biter söylediklerini  çoktan unutmuştur.  Ama  o kaymaya  öyle alışmıştır ki  zemin kaypaktır farkına bile varamamıştır; her kese  lafı çakar ama  bilmez ki kaymaktadır ve gittikçe  sevgiden  uzaklaşmaktadır!..Bu milletin  her  ferdinin , bir  çarıklı erkan-ı harp olduğunu  unutmuştur. Adamı öyle bir kaydırır ki  bu millet ; nereye  kayıp gittiğini anlayamaz. Birinci olacağım derken ne kendi kalır ne de partisi.  Dağın tepesinde  olduğunu sanıp  tepelerden bakanla  aynı kaderi paylaştığın da her şeyi  anlar ama  iş , işten geçmiştir. Haydi ben böyle istiyorum , takılın peşime  dediğinizde  yeni seçilmiş bunca  Milletin vekili sizin peşinizden gelir mi sanıyorsunuz? … Memleketin  çözülmeyi bekleyen meselelerini  unutturmak mı istediğiniz? …                                                   Ya  Anayasa  Mahkemesinin  akılları karıştıran  ve vicdanın kabul etmediği ,resmi nikah olmadan İmam Nikahı kıyan  imamları  cezadan  kurtarmasını  nasıl  içimize sindireceğiz? Bu istediğin kadar  kadın ı al,  nikahladığın ister çocuk olsun , ister  yetkin ne fark edecek anlamına gelmiyor mu? Biz sahi  hangi ülke de  yaşıyoruz diye  kendimize  sormayacak mıyız?  Bunu her yerde  her zeminde  mutlaka  pretosta edeceğiz. İstanbulda  Milyonu aşan imza  kampanyasının  küfeler dolusu  imza larını  kimler görmezden gelecek?  Biz haritada  göster yerini desek bilmediğimiz   bir ülkede Patagonya’da mı yaşıyoruz?  Sahi biz neden böyle olduk?  neden her gün  bir başka ülkede sürgünde yaşar gibi kendi ülkemizde tedirginiz  ,bir diken üstünde oturur gibiyiz?    Şunu gördük  yapılan seçimde  milletin o/o 60 ı  bu gidişi  istemiyor  durdurun  diyor ama  hâlâ  o/o 40  takılmış  peşlerine ben memnunum diyor anlamak anlatmak mümkün değil !…   Meclis   açıldı artık  kanun teklifleri peş peşe gelecek ,bunları gündeme almayacağız diyen  bir  meclis  başkanı  çıkacak mı? Devlet imkanlarını seçimler de  kendi çıkarları için  yarınlarımızı harcayanlardan hiç hesap sorulmayak mı? Bunları sormayan  milyar dolarların nasıl  uçtuğunu soramayan  milletin vekili, vekil  olarak  mecliste oturabilir mi?   Seçim ısraflarını önüne nasıl geçilecek?  bunların önlemi  nasıl alınacak?  hele  askerin getirdiği  bir  baraj meselesi var ki  kökünden neden kaldırılmıyor  bu kaldırılmadan bir daha  seçim olur mu? Böylece   adil olmayan  bir  seçim barajını  kimler  kaldırmaktan yana olmaz?  Milletin hepsinin  temsilcisinin mecliste olmasını , neden istemez,  anlamak mümkün mü? Nereden Buldun kanunu  neden kaldırıldı  ? Bu kanun öyle  frenleyici idi ki  kimse  hesabını veremiyeceği bir servetin sahibi olamazdı. Bu kanun neden yeniden  getirilmesin ?  Kim  ne  yaptıysa  hesabını mutlaka vermeli. Nereden nasıl  bulduğunu  kanıtlamalı ; yoksa  eski hamam eski tas misali değişen hiç bir şey olmayacak. Geçmişin hesabı verilmedikçe   yarınların aynı olmayacağını kim bize  garanti edebilir? Yoksa rahmetli (nur İçinde yatsın) Süleyman Demirel’in dediği gibi ” Dün dündür, bugün de bugündür ” deyip duracak mıyız? . insan aklı unutmakla  doludur deyip  her şeyi unutmak  geçmişimizi yaşamamış olmak değil mi? Neleri unutmadık ki der gibisiniz  , ama  şu kalem var ki hep yazmış siz unutsanız da yazılanlar  orada durup duruyor ve bir gün birileri  mutlaka bunları ortaya  döküveriyor. ne yaparsak yapalım yalanların üzeri örtülmüyor. Sineye çektikçe  her şeyi kendi elimizle yarınlarımızı  yok ediyoruz unutmamalı ki yarınları olmayan bir millet  sonunda kendisi de yok olur.

İftar yemeğinde seçimi değerlendirdiler

Milliyetçi Hareket Partisi Fethiye İlçe yönetim kurulu üyeleri iftar yemeğinde bir araya gelerek 7 Haziran tarihinde yapılan genel seçimleri değerlendirdi.

 

7 Haziran tarihinde yaşanan genel seçimlerin hemen ardından yaşadığı rahatsızlıktan dolayı Ankara’da ameliyat olan ve o günden bu yana evinde istirahat eden Milliyetçi Hareket Partisi Fethiye İlçe Başkanı Cengiz Çay, yönetim kurulu üyeleri ve aileleri ile Alo 24 Restaurantlar da bir araya gelerek iftar açtılar.

 

Yönetim kurulu üyelerinin tamamının katıldığı iftar yemeğinde en çok konuşulan konu yine 8 Haziran tarihinde yaşanan seçimler ve koalisyon hükümetin hangi partiler arasında kurulacağı oldu. İftar yemeğinde yönetim kurulu üyeleri ve onların aileleri ile birlikte olmaktan dolayı çok mutlu olduğunu söyleyen Milliyetçi Hareket Partisi Fethiye İlçe Başkanı Cengiz Çay, “Hem böyle güzel bir iftar yemeğinde, hem de bir araya gelmişken 7 Haziran seçimlerini değerlendirmek ve 7 Haziran tarihinden bu yana yaşanan genel siyaseti değerlendirmek amacı ile bu organizasyonu yaptık. Bu gecenin en önemli özelliği ise 7 Haziran seçimleri sürecinde yönetim kurulu üyeleri işlerinden güçlerinden ödün verip çalıştılar. Onlara bu anlamda da çok teşekkür ediyorum. Bu vesile ile tüm halkımızın da mübarek Ramazan ayını kutluyorum” dedi.

NEYİ YA DA HANGİ KONUYU YAZSAM Kİ!

Değerli okurlar, bu yazımda hangi konuyu ele alsam diye epeyce bir düşündüm desem yalan olmaz. Neden derseniz,  o kadar konu var ki üzerinde durulması gereken, kafa yorulması gereken.

Acaba dedim, KOBANİYE  iki bin tır dolusu yardım ettiği halde, İŞİD ile ilişkilendirilmeye  çalışılıp, Son saldırılarda İŞİD TERÖRISTLERİ Türkiye’den geldi yalanını yayan Yüzsüz ve arsızlara bir cevap mı yazsam dedim.

Bunca iftiralarına bir de AK SARAY da milyon dolarlık iftarlar diye ‘ İFTİRA VE YALANLARINI’ ekleyen batının uzantısı ve beslenkilerinin yaptığı iğrenç yalan kampanyalarını mı yazsam.

Acaba, zalim Çin Hükümeti’nin Uygur Türkler’ine yapmış olduğu katliamlardan mı bahsetsem. Oruç tutmalarını yasaklamasını mı yazsam.

Acaba diyorum, sanki uluslararası güçlerin taşeronluğuna soyunmuşçasına, Ülkemiz için hayati derecede önem arzeden, üçüncü havalimanı, üçüncü köprü gibi yatırımların durması için dava üstüne dava açan  TÜRKİYE MIMARLAR VE MÜHENDİSLER ODASININ BİR KATİRLYON paraya hükmettiğini mi yazsam ya da “KAÇAK” binada oturduğunu mu yazsam.

Diyorum ki acaba, 28 Şubat Döneminde Kur’an okutan müessese ve namaz kılan öğrenci avına çıkan Uğur Dündar’ın, şimdilerde köşesinde bitmez tükenmez Ak Parti Ve Erdoğan düşmanlığı için, İslami içerikli yazılar yazdığı ve Kur’an’dan, israftan bahsettiği konu ile ilgili mi yazsam.

Acaba diyorum, ODA TV kapsamında geçmişte tutuklanıp hapis yatan gazeteci Nedim Şener’in ” GÜLEN ADAM OLSAYDI ÇIKIP GELİRDİ” ve devamla askerler yurt dışından çıkıp geldiler teslim oldular. Ama Gülen 98 de kaçtığı gibi bütün Yöneticileri de Yurt dışına kaçmaya başladılar. Hukuksuzluk varsa erdemli bir adam gelir ve göğsünü siper eder sözü üzerine mi yazsam.

Acaba diyorum, Cahiliye devrinde bile haram aylarda kan dökülmesin diye Savaş’a ara verildiği halde, nasıl bir Müslüman ve Müslümanlık anlayışıdır ki, şu mübarek Ramazan Ayında oluk oluk Müslüman kanını yine Müslümanım diyen bir zihniyet ya da zihniyetler akıtıyor; acaba bu konu hakkında mı yazsam diyorum.

Acaba diyorum, Anayasaya bağlılık yemini eden ama İstiklal Marşı’nı okumayan ve o Marşı’n ruhundan habersiz, bir kulağı kandilde, öbür kulağı İmralı da olan olan şu zavallı HDP liler hakkında mı yazsam diyorum.

Acaba diyorum, Doğu ve Güneydoğu’da beli silahlı, dilinde kan kokan, Batıda ise Barış güvercinleri uçuran, şu SELOCANI bütün şirinliğiyle TV ve gazeteleriyle halka pazarlayan Doğan Medya’sının, seçim sath-ı mahallinde yaptıklarını unutup en Yüzsüz şekliyle, Dilek Öcalan’ın meclise girmesini kastederek ” Bugünleri de gördük” haberi üzerinde mi yazsam acaba?

Acaba diyorum, Bebekte, Nişantaşı’nda oturup, en Mükellef sofralarda ve en mükemmel mekanlarda vatan millet aşkıyla yanıp tutuşan şu bizim sonradan olma ve sonradan görme sosyete takımının HDP ve SELOCAN hayranlığının sebeplerinden mi bahsetsem.

Acaba diyorum, 1940 larda millet açlıktan ölürken, lüks içinde yaşayan ve çocukları için son model spor bir araba alan  İnönüden mi bahsetsem.

Acaba diyorum, gençliğin Ak Partiye ilgisizliği ile ilgili bir değerlendirmeye Başbakan Davutoğlu’nun “gençliğin durumu beni kara kara düşündürüyor” sözü üzerine mi yazsam diyorum.

Acaba diyorum, Ak Partinin yetkili kişilerinin seçim değerlendirmesi ve sonuçları ile ilgili hala bazılarının çıkan sonucun ne anlama geldiği ile ilgili sağlıklı değerlendirme yapmaktan uzak oldukları hakkında mı yazsam diyorum.

Acaba diyorum, celladından medet uman ve kurtuluşu için ondan ümit besleyen tombullardan mı bahsetsem diyorum.

Acaba diyorum, adım adım Ak Partiden uzaklaştırılan ve sistematik olarak Ak Parti ile seçmen arasına mesafe kondurulan İl ve ilçelerden mi bahsetsem diyorum.

Acaba diyorum, halk oyuyla seçilmiş bir Cumhurbaşkanı’na mecliste malum zihniyetin yaptığı saygısızlığı kastederek ” BALKONDA TEK BAŞINA ” diye manşet atan Cumhuriyet gazetesine ” TEK BAŞINA DEĞİL, ARKASINDA %52 LİK HALK DESTEĞİ OLDUĞUNU” hatırlatan bir yazı mı yazsam.

Yoksa, Ak Parti davası ve misyonun ne demek olduğunun hala idrakinde olmayan ama önemli koltukları işgal eden parti içindeki beslemelerden mi bahsetsem diyorum.

Velhasıl değerli okurlar, sadece Türkiye siyaseti gibi benim kafam da karışık. Hangi konuda yazacağımı bir türlü kestiremedim doğrusu.

Değerli okurlar isterseniz, en iyisi değindiğim bu konulardan hangisi ya da hangileri ilginizi çekerse o konu üzerinde kafa yoralım beraberce.

Sağlıcakla kalın değerli okurlar. Hayırlı Ramazanlar.

Av. Ramazan Yıldırım

Asfalt ve parke çalışması başladı

6 ay gibi kısa bir sürede 25 milyon 500 TL borç ödeyerek nefes alan Fethiye Belediyesi,  hizmetlerine kaldığı yerden devam ediyor. İlçenin neredeyse her bölgesinde asfalt ve parke çalışmaları başlatıldı

 

OVACIK’TA 55 BİN M² ALAN ASFALT YAPILIYOR
Ölüdeniz’in Ovacık bölgesinde tozdan geçilmeyen yaklaşık 12 bin m² alanda asfalt çalışması yapan Fethiye Belediyesi, 43 bin m² asfalt için ön hazırlığını yaptı. Acil yapılması gerekilen noktalarda ekipler geç saatlere kadar çalışma yaparken Fethiye Belediyesi’nin hizmetleri sadece Ölüdeniz’de sınırlı değil.

 

ELDİREK TOZDAN KURTULUYOR
Fethiye Belediyesi, yasa ile ilçeye bağlanan köy ve beldelerde çalışmalarını hızlandırdı. Birçok sokağın toprak olması dolayısıyla asfalt çalışmalarını Eldirek’ten başlayan Fethiye Belediyesi, bölgede yaklaşık 29 bin 675 m² alanda asfalt çalışmasına başladı. Fen İşleri ekibinin yoğun mesai harcadığı yol çalışmalarında Eldirek yanı sıra Çamköy’de de asfalt çalışmalarına başlanacak.

 

GÖCEK’TE ÇALIŞMALAR BAŞLADI
İlçenin bir başka turizm bölgesi olan Göcek Mahallesi’nde bölge bölge ilerleyen Fethiye Belediyesi, bozuk yollara yaptığı rotmiks çalışmasıyla ilk çalışmalarını gerçekleştirmişti. 23 bin 86 m² alanda başlanan asfalt çalışmasının yaklaşık bir ay boyunca sürecek. İnlice’de geçtiğimiz yıl yolların büyük bir kısmının asfalt yapıldığı öğrenildi.

 

KARAÇULHA, ÜZÜMLÜ, ÇİFTLİK, ÇAMKÖY

Coğrafi alanın büyük olmasına rağmen her noktaya ulaşmayı hedefleyen Fethiye Belediyesi, Çiftlik Mahallesi’nde 83 bin m² alanda asfalt çalışması yapacak. 83 bin m² alanın yaklaşık 17 bin m²’nde çalışmaları sonlandıran Fethiye Belediyesi, bölgede toprak alan bırakmayacak. Çamköy, Karaçulha, Üzümlü, Kayaköy ve Keçiler’de de asfalt çalışmaları kısa bir süre içerisinde başlayacak.

 

TAŞYAKA VE BABATAŞI PARKE OLUYOR
Pazaryeri Mahallesi’nde 61 bin m² asfalt çalışması yapılırken 2 bin m² alanda daha çalışma yapılacağı öğrenildi. Fethiye Belediyesi kısıtlı bütçeye rağmen özellikle Sanayi sitesi arkasında kalan bölgelerin tamamını asfalt yaparak bölgenin en büyük sorunlarından bir tanesini çözmüş oldu. Büyükşehir yasanın sorunlar getireceğini daha önce bilen Başkan Saatcı, seçimlerden önce bölgenin alt yapısını tamamlamıştı. Pazaryeri mahallesinde çalışmalar sona ererken, Taşyaka’da Temmuz ayının başı itibariyle parke çalışması yapılacağı öğrenildi. Aynı zamanda Babataşı Mahallesi’nin özellikle Yusuf İzzet Gökçe İlkokulu bölgesinde geniş çaplı parke çalışmasının yapılacak.

 

İLAN FETHİYE BELEDİYE BAŞKANLIĞINDAN

Belediye Meclisinin 2015 Yılı Temmuz Ayı Toplantısı aşağıdaki gündem uyarınca 1 Temmuz 2015 Çarşamba günü saat 14:00′de Belediye Meclis Salonunda yapılacaktır. İlgililere ve sayın halkımıza duyurulur.
GÜNDEM_:
1. 01/06/2015 tarihinde yapılan 2015 Yılı Haziran Ayı Meclis Toplantısının Karar Özetinin okunması,
2. Yazı İşleri Müdürlüğü’nün, TC. Fethiye Kaymakamlığı İlçe Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü’nün, 08/06/2015 tarih ve 64053752-3820 sayılı yazısına istinaden 4081 Sayılı Kanunun 4.maddesi uyarınca Çiftçi Malları Koruma Meclisi’ne Belediye Meclis Üyeleri arasından 5 Asil, 5 Yedek Üye seçiminin yapılmasına ilişkin Meclise havaleli 19/06/2015 tarih ve 82332389.301.03.96 sayılı müzekkeresinin görüşülmesi,
3. Yazı İşleri Müdürlüğü’nün, T.C.Fethiye Kaymakamlığı ilçe Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü’nün,08/06/2015 tarih ve 64053752-3820 sayılı yazısına istinaden 4081 Sayılı Kanunun 4.maddesi uyarınca Çiftçi Malları Murakabe Heyetine Belediye Meclis Üyeleri arasından 5 Asil, 5 Yedek Üye seçiminin yapılmasına ilişkin Meclise havaleli 19/06/2015 tarih ve 82332389.301.03.95 sayılı müzekkeresinin görüşülmesi,
4. İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğü’nün,22 Şubat 2007 tarih ve 26442 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren “Belediye Ve Bağlı Kuruluşları ile Mahalli İdare Birlikleri Norm Kadro İlke Ve Standartlarına Dair Yönetmeliğin” 10. Ve 11.maddeleri uyarınca Belediyemizde Genel İdari Hizmetler Sınıfında bulunan 8.Derece 1 adet Memur kadrosunun iptal edilerek yerine 8.Derece 1 adet Eğitmen kadrosunun,5.Derece 1 adet Tahsildar kadrosunun iptal edilerek yerine 9.Derece 1 adet Tahsildar kadrosunun, Teknik Hizmetler Sınıfında bulunan 3.Derece 1 adet Teknisyen kadrosunun iptal edilerek yerine 8.Derece 1 adet Programcı kadrosunun,4.Derece 1 adet Tekniker kadrosunun iptal edilerek yerine 3.derece 1 adet Tekniker kadrosunun, Sağlık Hizmetleri Sınıfında bulunan 4.Derece 1 adet Veteriner Hekim Kadrosunun iptal edilerek yerine 3.Derece 1 adet Veteriner Hekim kadrosunun ihdas edilmesine ve 5393 Sayılı Belediye Kanunu’nun 49.maddesinin 3.fıkrası uyarınca tam zamanlı Sözleşmeli Personel olarak çalıştırılacak 1 adet 8.Derece Eğitmen, 1 adet 8 Derece Programcı ve 1 adet 9.Derece Teknisyenin istihdam edilerek ücretlerinin tespit edilmesine ilişkin Meclise havaleli 19/06/2015 tarih ve 72745708-907-02/506 sayılı müzekkeresinin görüşülmesi,
5. 01/06/2015 tarihinde yapılan 2015 Yılı Haziran Ayı Meclis Toplantısında gerekli inceleme ve araştırmanın yapılabilmesi için İmar Komisyonuna havale edilen Mehmet SEZGİN’in 29/04/2015 tarihli dilekçesindeki ilçemiz, Karaçulha Mahallesi 1/1000 ölçekli Karaçulha Uygulama İmar Planı Plan Hükümleri Değişikliği talebinin görüşülmesi,
6. 01/06/2015 tarihinde yapılan 2015 Yılı Haziran Ayı Meclis Toplantısında gerekli inceleme ve araştırmanın yapılabilmesi için İmar Komisyonuna havale edilen Ercan ÇINAROĞLU’nun 25/05/2015 tarih ve 8527 sayılı dilekçesindeki İlçemiz, Karaçulha Mahallesi, Gökalan Mevkii Çevre Yolu kenarı 665 nolu parsele yönelik hazırlanan 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı talebinin görüşülmesi,
7. 01/06/2015 tarihinde yapılan 2015 Yılı Haziran Ayı Meclis Toplantısında gerekli inceleme ve araştırmanın yapılabilmesi için Plan ve Bütçe Komisyonu ile Diğer İşler ve Yönetmelikler Komisyonuna havale edilen Fethiye Sabit Seyyar Pazarcılar ve Manavlar Esnaf Odası Başkanlığı’nın 28/05/2015 tarih ve 2015/28 sayılı yazısına istinaden Oda Başkanlığı ile Çamköy Belediye Başkanlığı arasında yapılan Sözleşmenin fesih edilmesine ve Kapalı Semt Pazarının borçları ile birlikte Fethiye Belediye Başkanlığına devrinin yapılmasına ilişkin talebinin görüşülmesi,
8. İmar ve Şehircilik Müdürlüğü’nün, Ömer ÖNDER’in 06/05/2015 tarih ve 7421 sayılı dilekçesindeki İlçemiz, Kargı Mahallesi,Uzunkır Mevkii,02c-3d pafta,215 ada 8 nolu parsele ait çekme mesafelerinin belirlenmesi talebine ilişkin Meclise havaleli 08/06/2015 tarih ve 13891318/310-01-388 sayılı müzekkeresinin görüşülmesi,
9. Plan ve Proje Müdürlüğü’nün, İlçemiz, Kesikkapı Mahallesi, Tuzla Mevkii, 1994 ada,4 nolu 395.00 m2′lik parseldeki Maliye Hazinesi adına kayıtlı 41.00 m2′lik hisseden payımıza düşen 2.67 m2′lik miktarın, parselde hissedar olmamız nedeniyle,5393 Sayılı Belediye Kanunu’nun 18.maddesinin “e” bendi kapsamında değerlendirilerek Kaymakamlık Makamı Milli Emlak Müdürlüğü’nün 03/06/2015 tarih ve 4931 sayılı satış talebine istinaden Belediyemizce satın alınıp, alınmayacağının belirlenmesine ilişkin Meclise havaleli 16/06/2015 tarih ve 42798632/310-99-208 sayılı müzekkeresinin görüşülmesi,
10. Plan ve Proje Müdürlüğü’nün, İlçemiz, Patlangıç Mahallesi,Çatalarık Mevkii,2462 ada,8 nolu 421.00 m2′lik parseldeki Maliye Hazinesi adına kayıtlı 21.00 m2′lik hissesinin,parseldeki diğer hissedar olmamız nedeniyle,5393 Sayılı Belediye Kanunu’nun 18.maddesinin “e” bendi kapsamında değerlendirilerek Kaymakamlık Makamı Milli Emlak Müdürlüğü’nün 03/06/2015 tarih ve 5005 sayılı satış talebine istinaden Belediyemizce satın alınıp, alınmayacağının belirlenmesine ilişkin Meclise havaleli 16/06/2015 tarih ve 42798632/310-99-209 sayılı müzekkeresinin görüşülmesi,11. Plan ve Proje Müdürlüğü’nün, İlçemiz, Kesikkapı Mahallesi, Yazlayurdu Mevkii,1849 ada,1 nolu 484.00 m2′lik parseldeki Maliye Hazinesi adına kayıtlı 50.00 m2’lik hisseden payımıza düşen 0.80 m2′lik miktarın, parselde hissedar olmamız nedeniyle,5393 Sayılı Belediye Kanunu’nun 18.maddesinin “e” bendi kapsamında değerlendirilerek, Kaymakamlık Makamı Milli Emlak Müdürlüğü’nün 03/06/2015 tarih ve 4990 sayılı satış talebine istinaden Belediyemizce satın alınıp, alınmayacağının belirlenmesine ilişkin Meclise havaleli 16/06/2015 tarih ve 42798632/310-99-210 sayılı müzekkeresinin görüşülmesi,
12. Plan ve Proje Müdürlüğü’nün, İlçemiz, Çamköy Mahallesi,138 ada.13 nolu 1278.25 m2’lik parseldeki Maliye Hazinesi adına kayıtlı 13.00 m2′lik hisseden payımıza düşen 0.02 m2′lik miktarın, parselde hissedar olmamız nedeniyle,5393 Sayılı Belediye Kanunu’nun 18.maddesinin “e” bendi kapsamında değerlendirilerek, Kaymakamlık Makamı Milli Emlak Müdürlüğü’nün 08/06/2015 tarih ve 5253 sayılı satış talebine istinaden Belediyemizce satın alınıp, alınmayacağının belirlenmesine ilişkin Meclise havaleli 18/06/2015 tarih ve 42798632/310-99-213 sayılı müzekkeresinin görüşülmesi,
13. Plan ve Proje Müdürlüğü’nün, İlçemiz, Patlangıç Mahallesi,2258 ada,19 nolu 211.00 m2′lik parseldeki Maliye Hazinesi adına kayıtlı 45.00 m2′lik hisseden payımıza düşen 6.60 m2′lik miktarın, parselde hissedar olmamız nedeniyle,5393 Sayılı Belediye Kanunu’nun 18.maddesinin “e” bendi kapsamında değerlendirilerek, Kaymakamlık Makamı Milli Emlak Müdürlüğü’nün 05/06/2015 tarih ve 5068 sayılı satış talebine istinaden Belediyemizce satın alınıp, alınmayacağının belirlenmesine ilişkin Meclise havaleli 18/06/2015 tarih ve 42798632/310-99-214 sayılı müzekkeresinin görüşülmesi,
14. Plan ve Proje Müdürlüğü’nün, İlçemiz, Cumhuriyet Mahallesi.3314 ada 1 nolu parseldeki Belediyemiz Tüzel Kişiliği adına kayıtlı 641.60 m2′lik hissenin Hükümet Konağı ve Bahçesi olarak kullanılmak amacıyla,5393 Sayılı Belediye Kanunu’nun 75.maddesinin “d” bendi kapsamında değerlendirilerek, Kaymakamlık Makamı Milli Emlak Müdürlüğü’nün 04/06/2015 tarih ve 5026 sayılı tahsis talebine istinaden Belediyemiz hissesinin kullanım tahsisine muvafakat edilip, edilmeyeceğine ilişkin Meclise havaleli 16/06/2015 tarih ve 42798632/310-99-211 sayılı müzekkeresinin görüşülmesi,
15. imar ve Şehircilik Müdürlüğü’nün, Gülseren İŞLİ’nin 15/06/2015 tarih ve 9753 sayılı dilekçesindeki İlçemiz, Patlangıç Mahallesi, Kızıldeğirmen Mevkii,08c-2d pafta.2450 ada 2 nolu parsele ait çekme mesafeleri ile yapı nizamının belirlenmesi talebine ilişkin Meclise havaleli 17/06/2015 tarih ve 13891318/310-01-420 sayılı müzekkeresinin görüşülmesi,
16. imar ve Şehircilik Müdürlüğü’nün, Belediyemize ait İlçemiz, Söğütlü Mahallesi, Meseniz Mevkii, 189 ada,4 nolu parselin yapılaşma koşullarının belirlenmesine ve Fethiye ilçe Müftülüğü’nün 16/06/2015 tarih ve 365 sayılı yazısına istinaden bahse konu parselin Diyanet işleri Başkanlığı’na “Dini Tesis Alanı” olarak tahsisi veya Türkiye Diyanet Vakfına intifa hakkının devredilmesi talebine ilişkin Meclise havaleli 17/06/2015 tarih ve 13891318/310-01-421 sayılı müzekkeresinin görüşülmesi,
17. İmar ve Şehircilik Müdürlüğü’nün, Hürriyet KILIÇARSLAN’a ait 17/06/2015 tarih ve 9937 sayılı dilekçesindeki; ilçemiz, Göcek Mahallesi, Özel Çevre Koruma Alanı sınırı içerisinde 021b-24c-3a nolu 1/1000 ölçekli Göcek 1. Etap Uygulama İmar Planındaki 146 ada 10 nolu parselin çekme mesafeleri ile yapı nizamının belirlenmesine yönelik İmar Planı Değişikliği talebine ilişkin Meclise havaleli 19/06/2015 tarih ve 13891318/310-01-422 sayılı müzekkeresinin görüşülmesi,
18. İmar ve Şehircilik Müdürlüğü’nün, Parsel malikleri Vekili Mürüvet BAŞIHOŞ’a ait 15/06/2015 tarih ve 9782 sayılı dilekçesindeki;ilçemiz, İncirköy Mahallesi,022a-25d-4b/022a-25d-1c nolu 1/1000 ölçekli Uygulama imar paftalarında “Gelişme Konut Alanı,Ayrık Nizam.2 kat,yan bahçeden en az çekme mesafesi 3 m.,ön bahçeden en az çekme mesafesi 5 m..0.20/0.40″olarak tanımlı 2311 nolu (eski 979-980-981) parselin yapılaşma şartlarının yoldan 5 m ,yan bahçeden 3 m.,KAKS:0.40, hmax:6.50 (2 kat) olarak değiştirilmesine yönelik hazırlanan 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı Değişikliği talebine ilişkin Meclise havaleli 17/06/2015 tarih ve 13891318/310-01-423 sayılı müzekkeresinin görüşülmesi,
19. İmar ve Şehircilik Müdürlüğü’nün, Mürüvet BAŞIHOŞ’a ait 18/06/2015 tarih ve 9989 sayılı dilekçesindeki; İlçemiz, Kesikkapı Mahallesi, Tuzla Mevkii,354 ada 7 nolu parselin çekme mesafelerinin yeniden değerlendirilmesine ilişkin Meclise havaleli 19/06/2015 tarih ve 13891318/310-01-424 sayılı müzekkeresinin görüşülmesi,
20. Zabıta Müdürlüğü’nün, İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına ait Yönetmeliğin İçkili Yer bölgesinin tespiti başlıklı 29.maddesine istinaden Belediye sınırları dahilinde İlçemiz, Karagözler Mahallesi, Abdı İPEKÇİ Caddesinin, İlçemiz. Tuzla Mahallesi,Mustafa KARAÖREN Caddesinin ve İlçemiz, Babataşı Mahallesi,Muammer AKSOY Bulvarının “İçkili Yerler Krokisine” dahil edilmesine
ilişkin Meclise havaleli 22/06/2015 tarih ve 31457944-307-99/278 sayılı müzekkeresinin görüşülmesi,İlan olunur.
Fethiye Belediye Başkanlığı

Resmi ilanlar www.ilan.gov.tr’de   Basın No: 0104529

TÜRKİYE DEMOKRASİYİ HAZMETMEK MECBURİYETİNDEDİR.

TÜRK HALKI büyük bir özveri ile gidip oyunu kullandı ve çerçeveyi çizerek lütfen bu sınırlar içerisinde hareket edin, ben gerçek demokrasi istiyorum, asla tek adamlık, otoriterlik, hukuksuzluk, ayrımcılık, kayırmacılık, haksızlık, yandaşçılık, sistem değişikliği, fırsatçılık istemiyorum dedi.

Gerek Sayın Cumhurbaşkanı ve gerekse meclise giren dört siyasi partimizin sayın Başkanları, Lütfen tek amacınız Türk Halkının içerisinde bulunduğu nazik durumu göz önünde bulundurunuz.

ZİRA,

  1. Ekonomik sıkıntılar,
  2. Düşük büyüme hızı,
  3. İşsizlik,
  4. Bütçe açıkları,
  5. Milli gelir dağılımındaki eşitsizlik,
  6. Hukukun keyfe göre kullanılması,
  7. Anayasal kuruluşların gerçek bağımsızlığı,
  8. TC. Merkez Bankasının müdahalesiz bırakılması,

İ.        Milli Eğitimin yaz-boz’dan kurtulması,

  1. Bağımsız yargı,
  2. Siyasi baskıdan uzak polis,
  3. Halkına biber gazı sıkılmayan bir olgu,
  4. Yüzünü gerçekten Avrupa Birliği’ne dönmüş ülke,
  5. Kadın haklarının %100 korunabilmesi,
  6. Sayıları çok milyonları aşan Suriye’li mültecilerin ülkede yarattığı ciddi sıkıntılar……

Yani ezcümle, Türk Halkı artık rahat soluk almayı, haklı olarak sizlerden bekliyor ve istiyor… Otoriter bir yönetim bana asla uymaz diyor.

Seçim döneminde birbirlerine karşı aşırı sertlikte, kırıcı, rencide edici, ağır ve basit ifadeler sarf ettiler. Daha mürekkebin kurumadığı kısa bir zaman sonra birbirlerini ziyaretlere başlayıp, tokalaşacaklar…

Çikolatalar ikram edip, naziklik gösterisi yapacaklar, sizler seçim sonunu hiç mi düşünmediniz… iktidar kimsenin babasından kalma TAPULU MALI değildir, tüm Dünya’da seçim öncesi propaganda çalışmaları yapılıyor, çok çok geri kalmış birkaç kabile devleti haricinde, bizdeki gibi, düşüncesiz, seviyesiz atışmalar asla olmuyor. Çünki o liderler biliyorlar ki seçim çalışma günleri sayılı ve kısa bir dönem sonra birbirlerinin yüzüne bakacaklar.

Gerek Sayın Cumhurbaşkanı ve gerekse bazı parti Genel Başkanları, ANLAŞMA SAĞLANAMAZSA ERKEN SEÇİM OLUR diyorlar.

Yapmayın Allah aşkına,

Bir seçimin Türk ekonomisine maliyeti okadar ağırdır ki, yazıktır bu halka. Hadi dinlemediniz, gene gürültülü, eşit şartları taşımayan bir seçim propaganda dönemi yaptınız, milyonlarca lirayı sokağa attınız, örneğin üç aşağı beş yukarı benzer sonuç çıktı, çıkamazmı… ne değişecek ve o zaman ne yapacaksınız… yoksa gene seçim mi diyeceksiniz…

SAYIN SİYASİLER,

Lütfen keyfi icraatı bir tarafa bırakıp ortak olarak hakiki aklınızla hareket edip Türkiye’yi normalleştiriniz. Aksi halde hiç biriniz bu vebalin altından kalkamazsınız.

VATANDAŞ, sizlerden mükemmeliyet, adil ve ciddi, silahlardan arınmış, sözlerine güvenilir, geçim ve idare bekliyor.

İNANIN TÜRK MİLLETİ DEMOKRASİDEN ASLA AYRILMAZ VE TAVİZ VERMEZ…  


©Copyright 2013 Enigmatr SOFT. Tüm hakları saklıdır. Bu site Enigmatr SOFT haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
Okullar
Mesleki Eğitim
DÜNYA Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Genel Yurtdışı

Bati Akdeniz Gazetesi'daki 17 ayrı kategoride yazılmış 4515 makaleye 10 yorum yapılmış.